Ankara

İRAN İLE ABD-İSRAİL SAVAŞI NE ZAMAN BİTECEK, KİM KAZANACAK?

E. Mülkiye Başmüfettişi - Kaymakam Recep Muhlis Gür yazdı 28 Şubat’ta başlayan savaş 40 gün sürdü ve 15 günlük ateşkes ilan edildi. Şu ana kadar kim kazandı, kim kaybetti? 40 gün sonra sonuç ne durumda? adılı yazısı

İRAN İLE ABD-İSRAİL SAVAŞI NE ZAMAN BİTECEK, KİM KAZANACAK?

İRAN İLE ABD-İSRAİL SAVAŞI NE ZAMAN BİTECEK, KİM KAZANACAK?

28 Şubat’ta başlayan savaş 40 gün sürdü ve 15 günlük ateşkes ilan edildi.
Şu ana kadar kim kazandı, kim kaybetti?
40 gün sonra sonuç ne durumda?
ABD-İsrail ikilisi tarafından, İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve üst düzey bir kısım yönetici ve komuta kademesi ortadan kaldırılmış, ayrıca İran’ın askeri tesislerine ağır hasarlar verdirilmiştir.
İran tarafından ise, ABD’nin Ortadoğu’daki Suudi Arabistan, Katar, BAE gibi devletlerdeki askeri tesislerine zararlar verdirilmiş, ABD’ye ait dev uçak gemisi bölgeden defedilmiştir.
İsrail’in Çelik Kubbesi delinerek Başta Tel Aviv olmak üzere bazı şehirlere füzeler yağdırılarak önemli hasarlar verdirilmiştir.
Ve en önemlisi ise, Hürmüz Boğazı kapatılarak kısmi olarak Dünya petrol ticareti sekteye uğratılmıştır.
Basında yayında anlatılanlara bakılırsa;
Başta ABD bu savaşın kaybeden tarafında yer alıyor. ABD bu savaşa İran’da rejimi değiştirmek için girişti.
Halkı bölüp, büyük çoğunluğunu ayaklandırarak istediği rejimi ve kişileri başa getirecekti, bunu başaramadı. Aksine halk düşmana karşı birleşti ve bu oyuna gelmedi.
Irak’ta olduğu gibi İran’ı kısa zamanda askeri yönden felç edip, kara ordusuyla işgal ve sonunda bölme planını devreye sokacaktı ki, bu da olmadı.
ABD dünyada büyük itibar ve nüfuz kaybına uğradı, karizması çizildi. Dünya’da her istediğini yapan çok güçlü bir devlet olmadığı İran karşısında belli oldu.
Trump da ABD kamuoyunda ve dünyada çok büyük güç kaybına uğradı. Adı iyiden iyiye deliye çıktı.
İsrail’in ise Çelik Kubbesi İran füzeleriyle delik deşik edildi. Şehirler harabeye döndü. Halk günlerce sığınaklarda perişan oldu. İsyanları oynuyorlar. Netanyahu per perişan halde.
Evet, Türkiye’mizde hatta dünyada yorumlar genel olarak böyle.
Elbette bunlar bizim de gönülden istediğimiz durumlardır. Zira bu savaşı yoktan yere başlatanlar ABD-İsrail ikilisidir. Zalim olanlar, kötülüğü temsil edenler de onlardır. Ve kaybetmeleri gerekir.
Dostlar şahsen ben yukarıdaki yorumlara büyük çoğunlukla katılmıyorum. Zira bunların çoğu taraflı ve hissi görüşlerdir. Yani gönüllerinin istediğini yazıyorlar, söylüyorlar. Olaylara daha üst cepheden bakarsak, kazın ayağı hiç de öyle değildir.
Evet, İran güçlü ve sert ceviz çıktı. Kolay yutulamayacağı belli oldu.
Evet, ABD ve Trump, dünyada çok büyük itibar kaybına uğradı.
Evet, İsrail’de yıkımlar oldu, çelik kubbesi fos çıktı, şehirler zarar gördü.
Ama siz, ABD ve İsrail’i bu savaşa süren, Dünyayı yöneten üst aklın bunları baştan tahmin edemediğini mi zannediyorsunuz? Hayır, onlar hepsini hesaplıyorlar ve yapılacakları ona göre de ayarlıyorlar. Nasıl mı?
Bir defa onların niyeti “üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” misali İran’ın nükleer çalışmalarına engel olmak, bunun için rejimi değiştirmek, falan değildir. Büyük İsrail’i ve Tek Dünya Devletini kurmak ve bu arada Dünya nüfusunu azaltma projelerine zemin hazırlayarak bunu gerçekleştirmektir.
Yani açıkçası gönül asla temenni etmez ama ABD-İsrail yenilmiş gibi olacak, mağdur rollerine girecekler ve bu psikoloji ile İran’a Atom bombası atacaklar. Tahminime göre bu nükleer bombayı İsrail atacak gibi görünüyor.
Trump’ın “Bu gece koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek.” “İran taş devrine dönecek.” vs. sözleri dünya kamuoyunu nükleer bombaya alıştırmak içindir.
Yazılarımı takip edenler bilirler ben bunları üç, dört yıldan beri söylüyorum.
Evet, durum öyle gösteriyor ki, bu savaş burada bitmeyecek, uzayıp gidecek.
Üst akıl, geçen yılın Haziran ayındaki 12 gün savaşı ile İran’a bir el ense çekti, bıraktı. Hem rakibini yoklamış oldu, hem ABD ve İsrail kamuoyunda ve hem de Dünya’da ne gibi tepkiler oldu, onu görmüş oldu.
40 gün savaşı ile de bir dalış yaptı, bir kafa kol attı, bıraktı. Yine tepkilere bakıyor.
Binlerce kadın ve çocuğun katledildiği böyle bir ortamda başta Müslüman âlemi olmak üzere bütün dünyanın ayağa kalkması gerekirken, birkaç halk yürüyüşü, birkaç kınama ve sadece İspanya ve Brezilya devlet adamları ile Katolik âleminin ruhani lideri Papa’nın ABD’yi de kapsayıcı sözleri dışında önemli bir tepki gelmedi.
Şimdi ne olacak? İslamabad’daki görüşmelerde havanda su dövülecek.
Ve üçüncü yahut dördüncü dalışta da, son oyununu oynayıp tuş yapacak. Yani atom bombasını atıp kenara çekilecek.
Sonra da, adeta “Ey dünya! haydi, şimdi yürüyüş yapın. Ey liderler! Şimdi barışı konuşun” diyecekler.
Geleceği elbette Yüce Allah bilir, bizler ancak tahminde bulunuruz ki, bu savaşın daha uzun süreceği bellidir.
Yalan mı? Hani bizim mahallenin muktedirlere göbekten bağlı zavallı kalemleri Gazze’de ateşkes olunca; kadın ve çocuk dâhil 200 bine yakın mazlum insan katledilmişken, şehirler harabeye dönmüşken, muktedirlere yağ çekmek için hâlâ Hamas’ın zafer kazandığından, İsrail’in rezil olduğundan dem vuruyor, başımızdakiler de Gazze’ye namaz kılmaya gideceklerinden bahsediyorlardı.
Ne oldu? Adamlar, Gazze’de hâlâ çocuk, kadın demeden insan doğramaya devam ediyorlar, sonra Lübnan’a geçtiler, aynı kıyımı orada da yapıyorlar. Ve şimdi de İran’a başladılar. Durum böyleyken hangisine namaz kılmaya gideceksiniz?
Bizim başımızdakiler hâlâ işte, “İsrail şöyle zalim, böyle zalim!” diye laf konuşmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Üstelik ABD gibi Emperyal bir zalime karşı tek kelime edemiyorlar.
Müslümanlar çocuk kadın demeden uçaklardan atılan bombalarla paramparça edilirken bir Hristiyan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bir Hristiyan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva kadar ortaya çıkıp ABD’ye laf söyleyemiyorlar. Hatta öyle ki, yeri gelince de dostluk göstermekten de geri durmuyorlar. Bu mudur Müslümanlık? Bu, ikiyüzlülük değildir de nedir?
Nefsimi elinde tutan Yüce Allah’a yemin ederim ki, Dünya’da Müslümanlar zulüm altında inim inim inlerken ellerinde imkân olup da bu gücü kullanmayanlar da, şu kısacık dünya menfaati için bu muktedirlere destek olanlar da, gözlerin yerlerinden fırlayacağı, kimsenin kimseye yardımının dokunamayacağı o dehşetli mahşer gününde hep birlikte hesabını verecekler.
Dostlar, bu araya bugünlerde çok konuşulan NATO hakkındaki görüşümü yazmak istiyorum. NATO sözümona komünist Sovyet tehdidine karşı üye devletleri korumak için oluşturulmuş bir teşekküldür.
Bana göre NATO, küresel gücün Dünyadaki bir kısım devletleri kontrol etmenin ve yönlendirmenin bir aracıdır. Onların boyunlarına geçirilmiş bir tasmadır.
Zaten Tek Dünya Devleti sisteminde ona gerek kalmayacağına göre zamanı gelince ortadan kaldırılması gerekir. Bugünlerde Trump, NATO’dan çıkmaktan bahsettiğine göre kaldırılma zamanı pek de uzak olmasa gerek.
Gelelim başlıktaki sorumuza! Bu savaş ne zaman bitecek, kim kazanacak?
Bunu siz de tahmin edebilirsiniz. İsrail ile ABD bu savaşı uzatıp devam ederlerken, bu arada sırayı Türkiye’ye getirecekler. Bize nasıl bir planla gelecekler işte onu şu anda kestirebilmek mümkün değil. Ama cepheden girmeyeceklerini dolaylı yolları deneyeceklerini söyleyebilirim.
Böylece Ortadoğu iyice fokurdayan kazana dönecek, her türlü teknolojik gücüyle saldıran ABD-İsrail zulmünü artıracak, çoluk çocuk demeden yapılan insan kıyımının, acının, feryatların ve gözyaşlarının göklere çıktığı bir zamanda Ortadoğu’nun bu mağdur ve mazlum milletleri, galeyana gelip başlarındaki yönetimlerin zihnî ve fizikî kelepçelerini kırarak İsrail’i yerle bir edecekler.
Bu arada büyük şeytanın başına gelecekleri de yine siz tahmin edin. ABD’deki Siyonist İsrail lobisine karşı ayaklanan halk tabakasının meydanlardan devlet kurumlarına ulaşan isyanları ve devlet içinden seçkinlerin yukarı doğru püsküren ayaklanmaları meyvesini verecek ve Amerika zulüm imparatorluğu ile arkasındaki küresel hâkimiyet çatırdayıp darmadağın olacak. En doğrusunu Yüce Allah bilir.

Recep Muhlis Gür  E. Mülkiye Başmüfettişi - Kaymakam
13 Nisan 2026 - Ankara

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Editörün Seçimi

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu
Haber

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu

Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı
Haber

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı

Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol
Haber

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol

Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek
Haber

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek

Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?
Haber

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?

Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı
Haber

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı

Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.