
‘’ASIRLIK GECE’’ 15 TEMMUZ İÇİN GEÇ KALINAN MUHTEŞEM DİZİ
Doç. Dr. Hüseyin Aydın’ın 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimi ile ilgili belge ve deliller ışığında hazırlanan, araştırma ve inceleme eserinden uyarlanan ve TRT’de her cuma akşamı yayınlanacak olan ‘’ASIRLIK GECE’’ dizisini izlemek nasip oldu.
Dizi, izlerken beni geçmişe götürdü; yaşadıklarım, yaşanan ve çekilen sıkıntıları hafızamda bir kez daha canlandırdı. Başta Şehit Ömer Halisdemir’e emir veren Emekli Korgeneral Zekai Aksakallı... Nasıl bir iman, nasıl bir teslimiyettir ki devletin bekası için gözünü kırpmadan şahadet şerbetini içmesi için emir veriliyor ve bu emir tereddütsüz yerine getiriliyor. İnşallah bu yapım kesintisiz olarak devam eder ve ileride bir TV filmi olarak da izleyiciyle buluşur.
Bu hain darbe girişimi, 251 şehit ve 2196 gazinin fedakarlığıyla; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşu ve halkı sokağa davet etmesi ile bertaraf edilmiştir. Allah korusun başarılı olsalardı, 12 Eylül darbe girişiminde olduğu gibi, kimin çocukları oldukları belli olmayanlara gün doğacaktı.
2008 yılı Nisan ayının son günleri idi, Burdur’a tayin olan zamanın Valisi hakkında ‘’Fethullahçı Vali Burdur’a Geldi’’ diyerek bahsettiğim, Araba plakaları bile FHM (Fethullah Hoca Müridi) olduğunu belirterek fethullahçıların Mülki İdareyi, Emniyeti, Yargıyı ve Askeriyeyi ele geçirdiler diye bir köşe yazısı kaleme almıştım. Sen misin bunu yazan denerek ne şikâyet edilmediğim birim kaldı ne de atılmayan iftira. Sonuç olarak 2,5 sene mahkemelerde sürünmek oldu. En ağırı da tam 5 sene hiçbir devlet dairesini ziyaret edemedim.
Rahmetli Başbuğ’un bizlere öğrettiği gibi: ‘’Dava Vatandır. Ülkücü ve milliyetçi olmak, topluma örnek olmaktır. Sonu ise Allahuteala’nın rızasını kazanmak ve sıkıntılara göğüs germektir.’’ Bu nasihatinden ders alarak bizlerde yılmadık. Her hafta köşe yazılarımda mutlaka FETÖ’cü hainlerin gerçek yüzünü anlatmaya devam ettim. Yazarken de Donkişot gibi oldum ve etrafımda selam veren kimse kalmamış ve yalnızlaşmıştım.
12 Eylül zindanlarında yıllarca içeride kaldığım için bizlere ‘’Taşmedreseli’’ derler. Sözde ülkücü ve milliyetçi geçinen, kendini bilmezlerin bazıları da taş kafa diye söylemde bulundu. Kimi de aklınca neden içerde yattığımı araştırmaya çalıştı. Ama bilmezler ki bu yolda çekilen çileler bizlerin boynuna takılan birer onur nişanesi bir madalyadır.
Bir dönem ‘’paralel deşifre’’ adında fake hesap ile bazı yazışmalarımız olmuştu. Şikâyet eden FETÖ’cüler başarmış, amaçlarına ulaşmışlardı. Darbeden iki gün önce emniyet tarafından gözaltına alınmıştım. Önce iş yerim daha sonra evim aranırken, ruhsatlı olan adıma kayıtlı silahlarımı teslim ettim. Kom Şube Müdürü bana ‘’Yaa sen gazetecisin, bizlerde yok bu kadar mermi fişek; hayrola sen harbemi hazırlanıyorsun?’’ dediğinde, hiç düşünmeden ‘’FETÖ’cüler darbeye hazırlanıyor, bende karınca kaderince çatışmaya, harbe hazırlanıyorum’’ demiştim.
Darbe gecesi saat 23:00 sularında salındığımda, sabaha kadar balkonda beklemek nasip oldu. Akşam da meydana vardığımda ne kadar FETÖ’cü varsa, elinde Türk Bayrakları ile onları en önde görmek nasip oldu. Kendi kendime söylenmeden duramadım. Allah korusun darbe gerçekleşseydi, bu hainler başarılı olsalardı şimdi hangi tarafta olurlardı? demekten kendimi alamadım. Gazeteci olarak bütün FETÖ mahkemelerini takip etmeye çalıştım. Mahkemelerde sanıkların hiçbiri bu örgütün içinde yer aldıkları için pişmanlık duymadıkları gibi, savunmalarında Sayın Cumhurbaşkanından, Bakanlardan ve Milletvekillerinden örnek vererek, ‘’Onlar hainse, bizde hainiz’’ diye söylemde bulundular.
Allahuteala bu ülkeye bir daha kardeşin kardeşe kurşun sıktığı, devşirme papazların yolundan gidecek böyle bir acı vermesin. Tarih bize gösteriyor ki, ABD hiçbir zaman karşısında güçlü bir ülke istemez. Yönetebileceği ve her 10 senede bir ekonomik kriz çıkaracağı, her 20 senede bir darbe yapabileceği ülke ister.
Elhamdülillah, Türkiye olarak artık bu zor günlerden çıkmak üzereyiz. Biraz daha sabır, biraz daha birlik.
Muhalefet milletvekillerinden biri, Burdur’da yapılan Tarım Fuarı’nda hükümetin, çiftçinin ve köylünün sıkıntı çektiğini, hükümetin ve iktidarın bu sorunlara çare bulması gerektiğini, ‘’Mazot kaç lira oldu? Çiftçi nasıl üretecek?’’ diye siyasi söylemde bulundu.
Burdur Valisi Sayın Tülay Baydar Bilgihan kürsüye çıktığında şöyle bir cümle kullandı: ‘’Devlet her şeye yetişemez. Ülkemiz ve dünya pandemi geçirdi. Bazı memleketlerde insanlar sokakta ölürken, yaşadığımız ülkede sahipsizlikten kimse ölmedi. Sağlık Bakanlığımız başarılı. Bu ülkede yüz yılın depremi oldu, 11 il yerle bir oldu, binlerce hanemiz perişan oldu. Eleştirdiğimiz devlet beş yüz bin daire yaptı. Tabii ki bazı ekonomik sıkıntılar olacak.’’ deyince, ‘’Şükürler olsun, devleti savunacak bir Valimiz de oldu.’’ diye düşünmekten kendimi alamadım.
Geçmişimizi, bizlere yapılan kötülükleri ve ülkemiz üzerinde oynanan oyunları daha iyi anlayıp görmek için ‘’ASIRLIK GECE’’ gibi dizilere ağırlık verilmelidir. Aile yapısını zedeleyen, toplum üzerinde olumsuz etkiler bırakan ve aile mefhumunu dağıtan sabah kuşağında yayınlanan kadın programlarına değil. ASIRLIK GECE gibi programların çoğalması halkın beklentisi olmaktan öteye geçti ve elzem oldu.
Bir sonraki yazımız da buluşma dileği ile...
2026
Cemalettin Bektaş'ın Taşmedreseli Bir Yürekle Liderimizin Emrinde adlı yazısı Devamı
2026
Cemalettin Bektaş'ın Büyük Dostluklar Büyük Kavgalarla Başlar adlı yazısı Devamı
2026
Cemalettin Bektaş'ın Neden İktidar Olunamıyor ? adlı yazısı Devamı
2026
Cemalettin Bektaş''ın Burdur'un Siyaset Ve Sermayesi Neden Kaybediyor ?adlı yazısı Devamı
2026
Cemalettin Bektaş'ın Alpaslan Gazi'nin İmanlı Kahramanlarından Seyit Nurettin (evladı Resul) adlı yazısı Devamı
2026
Cemalettin Bektaş'ın Bizde Hain Çoktur Daha Bu Başlangıç adlı köşe yazısı Devamı
2026
Cemalletin Bektaş'ın "Şimdi Söz Türkiye'nin geleceğinde!!!"adlı yazısı Devamı
2026
Cemalletin Bektaş'ın ""Asırlık Gece" 15 Temmuz için geç kalınan muhteşem dizi"adlı yazısı Devamı
2026
Cemalletin Bektaş'ın "AHBAP Derneği oldu Cukka Derneği"adlı yazısı Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekilliği görevinden istifa etti. Bir süredir rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Bozdağ’ın istifası Meclis kulislerinde gündem oldu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Terörsüz Türkiye” süreci, fon soruşturması, futbol ve bahis soruşturmaları, faili meçhul dosyalar, Muhsin Yazıcıoğlu ve Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmalar ile İBB yolsuzluk davası hakkında açıklamalarda bulundu. Gürlek, “Terörsüz Türkiye” süreci için “Bu süreçten dönüş yok, ok yaydan çıktı” derken, fon soruşturmasında 207 kişi hakkında işlem yapıldığını ve 85 şüphelinin tutuklandığını açıkladı.
Eyüpsultan ve Ataşehir belediyelerinde başkanların tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclislerinde yapılacak başkan vekili seçimlerinin tarihi belli oldu. İstanbul Valiliği, her iki belediyede gerçekleştirilecek seçimlerin tarih ve saatlerini açıkladı.
Finansal Kurumlar Birliği Başkanı ve Türkiye Basketbol Federasyonu Yedek Üyesi Ali Emre Ballı, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde boş arazide bulunan bir aracın içerisinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. 46 yaşındaki Ballı’nın sürücü koltuğunda bulunduğu belirtilirken, ilk incelemelerde tabanca nedeniyle hayatını kaybettiği değerlendirildi.
AK Parti’de, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılacağı yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken, olası katılımın nasıl duyurulacağına ilişkin yeni bir kulis bilgisi ortaya atıldı.
Yorumlar (0)