
Hemen herkesin bildiği gibi, bu günkü takvim yaprakları 19 Mayıs 2025 tarihini, dolayısıyla da Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs 1919 tarihini ve gençliğe armağan ettiği ‘Gençlik ve Spor Bayramı’nın 106. yıldönümünü gösteriyor! O nedenle ben daha yazımın başında gençlerin bayramlarını kutluyor ve gençliğimizin bugün geldiği noktayı değerlendirmek; daha sonra da Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ABD Başkanı Donald Trump’a uyguladığı ‘mesnetsiz ve ahlâksız karşılama törenine’ değinmek istiyorum:
Şöyle ki; bahsime konu bayram, her yıl 19 Mayıs tarihinde ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmakta iken, 12 Eylül Askeri Darbesinin Lideri, Milli Güvenlik Konseyinin (MGK) ve dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren ile Konsey Üyeleri tarafından yapılan bir değişiklikle Atatürk’ün doğumun 100. yılı olan 1981 tarihi baz alınmış ve “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’’ olarak kutlanmaya başlamış olan bir bayramdır. Ve zamanımızın gençleri bu bayramı Atatürk’ün istediği, önerdiği ve uygun gördüğü gibi giyinerek kuşanarak, gülerek, eğlenerek, spor yaparak kutlarlar ve kutlamaya da devam ediyorlar! O nedenle, ben adı üzerine bir ‘Gençlik ve Spor Bayramı’ olan bayramın değerlendirmesini genç klavyeşörlere bırakıyorum. Bırakırken de gençlere kısa bir hatırlatma da bulunmak istiyorum:
Günümüzün gençleri bütün dînî ve millî bayramların olduğu gibi, bu bayramın da ruhunu, gelmişini, geçmişini ve geleceğini araştırmak, meselâ Atatürk’ün Samsun’a nasıl veya hangi şartlar altında çıktığını anlamak yerine, sırf gülüp oynayarak ve çalıp söyleyerek geçiriyorlar! O nedenle ben, sevgili gençlerimize, kutladıkları bayramın idrakine müdrik olmalarını; yani, gençlerimizin genelde her bayramı, özelde de bu bayramı sadece yiyip içerek, gülüp, oynayarak veya çalıp söyleyerek ya da koşarak geçirmeleri yerine bayramın mahiyetini anlayarak-kavrayarak kutlamalarını tavsiye ediyorum! Ve konu hakkındaki yazımı Merhum Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın, ‘’Aziz Atatürk! Bu millet sizin yaptıklarınızı asla unutmayacaktır’’ şeklindeki sözleriyle noktalamak istiyor; şimdide Emperyalist ABD’nin Siyonist destekçisi Başkanı Donald Trump’ın İslâm Âleminin yüz karası durumunda olan BAE’deki karşılanış törenini veya şeklini değerlendirmek istiyorum:
Bir çoğumuzun televizyon ekranlarından şaşırarak, birçoğumuzun da öfkelenerek-hiddetlenerek, biraz da utanarak izlediği gibi; tam bir terör devleti olan Siyonist İsrail’in kayıtsız şartsız ve karşılıksız destekçisi, dolayısıyla da binlerce masum Filistinlinin ve Gazzelinin kâtili Netanyahu’nun da kankası durumunda olan Emperyalist Amerika Bitişik(!) Devletleri (ABD)’nin dengesiz Başkanı Donald Trump; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’n de iki yana dizilen ve uzun saçlarını sallayan kızlar, hattâ kız çocukları grubu tarafından karşılandı! Yani ABD’nin, Hristiyan bir ülkenin Emperyalist Başkanı, güyâ Müslüman bir birlik olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin Emperyalist uşağı, Siyonist suskunu yöneticileri olan Devlet Başkanları M. Bin Zayid Âl-i Nehyan ve Başbakanları M. bin Raşid Âl-i Meklum ile diğer yetkililer tarafından karşılandı…
Ve ABD’nin Başkanları ile görüşebilmek, hattâ onlarla aynı kareye girebilmek-fotoğraf çektirebilmek için vermeyecekleri hiçbir taviz olmayan BAE ve benzer şekildeki Müslüman ama aslında Müslümanlığın da, İslâm Alemi’nin de yüzkarası durumunda olan yöneticileri; ülkelerini sözde ZİYÂRET, aslında TİCÂRET için gelen (ki, ülkesine 3 trilyon dolardan fazla para ile döndü ve para Gazze de daha fazla Müslüman insanın ve masum çocuğun kanının akmasına yarayacak!) gâvur Trump’ı birbirinden genç, güzel ve Müslüman kız çocuklarına (senkronize bir şekilde) Alayyala saç dansı yaptırarak, belden aşağılarına kadar uzanan saçlarını sağa sola (ve ritmik bir şekilde) sallayarak-savurarak karşıladılar! Ve birçok Müslüman gibi ben de Trump’ın BAE’yi ziyaret etmesini normal karşılayabilsem bile, ‘bizim dînimize ve îmanımıza göre’ saçının bir telini dahî nâmahrem erkekler tarafından görülmesi yasak-haram; gayrimüslim kadınlar kızlar tarafından görülmesi ise tahrimen mekruh-harama yakın olmasına rağmen, bırakın bir Müslüman erkeğe, İslâm ve Müslüman düşmanı bir erkeğe peşkeş çekilmesi, dolayısıyla da dünya âleme gösterilmesi, yani kız çocuklarının uygunsuz, gereksiz ve yersiz şekilde bir gâvuru karşılayıp selamlama malzemesi yapılması yenilir yutulur ve affedilir bir şey değildir ki, ben şahsen affetmeyeceğim ve genelde dünyadaki, özelde de Ülkemizdeki kadın hakları savunucuları bu istismarı gündemlerine alıp gerekli tepkiyi göstermelidir!’ diyeceğim.
BAE’nin inançsız-îmansız ya da İslâm’sız, dolayısıyla da sorumsuz, şahsiyetsiz, kimliksiz, onursuz-omurgasız ve ahlâksız yöneticileri, genelde Câhiliye döneminde, özelde de bir dönem Arapların cariyelere yaptırdıkları saç danslarını; 21. asırda ve güya 7-8 Müslüman Arap ülkesinin bir araya gelerek oluşturdukları Birlikte-İslâm Beldesinde ‘ve Trump gibi bir gavur Devlet Başkanı için’ yaptırdılar! Ki, aralarında reşit olmayan kız çocuklarının dahî bulunduğu dansçılara Trump bile ‘her nedense’ bir kez olsun yönünü çevirip bakmazken, BAE’nin yüzkarası yöneticileri yaptıklarını Trump’a ezile büzüle ve sırıtarak anlatmaya çalışırlarken görüntülendiler!
Trump’ı Hava Alanında dansçı kızların uzun saçlarını sallatarak karşılayan BAE’nin kişiliksiz yetkilileri, içeriden ve dışarıdan gelen yoğun tepki ve yapılan sert eleştirilere rağmen ve ‘Trump o kızlarımıza ‘Hava Alanında’ göz ucuyla bile bakmadı-bakamadı, bâri yemek yerken baksın-izlesin!’ diyerek aynı şeyi yemek esnasında da ve utanıp sıkılmadan yaptırdılar! BAE’liler, bir de yine utanmadan sıkılmadan, her yanları örtülü ve elleri kılıçlı erkekleri iki tarafa ‘tam bir Fığla Bardağı gibi’ dizerek güya kılıçlı gövde gösterisi yaptırdılar!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; mükemmel dînimiz İslâm ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav); Müslüman bir bayanın gayrimüslim bir erkekle evlenmesine dahî izin vermez-müsaade etmezken, BAE’nin ne idükleri belirsiz, kendilerinin yağlı başları kapalı; kızlarının ise başları açık olan yöneticileri, aralarında sabi-reşit olmayan kız çocuklarının da bulundukları kadın ve kızları; gayrimüslim olmasının ötesinde İslâm düşmanı ve 10 binlerce Filistinli/Gazzeli Müslümanın, artı günahsız kız ve erkek çocuğun kâtili, katıksız bir Siyonist olan Netanyahu’nun şartsız-koşulsuz ve meccanen destekçisi bir Ülkenin Başkanına ‘Müslüman kız çocuklarını’ peşkeş çekmesi; bırakın bir Müslüman olmayı, bir erkek olarak benim kanıma, inancıma-îmânıma dokundu ve sinir kat sayıma tavan yaptırdı! O nedenle ben, konuyu daha fazla uzatmak istemiyor ve bu yüzkarası karşılamayı yaptıran BAE’nin yetkililerine veyl, buna rıza gösteren genelde Araplara, özelde de Müslümanlara yazıklar olsun..!’ demeden edemiyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY YÜKSELEN YENİ NESİL, GELECEK SİZİNDİR.
CUMHURİYETİ BİZ KURDUK; ONU YÜKSELTECEK VE
SÜRDÜRECEK SİZSİNİZ… K. Atatürk
‘KİM MÜSLÜMANLARIN DERDİNİ KENDİ DERDİNE
MÂL ETMEZSE, O ONLARDAN DEĞİLDİR…’ ÂLEM
ALDATMAKSA MAKSAT, ALDANAN YOK, NÂFİLE!
KAÇ HAKÎKÎ MÜSMÜMAN GÖRDÜMSE, HEP
MAKBERDEDİR. MÜSLÜMANLIK, BİLMEM AMMA
GÂLİBA GÖKLERDEDİR. M. Akif Ersoy
GENÇLİĞİ YETİŞTİRİNİZ. ONLARA İLİM VE İRFANIN
MÜSPET FİKİRLERİNİ VERİNİZ. ÇÜNKÜ GELECEĞİN
AYDINLIĞINA ONLARLA KAVUŞACAKSINIZ…
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışma, savaş ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içinde olmasını gerekli kıldığını söyledi.
Pentagon'un acil bütçe çağrısıyla gündeme bomba gibi düşen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının devasa faturasını ilan etti. İşte Washington'ı karıştıran o açıklama...
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği Ankara temaslarında Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Böylece Trump, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmasına rağmen Anıtkabir’e gitmeyen ilk ABD Başkanı olarak kayıtlara geçti.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.
Yorumlar (0)