
DAVUTOĞLU HAVLU ATTI!
İlgilenen herkesin bildiği gibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önce Dışişleri Bakanı ve sonra Partisinin Genel Başkanı ve 2 kez de Başbakan yaptığı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu; bu görevlerden alınmasının ardından kurduğu Gelecek Partisi’nin siyâsî faaliyetlerini durdurma kararı aldıklarını ve kendisinin de siyâseti bırakacağını açıkladı… O nedenle ben daha yazımın başında, Ahmet Davutoğlu’nu, çok sevdiğim şehirlerden, çünkü benim bir müddet kaldığım ve rahmetli yengemizi gelin aldığımız ve kızını gelin verdiğimiz şehirlerden biri olan (Konyalı); ayrıca eşinin tesettürlü bir bayan, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı (jinekolog) bir hekim ve merhum annemle aynı ismi taşıyor olması; Kendisinin de uzman bir akademisyen (Prof. Dr.) 2-3 yabancı dil bilen bir danışman, diplomat ve eski bir Dışişleri Bakanı ve yine eski bir Başbakan; artı Ülkemizin yetiştirdiği sınırlı sayıdaki mütefekkirden-düşünürden biri olması gibi nedenlerden dolayı sevdiğimi hatırlatmak istiyorum… Şimdi de Davutoğlu ile ilgili diğer görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Şöyle ki; birinci paragrafımda da ifade ettiğim gibi, Ülkemizin ‘seçilmiş’ son Başbakanı ve (eski) Gelecek Partisi Genel Başkanı, dolayısıyla da partisi mevcut iktidara alternatif, Kendisi Başbakan ya da Cumhurbaşkanı adayı olan-olması lâzım gelen Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun diğer görevleri, etki ve yetkileri ayrı; 2014-2016 yılları arasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) Genel Başkanlığını ve Ülkemizin Başbakanlığını yaptı… Ancak her ne olduysa oldu bu görevlerinin tamamını bırakarak veya bıraktırılarak ‘Gelecek Partisi’ adı altında bir parti kurdu ve geçtiğimiz hafta da bu Partiyi feshetme kararı aldıklarını, dolayısıyla da Parti’nin Genel Başkanlığını bırakacağını açıkladı... ((Parti kurmak ta, kapatmakta bu kadar kolay olmamalı!))
Davutoğlu’nun partisini feshetme ve Genel Başkanlığını bırakma kararı almasının veya vermesinin görünür ya da bilinir nedeni, ‘Ülkemizde ki otoriterleşme, yolsuzluklar, gelir dengesizliği ve adaletsizliği, yasak ve hukuk ihlallerinin meydana getirdiği öfke dalgasının rövanşist bir karşı iktidara dönüşme tehlikesi, muhafazakâr camianın ahlâkî üstünlüğü kaybetmesi…’ ve benzerleri imiş…
Hemen herkesin mâlûmu olduğu üzere, Ahmet Davutoğlu, muhtemel iddialarını ispatlamak, mevcut yanlışları düzeltmek ve olumsuzlukları gidermek maksadıyla; Aralık 2019 tarihinde kurduğu Partisini 7 yıl aradan sonra feshederek ve Partisi’nin Genel Başkanlığını bırakarak siyâsî ringe havlu atmış, dolayısıyla da siyaseten pes etmiş oldu… Oysa Davutoğlu’nun, oldukça iddialı ve istikbal-gelecek vadiyle kurduğu Partisinin (Gelecek Partisi’nin) programını ve vaatlerini bahsine konu şikâyetleri inandırıcı bir şekilde halka anlatması, sonrada iktidara yürümesi gerekmez miydi? Elbette gerekirdi… Çünkü gerçekçi iyi niyetli partiler iktidar olmak, ülkeyi mevcut iktidarlardan ve muhaliflerinden daha iyi-güzel yönetmek için kurulur ve çalışıp çabalarlar… Ancak, Davutoğlu olumsuzluklarla mücadele yapmayı değil, havlu atmayı, yani kolaycılığı tercih etti!
O ŞİMDİ BİR MÜCADELECİ DEĞİL
SIRADAN BİR AKADEMİSYENDİR!
Ülkemizde Davutoğlu gibi kaç tane akademisyen siyâsetçi var bilmiyorum. Ancak Ahmet Beyin bundan sonra, yakındıkları olumsuzlukları ortadan kaldırma ya da sistemi ıslah etme gibi bir etkisi ve yetkisi olmayacak… Dolayısıyla da Partisi Partiler Mezarlığındaki yerini aldığı gibi, kendisi de eski bakan, başbakan ve başkanlardan biri olarak kalacak!
AKADEMİSYEN.., ESKİ BAKAN VA BAŞBAKAN
BİLE PARTİ SEÇİMİ YAPAMAZSA, VATANDAŞ
NASIL SEÇİM YA DA PARTİ TERCİHİ YAPSIN?!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; benim bildiğim ve hatırladığım kadarıyla Ülkemizde Ahmet Davutoğlu’nun dünya ya da siyâsi görüşüne yakın ve Partisi’nin politikasına veya programına uygun çok sayıda parti var… Ve bunlardan bazıları İyi Parti, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Deva Partisi, Demokrat Parti, Zafer Partisi, Büyük Birlik Partisi ve diğerleri. Ve yıllarca Danışmanlığını, Bakanlığını, Başbakanlığını ve Genel Başkanlığını yaptığı Partisinin (AK Parti’nin) politikalarını ve icraatlarını beğenmeyip yeni bir parti kuran, sonunda kurduğu partiyi de feshederek mücadeleyi ve görevini bırakan Davutoğlu bu partilerden birini neferi ya da yöneticisi olamaz mıydı? Bence olurdu-olabilirdi. Ancak olmadı-olamadı. Çünkü O’nun derdi bir partinin bir neferi ve ülkenin hizmetkârı olmak değil, bir partinin başı-başkanı olmaktı! Yâni irapta bir mahal elde etmek ve herhangi bir yer de temsil edilmekti ve onu da edindi!… Amma velâkin, 7 yıl kaptanlığını yaptığı Parti Gemisini bir arpa boyu mesafe kat ettiremeyince gemisini ilk terk eden kaptan durumuna düştü!
Onun için ben ülkemizdeki partilerin birçoğunun aynı maksatla kurulduğunu ve sonlarının da Ahmet Davutoğlu’na benzeme ihtimali bulunduğunu düşünüyor, herkese saygılar sunuyorum.
ZORLUKLAR, İÇİMİZDEKİ GÜCÜ KEŞFETMEMİZ
İÇİN BİZE VERİLEN FIRSATLARDIR…
ZORLUKLAR, BİZE KİM OLDUĞUMUZU VE
NELER YAPABİLECEĞİMİZİ GÖSTEREN
SINAVLARDIR…
BAŞARI, ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN
GELENLERİN ÖDÜLLERİDİR!
Özlü sözlerden seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın “Davutoğlu havlu attı" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Yeni testi suyu soğuk tutar...!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Erbakan ve Türkeş'in Partileri kapatılırken sessiz kalanlar hatta sevilenler, CHP'nin 2'ye bölünmesi nedeniyle feryad-ı figan ediyorlar " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Dünya Arkadaşlık ve Dostluk Günü Kutlu, Tüm Arkadaş ve Dostlar Mutlu Olsun" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'BİHDER'li olmak' bir ayrıcalık olmalı!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “MAKÜ Şehir Üniversitesi Burdur Üniversite Şehri olma yolunda ilerliyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Altı Ok Beş'e mi düşecek yoksa yedi'ye mi yükselecek? veya hepten mi yok edilecek?” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Basın Bayramımız kutlu' Cuma Bayramımız mübarek olsun ” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Saliha Bir Annenin Öz Kızına Altın Niteliğindeki 10 Nasihati ” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonist İ.rail'inde emperyalist ABD'nin de sonları görünüyor ” adlı köşe yazısı. Devamı
YENİ Parti'nin Bucak teşkilatı resmen kuruldu. Genel Merkezin görevlendirmesiyle Kurucu İlçe Başkanlığına Av. Ahmet Sedat Oktay getirilirken, kurucu yönetim kurulu da çalışmalarına başladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Burdur İl Başkanlığı görevini devralan Recep Mutlucan, devir teslimin ardından yaptığı açıklamada, partinin kurucu değerlerine bağlı kalarak Burdur ve Türkiye için çalışacaklarını söyledi.
Burdur'un Bucak ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralandı.
Samsun-Ankara karayolunda kamyonun tıra arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü Adnan Arpaguş hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Burdur İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde (AFAD) düzenlenen devir teslim töreniyle İl Müdürü Teymen Şimşek, görevini Ahmet Dağlarbaş'a devretti.
Burdur merkez Fevzi Çakmak Mahallesi'nde komşular arasında çıkan tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda 2 kişi yaralanırken, 1 şüpheli gözaltına alındı.
Yorumlar (0)