
DÜNDEN BUGÜNE GÖLHİSAR DOSYASI - 2 -
İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ RUH
Değerli okuyucularım, Bilindiği üzere Gölhisar, Uluköy ile Horzum Mahallesinin birleşmesiyle 13 Ocak 1953 tarihinde ilçe olmuştur. Aynı gün TRT Ankara Radyosunda ilçe oluşumuz resmen ilan edilmiştir. Gölhisar adını ilçeye 6 km uzaklıktaki gölün ortasındaki adada inşa edilmiş olan kaleden (hisar) almıştır.
1953 yılında ilçe olan şirin, güzel beldemiz Gölhisar, aradan geçen 72 yıla rağmen istenilen şekilde büyüme, bir gelişme ve bir kalkınma seviyesi yakalayabilmiş mi ? diye sorarsak eğer; bu sorunun cevabı elbette geniş bir tartışma konusu olacaktır !
Yada sorumuzu şu şekilde de yöneltebiliriz:
Gölhisar geçen zaman diliminde hak ettiği yatırım projelerinden ne kadar faydalanabilmiştir ?
İşgal ettiği coğrafi konumu ile merkezi şehirlere olan uzaklığı ve Ege ile Akdeniz’i bir köprü gibi birbirine bağlayan çok stratejik yol güzergahında olan Gölhisar, bu özellikleri ve avantajlarıyla İlçe olarak ilan edildiği yıllarda " il namzeti ilçeler arasında gösterilmiştir.
Yani devletimiz Gölhisar'ı ilçe olarak ilan ederken şu mesajı da vermiştir:
-"Seni bugün ilçe yapıyorum. Geliş, büyü, kalkın ilerde seni il yapayım ."
Çünkü İlçemiz, bulunduğu coğrafi konumu itibariyle vilayet olmaya çok müsaittir. Komşu illere olan uzaklığı ile belki de il olmaya layık en önemli bir coğrafi mıntıkada bulunmaktadır.
Çalışkan insanları,verimli toprakları, bereketli ovası,Türkiye’nin en önde gelen kereste hammaddesine sahip ormanları, hayvancılığın beşiği, doğası, yaylaları ile ünlü, havası, suyu, kültürü ve Kibyra gibi devasa bir antik kentiyle, yetişmiş, münevver insana, önemli kademelerde görev yapan başarılı bürokratlara sahip bir ilçe, bu kadar avantajlarına rağmen neden hâlâ orta ölçekli bir ilçe olmaktan bir türlü kurtulamamıştır ?
Artık bu sorunun cevabını arama zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Öyleyse gelin hep birlikte Gölhisar Dosyasını açalım artık.
Saygıdeğer Gölhisarlılar, bu yazı dizimizde aslında biraz geçmişe, inecek; bugünün sorunlarıyla geçmişin sorunları arasında bir bağ kurmaya çalışacaktım.
Lakin yazıma şimdilik bugünün problemlerinden başlayarak geçmişe doğru gitmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Gölhisar siyasetinin, ticaretinin, sosyal, kültürel, sportif ve gençlik faaliyetlerinin son 25 yılında aktif olarak yer almış bir kardeşiniz olarak yapmış olduğum saptamalarda şu eksikliklere ve acı gerçeklere rastladım:
-Gölhisar'da hemen hemen her alanda birlikte çalışma, birlikte hareket etme, kolektif olma ruhu hiç olmamış ve hâlâ da yok diyebilirim.
-Bu ruhu ne siyasi, ne ticari ne de sosyal mecrada da görmek pek mümkün değildir !
Özellikle ticaret ve sanayide çok ortaklı, orta ve büyük ölçekli teşekküller yok denecek kadar azdır.
-Örneğin, yağmur duası yapılır, mahalle muhtarları kendi mahallesinde yapar. Tüm köy yada mahalle muhtarlarımızın bir araya gelerek ortaklaşa organize ettiği sosyal, yardımlaşma ve dayanışma içerikli bir etkinliği kaç kişi hatırlar ?
Yada en son bu minvalde, aslına uygun bir sosyal, kültürel organize, bir yağmur duası ne zaman yapılabilmiştir ?
Hatırladığım kadarıyla 1980 li yıllarda tüm mahallelerin, halkımızın katıldığı ve gözyaşlarıyla yapılan bir yağmur duası ve çok kurak geçen aylar sonrası yağan yağmur...
Belki de Yüce Mevlamız, samimi olarak oluşan birlik ve beraberliğimiz ve içten yapılan dualar hürmetine rahmetini indirmişti ...
Şimdi nerede o samimiyet?
Nerede o birlik ve beraberlik ruhu ?
-Yada ilçemizde değişik alanlarda faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşların bir araya gelerek; herhangi bir ilçe meselesinde bir platform oluşturarak ortaklaşa tavsiye kararları alarak yetkililerimize ilettiğini kaç kez tanıklık ettik ?
-Bu bağlamda İlçemizin sosyal, kültürel, ticari, siyasi her alanında maalesef; KOLEKTİFLİK DEĞİL, BİREYSELLİK HAKİM OLMUŞTUR.
-Varolan Sivil Toplum Örgütleri kuruluş misyonları, gaye ve hedefleri doğrultusunda bu ilçenin maddi ve manevi inkişafı için ne kadar samimi bir çaba içinde olmuşlardır ?
-Kabul etmeliyiz ki; siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşları halkımızı, kaynaştırmak, kucaklamak, birlikte, hayırda, hizmette yarışmak yerine; "sencilik - bencilik " kavgasının merkezi olup, birleştirici bir konumdan uzak, kabuğunu kıramamış, kitlelere ulaşamamın sıkıntısını yaşamaktadır !
-Mesala Bucak ilçesinin bizden ayrılan en önemli özelliğinin, farklı kulvarlarda olup farklı görüşlerden grup yada şahısları, ortak aklı bir araya getirip, toplum yararına olan kararları müşterek alabilme yeteğinine sahip olmasıdır diye düşünüyorum.
-Siyasi hayatımıza yön veren, seçme yada seçilme karar ve yetkililerimizi kullanırken sürekli edilgen bir yapıya sahip bir halk olduğumuzu söylemek zorundayız. Örneğin benzer ilçelerde makul, her partinin seçim kazanma şansı varken; Gölhisar'da muhafazakar, iktidar partileri dışında bir adayın seçim kazanma şansı ne kadardır ?
Ve neden ?
-Ehliyet, liyakat, emanet, adalet, ahlâk ve dürüstlük erdemleri, kadro ve proje üstünlüğü, zenginliği neden kuru bir parti bağnazlığına kurban edilir ?
-Bu ilçe, Kaymakam ve Belediye Başkanı arasında yaşanan tartışma ve çekişmeleri yaşama talihsizliklerine sahne olmuştur !
Yüksek makamlarda yaşanan bu sorunların halka ve kurumlara yansımaması elbette mümkün değildir. Devlet ricalinin, ortaklaşa hareket edememesinin, kolektife olamamasın acı faturası elbette bu güzel ilçeye olumsuz etkiler olarak yansımıştır !
-Bizi birbirimizden koparan, itici, bölücü, ayrıştırıcı sebepler bulmada o kadar çok başarılı, mahir bir topluluğuz !
-Tartışma seviyemiz düşük, her farklılığımızdan bir kavga sebebi üreten bir halkız !
-Öyle ki; aydın, gün görmüş kitleler dahi bu sığ tartışmaların içerisinde kaybolup gidiyorlar !
İlçemizde hoşgörüyü hakim kılamamış, tahammül etme, saygı, empati kültürünü yerleştirememiş, " bir sevgi " toplumu " oluşturma da sıkıntılar yaşıyoruz !
-Meşveret Meclisleri kuramamış, istişare metodunu özellikle siyasi hayatımıza bir türlü sokamamışız !
KAHROLASI MAHALLECİLİK ANLAYIŞI !
-Geçmişten günümüze kadar gelen paslı bir hançer gibi bağrımızda saplı duran MAHALLECİK illetini bir türlü hayatımızdan çıkarıp atamamışız !
-Çünkü bu mahallecilik kavramı en çok seçimlerde kaşınır. Parti yada adayların başvurduğu, istismar ettiği bir oy devşirme aracıdır !
Maalesef bir seçim kazanma uğruna ilçeye yapılan en büyük ihanet olarak bilinmesine rağmen !..
Seçim Kültürünün en önemli belirleyici faktörlerinden birisi:
"MAHALLE REALİTESİDİR ! "
-İster mahalli bir siyasi seçim olsun, ister, bir sivil toplum kuruluşu, oda, kooperatif, birlik vb. seçimleri olsun en belirleyici etken adayın HANGİ MAHALLEDEN olduğu gerçeğidir !
-Bir siyaset adamı olarak birebir yaşadım ki; ilçemize kazandırılması düşünülen bir kamu yatırımı için ilk sorulan soru :
-" NEREYE, HANGİ MAHALLEYE YAPILACAK ? " sorusudur !
Bu soru oldum olası başta Kaymakamlarımızın ve Belediye Başkanlarımızın yaşaya geldiği en çetrefilli sorunu olmuştur !
-İl Genel Meclisi üyeliği yaptığım süre zarfında yaşadığım hadiselerle de gördüm ki;
-GÖLHİSAR İLÇESİ BU BAĞNAZ, ÇAĞ DIŞI ÇEKİŞME YÜZÜNDEN ÇOK ŞEY KAYBETMİŞTİR !
Bunun elem verici, kahreden örneklerini gelecek yazımızda vermek üzere...
2026
Bülent Okunakol'un Seni Yaradana Kurban Olayım! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası-27- Gölhisar Turizm Gerçeği Yapraklı'da Bir hayalim var ! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası 28 Gölhisar Turizmi, Nasıl Gelişir ? adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Toplumumuzun bir numaralı sorunu Adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Çarşamba günü yazmıştım Galatasaray Kocelispor'u yenemez diye!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Bu Galatasaray'da Şampiyonluk havası yok!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Dünyanın efendileri kaybediyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Ey Milletvekili sen kimin vekilisin? adlı yazısı Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Afyonkarahisar'da önceki gün bir anda ortadan kaybolan ve arama çalışması başlatan 82 yaşındaki şahsın cansız bedeni derede bulundu.
Burdur merkeze bağlı Yassıgüme köyü kavşağında meydana gelen trafik kazasında, Musa Yavuz idaresindeki 34 TG 6928 plakalı Tofaş Kartal marka otomobil kazaya karıştı. Kazada 2 kişi yaralandı.
Burdur'un Bucak ilçesinde otomobilin ile motosikletin karıştığı trafik kazasında bir kişi yaralanırken, o anlar çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Sanayi Mahallesi'nde meydana gelen kazanın ardından yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı.
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz, yapılan uyarıların ardından bazı seracı vatandaşların çöp, plastik atık ve pasaları belediyenin gösterdiği alana taşımaya başladığını açıkladı. Alagöz, pazartesi günü denetim ve ceza işlemlerinin hızlandırılacağını hatırlattı.
Bucak’ta görev yaptığı süre boyunca "mazluma umut, zalime korku" olan, uyuşturucu tacirlerine ve suç makinelerine geçit vermeyen Başsavcı Sefa Aygün, HSK kararnamesiyle Didim Cumhuriyet Başsavcısı oldu.
Yorumlar (0)