
Ülkemiz de 65 yaşını dolduran bir devlet memuru ki, bu bir Vali, Kaymakam ya da genel müdür veya (eski sisteme göre) Başbakanlık Müsteşarı ve dahî odacı veya hizmetli bile olsa zorunlu olarak-resen emekliye sevk edilir… Ancak bu kural özel sektör ve siyaset kurumlarında geçerli değildir… Yani, ruh sağlığı yerinde olmasa bile beden ya da görünüşte sağlığı yerinde olan bir kişi 80-90 yaşına dahî gelse belediye başkanı.., milletvekili, bakan.., başbakan.., hattâ Cumhurbaşkanı bile olabilir! Ki, Fahri Korutürk 70-71 yaşına, Süleyman Demirel 72-73 yaşına, Celal Bayar ise 77 yaşına kadar Ülkemizin Cumhurbaşkanlığını yaptığı gibi, şu anki Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın yaşı da 72… Yani ülkemizde, bir odacı ya da hizmetliden tutun, herhangi bir ilin en üst makamındaki yetkilisi olan Valinin, ilçe Kaymakamının veya herhangi bir kamu kurumu genel müdürünün yaşı 65’i, bir İl ve ilçe Emniyet Müdürünün yaşı 63’ü doldurduğu gün zorunlu olarak-resen emekliye sevk edilir! Ancak, bırakın büyüklü küçüklü bir ili ya da ilçeyi, koca bir ülke olan Amerika Bitişik Devletlerini yaşı 80’ini bulan ve bir ayağı çukurda olan ve dahada beteri pedofili ‘cinsi’ sapık bir Başkan yönetiyor! Yani, Siyonistlerce çekilip çevrilen ve Emperyalistler tarafından yönetilen iri ve sicili bozuk bir ülke olan Amerika’yı-Amerika Bitişik Devletlerini (ABD) direkt, dolaylı yollardan da ‘yalan-yalancı’ Dünyayı Trump gibi kimliksiz, kişiliksiz, niteliksiz, niceliksiz, bilgisiz, fikirsiz, beceriksiz, omurgasız, umursuz, onursuz ve sairesiz bir kişi yönetmekte! Ve Dünyanın püsküllü, nükleer baş belası durumunda olan Donald Trump’ın yaşı Mîlâdî yıla göre 80’ini, Hicrî yıla göre ise 82’sini 83’ünü; kankası durumunda olan ve dünyanın püsküllü ve nükleer belâsı durumunda olan Netanyahu’nun yaşı ise 78’ini, 79’unu bulmuş! Dolayısıyla da bu biri Siyonist, biri Emperyalist olan, ancak sapıklıkta bir-beraber olan iki kişi bunama olmasa bile sapıtma-sapıklık dönemine girmiş durum da! O nedenle bu iki kişi dünyayı her an nükleer bir savaşın içine çekebilir ve (muhafazanAllah) insanlık alemini cayır cayır yakabilir O nedenle, ben ‘Cenab-ı Allah, genelde İnsanlık Âlemini, özelde de İslâm Âlemini ve bilhassa masum insanları, kadınları kızları ve sabi çocukları bu iki zâlimin ve türevlerinin şerlerinden korusun!’ diye dua ediyor ve sözüm geçen okurlarımdan bu duaya (ÂMİN) demelerini istirham ediyorum:
Hâsılı; herhangi bir odacının ‘bir odayı bakamaz, çekip çeviremez’, bir kapıyı veya küçük bir noktayı kontrol edemez-koruyamaz’ gerekçesiyle odacılar, kapıcılar ve güvenlikçiler 65’ini doldurduğu gün zorunlu-resen emekli edilirlerken; yaşları 80’ine merdiven dayamış olan Emperyalist Trump’lar ve Siyonist, yâni sapık inanışa sahip olan Netanyahu’lar ülkeleriyle birlikte koca dünyayı yönetiyorlar ve uzun bir süre daha yönetmeye de talip oluyorlar… O nedenle ben daha yazımın burasında Cenab-ı Hakk ‘Dünyayı direkt veya dolaylı yollardan yöneten veya yönetmeye de talip olan tüm Emperyalistlerin, Siyonistlerin ve benzerlerinin şerlerinden korusun!’ diyor, şimdi de konu hakkındaki diğer görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Dış politika ile az çok ilgilenen herkesin gördüğü ya da duyduğu gibi, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong önceki hafta ve Yüksek Halk Meclisi’nde yaptığı bir konuşmada “Egemen devletlerin tek taraflı ve acımasızca güç ve şiddet uygulamasına karşı gerçek güvencenin ne olduğu bir kere daha görüldü… Özsavunma amaçlı nükleer caydırıcılığımıza devam edeceğiz… Ve, ve, ve Nükleer cephanemiz sayesinde savaştan uzak durup kaynaklarımızı ekonomik büyüme, inşaat ve halkımızın hayat standardının yükselmesine ayırabiliyoruz…’’ demiş, dolayısıyla da ABD’yi yönetenlerin ‘nükleer silah veya silah yapmaya yarayacak uranyum ya da plütonyum gibi maddeler bulunduğu’ iddiası, hattâ iftirasıyla şimdiye kadar saldırdığı ve işgal ettiği hiçbir ülke de bu bulgulara rastlanmamıştı… Ancak, kurdun kuzuyu yemek için uydurduğu bir yalana-bahaneye benzer yalanlarla, ülkelerinden binlerce kilometre uzakta olan bazı ülkelere karşı savaş açan Amerika Bitişik Devletleri Irak’a da aynı bahaneyle saldırdığı gibi, İran’a da, Lübnan/Beyrut’a da benzer nedenlerden dolayı saldırdı… Ancak, bu sefer baltayı taşa-İran’a vurdu! Dolayısıyla da dönülmesi zor olan bir yola girdi!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; Emperyalist ABD ile Siyonist İsrail bazı ülkelere nükleer silahları bulunduğu ya da nükleer silah yapmaya yarayan zenginleştirilmiş uranyum gibi ham maddeler bulunduğu iddiasıyla birçok ülkeye saldırdıkları gibi, aynı bahaneyle İran’a da saldırdılar. Bu saldırıdan geri dönmek istiyorlar, ancak zevahiri, kendi olmayan namus ya da itibarlarını kurtarmak için çıkış yolu arıyorlar, ancak bir türlü bulamıyorlar… Yani, ABD’nin bu seferki yanlış hesabı Bağdat’tan değil, Tahran’dan döndü ya da dönecek inşaAllah! O nedenle ben ‘tüm Siyonistlerin, Emperyalistlerin ve türevlerinin canları cehenneme!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
BİLMEDEN YAPILAN HATA YANLIŞTIR
BİLEREK YAPILAN HATA İSE İHANETTİR.
Ve EDERİNDEN FAZLA DEĞER, SOYTARIYI
KRAL EDER! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD ile ortaklaşa başlatılan "Aslanın Kükremesi" operasyonuna ilişkin yaptığı açıklamada, İran rejiminin nükleer silah sahibi olmasına engel olacaklarını vurguladı. Operasyonun bölge halkı için yeni bir dönemin kapısını aralayacağını belirten Netanyahu, İsrail halkına metanet çağrısında bulundu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ABD merkezli haber kanalı CBS’e verdiği bir röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Gazze’deki ateşkes sürecine değinen Netanyahu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarını reddederek, Hamas'a teslim olmak anlamına geleceğini söyledi.
Rusya’nın çatışmaları sona erdirmek, siyasi ve diplomatik yollarla barışçıl bir çözüme ulaşmak amacıyla çalışmaya hazır olduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışma, savaş ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içinde olmasını gerekli kıldığını söyledi.
Pentagon'un acil bütçe çağrısıyla gündeme bomba gibi düşen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının devasa faturasını ilan etti. İşte Washington'ı karıştıran o açıklama...
Yorumlar (0)