Ruhittin Sönmez

Hukukun bittiği yerde seçimin meşrutiyeti

Ruhittin Sönmez'in “Hukukun bittiği yerde seçimin meşrutiyeti” adlı köşe yazısı.

Ruhittin Sönmez

HUKUKUN BİTTİĞİ YERDE SEÇİMİN MEŞRUİYETİ

"2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek."

Bu söz Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından 18 Eylül 2026’da Adana’daki AKP teşkilat toplantısında sarf edildi. Bu tek cümle bile Türkiye’de devlet düzeninin ve yargının geldiği noktayı özetlemeye yeter sanıyorum.

Sıradan bir parti yöneticisi bu cümleyi kursa, “taraftarlarında coşku yaratmak için söylemiştir” deyip geçebilirsiniz. Ancak bu sözleri sarf eden kişi, Anayasa’ya göre hâkim ile savcıların terfi, tayin ve disiplin işlerini yöneten Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun da (HSK) Başkanı olan Adalet Bakanı'dır.

Anayasa’nın 79. maddesine göre seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. İl ve ilçe seçim kurullarının başında hâkimler oturur. Sandık kurullarının idari denetimini kamu görevlileri yürütür.

Peki, bu hâkimlerin ve memurların amiri durumundaki Adalet Bakanı çıkıp, "Biz bu seçimi falan kişiyi tekrar seçtirmek için yapıyoruz" anlamında konuşursa ne olur?

Bu beyan “doğrudan bir ihsas-ı rey” olarak algılanabilir. Seçimi yönetecek ve sandık sonuçlarına yönelik itirazları karara bağlayacak hâkimler üzerinde kurumsal baskı etkisi yapar. Sandık başındaki kamu memurları için ise yukarıdan gelen açık bir "talimat" algısı yaratır.

Futbol karşılaşmasında hakem komitesinin başındaki yetkilinin maça çıkmadan önce "Bu maçı A takımı kazansın diye oynatacağız" demesinden ne farkı vardır bunun?

Dilerim, Adalet Bakanı bir “dil sürçmesi” sonucu bu sözü söylemiş olsun.

*******************************

YARGISAL MÜDAHALELER VE MÜHÜRSÜZ OYLAR MESELESİ

Aslında Adalet Bakanının bu beyanını, çoğu vatandaşımız, “yargının iktidar lehine araç olarak kullanılması” çizgisinin bir parçası olarak değerlendirebilir.

Daha önce de yazdığım bir konuyu hatırlatayım: Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, 2017 Referandumu için yaptığı tarihi tespitte, YSK’nın mühürsüz oyları geçerli sayan kararının bir "yetki gaspı" olduğunu ve hukuk dünyasında "yokluk" yaptırımıyla karşılanması gerektiğini vurgulamıştı. Çünkü, mealen, YSK bir yargılama organı değil, yönetsel (idari) bir kuruldur; kanun maddesini fiilen ortadan kaldıramaz demişti.

Görünüşe göre aynı mantık derinleşerek devam ediyor. Siyasi partilerin kongre ve kurultaylarını denetleme yetkisi yasalarımıza göre YSK’ya verilmiştir. (YSK'nın yetkisini savunmak her kararını doğru saymak değildir.) Buna rağmen Asliye Hukuk ve İstinaf Mahkemeleri kanalıyla muhalefet partilerinin iç işlerine doğrudan müdahale ediliyor.

İstinaf Mahkemesi’nin tedbir kararıyla CHP’nin seçilmiş yönetimi yerine Kılıçdaroğlu ve ekibinin getirilmesi, partinin bölünerek Yeni Parti’nin kurulması bir demokratik ülkede olmaz işlerdendir.

Ayrıca muhalif belediye başkanlarının adli kararlarla tutuklanıp belediyelerin kayyıma veya AKP’ye devredilmesi tam da bu sürecin ürünü olduğu kanaatini oluşturuyor. Bunca ağır ekonomik, hukuki, idari sorunlara rağmen muhalefet partilerinden milletvekili ve belediye başkanlarının iktidar partisine transferi hayatın olağan akışına aykırıdır. Ama bu tür “milli irade gaspı” olaylarına artık Türkiye’de şaşırmıyoruz.

İşine gelmeyince, “AYM (ve AİHM) kararlarına saygı da duymuyorum, uygulamıyorum da” diyen iktidar kanadı, kendi lehine olduğunda YSK kararlarını "kesin ve tartışılmaz" diye savunuyor. Yetkisiz mahkemelerin muhalefeti felç eden kararlarını "yargıya saygı" kılıfıyla ambalajlıyor.

*******************************

HUKUKSUZLUĞUN AĞIR FATURASI: SERMAYE KAÇIŞI

Yargının siyasete müdahaleleri, muhalefetin bölünüp etkisizleştirilmesi ve Adalet Bakanı’nın "Cumhurbaşkanımızı tekrar kazandırmak için seçim yapacağız" mantığıyla gidilecek bir seçimde, Erdoğan veya AKP tekrar kazansa ne olur?

İktidar cephesi açısından cevap basit: "Atı alan yine Üsküdar’ı geçecek". Sonuç tescil edilecek, iktidar muhafaza edilecek ve yapılan “meşruiyet” eleştirileri umursanmayacak.

Fakat iktidarın umursamadığı o meşruiyet krizi ve hukuksuzluk düzeni, milletimize ve ekonomiye çok ağır bir fatura çıkarıyor. Taha Akyol'un dikkat çektiği somut rakamlara bakalım:

22 Milyar Dolarlık Sermaye Kaçışı: İsmet Özkul’un verileriyle ortaya koyduğu üzere; Temmuz 2026 itibarıyla son 12 ayda Türkiye'ye giren yabancı sermaye 38 milyar dolar iken, yerleşiklerin dışarı çıkardığı kaynak 60 milyar doları buldu. Hukuk güvenliğinin kalmadığı ülkeden (tek sebep değil) 21,9 milyar dolar net sermaye çıkmıştır. Yatırımcı çekeceğiz derken eldeki sermaye ülkeyi terk etmektedir.

Sıfırlanan Kredibilite ve Çöken Üretim: Prof. Selva Demiralp’in tespitiyle; 2002-2004 arasında yapısal reformlar ve hukuk/kurum güvenliğiyle enflasyon %73’ten %9’a inmişken, Mehmet Şimşek’in 3 yılında enflasyon %38’den ancak %32’ye inebilmiştir. Çünkü hukuk güvenliği ve kurum bağımsızlığı olmadan sadece teknik adımlarla kredibilite sağlanamamaktadır.

Mazot 100 Lira, Sanayi İflasta, Tarım Çöküşte: Akaryakıtın litresinin 100 TL'ye dayanmasıyla sanayici ve çiftçi feryat etmektedir. Köklü sanayi kuruluşları kapanmakta, Türk tekstil fabrikaları üretimlerini Mısır’a kaydırmaktadır. Tarımda girdi fiyatları %32 artarken ürün fiyatları %9,55 arttı.

Hukuku iktidarın çıkarlarına göre esnetmek kısa vadede seçim kazandırabilir. Ancak hukukun güvenilirliği kalmadığında, iktidar kendi dayandığı zemini de zayıflatır.

Adalet Bakanı’nın ilan ettiği yöntemle girilecek bir seçimden başarı çıkabilir ama seçimi kazanmak meşru bir yönetim kurmaya yetmez.

Hukukun yok edildiği bir ülkede yabancı sermaye durmaz. Risk primi artar, ancak çok yüksek faizle borçlanabilir. Enflasyon düşmez. Dış finansman bulamayan, yüksek risk primi ödeyen bir ekonomi; cari açığını kapatmakta ve borçlarını ödemekte zorlanır.

"Siyasi ve hukuki öngörülemezlik" sıcak parayı kaçırır. Sadece sıcak para ve yerli sermaye değil, nitelikli insan gücü, genç nüfus ve yetişmiş beyinler ülkeyi terk eder.

Hukuku rafa kaldırarak elde edilen zaferlerin ağır bedelini genellikle koltuk sahipleri ödemez. Bu bedeli mazotu 100 liradan alan vatandaş, fabrikası kapanan sanayici, ürünlerini satamayan çiftçi, iş bulamayan veya asgari ücrete talim eden işçi ve çoğunluğu yoksullaşan 85 milyon vatandaş ödeyecek.

Ruhittin Sönmez

21.09.2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

22
EYLÜL

2026

Hukukun bittiği yerde seçimin meşrutiyeti

Ruhittin Sönmez'in “Hukukun bittiği yerde seçimin meşrutiyeti” adlı köşe yazısı. Devamı

14
EYLÜL

2026

İyi ki Bossland'da yaşamıyoruz

Ruhittin Sönmez'in “İyi ki Bossland'da yaşamıyoruz ” adlı köşe yazısı. Devamı

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Ali İhsan Yavuz: Seçim Yenileme Kararı Alınırsa Erdoğan’ın Yeniden Adaylığının Önü Açılacak
Siyaset

Ali İhsan Yavuz: Seçim Yenileme Kararı Alınırsa Erdoğan’ın Yeniden Adaylığının Önü Açılacak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, seçim takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yavuz, seçimlerin normal takviminde Mayıs 2028'de yapılacağını belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesini arzu ettiklerini söyledi.

Erdoğan: Türkiye İle Amerika’nın Yakın Diyalog İçinde Olması Gerekiyor
Siyaset

Erdoğan: Türkiye İle Amerika’nın Yakın Diyalog İçinde Olması Gerekiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışma, savaş ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içinde olmasını gerekli kıldığını söyledi.

Ankara Mamak’ta Asfalt Ve Yol Bakım Çalışmaları İlçe Genelinde Sürüyor
Yerel Yönetim

Ankara Mamak’ta Asfalt Ve Yol Bakım Çalışmaları İlçe Genelinde Sürüyor

Ankara Mamak Belediyesi, ilçe genelinde yol bakım, onarım ve asfalt çalışmalarını sürdürüyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından farklı mahallelerde yürütülen çalışmalarla, bozulan yol yüzeyleri yenilenirken ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi hedefleniyor.

Ankara Avrupa Hareketlilik Haftası Mamak’ta Sporla Başladı
Yerel Yönetim

Ankara Avrupa Hareketlilik Haftası Mamak’ta Sporla Başladı

Ankara Mamak Belediyesi, 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında Üreğil Millet Bahçesi’nde spor ve koşu etkinliği düzenledi. Etkinlikte Belediye Meclis Üyeleri, Başkan Yardımcıları ve Birim Müdürleri bir araya gelerek haftanın ilk gününe spor yaparak başladı.

Bucak çarşısına yeni soluk Self Servis Vesso Coffee Co. açıldı
Tanıtım

Bucak çarşısına yeni soluk Self Servis Vesso Coffee Co. açıldı

Burdur’un Bucak ilçesinde kahve sektörüne yeni bir işletme daha katıldı.