
Kahkahalarla Gizlenen Bir Yürek: Dudu Abla'nın Hikâyesi
Hayat, çoğu zaman bir tiyatro sahnesine benzer.
İnsana akla gelmeyecek roller verir, üstelik çoğu zaman hazırlıksız yakalar.
Kimi zaman acı bir hikâyenin içinde buluruz kendimizi, kimi zaman neşeyle dolu kahkahaların ortasında.
Bazen de, bir tebessümün ardında gizlenen derin bir feryada şahit oluruz.
İşte bugün karşımızda duran kişi, tam da böyle bir hayatın sahnesinden bize seslenen biri:
Herkesin "Dudu Abla" olarak tanıdığı, esprili, neşeli ama yüreği kederle yoğrulmuş bir insan: Feridun Altınoluk.
İlk bakışta, renkli kıyafetleri, şen kahkahaları ve hayat dolu enerjisiyle adeta günümüzün Nasreddin Hocası gibi görünse de, sohbet ilerledikçe onun aslında kahkahalara sığınmış bir acı taşıdığını öğreniyoruz.
Her bir cümlesi, bir zamanlar yaşadığı zorlukların sessiz bir çığlığı gibi dökülüyor dudaklarından.
Biraz yaklaştık, bir selam verdik Dudu Ablamıza (Feridun Altınoluk) ve kim olduğunu sorduk.
"Benim adım Dudu. Adımı babam koydu," diyor içten bir tebessümle.
"Annemle babam şakalaşırlarken olmuşum. Çok da güzelim maşallah! Önce bir kendimi kaşıyayım; Allah nazardan saklasın. Böyle güzel bir kız 80-90 yılda bir gelir!"
İçten ve şakacı bir dille anlattığı bu sözlerin arkasında, hayatın ona hazırladığı ağır rollerin izleri gizli.
"Peki Dudu tamam da, Feridun Altınoluk kim?" diye sorduk bu kez.
Derin bir iç çekerek başladı anlatmaya.
Feridun Altınoluk, fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş.
Babası tarafından ezilen, annesinin çaresizliğine tanık olmuş bir çocuk...
Öyle bir dönem ki, kadınlar bırakın hakkını aramayı, sesi bile çıkamıyordu.
Bu suskunluğun, bu çaresizliğin içinde büyüyen Feridun, bir karar vermiş:
Kadınları koruyacak, onların sesi olacak.
Ve böylece hayat sahnesinde "Dudu Abla" karakteri doğmuş.
Bir kahraman değil belki, ama bir yaraya pansuman olmaya çalışan bir yürek...
"Dudu" karakteriyle ilk ortaya çıktığında ağır eleştirilerle karşılaşmış.
Bazıları onu ayıplamış, bazıları alay etmiş.
Ama Feridun Altınoluk yılmamış.
Yine de esprilerle, şakayla karışık hayatın gerçeklerini anlatmaya devam etmiş.
Ve zamanla, kendisine taş atanların bile yüreklerine dokunmuş.
Hatta öyle ki, bu uğurda darp edildiği günler bile olmuş.
Ama onun için önemli olan tek şey, "Yuvalar yıkılmasın." duası olmuş.
Feridun Altınoluk’un sahne geçmişi yalnızca tiyatro salonlarıyla sınırlı değil.
Çoğu kez engelli vatandaşlar için düzenlenen yardım gecelerinde sahneye çıkmış.
Tekerlekli sandalye alabilmek için, tek kuruş almadan yüreğini koymuş sahneye.
Bugünün sosyal medya yıldızlarının aksine, o şöhretin değil, iyiliğin peşinden koşmuş.
Bir sosyal medya hesabı bile olmadan binlerce insanın gönlünde taht kurmuş.
Bugün Burdur’un pazar yerinde karşılaştığımız Dudu Abla, hâlâ aynı içtenlikle tebessüm ediyor.
"Burdur'un insanı çok temiz kalpli," diyor.
"Satıcılar dürüst, malın iyi olduğunu söylüyorlar. Çok memnunum."
Basit gibi görünen bu sözler, aslında bir insanın yaşamdan beklentisinin ne kadar sadeleşebileceğinin bir kanıtı.
Söz dönüp dolaşıp hayata dair mesajlara gelince, Dudu Abla yine esprisini elden bırakmıyor:
Meşhur duasını yapıyor:
"Karısını dövenler bel fıtığı olsun, aldatanlar prostat olsun!"
Ve ardından ekliyor:
"Evde huzur isteyen, eşine saygılı olsun. Çünkü mutluluğun olduğu yerde bereket eksik olmaz."
Gençlere de bir nasihati var:
Tiyatroyu seçenlerin çok okumaları, çok gözlem yapmaları gerektiğini anlatıyor.
Filmleri, haberleri, insan davranışlarını dikkatle izlemek gerektiğini vurguluyor.
Çünkü hayat, yüzeyde görünenden çok daha derin bir metindir;
onu okuyabilmek, sanatçının en büyük yeteneğidir.
Son cümlelerinde ise yine o bilge şakacılığıyla şöyle sesleniyor:
"Pazara gelenler de malın değerine saygı duymalı. Ben bir takımı 850 liradan 250 liraya indiriyorum, hâlâ pazarlık eden var!"
İşte böyle...
Hayat, kimi zaman gözyaşını kahkahaya çeviren ustaların omuzlarında taşınır.
Feridun Altınoluk, yani bizim Dudu Abla, o ustalardan biri:
Neşeyle ağlayan, acıyla gülen ama her zaman insan kalabilen bir gönül insanı...
Sonrası, burnundan çıkan bir nefesle çaldığı flütten dökülen nağmelerle yüreğinin sesini anlatıyor.
Kavak havasıyla söylüyor:
"Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece..."
Ve ekliyor:
"Benim adım Feridun Altınoluk, lakabım Dudu...
Gerisi bir bilmece."
Kendisine bu içten sohbet için teşekkür ediyoruz.
HÜSEYİN YILDIZ (KALEMŞAH) KÜLTÜR VE TURİZİM BAKANLIĞI HALK ŞAİRİ /YAZAR



2026
Hüseyin Yıldız'ın Bugün sizleri, Karamanlı ilçemizin bağrında nazlı bir çiçek gibi açan, Sarıkeçili Yörüklerinin yurt edindiği Karataş Gölü'nün o uçsuz bucaksız mavi güzelliğinin gölgesinde olan Kılavuzlar'a götürüyorum! adlı yazısı Devamı
2026
Hüseyin Yıldız'ın Bugün yine Göller ve Güller Diyarı, Teke Yöresi’nin başkenti Burdur’un sırlarla dolu yerlerini keşfetmeye çıkıyoruz., zaman zaman burdurun köylerini , zaman zaman hikayelerini aktarmaya çalışıyoruz. adlı yazısı Devamı
2026
Hüseyin Yıldız'ın 'Yakalar Köyü yerleşim tarihi ve koca Mustafa Dede' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
KOÇAŞ DERLER: YÖRÜK KIZI BAHAR DEMİRALAY’IN SESİYLE AKMUĞAR'DAN YAYILAN EZGİ Devamı
2025
Yine aynı kadro, yine aynı emek… Ve yine notalardan süzülen sözlerin sihriyle büyülenen bir gece… Devamı
2025
.Sahnelerin ve Yörük camiasının aran ismi Şehriban Tekce yeni klibi karanfil Ekeceğim adlı eserini çıkardı Devamı
2025
Baki Bey’in konagında Beyimizle Burdur'un dertlerini konuştuk Devamı
2025
Burdur’un tarihi taşlarında sanatın zarafetiyle yükselen bir çocuk gülüşü… Devamı
2025
Kemer İlkokulu’nun minik neferleri geçmişin izini süren, geleceğe köprü kuran birer kültür elçisiydiler. Devamı
Bucak Ticaret ve Sanayi Odası üyesi CV Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. sahipleri Cengiz Öğünç ve Veli Mayış, Bucak TSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yalçın Meçikoğlu’nu makamında ziyaret etti.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Diyarbakır’da kullanılan Kürtçe tabelalar ve çok dilli belediyecilik uygulamalarına ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Özdağ, kamu hizmetlerinde Türkçe dışında dillerin kullanılmasının Anayasa ve yasalara aykırı olduğunu savunarak yargının harekete geçmesini istedi.
Burdur’da şehir içi ulaşımı sağlayan özel halk otobüsü esnafı, yükselen akaryakıt ve işletme giderleri nedeniyle olağanüstü toplantıya hazırlanıyor.
Burdur Şeker Fabrikası’nda meydana gelen iş kazasında fabrikada kadrolu olarak görev yaptığı öğrenilen bir işçi yaralandı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda eğitimden tarıma, yeni anayasa tartışmalarından Sincar’daki PKK unsurlarının silah bırakma sürecine kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, yeni anayasa tartışmalarına tepki gösterirken, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konuta ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Burdur İli Süt Üreticileri Birliği, hayvancılık ve çiğ süt üretimine yönelik yeni desteklemeler hakkında üreticileri bilgilendirdi.
Yorumlar (0)