
KENDİ ANNELERİMİZİN GÜNLERİNİ KUTLARKEN
ANNESİZ ÇOCUKLARI DA ÇOCUKSUZ
ANNELERİ DE UNUTMAYALIM!
Az çok ilgilenenlerin bilecekleri gibi, Ülkemiz de her mayıs ayının 2. pazar günü ‘’Anneler Günü’’ olarak kutlanıyor. Ve bu yıl, bugün de 10 Mayıs Pazar gününe, dolayısıyla da bizim biri ikiz 3 sevgili oğlumuzdan biri ve ilki olan Mehmed Akif’imizin de ailemizin de ilk ve tek kızı, yani tek kız torunumuz olan Beyza’mızın doğum gününe tevâfuk ediyor! O nedenle, bu yılki ‘Anneler Günü’ bizim için ayrı bir önem taşıyor! Ki, Beyza’mız ‘daha dün’ denecek kadar kısa bir süre önce doğan bir bebek olsa da şimdi koca bir kimya mühendisi oldu ve İstanbul’daki ünlü Novartis İlaç Fabrikası’nda ‘sorumlu mühendis’ olarak çalışıyor elhamdülillâh!
‘ANA’ DEYİP DE GEÇİLMEZ,
ELİYLE NE VERSE İÇİLMEZ!
CANDAN GEÇİLSE DE
ANADAN GEÇİLMEZ!..
ANAM BENİM, ANAM BENİM,
HASRETİYLE YANAN BENİM…
BALDAN TATLI NİNNİSİYLE UYUYAN,
EŞSİZ SEVGİSİYLE UYANAN BENİM!..
Herkesin annesi paha biçilmeyecek kadar değerlidir. Ancak, ben de ‘bir zamanlar’ ana delisi bir çocuktum ve çocukluğumda, hattâ gençlik yıllarımda merhum anam için şiirler yazdım. Ancak, bundan bir müddet önce kaybettiğim Hatıra Defterime kaydettiğim; şimdi merhum, bir zamanlar da köyümüzün, hattâ yakın köylerimizin ‘İyilik meleği, güzellik, ibâdet ve taat, hayır ve hasenat âbidesi, hûrî mizaçlı Sâre’si, Melek yüzlü Zehra’sı, dolayısıyla da mahallemizin, köyümüzün ve çevremizin vazgeçilmezi; ayrıca bir Çanakkale Şehidi kızı olan annem için yazmış olduğum şiirimin (aklımda kalan) bölümünü sayfama kopyaladım. Dolayısıyla da benim önce kendi anama, sonra da tüm analara-annelere verdiğim değeri hatırlatmak istedim:
ANA GİBİ YAR, VATAN GİBİ DİYÂR OLMAZ!
Çok tabiidir ki, herkesin mutlaka bir anası vardır. Yani herkesi doğuran bir ana mutlaka vardır! Ve doğan insanların babalarının kimlikleri hakkında herhangi bir şüphe olsa-olabilse bile anaların kimlikleri hakkında bir şüphe olmaz! Ki, bu konu da sevgili Peygamberimiz (sav) Veda Hutbesinde “Çocuk kimin döşeğinde doğarsa ona aittir” buyurmuş! ‘Çünkü çocuğun ana yönünden nesepsiz olduğu düşünülemez; bir çocuğu doğuran kadın, o çocuğun anası-annesi sayılır ve öyle kabul edilir. Ve bir çocuğun, anneye bağlanma bakımından doğumun meşru veya gayrimeşru olması da sonucu değiştirmez… Ki, her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğduğu gibi, günahsız-masum olarak doğar… O nedenle, çocuklar annelerinin ya da babalarının kimlikleri, yaptıkları yapacakları günâhları veya kusurları üzerinden suçlanamaz-sorgulanamaz…
Şimdi de sadede geliyor ve
BABALARIN BİLMEM, AMA ‘ANNELERİN
HAKLARI KOLAY ÖDENEMEZ’ DİYORUM
Bendeniz, dünyalar güzeli, canım kadar kıymetli ve bir o kadar da çok sevdiğim annem için şiirler yazan, ağıtlar yakan bir evlât ve biri ikiz 3 erkek evlât babası ve biri kız 6 torun dedesi bir kişi olsam da; biri ikiz 3 çocuğu 9 ay 10 gün karnında taşımanın, doğurmanın, emzirmenin, altını üstünü temizlemenin, yedirip içirmenin, karnını doyurmanın artı sabahlara kadar uykusuz kalmanın, onlarla hastalanıp onlarla iyi olanın, ardından da ilk ve orta okullarda, lise de ve üniversiteler de okutmanın ve bunların üçünü birden askere yollamanın, bir anne için ne kadar zor bir durum olduğunu bizzat gören, yaşamış olan bir baba olarak anne olmanın ne kadar zor, zor olduğu kadar da kutsal ve büyük bir mutluluk olduğunu biliyorum.
HERKESİN ANNESİ İYİDİR-GÜZELDİR!
AMMA ‘’BİZİM ANNEMİZ’ HERKESİN
ANNESİNDEN DAHA İYİ VE GÜZELDİ!
Herkesin gülü kendine kokar ve herkesin annesi evladına iyidir-güzeldir! Ama, bize ya da bana göre bizim ‘rahmetli’ annemiz de dünyanın en iyi, en güzel, hattâ en mükemmel annesi idi. Ancak, bundan 36 yıl önce rahmeti Rahman’a kavuştu! Ve biz o tarih de kaç yaşında olursak olalım bizi annesiz ve öksüz bıraktı gitti! O nedenle ben kendisine ‘öf’ bile demediğim gibi, biri kız 4 kardeş olmamıza rağmen genelde bizim yanımızda kaldı ve ruhunu benim kollarım arasında Cenab-ı Allah’a teslim etti… Dolayısıyla da ölümü beni çok etkiledi ki, yıllar önce vefat etmiş olmasına rağmen, son nefesinde benim yüzüme büyük bir şefkatle ve tebessümle bakması benim hiç aklımdan çıkmıyor, gözümün önünden gitmiyor! Ve 36 yıldır ‘keşke benim annem-anam da sağ olsaydı ve ben Onu tıpkı bir bebek gibi bakabilseydim!’ diye düşünüyorum…
Uzun lâfın kısası, meselinin hülâsâsı; ben mücrim, atalarımız ‘’Ana gibi yar, Bağdat ya da vatan gibi diyâr olmaz’’ derlerken ne kadar da güzel ve doğru bir söz söylemişler diye düşünüp duruyorum. Ve ‘anneler için ne yazılsa azdır’ diyorum. O nedenle, nazım geçen okurlarımın, diğer yakınları ayrı, hayatta olan annelerinin kıymetini iyi bilmelerini diliyor, sembolik te olsa annelerin günlerini kutluyor, vefat etmiş olan tüm annelere… gani gani rahmetler, yaşayan annelere ise sağlık, sıhhat, afiyet ve hayırlı uğurlu uzun ömürler diliyorum. Ayrıca, kendi annelerimizin günlerini kutlarken, dünyanın neresinde olursa olsun annesiz-anasız çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
ALLAH (c.c) KENDİSİNDEN BAŞKASINA İBÂDET
ETMEMENİZİ, ANNEYE BABAYA İSE İYİLİK ETMENİZİ
EMRETMİŞDİR… ONLARDAN BİRİSİ YAHUT HER İKİSİ
SENİN YANINDA YAŞLILIK ÇAĞINA ULAŞIRSA, SAKIN
ONLARA ‘ÖF’ BİLE DEME, ONLARI AZARLAMA,
ONLARA GÜZEL SÖZLER SÖYLE! İsrâ Sûresi, Âyet 23-24
BİZ İNSANA, ANNE-BABASINA İYİ DAVRANMASINI
TAVSİYE ETMİŞİZDİR. ÇÜNKÜ ANNESİ ONU NİCE
SIKINTILARA KATLANARAK TAŞIMIŞTIR. SÜTTEN
AYRILMASI DA İKİ YIL İÇİNDE OLUR. O NEDENLE ÖNCE
BANA, SONRA DA ANNENE-BABANA ŞÜKRET
TAVSİYESİNDE BULUNMUŞTUR… Ahkâf Sûresi, âyet 15
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Pandemi gerçeği ve hantavirüs balonu' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın '‘Yaşlandıkça gençleşen’ Jandarmaların 187. yaş günleri kutlu olsun!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Koç, Türkiye’de açtığı hastaneye “Amerikan Hastanesi” dediği gibi kürt kadınlar için de iyi dememiş' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın ' AYM, kronikleşmiş olan nafaka düğümünü çözdü' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bihder, Derneğin faaliyetlerini kamuoyuna duyuran gazetecileri yemekte buluşturdu ve birer şiltle ödüllendirdi!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Yeni Parti’nin adı ya “ÖİP” ya da “ÖEP” olabilir!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Olur mu böyle olur mu? kardeş kardeşi vurur mu?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bartholomeos art ayağıyla kulağını kaşıyor, yetmiyor bindiği dalı kesiyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Fânî dünyalılar süt günü’nü kutlarken, “çocuk günü” nü kutlamayı ihmal etmesinler!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bir mutlak butlan kararı da 27 mayıs darbesi için gerekli!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afyonkarahisar'da önceki gün bir anda ortadan kaybolan ve arama çalışması başlatan 82 yaşındaki şahsın cansız bedeni derede bulundu.
Burdur merkeze bağlı Yassıgüme köyü kavşağında meydana gelen trafik kazasında, Musa Yavuz idaresindeki 34 TG 6928 plakalı Tofaş Kartal marka otomobil kazaya karıştı. Kazada 2 kişi yaralandı.
Burdur'un Bucak ilçesinde otomobilin ile motosikletin karıştığı trafik kazasında bir kişi yaralanırken, o anlar çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Sanayi Mahallesi'nde meydana gelen kazanın ardından yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı.
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz, yapılan uyarıların ardından bazı seracı vatandaşların çöp, plastik atık ve pasaları belediyenin gösterdiği alana taşımaya başladığını açıkladı. Alagöz, pazartesi günü denetim ve ceza işlemlerinin hızlandırılacağını hatırlattı.
Bucak’ta görev yaptığı süre boyunca "mazluma umut, zalime korku" olan, uyuşturucu tacirlerine ve suç makinelerine geçit vermeyen Başsavcı Sefa Aygün, HSK kararnamesiyle Didim Cumhuriyet Başsavcısı oldu.
Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde küçükbaş hayvan çiftliğinde çıkan yangında 5 kuzu telef oldu, bin balya ise küle döndü. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Yorumlar (0)