
SANAL KUMAR BANKALARIN SUÇU MU?
Bu satırlardan dört sene önce ‘’Üniversite Öğrencileri Sanal Kumar Sarmalına mı yakalandı?’’ yazımda da dile getirmeye çalışmıştım. Yazımızı okuyan emniyet yetkililerinin daveti ile, bildiğim konuları Siber Suçlar Amirliği’ne anlattım. Birçok okuyucumuz ve bazı bankalarda görevli personeller ‘’Böyle bir şey yok, nerden araştırdın?’’ gibi serzenişlerde bulunmuşlardı. Ortak nokta ise bu olayların, üniversite öğrencilerimizin bankalar tarafından kendilerine tanımlanan yüksek kredi kartı limitlerinden kaynaklandığının bir sonucu olarak karşımıza çıkmasıydı. Buna istinaden, sahibi olunmayan paranın bilinçsizce harcanması ve bağımlılığa sürüklenmesi kaçınılmaz hale gelmektedir.
Üniversite öğrencileri internet ve sosyal medyayı çok iyi kullandıkları için, sanal kumar çeteleri de öğrenciler üzerinden toplumu, ahlak ve aile menfurunu yıkmak için kumar hastalığına yakalanacağının bilinci içerisinde ve genelde yurt dışı kaynaklı siteler kurarak toplumun sinir uçlarına ulaşıp bu hainliği yaptılar.
Ülke genelinde bulunan bankalarımızda, üniversite öğrencilerimize tanımladıkları kredi kartı ve yüksek limit ile psikolojik ve maddi batmalarının ön ayakları olmayı sağlamış bulunmaktalar. Üniversite öğrencinin elinde en az 100 bin lira ile 500 bin lira arasında nasıl kart bulunabilir?
Bu öğrencilerin genel tutumu, sık sık kullandıkları sebep ve düşünceleri genelde şöyle sıralanmakta;
‘’Bu son oyunum, bu sefer kazınacağımı hissediyorum, bu sefer kaybettiğimi geri alacağım, sadece eğlenmek için oynuyorum, istediğim zaman bırakabilirim, zaten küçük miktarlarla oynuyorum, bugün bütün borçlarımı kapatacağım, stresimi atmak için oynuyorum, beni kimse anlamıyor ve kimseye anlatma, sistemi çözdüm artık daha bilinçli oynuyorum, şimdi bırakırsam kayıplarım boşa gidecek’’ ve bu söylemlerle gelen umutsuzluk ve intihar sendromu.
Genelde sanal kumar hastalığına yakalanan bireyler, hep bir umutla yaşayan, takıntılı her zaman çevresindeki insanları suçlayan, hiçbir işte başarılı olmayan, devamlı sebep üreten kişi profili olarak karşımıza çıkmakta. Sadece 2025 yılında kayıt sildiren öğrenci sayımız 1.400.000’i bulmakta. Öğrencilerimizin genel sebepleri ise bölümünün zor olduğunu, geleceğinin olmadığını, üniversite de okumak istemediğini, okusam ne olacak ki düşüncesi ve sıkışınca sanal kumar batağına sığınma olarak bilinmekte ve tespit edilmektedir. Sanal kumar batağına düşen öğrencilerimize de çevresinden en az 3 kişiyi etkilemiş ve sanal kumar sarmalına sürüklemiş olarak bakılmakta.
Devletin Başsavcıları ve kolluk görevlileri, bu sanal kumarın üzerine ne kadar giderlerse gitsinler, bankalarımız bu kredi kartı imkânını sunduğu müddetçe başarılı olma şansı da gözükmemektedir. Bir velimizin anlattığı gibi; Üniversite öğrencimizin üniversiteye kayıt esnasında ülkede bulunan bütün bankaların ortak karar alarak, tek bir kart ve ailesinin göndereceği veya geçinebileceği bir limit üzerinden kredi kartı verilirse çözüm olarak değerlendirilebilir. En azından bir öğrenci binlerce liraya batıp hayallerle yaşayacağı yerde, en azından ailenin ödeyebileceği limite borcu olur ve kabul etmesi mümkün olur. Şunu da kabul etmek lazımdır ki devlet, suç sabit görülünceye kadar müdahale edemez, ancak koruyucu önlem alır. Gençliğin heba olması, insanın hayatta sahip olduğu potansiyel kartları bilinçsizce kullanmasının bir sonucudur. Nitekim Adalet Bakanımız ‘’Sanal kumar, şike, yasadışı bahis Türk toplumunun kanayan yarasıdır’’ şeklindeki ifadesi, durumun vahametini açıkça ortaya koymakta ve tablonun ne denli içler acısı olduğunu göstermektedir.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileği ile...
2026
Cemalletin Bektaş'ın "Şimdi Söz Türkiye'nin geleceğinde!!!"adlı yazısı Devamı
2026
Cemalletin Bektaş'ın ""Asırlık Gece" 15 Temmuz için geç kalınan muhteşem dizi"adlı yazısı Devamı
2026
Cemalletin Bektaş'ın "AHBAP Derneği oldu Cukka Derneği"adlı yazısı Devamı
2026
Cemalletin Bektaş'ın "AHBAP Derneği oldu Cukka Derneği"adlı yazısı Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek'teki bir halk plajında tesettürlü kadınları izinsiz şekilde görüntüleyip hakaret eden şahısların sosyal medya paylaşımı büyük tepki çekti. Olayın ardından adli makamlar harekete geçti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde eğlence mekanlarına yönelik düzenlenen soruşturmada, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı yaptığı iddia edilen 28 şüpheliden 20'si yakalandı.
Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde kamyonet ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 6'sı çocuk 11 kişi yaralandı.
Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde tır ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobil sürücüsü Cihan Ergün ile eşi Seyhan Ergün hayatını kaybetti.
Niğde-Adana karayolunun Sazlıca mevkiinde iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 7 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Yorumlar (0)