
Özelde engellilerin ve ailelerinin, genelde ilgilenenlerin ya da ilgililerin iyi bilecekleri gibi, ülkemiz de 10-16 Mayıs tarihleri arası ‘’Engelliler Haftası’’, 3 Aralık tarihide ‘’Engelliler Günü’’ olarak da kutlanıyor… O nedenle ben daha yazımın başında tüm engellilerimizin günlerini kutluyor; Cenab-ı Hakk’tan hiçbirimizi, ama hiçbirimizi herhangi bir engelli durumuna düşürmemesini, düşürürse de sabır selâmet ve kolaylık vermesini niyaz ediyorum… Artı, sâde bir vatandaş ve yılların da bir gazetecisi olarak, elimden geldiği kadar engellilerin ve ailelerinin yanında olmaya çalıştığımı ve çalışmaya devam edeceğimi de vurgulamak istiyorum:
Şimdi de adı var uygulaması yok ya da az olan hafta ve gün hakkındaki görüş ve düşüncelerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
Hepimizin bildiği gibi bizler, iletişim ve ulaşım araçlarının çeşitlerinin ve sayılarının her geçen gün arttığı, yani faydalı faydasız teknolojinin, âletin edevatın baş döndürücü bir şekilde geliştiği; zararlı yiyecek, içecek, giyecek, kuşanacak ve kullanacak eşyaların girmediği ev yer ve mide bırakmadığı bir devir ve zaman diliminde yaşıyoruz… Bütün bunlar da insanın ya ev, ya iş, ya trafik ya da yiyecek içecek kazasına mâruz kalmasına neden oluyor… Onun için, ben ‘hiçbirimizin ama hiç birimizin herhangi bir engelli olmamak gibi bir garantisi yok..!’ diyorum. O nedenle, başta kendimiz ve ailemizden birimiz olmak üzere hiçbir yakınımızın, eşimizin dostumuzun veya sevdiğimiz bir kişinin engelli olmaması için elimizden geleni yapalım; ancak, kendimizi herhangi bir engelli adayı, hattâ engelli imiş gibi düşünelim ve arada bir de olsa kendimizi veya sevdiklerimizi, akraba, eş ve dostlarımızı engelliler yerine koyalım-empati yapalım! Dolayısıyla da ‘onları yalnız, engelleriyle baş başa bırakmayalım!’ diye düşünüyorum…
Bedensel veya zihinsel herhangi bir özrü veya engeli olmayan insanlar, bir günleri bir yıla bedel olan ve ömürleri kendi engeli ve engellisiyle geçen insanların kendilerini ve yakınlarını hiç düşünmüyor, onların engellerini unutturmak veya hissettirmemek için bir şeyler yapmıyorlarsa eğer, ben asıl onların engelli olduklarını düşünüyor ve kendilerine bazı uyarılarda bulunmak istiyorum:
Dünya imtihan dünyası ve bu dünya da herkesin imtihânı farklı farklı… O nedenle, kimse kendisinin veya bir yakınının herhangi bir engeli olmasına, engelli birey olmasına isyan etmesin! Ve engelli birey veya ailelere acımak yerine onlarla paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma içinde olsun, dolayısıyla da engellerini ya unuttursun ya da ‘engelleri dolayısıyla’ yaşadığı zorlukları hafifletmenin yollarını araştırsın…
CENAB-I HAKK ‘BİR ÂMÂ İÇİN’ SÛRE İNDİRMİŞ!
Hocalarımız daha iyi bilirler, ancak benim bildiğim kadarıyla, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), beldenin ileri gelenleriyle önemli bir toplantı veya istişare ya da hazır bulunanlara tebliğ yapmakta iken, toplantı odasına görme engelli (âmâ) olan Abdullah ibn Ümmü Mektûm adlı bir zat gelir. Görüşmekte olduğu meselenin ehemmiyeti nedeniyle odaya giren âmâ, ‘’Ey Allah’ın (c.c) Resûlü! Ben hem görme engelliyim hem de ümmiyim… O nedenle beni irşat et, aydınlat…’’ şeklinde dilek ve temenniler de bulunur… O zatı önce fark etmeyen, duymayan, görmeyen, sonra da yüzünü biraz ekşiten Peygamber Efendimize Cenab-ı Hakk o esnada Abese Suresinin ilk 10 ayetini indirir ve mealen ‘’Ey! Habibim! Îman etmiş bir âmâ, iman etmemiş bin kişiden daha hayırlıdır… O nedenle, sen her şeyi bırak o Âmâ (engelli) kulum ile ilgilen…’’ emri verir!
Yani, Cenab-ı Hakk, âmâ (görme engelli) bir kulu için bile bir âyet-i kerîme indirecek kadar engellilere değer vermiş… Biz kulları da engelli kişiler için bir şeyler yapmaz-yapamaz isek, Abese Sûresini ya anlamamış ya da (muhafazanAllah)sureyi hafife almış oluruz! Dolayısıyla da Cenab-ı Allah’ın gazabına uğrayabiliriz…’ diyor, herkese ‘engelsiz’ saygılar sunuyorum
ENGEL BEDENDE DEĞİL, ZİHİNDEDİR!
ENGELLİ DEĞİL, ENGELSİZ BİR TOPLUM
MÜMKÜN. EMPATİ VARSA, ENGEL YOKTUR.
BİRGÜN DEĞİL, HER GÜN YANINIZDAYIZ.
ENGELLİ BİREYLER TOPLUMUN GÖRÜNMEYEN
GÜCÜR… SEVĞİ, SAYGI VE HOŞGÖRÜ İLE
AŞILAMAYACAK BİR ENGEL YOKTUR!
Engellilerle alâkalı sloganlardan seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Koç, Türkiye’de açtığı hastaneye “Amerikan Hastanesi” dediği gibi kürt kadınlar için de iyi dememiş' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın ' AYM, kronikleşmiş olan nafaka düğümünü çözdü' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bihder, Derneğin faaliyetlerini kamuoyuna duyuran gazetecileri yemekte buluşturdu ve birer şiltle ödüllendirdi!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Yeni Parti’nin adı ya “ÖİP” ya da “ÖEP” olabilir!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Olur mu böyle olur mu? kardeş kardeşi vurur mu?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bartholomeos art ayağıyla kulağını kaşıyor, yetmiyor bindiği dalı kesiyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Fânî dünyalılar süt günü’nü kutlarken, “çocuk günü” nü kutlamayı ihmal etmesinler!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bir mutlak butlan kararı da 27 mayıs darbesi için gerekli!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
AFAD koordinasyonunda, 10 Haziran Çarşamba günü saat 14.00’te Burdur’da kapsamlı bir fırtına tatbikatı gerçekleştirilecek
Çevre bilincinin artırılması amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, geri dönüşüm ve doğa sevgisi temalı gösterileriyle dikkat çekti.
Başkan Şahin’in yürüyüşüne başkan yardımcıları ve birim müdürleri de eşlik etti
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda ilk kez öğrencilere beslenme paketi dağıtılacağını açıkladı.
Şakayık çiçeğinin korunması ve tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen festivalde vatandaşlar hem bölgenin doğal güzelliklerini keşfetti hem de yöresel kültürü yakından tanıma fırsatı buldu
Yorumlar (0)