
VATANDAŞLAR HER OLUMSUZLUĞU
POLİSE İHBAR VEYA MÂLETMEMELİ
POLİS DE İHBARLARI AYIRT ETMELİ!
Övünmek gibi olmasın ama 10 yılı fahrî ve amatör, 40 yılı ise profesyonel ve asgarî ücretten bile düşük ücretli olmak üzere 50 yıldır gazetecilik yaparım. O nedenle, 40 yıldır telsiz taşır, genelde Burdur polisinin asayiş kanalını, az da olsa Burdur Belediyesinin hizmet kanalını dinlerim ve bilhassa 112 numaralı telefon hattından Çağrı Merkezi’ne yapılan ve polis merkezi tarafından ‘görevli ya da nöbetçi polislere ve âmirlerine’ aktarılan anonsları, ciddi ve önemli bulduğum ihbarları bir şekilde değerlendirir; ihbarların içerikleri veya sonuçları hakkında haber ve yorumlar yaparım! Ki; meslek hayatım da, yapılan bâzı ihbar ve anonsların hayat kurtardığına şahit olduğum, dolayısıyla da onlar hakkında haber ve yorumlar yaptığım olmuştur…
Diğer il ve ilçeleri bilmiyorum, ama ilimizin nüfusu ile birlikte artan motorlu araç, taksi, halk otobüsü, öğrenci, öğretmen, işçi ve memur servisi, motosiklet ve elektrikli-elektriksiz bisiklet ve benzer durumdaki taşıt sayısı; yani ilimizin nüfusu ile birlikte artan vasıta sayısı Kentimizin asayişini ve genelde tüm trafiğini, özelde de şehir içi trafiğini ‘olumsuz yönde’ etkiliyor… Ki, bazı kural tanımaz bisiklet ve skutur kullanıcıları hattâ motosiklet sürücüleri yaya geçitlerini yok sayarak ve kaldırımlar da seyrederek yayaları rahatsız ediyorlar, bazen de hayatlarını tehlikeye atıyorlar!
Ve bu olumsuzluklar hemen herkesi etkilediği gibi, duyarlı vatandaşları da polise ihbarda bulundurmak zorunda bırakıyor… Bir de ihbarların 9’dan 99’a varıncaya kadar hemen herkesin elinden düşmeyen cep telefonlarıyla ve e-posta vasıtasıyla yapılabiliyor olması, ister asıllı olsun ister asılsız, ister gerekli olsun ister gereksiz, bazı ihbarcıların işlerini kolaylaştırıyor, bazılarının da içlerini rahatlatıyor! Ancak bazı lüzumsuz ya da asılsız ihbarlar polisin hem işini zorlaştırıyor hem de içini karartıyor! Çünkü ‘bildiğim kadarıyla’ olağan hallerde 12 saat, olağanüstü ya da zorunlu hallerde ise mesai mevhumu olmaksızın çalışan ve genelde kanun, nizam ve hak hukuk tanımayan kişi ve guruplara, eli kanlı ve silâhlı teröristlere, can, mal ve ırz düşmanlarına karşı ve gerektiğinde gâzi, gerektiğinde de şehid olmayı dâhi göze alan polisler genelde lüzumsuz, hattâ hiç gereksiz, özelde de asılsız ihbarlarla meşgul ediliyor, dolayısıyla da gereğinden fazla yoruluyor! Bu yorgunluklar da onların hem şevkini kırıp moral motivasyonlarını bozuyor hem de güç ve kuvvetlerini zayıflatıyor! Daha da beteri şahsî ve aile hayatlarını altüst edip yuvalarının yıkılmasına, hattâ cinnet geçirmelerine, dolayısıyla da ölmelerine veya öldürmelerine deden oluyor! Ve bunun üzücü örnekleri de vardır!
BAZEN POLİSİNDE “BİR İNSAN OLDUĞU” VE
BİR YUVASININ BULUNDUĞU UNUTULUYOR
Biz vatandaşlar, her başımız sıkıştığında ve en küçük bir problem ânında (ve polisi ilgilendirmediği halde) ‘ALO, POLİS, İMDAT!’ diyerek kendilerinden yardım talebinde bulunuruz! Ve bazen birkaç dakikalık bir gecikme durumunda onların da bir insan ve bir ailesi, çolu çocuğu, dolayısıyla da meslekî, şahsi veya âilevi bir problemi olabileceğini unutur, kendilerine olmadık-olmaması gereken afra ve tafraları yapar moral motivasyonlarını bozarız!
BU OLUMSUZLUKLARIN VEYA PROBLEMLERİN
ÇÖZÜM YOLUNU EN İYİ İŞİN UZMANLARI BİLİR
BİLMELERİ, ÜZERİNDE ÇALIŞMALARI GEREKİR!
ANCAK, BEN DE “ESKİMEYEN” BİR JANDARMA
KARAKOL KOMUTANI… VE GAZETECİ OLARAK”
BAZI ‘TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTİYORUM’
Bahsime konu problemleri de çarelerini de polis mêmurları, âmirleri ve müdürleri benden çok daha iyi bilirler. Ancak askerliğini sıkıyönetim uygulanmakta olan bir dönem ve ilde jandarma asayiş karakol komutanlığı yapmış ve 17 köyden sorumlu olmuş bir jandarma onbaşı; yarım asırdır da gazetecilik yapmakta olan bir medya mensubu olarak yetkililere nâçizâne bir iki tavsiye de bulunmak istiyorum:
ÇOK İŞ YAPMAK DEĞİL, DOĞRU İŞİ VE
VERİMLİ OLANI YAPMAK ÖNEMLİDİR!
Eskilerin durumları ayrı, yeni çarşı ve mahalle bekçilerinin son durumlarını çok iyi bilmediğimi, ancak onların fiziklerinin, kılık kıyafetlerinin düzgün olduğunu ve üzerlerindeki resmî elbiselerin onlara çok yakıştığını, hattâ beni bile kıskandırdığını îtiraf etmek; şimdi de asıl konuma dönmek, etkili ve yetkililere nâçiz bir iki tavsiye de bulunmak ya da hatırlatma yapmak istiyorum:
Şöyle ki; takip edebildiğim ve anlayabildiğim kadarıyla Burdur polisinin telsiz anonsları hiç susmuyor ve onca görevli polis âmiri ve memuru ‘o anons senin, bu anons benim’ veya ‘o olay senin, bu olay benim’ diyerek oradan oraya koşuşturup duruyorlar! Dolayısıyla da hem bedenen hem de zihnen yoruluyorlar! Onun için 112 Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarlar iyi ayırt ve analiz edilmeli, zapturapt altına alınmalı; meselâ yanlışlıkla yapılanlar ve çocukların ya da ruh hastalarının yaptıkları aramalar ayrı; kasta mahsus veya polisi yanıltma amaçlı ya da asılsız yapıldığı anlaşılan ihbarlar bir şekilde tespit edilmeli, ihbar sahipleri bulunmalı ve kendilerine caydırıcı cezalar verilmeli ki, hem bir daha yapmasınlar hem de yapmak isteyenler caysınlar!
POLİS… “HER OLUMSUZLUĞUN
LÜZUMSUZLUĞUN’ MUHATABI
VE SORUMLUSU YAPILMAMALI
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; yerinde KADES ve benzer uygulamalar hâriç, eşlerin evlerinden yerlerinden uzaklaştırılmaları gibi anlamsız ve faydasız, hattâ zararlı uygulamalar bir yana; Şehrin en kenar-en uç mahallesi veya sokağında ‘süratli ve tehlikeli, abartılı egzozlu olarak, hattâ yüksek sesli müzik dinleyerek seyreden otoların ve bilhassa motosikletlerin sürücüleri’ (konu komşuların kedileri, köpekleri, hattâ ayak sesleri bile) polise ihbar-şikâyet ediliyor! Ancak, şikâyete konu olan araç ve bilhassa motosiklet sürücüleri daha polisi görür görmez, hattâ geleceğini tahmin eder etmez ya şikâyete konu bölgeden uzaklaşıyorlar ya da sokak aralarına dalarak izlerini kaybettiriyorlar… Dolayısıyla da polisin hem yakıt israfı yapmasına hem de zaman kaybına neden oluyorlar! Daha da beteri polisin etkinliğini zedeleyip moralini bozuyorlar… Ki, polislerde zaten bu gibi ihbarların yapıldığı yerlere kadar (mecburen) gidiyorlar, sonunda da (haklı olarak) merkeze ‘…rastlayamadık!’ şeklinde anonslar geçiyorlar.
Ben de ‘bir polisin mesleği veya görevi söz konusu olunca, sâdece kendisi değil, ailesi, çolu çocuğu da bu göreve ya da fedakârlığa ortak oluyor. O nedenle polis ‘zorunlu olmadıkça’ meşgul edilmemeli ve gücü kuvveti kırılıp îtibârı zedelenmemeli!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
GAZETECİLER GÖRDÜKLERİNİ
DÜŞÜNDÜKLERİNİ VE BİLDİKLERİNİ
SAMÎMİYETLE YAZMALIDIR. K. Atatürk
TELSİZ DİNLEMEK, MERKEZİN NERESİ
OLDUĞUNU DÜŞÜNMEKTİR..!
POLİS ÇOCUĞU OLMAK VATAN SEVGİSİNİ
KİTAPLARDAN DEĞİL, BİZZAT YAŞAYARAK
ÖĞRENMEKTİR!
Polis Haftası’nın ‘polis çocuğu’ sloganlarından
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Karaman'da 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Karaman'da elektrikler kesilecek mi? Karaman'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Karaman Ermenek 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Karaman Ermenek'te elektrikler kesilecek mi? Karaman Ermenek'te yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Karaman Ayrancı 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Karaman Ayrancı'da elektrikler kesilecek mi? Karaman Ayrancı'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Aksaray'da 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Aksaray Sarıyahşi 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray Sarıyahşi'de elektrikler kesilecek mi? Aksaray Sarıyahşi'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)