Mahmut Arıkan’dan Çerçeve Yasa Mesajı: “Mesele, Terör Bittikten Sonra Nasıl Bir Türkiye Kuracağımızdır”
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda partisinin görüşlerini açıkladı. Arıkan, meselenin yalnızca kanun teklifine “evet” veya “hayır” demek olmadığını belirterek, Saadet Partisi’nin sürece şartlı destek verdiğini söyledi.
Türkiye’nin büyük bir devlet olduğunu vurgulayan Arıkan, “Büyüklüğümüz yalnızca yüzölçümümüzden, nüfusumuzdan, ordumuzun gücünden ibaret değil. Türkiye; binlerce yıllık devlet geleneğinin, Anadolu’da asırlardır birlikte yaşama iradesinin ve çok büyük acılardan sonra yeniden ayağa kalkabilme kudretinin adıdır” dedi.
“Milli Görüş’ün tecrübesi derindir”
Milli Görüş hareketinin terör ve Kürt meselesine ilişkin geçmişten bugüne çeşitli çözüm önerileri ortaya koyduğunu ifade eden Arıkan, Erbakan döneminde hazırlanan raporları hatırlattı.
Arıkan, “56 yıllık Milli Görüş hareketi olarak bizler, ilk günden itibaren Türküyle, Kürdüyle bu milletin kardeşliğinin güçlü bir şekilde tesisi için çalıştık, terörün çözümü için büyük çabalar harcadık” diye konuştu.
Milli Görüş’ün 1991 ve 1994 yıllarında konuya ilişkin raporlar hazırladığını belirten Arıkan, 2009 yılında Saadet Partisi tarafından “Gönüllü Birliktelik ve Kardeşlik” başlıklı yeni bir raporun kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi.
“Mesele yalnızca evet veya hayır demek değil”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kaygılarını ve beklentilerini daha önce de dile getirdiklerini belirten Arıkan, Saadet Partisi’nin “Terörsüz Türkiye” yerine “Yaşanabilir Türkiye” hedefini öne çıkardığını ifade etti.
Arıkan, “Bizim için mesele yalnızca bir kanun teklifine ‘evet’ veya ‘hayır’ demekten ibaret değildir. Asıl mesele, Türkiye’nin kendi sorunlarını kendi insanlarıyla, kendi Meclisiyle ve kendi hukuk düzeni içinde çözebilme iradesidir” dedi.
Kaygıların dile getirilmesinden vazgeçmeyeceklerini ancak bunun yeni bir kutuplaşma ve çatışma siyasetine dönüşmesine de izin vermeyeceklerini belirten Arıkan, toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku ve millet iradesini güçlendiren sürece destek verdiklerini kaydetti.
“Bu destek koşulsuz bir siyasi destek değildir”
Saadet Partisi’nin desteğinin iktidarın bütün uygulamalarına verilmiş bir onay anlamına gelmediğini vurgulayan Arıkan, kanun teklifinin her maddesine peşinen kefil olmadıklarının altını çizdi.
Arıkan, “Bizim desteğimiz, Türkiye’nin meselelerini Türkiye’nin iradesiyle çözebilme çabasınadır” ifadelerini kullandı.
“Neye evet, neye hayır?”
Arıkan, partisinin süreçteki kırmızı çizgilerini de sıraladı. Terörün sona ermesine, silahların susmasına, kardeşliğe, hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne, Meclis iradesine ve istişareye “evet” dediklerini belirten Arıkan; şiddetin meşrulaştırılmasına, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına, kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere ve yeni vesayet anlayışlarına ise “hayır” dediklerini söyledi.
“Kalıcı çözüm adalet, hukuk ve kardeşlikten geçiyor”
Terör meselesinin bir siyasi partinin seçim hesabı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Arıkan, silah bırakma ve örgütsel tasfiyenin sürecin yalnızca başlangıç noktası olduğunu ifade etti.
Arıkan, “Kalıcı çözüm; adalet, hukuk, toplumsal bütünleşme ve kardeşliği birlikte inşa etmekten geçmektedir” dedi.
Türkiye’de adaletsizlik, ekonomik eşitsizlik, siyasi kutuplaşma ve kimlik çatışması üreten sorunların devam etmesi halinde terörü besleyen zeminin tamamen ortadan kaldırılamayacağını savunan Arıkan, güvenlik politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi’nden 5 maddelik şartlı destek
Arıkan, partisinin çerçeve yasaya yönelik şartlı desteğinin temel başlıklarını da açıkladı.
Birinci şart: Terörün ortadan kaldırılmasının devletin asli görevi olduğunu belirten Arıkan, silahların bırakılması, örgütsel yapının tasfiyesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında tartışmasız şekilde tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
İkinci şart: Terörü doğuran sosyal ve ekonomik şartların da ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Arıkan; işsizlik, bölgesel eşitsizlik, adalet duygusunun zedelenmesi, temel hak ve özgürlükler ile devlet-vatandaş ilişkisinin sürecin önemli unsurları olduğunu kaydetti.
Üçüncü şart: Toplumsal barışın şehit aileleri ve gazilerin adalet beklentilerinden bağımsız kurulamayacağını belirten Arıkan, “Devlet bir yarayı kapatırken başka bir yara açmamalıdır” dedi.
Dördüncü şart: Terörsüz Türkiye hedefinin ekonomik kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini belirten Arıkan, işsizlik, yoksulluk ve bölgesel eşitsizliklerin giderilmesinin önemine dikkat çekti.
Beşinci şart: Türkiye’nin bölgesel gelişmelerden bağımsız hareket edemeyeceğini savunan Arıkan, “Terörsüz Türkiye” hedefinin “Terörsüz Bölge” hedefine dönüşmesi gerektiğini söyledi.
“Mesele, terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye kuracağımızdır”
Saadet Partisi’nin çerçeve yasaya yönelik yaklaşımının “destekliyor” veya “karşı çıkıyor” şeklindeki ikiliğe indirgenemeyeceğini belirten Arıkan, asıl hedefin terörün yeniden ortaya çıkmasını sağlayacak şartların ortadan kaldırılması olduğunu ifade etti.
Arıkan, “Çünkü mesele yalnızca terörü bitirmek değildir. Mesele, terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye kuracağımızdır. O nedenle partimiz çerçeve yasaya şartlı bir destek sunmaktadır” diye konuştu.
“Toplum size niçin güvenmiyor?”
Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Arıkan, toplumun önemli bir bölümünün süreci umutla takip ederken aynı zamanda şüphe duyduğunu söyledi.
“İnşallah terör biter, inşallah bir daha evlatlarımızın burnu kanamaz, inşallah kardeşliğimiz güçlenir” diyen insanların ardından “Bu iktidara güvenebilir miyiz?” sorusunu sorduğunu belirten Arıkan, bu sorunun küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti.
Arıkan, toplumdaki güven sorununda iktidarın geçmiş uygulamalarının da etkili olduğunu savunarak hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, uzun tutukluluklar, seçilmişlerin görevlerinden uzaklaştırılması, ifade özgürlüğü ve toplantı-gösteri hakkı gibi başlıklardaki tartışmalara dikkat çekti.
“Toplumsal barış güven ister”
Toplumsal barışın yalnızca kanun maddeleriyle kurulamayacağını belirten Arıkan, güvenin siyasetin davranışlarıyla inşa edileceğini söyledi.
Arıkan, “Bir taraftan ‘Türkiye’de yeni bir dönem başlatıyoruz’ diyecek, öbür taraftan eski dönemin hukuk anlayışını devam ettirecekseniz olmaz. Bir taraftan ‘kardeşlik’ diyeceksiniz, öbür taraftan siyasi rakiplerinizi düşmanlaştıracaksınız. Olmaz. Bu çelişkiyi ortadan kaldırmak zorundasınız” ifadelerini kullandı.
“Yeniden Büyük Türkiye’nin yüzyılı olsun”
Türkiye’nin en zor meselelerini aklıselim, adalet, hukuk ve millet iradesiyle çözmesi gerektiğini belirten Arıkan, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin tekrar edilmemesi çağrısında bulundu.
Arıkan, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının geçmiş kavgaların tekrarlandığı değil, kardeşliğin güçlendiği, adaletin hâkim olduğu, ekonomisi güçlü ve dış politikası bağımsız bir Türkiye’nin yüzyılı olması gerektiğini söyledi.
“Biz, söylememiz gerekeni söylemekle, uyarmamız gereken yerde uyarmakla, doğru adıma destek vermekle yükümlüyüz. Siz de üstlendiğiniz sorumluluğun gereğini eksiksiz yerine getirmekle yükümlüsünüz” diyen Arıkan, konuşmasını “Yeniden Büyük Türkiye” vurgusuyla tamamladı.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)