Ankara YENİ Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada fon soruşturması, belediyelere yönelik operasyonlar ve okullardaki güvenlik sorunları üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Emir, TMSF üzerinden oluşturulduğunu öne sürdüğü hesabı “tövbe hesabı” olarak nitelendirirken, fon soruşturmasında bazı isimlerin korunup korunmadığını sordu.
Mersin’de 5 belediye başkanının tutuklandığını belirten Emir, soruşturmaların asıl hedefinin Belediyeler Birliği Başkanlığı olduğunu savundu.
Emir, “Mersin'de gizli birkaç iftiracı üzerinden, gizli tanıklarla, tehditlerle, şantajlarla belediye başkanlarımız, kadrolarımız tutuklandı ve oradaki asıl hedefin Belediyeler Birliği Başkanlığına çökmek, Belediyeler Birliği kaynaklarını tekrar eskiden olduğu gibi AKP'li belediyelere boca etmek ve Mersin Büyükşehir Belediyesinde gönüllerince bir düzen kurmak olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi.
Ataşehir’de yaşananların daha önce Üsküdar ve Adalar’da yaşananların devamı olduğunu ileri süren Emir, belediye meclis üyelerinin tehdit ve şantaj yoluyla parti değiştirmeye zorlandığını iddia etti.
Emir, “Adım adım İstanbul Büyükşehir Belediyesini ele geçirme, ona bir an evvel çökme gayreti olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Fon soruşturmasına da değinen Emir, soruşturmanın üzerinden yaklaşık 20 gün geçtiğini belirterek, yetkililerin yeni isimler açıklamadığını savundu.
Emir, “Asrın vurgununun üzerinden yirmi gün geçmiş, bizim bulup söyleyebildiklerimiz dışında herhangi birini daha söylememişler, o fonlardan 800 milyar lirayı çalıp götürenler hakkında sıralı listeden daha 1 kişiyi bile açıklamamışlar” diye konuştu.
Yetkililerin “Nereye kadar gidecekse üstüne gideceğiz” açıklamalarına da tepki gösteren Emir, soruşturmanın kapsamının genişletilmesini istedi.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın adının Özata Denizcilik ile ilgili SPK suç duyurusunda yer almadığını öne süren Emir, iki ismin soruşturulup soruşturulmadığını sordu.
Emir, “Biz, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin adını açıkladıktan sonra ‘Aa, gerçekten haklıymış, 2,1 milyar lira götürmüşler.’ dediler ama buradan soruyoruz: Fatma Betül Sayan Kaya'yı kim korudu?” ifadelerini kullandı.
SPK mevzuatına atıfta bulunan Emir, söz konusu kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi ve elde edilen haksız kazancın iki katının Hazine’ye yatırılması gerektiğini savundu.
TMSF üzerinden oluşturulan bir hesaba dikkat çeken Emir, bu uygulamayı sert sözlerle eleştirdi.
Emir, “Ve bir hesap açmışlar, âdeta tövbe hesabı; diyorlar ki: ‘Sen getir, fahiş para kazandıysan bu fahiş parayı getir, şu hesaba yatır.’ Ve bu da TMSF'nin bir hesabı, tövbe hesabı bu” dedi.
Bu uygulamanın hukuki soruşturmanın yerine geçemeyeceğini savunan Emir, “Oysa hukuk devletinde bir defa bu mutlaka soruşturulmalı” ifadelerini kullandı.
Tera fonuna ilişkin iddiaları da gündeme getiren Emir, fonun borsaya açılması sürecinde bazı SPK üyelerinin görevden alındığını öne sürdü.
Emir, “Tera fonun piyasaya açılmasının önünü açan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine Mutalip Ünal'ın da atanmasının altında imzası olan Recep Tayyip Erdoğan” dedi.
Fon soruşturmasında siyasi sorumluluk bulunduğunu savunan Emir, bu sorumluluğun yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait olduğunu ileri sürdü.
Fon soruşturmasının Meclis tarafından kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini belirten Emir, “Bundan sonra Meclis bu meselenin sahibi olmalıdır ve sonuna kadar gitmelidir” diye konuştu.
Emir, iktidarın soruşturma sürecinde kendi çevresindeki isimleri koruduğunu iddia ederek, kapsamlı bir inceleme yapılması çağrısında bulundu.
Emir’in gündemindeki bir diğer konu ise İstanbul Başakşehir’de yaşanan okul saldırısı oldu.
Son dönemde farklı illerde okullarda benzer olayların yaşandığını belirten Emir, “Burada bir ihmal, burada arızi bir durum yok; burada sistematik bir görevini yapmama, bir vurdumduymazlık, bir savsaklık var” dedi.
Milli Eğitim Bakanı’nın istifa etmesi gerektiğini savunan Emir, okul güvenliği konusunda daha ciddi önlemler alınması çağrısında bulundu.
Başakşehir’deki olayın ardından Valilik tarafından yapılan açıklamaya da tepki gösteren Emir, açıklamada okul ve semt isminin verilmediğini söyledi.
Emir, daha önce yaşanan bir okul olayında okulun adının ve olayla ilgili ayrıntıların kamuoyuyla paylaşıldığını belirterek, bu olayda farklı bir tutum sergilendiğini öne sürdü.
Emir, “O kadar saplantılılar ki, o kadar ideolojik saplantılarının esiri olmuşlar ki söz konusu olan imam-hatip okulu olduğunda, imam-hatip okulunda şu şahıslar, şu çocuklar, şöyle bir olay yaşandı diyecek kadar dahi cesaretleri yok” ifadelerini kullandı.
Emir, Mersin’de polis kamerasıyla çekildiğini belirttiği ve bir genç kadına ait görüntülerin kamuoyuna yansımasına ilişkin de iktidardan açıklama istedi.
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e seslenen Emir, görüntülerin kim tarafından ve nasıl yayınlandığının açıklanmasını istedi.
Emir, “Mersin'de polis kamerasıyla çekilen o genç kadının sabah kendi açısından mahrem olabilecek görüntülerinin kimin yayınladığını, kimin eliyle yayınlandığını ve o kişiler hakkında ne yapıldığını anlatmanızı ve Meclisi bilgilendirmenizi bekliyoruz” dedi.
Emir, gerekli açıklamanın yapılmaması halinde Meclis’teki iktidar milletvekillerinin de söz konusu uygulamaların sorumluluğuna ortak olacaklarını savundu.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)