Çağrışan Mahallesi’nde üreticilerle sohbet eden Özel, üzüm fiyatları ile mazot maliyetleri arasındaki farkın çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu ifade etti. Geçen yıl şaraplık üzümün kilogram fiyatının 20 lira, mazotun litre fiyatının ise 50 lira olduğunu belirten Özel, bu yıl Çağrışan Karası üzümünün 25 liradan satıldığını, mazotun litre fiyatının da 98 liraya yükseldiğini söyledi.
Özel, “Bu sene 4 kilo Çağrışan Karası üzüm, 1 litre mazot alıyor. Durumun vahameti bu kadar ortada” ifadelerini kullandı.
Üzüm üretiminde işçilik ve hasat maliyetlerinin de yüksek olduğuna dikkati çeken Özel, üreticinin ürününü maliyetine yakın fiyatlarla satmak zorunda kaldığını ve bu koşullarda geçimini sağlamasının güçleştiğini dile getirdi.

Türkiye’de çiftçi yaşının yükselmesini önemli sorunlardan biri olarak değerlendiren Özel, ortalama çiftçi yaşının geçmişte 36 olduğunu, bugün ise 57-58 seviyelerine çıktığını savundu. Gençlerin tarım yerine asgari ücretli işlere yöneldiğini belirten Özel, üretimin sürdürülebilirliği açısından bu tablonun değişmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin verimli topraklara, üretim kapasitesine ve deneyimli çiftçilere sahip olduğunu ifade eden Özel, buna rağmen gıda enflasyonunun yüksek seyrettiğini söyledi. Tarımsal üretimde planlama eksikliğinin sorunları derinleştirdiğini savunan Özel, doğru ürünün doğru bölgede yetiştirilmesi ve üreticinin pazar koşullarına göre yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Özel, otoyol ve köprü geçiş ücretlerinin artırılması ile bazı çevre yollarının özelleştirilmesi planlarının tarımsal üretim maliyetlerini yükselteceğini öne sürdü. Nakliye giderlerinin tarladan tüketiciye uzanan fiyat zincirini etkilediğini belirten Özel, üreticinin düşük fiyatlarla satış yapmak zorunda kalırken tüketicinin de gıdaya yüksek fiyatlarla ulaşmak durumunda kaldığını ifade etti.
Kamu-özel iş birliği projelerindeki geçiş ve kullanım garantilerini de eleştiren Özel, çiftçilere yönelik alım garantilerinin bulunmamasına tepki gösterdi.
Özel, “Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye garanti yok. Bu Çağrışan Karası’nı yetiştirene ya da bu dünyanın en güzel siyah incirini yetiştiren bu Bursalı köylüye, çiftçiye, üreticiye geçim garantisi yok” dedi.

Çiftçilerin krediye erişimde ipotek ve kefil şartlarıyla karşılaştığını, tarım sigortalarının ise bazı afetlerde üreticilerin zararlarını karşılamadığını savunan Özel, çözümün planlı üretim ve güçlü destek mekanizmalarından geçtiğini söyledi.
Özel, önerdikleri model kapsamında üretilecek ürünlerin önceden belirlenmesini, pazar ve ihracat olanaklarının analiz edilmesini, devletin soğuk hava depoları ve lisanslı alım anlaşmalarıyla üreticiyi desteklemesini öngördüklerini anlattı. Üreticilere gelecek yılın ürünü karşılığında düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli işletme kredileri sağlanması gerektiğini de dile getirdi.
Tarımın içinden geldiğini belirten Özel, çocukluğunda traktör kullandığını, pamuk tarlasında çalıştığını ve hayvancılıkla uğraştığını anlattı.
Özel, çiftçilere yönelik mesajında, “Ben Bahçıvan Abdullah Aga’nın torunuyum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğiz. Ant olsun” ifadelerini kullandı.
Bursa’nın sanayi alanındaki gelişiminin yanı sıra tarımda da hak ettiği yere gelmesi gerektiğini söyleyen Özel, kentin tarım topraklarının korunacağını ve üreticilerin emeğinin karşılığını alması için çalışacaklarını belirtti.
Konuşmasını çiftçilere yönelik iktidar sözüyle tamamlayan Özel, bir sonraki ziyaretinde iktidar partisinin genel başkanı olarak Bursa’ya gelmeyi umduğunu ifade etti.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’nın Mudanya ilçesinde düzenlenen Mudanya Mütarekesi’nin 104’üncü yıl dönümü törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmada Millî Mücadele kahramanlarını anan Özel, Mudanya Mütarekesi’nin Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Özel, millet iradesinin korunması ve demokratik değerlere bağlılık mesajı verdi.
Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Millî Mücadele kahramanlarını anarak başlayan Özel, Mudanya’nın askerî zaferin diplomatik başarıya dönüştüğü yer olduğunu söyledi.
Büyük Taarruz’un ardından savaşın sona ermesi için diplomatik müzakerelerin önem kazandığını hatırlatan Özel, İsmet Paşa’nın Mudanya’daki müzakerelerde Türkiye’nin bağımsızlık iradesini kararlılıkla savunduğunu ifade etti.
11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’nın yeni bir savaşa gerek kalmadan Türkiye’ye devredilmesinin önünün açıldığını belirten Özel, bu gelişmenin Lozan Barış Antlaşması’na uzanan sürecin önemli aşamalarından biri olduğunu kaydetti.
Özel, “Mudanya, silahların sustuğu ve bundan sonra silahlara yer olmadığının kabul edildiği, milletin iradesinin dünyaya kabul ettirildiği yerdir” dedi.

İsmet İnönü’nün askerlikten diplomasiye uzanan mücadelesine değinen Özel, Mudanya’da kazanılan diplomatik başarının Lozan görüşmelerine de güç kattığını söyledi.
İnönü’nün Lozan’da Türkiye’nin bağımsızlığını savunmasını tarihsel bir özgüven örneği olarak değerlendiren Özel, “Beyler ben buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geldim. Aklınızı başınıza alın” sözlerini hatırlattı.
Özel, bu yaklaşımın Türkiye’nin bağımsızlığını ve egemenliğini kararlılıkla savunmasının simgesi olduğunu ifade etti.
İsmet İnönü’nün Türkiye’nin çok partili hayata geçişindeki rolüne de değinen Özel, 1950 seçimlerinin ardından iktidarın Demokrat Parti’ye devredilmesini demokrasi açısından önemli bir örnek olarak nitelendirdi.
İnönü’nün seçim yenilgisini ülke için bir şeref olarak değerlendiren yaklaşımını hatırlatan Özel, demokratlığın yalnızca seçim kazanıldığında değil, kaybedildiğinde de ortaya çıktığını söyledi.
Özel, milletin oyuna saygı gösterilmesinin demokratik siyasetin temel şartı olduğunu belirterek, seçim sonuçlarını kabul etmenin ve iktidarın barışçıl biçimde devredilmesinin önemine dikkati çekti.

Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının mirasını taşıdıklarını belirten Özel, siyasi mücadelelerini yalnızca milletten aldıkları güçle sürdürdüklerini ifade etti.
Özel, “Bu millet başını cephede eğmedi, masada eğmedi, sandıktan çıkan iradesini kimseye teslim etmedi ve bundan sonra da etmeyecek” diye konuştu.
Kendini milletin üzerinde gören anlayışlara karşı mücadele edeceklerini söyleyen Özel, Türkiye’yi büyütmek ve yüceltmek için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Özel, törende bilim insanı Mehmet Haberal’a verilecek Barış Yolu Ödülü’ne de değindi. Haberal’ın yaşam öyküsünün çalışkanlık ve kararlılık açısından örnek olduğunu belirten Özel, Cumhuriyet’in yetiştirdiği bilim insanlarının Türkiye’yi uluslararası alanda temsil etmesinin önemini vurguladı.
Geçmiş yıllarda da ödül törenine katıldığını hatırlatan Özel, seçici kurulu tercihinden dolayı kutladı. Haberal’ın Türkiye’de tıp alanına ve organ nakli çalışmalarına yaptığı katkılara işaret eden Özel, ödülü takdim etmekten onur duyduğunu belirtti.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, ev hapsinde bulunan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Özel, gazetecilerin sağlık ve durumları hakkında bilgi alarak geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özgür Özel, tutuklanan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın aileleriyle de telefonla görüştü.
Görüşmelerde ailelerin durumları hakkında bilgi alan Özel, geçmiş olsun ve dayanışma dileklerini paylaştı.
Özel’in gazeteciler ve aileleriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde, yaşanan süreçte dayanışmanın önemine vurgu yaptığı belirtildi.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)