Iğdır

TİGAD, IĞDIR ÇALIŞTAYI VE ANILARIM…. Ha bu diyarı başkan başa..

Üstün Tuncer 'in TİGAD, IĞDIR ÇALIŞTAYI VE ANILARIM…. Ha bu diyarı başkan başa..yazısı

TİGAD, IĞDIR ÇALIŞTAYI VE ANILARIM…. Ha bu diyarı başkan başa..

TİGAD, IĞDIR ÇALIŞTAYI VE ANILARIM…. Ha bu diyarı başkan başa..
Anadolu’yu il il, ilçe ilçe nerede ise köy köy dolaşıyorum.
Mahalleler, caddeler ve sokaklar..
Her noktasını gezmek, görmek ve tanımak istiyorum.
“Ha bu diyarı baştan başa” deyince, aklıma hep Yaşar Kemal gelir.
Dünya çapında tanınan Türk romancı, öykü yazarı ve insan hakları aktivisti. Çukurova yöresinin doğasını, mitolojisini ve insan ilişkilerini destansı bir dille işleyen yazar, Türk edebiyatının en büyük ustalarından. Anadolu Köylüsünü, özellikle Çukurova’da yaşam mücadelesi veren tarım işçilerinin, yaşadıkları zorlukları ve çektikleri acıları öylesine derin anlatmıştır ki, esenleri bugün onlarca dile çevrilmiş ve milyonları aşan okuyucunun eline değmiştir.
Yaşar Kemal’in o ünlü “İnce Memed” romanı, orta okul yıllarında okuduğum ilk romandır. Önce babam, sonra ablalarım ve evde son dokuyan kişi ben olmuştum. Birde, Yaşar Kemal’in Faruk Molu ve gazeteci ustam Mustafa Gümüşykaynak ile olan yakınlığı ve dostluğu hep aklımda kalmıştır. Tepesi Delik Tuzköy romanında Mustafa Gümüşkaynak’ı uzun uzun anlatması, Gümüşkaynak’ın Nadir Nadi Gazetecilik Ödülünü kazanması, beni hep kendim kazanmış gibi sevindirmiştir.
*****
Nevşehir, Aksaray, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Kırşehir derken bu kez durağımız Iğdır.
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği’nin Anadolu’da ki 15’inci buluşması, 13’üncü “İnternet Gazeteciliği ve Medya Buluşmaları Çalıştayı”na katılmak üzere uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.
Önümüzde, tam 920 kilometre ve 14 saatlik uzun bir yolculuk var.
Kayseri’den yola çıkıyoruz. Sivas, Hafik, Zara, İmranlı, Refahiye, Erzincan, Kargın, İliç, Tercan, Aşkale, Erzurum, Pasinler, Horasan, Kağızman, Erzurum, Ağrı, Kars derken Iğdır’dayız.
Doğu Beyazıt’a dönerken uğramaya karar veriyoruz. .
TİGAD İnternet Gazeteciliği ve Medya Çalıştayı”nın onur Konuğu Adalet Bakanı Akın Gürlek.
Çalıştayda, Bakan Gürlek TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ile özel bir sohbet gerçekleştiriyor. Bakan Gürlek, kürsüye geçip mikrofondan konuşmak yerine, sahnede oturarak sohbet etmeyi tercih ediyor. Türkiye Kamu Oyu’nun yakından izlediği “Barış Süreci ve Çerçeve Yasa” hakkında önemli açıklamalarda bulunuyor. Çerçeve Yasa’nın içeriği hakkında ki ilk bilgileri, bu toplantıda kamuoyuna açıklıyor.
Çalıştaya olağanüstü bir ilgi var.
Başta Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar ve Tuzluca Belediye Başkanı Ahmet Sait Sadrettin Türkan, çalıştay boyunca bizi bir kez olsun yalnız bırakmıyor.
Proğramın sosyal etkinlikler bölümü oldukça zengin. Iğdır’ın her yöresini geziyor, yöresel yemeklerinden tadıyor, Iğdır’ın gece hayatını yaşadığı “Vali Yolu” adı verilen cadde üzerinde ki kafeteryalarda çay içip günün yorgunluğunu atıyoruz.
Sıcak kanlı insanların yaşadığı bu kentte, bir yer sorsanız, size rehberlik yapacak yüzlerce insan karşınıza çıkıyor. Esnaf, çay içmeden sizi bırakmıyor.
*****
Küçük, sımsıcak, şirin bir kent.
Henüz kasaba görünümünden kurtulamamış ancak hızla şehirleşen, gelişen, büyüyen ve kalkınma yolunda hızlı adımlarla yol alan bir kentimiz.
Iğdır, Türkiye'nin en doğusunda. Ermenistan, Nahçıvan ve İran ile sınır komşusu. Aynı anda 3 ülkeyle sınırı olan tek ilimiz.
Etrafı yüksek dağlarla çevrili bir çöküntü ovası üzerine kurulmuş. Ağrı Dağı'nın hemen eteğinde yer alıyor. Otelin penceresinden baktığınızda, Ağrı dağı karşınızda. Konik görüntüsü ile muhteşem bir görsellik yaratıyor. Tepesi kar kaplı, çevre illere hayat veren muhteşem bir görüntüsü var. Ağrı Dağı’nı saatlerce seyredebilir, O’nu seyrederken rüya bile görebilirsiniz. İnsanı, adeta büyülüyor.
Iğdır bir anlamda bölgenin Çukurovası gibi. Sahip olduğu mikroklima iklimi sayesinde Doğu Anadolu'nun en sıcak ve kurak yerlerinden birisi. Bu sayede pamuktan şeftaliye, kayısıdan karpuza kadar pek çok tarım ürünü yetiştiriliyor
Türkiye'nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı zirvesinin il sınırları içerisinde. Tuzluca Tuz Mağarası, Ejder Kervansarayı, Gökkuşağı Tepeleri ve Bulakbaşı Sazlıkları bölgenin öne çıkan doğal ve tarihî zenginlikleri..
Tüm bu güzellikleri tek tek geziyor, Iğdır’ı öylesine yakından tanıyor ve seviyoruz ki, “İnsan, bu şehirde mutlu yaşar” demekten kendimizi alamıyoruz. . .
Gerçekten ilginç ve güzel bir şehir Iğdır.
Nüfusunun yarıdan fazlası Türk ve Azeri, diğer bölümü Kürt vatandaşlarımızdan oluşuyor. Iğdır, bir barış ve kardeşlik kenti. Doğu’da terörün giremediği, taraftar bulamadığı tek yer. Huzur dolu, insanları mutlu bir şehir. Cadde sokak, her yer Türk bayrakları ile süslenmiş.
Küçük bir kasaba görüntüsü içinde olsa da, yeni yerleşim yerlerinde yükselen modern binalar, geniş caddeler, modern alış veriş merkezleri Iğdır’ı yepyeni bir kent yapmış.
Iğdır'ın uluslararası ticaretindeki kapıları olan sınır kapıları ile Ağrı Dağı ile Doğu Anadolu'yu birbirine bağlayan stratejik Penguzar (Pamuk) Geçidi bölgenin ulaşım ve coğrafi yapısı açısından çok önemli.
Iğdır, Türkiye'nin üç farklı ülkeye Ermenistan, Nahçıvan-Azerbaycan ve İran’a sınırı olan tek il.
Dilucu Sınır Kapısı, Türkiye’yi Nahcivan Özer Cumhuriyeti’ne bağlayan tek kara hudut kapısı. Aras Nehir üzerindeki Hasret Köprüsü ile geçilen kapı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki doğrudan tek kara bağlantısı olması sebebiyle stratejik ve ekonomik açıdan hayati öneme sahip.
Iğdır’ı İran’a bağlayan bir diğer sınır kapısı ise, Boralan sınır Kapısı. Geçmiş dönemlerde aktif olarak kullanılan kapı, bu günlerde kapalı bulunuyor. Zaman zaman yeniden açılması için çalışmalar yapıldığı ve konunun sıklıkla gündeme geldiği bildirildi.
Iğdır ve Türkiye için büyük önem taşıyan Alican Sınır Kapısı, Türkiye ile Ermenistan’ı birbirine bağlayan tek ve çok önemli bir kapı. Karakoyunlu İlçesi sınırları içinde bulunan kapı, 1993 yılından bu yana siyasi nedenlerle tır ve yolcu trafiğine kapalı. Sadece insani yardım veya özel diplomatik geçiş durumlarında geçici olarak açılabiliyor. Bu kapının açılabilmesi için yoğun çalışmalar var. Alican Sınır Kapısı’nda şu anda yoğun bir inşaat çalışması var. Ancak, bölgeye geçmek, çalışmaları fotoğraflamak ve haber yapmak sınırlandırılmış. Kapı’nın bu sene hizmete açılabileceği söyleniyor.
Iğdır’lılar, bu kapının hizmete açılacağı günü dört gözle bekliyor. Zira, Türkiye- Ermenistan arasında tek geçiş noktası olan Alican Sınır Kapısı’nın Iğdır’ın ekonomik, sosyal ve kültürel hayatına büyük katkı sağlayacağı, bölgenin kısa bir süre içerisinde hızla kalkınmasına yol açabileceği konuşuluyor. Iğdır halkı, şimdiden hazırlık yapmaya başlamış bile. Dev alış veriş merkezleri, beş yıldızlı oteller yapılıyor, bölgeye akın edecek turistlerin ihtiyacını karşılayabilecek sosyal tesisler inşa ediliyor. Kısacası, Iğdır’da turizmin patlaması, yabancı ve yerli turistlerin bölgeye akın etmesi an meselesi. Bu sınır zkapısı Iğdır’a çok şey katacak.
Karakoyunlu ilçesi sınırlarında yer alan Alican Kapısı, Ermenistan sınırları içerisinde "Bengüzar Geçidi" veya "Penguzar Geçidi" adıyla bilinen dağ geçidi, coğrafi yapı yine Iğdır için büyük önem taşıyor.
Iğdır ile Doğubayazıt arasındaki Ağrı Dağı eteklerinde yer alan sınıra çok yakın mesafedeki Penguzar- Pamuk Geçidi ile Margara- Alican Köprüsü Sınır Geçidi, Aras Nehri üzerindeki geçiş noktası. Türkiye- Ermenistan arasındaki en bilinen geçiş köprüsü burası.
Tüm bunların yanında, son dönemde sıklıkla gündeme gelen ve ABD’nin kontrol edeceği belirtilen Zengezur Koridoru, yine Iğdır’ı yakından ilgilendiriyor.
Bu koridor, Azerbaycan ana karası ile ülkenin dış bağı olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ni birbirine bağlamayı hedefliyor. Nahcivan’ı Türkiye’ye bağlayan tek sınır kapısı da Iğdır Dilucu Sınır Kapısı.
*****
Iğdır Kongre ve Kültür Merkezi’ndeyiz
Salon, çalıştaya katılmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelmiş 143 gazeteci ile dolu. Bakan Gürlek’in salona girmesi. Kültür Merkezi’ni dolup taşırıyor.
Çalıştay’ın konusu her zaman olduğu gibi mesleki sorunlar, teknolojide yaşanan gelişmeler, geleneksel medyadan digital medyaya geçiş, yapay zeka ve gazetecilikte kullanımı.
İlk oturumun moderatörü Haberler Com ve Son Dakika Com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur.
Bu oturumda, İnternethaber Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık, “Geleceğin Gazeteciliği Yapay Zeka ile Rekabet mi? İşbirliği mi?”, Haberler Com Genel Yayın Müdürü Avukat Bedia Teymur, “Yeni Nesil Telif Hakları”, Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Müdürü Murat Alan, “Güven Krizi ve Doğrulama Gazeteciliği”, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Nalan Yazgan, “Digital Medya Bilgi Savaşları ve Yeni NATO Dönemi”, Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Yusuf Kanlı, “Gazeteci Cemiyetleri ve AB Fonları ve Yeni Birlik Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni O. Alkan Sarıkaya, “Yapay zeka Üretimi Haber ve Şeffaflık” konularında görüşlerini bildirdiler.
İkinci oturumun kolaylaştırıcısı benim. Gazeteci- TV Yorumcusu Yıldız Yazıcıoğlu, “Sosyal Medya ve Editoryal Süzgeç”, Uğurcan Gökçe, “Sosyal Medya, İhbar Hatları ve TV Haberciliği”, Gazeteciler Cemiyeti Denetleme Kurulu Başkanı Doğan Bulgun, “Geleneksel ve Digital Medyada Spor Gazeteciliği”, İHA İstanbul 1. Bölge Müdürü Mustafa Biçer, “Ajans Haberciliği”, Kanal D Haber Muhabiri İbrahim Konar, “Televizyon Haberciliğinde Yapay Zeka ve Saha Muhabirliği”, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Köseoğlu, “Yerel Medya ve Dezenformasyon” konularında önemli tespitler yaptı.
*****
Çalıştay başarılı ve verimli bir şekilde sonuçlanıyor. Gazeteci meslektaşlarımız, kafalarında ne kadar soru varsa soruyor, sorunları masaya yatırıyor ve çözüm önerileri üzerinde tartışıyorlar.
Bu çalıştayın en önemli yanı, medya dünyasında yaşanan bölünmüşlüğün giderilmesi ve bir çatı altında toplanılması, Barolar Birliği, Eczacılar Odası, Tabipler Odası yapısında bir meslek birliği kurulması fikrinin ortaya çıkması ve tartışmaya açılması oldu.
*****
Sosyal Programın ilk durağı, ünlü Rus Pazarı.
Rusların Türkiye’ye akın ettiği yıllarda kurulan Pazar, her ne kadar eski canlılığını kaybetmiş bile olsa. Iğdır’ın önemli ziyaret noktalarından birisi haline gelmiş. Rus Pazarı’nda alış veriş yapıyoruz. Burada Kürt kızı Rojda ile tanışıyoruz. Çanta satan bir mağazayı abisi ile birlikte işletiyor. Bize çay ikram ediyor. Liseyi henüz bitirmiş, polis olmak, olmazsa, gastronomi alanında eğitim almak istiyor. Sıcak kanlı ve çok güzel bir kız. Daha sonra vakit buldukça Rojda’nın yanına arkadaşlarımızı da alıp gidiyor, çay içerken sohbet ediyoruz.
Iğdır merkezde, Iğdır’ın yakın tarihini ve bölgede yaşanan acı olayları simgeleyen iki önemli anıt var.
Iğdır Soykırım Anıtı ve Müzesi ile Şehit Mehmet Çavuş Anıtı
Iğdır Soykırım Anıtı ve Müzesi.
Doğu Anadolu'nun en yüksek anıtı konumunda. 1999 yılında ziyarete açılmış. Yaklaşık 43.5 metre yüksekliğe sahip olan anıt, yukarıya doğru uzanan 5 adet kılıçtan oluşuyor. Bu kılıçlar, bölgede hayatını kaybeden Türkleri ve onların anısını simgeliyor.
Müzede, 1915-1920 yılları arasında Iğdır ve çevresinde gerçekleşen katliamlara ilişkin tarihî belgeler, fotoğraflar, kazılardan elde edilen bulgular ve döneme ait arşiv materyallerini hüzün içinde ibretle izliyorsunuz.
Şehit Mehmet Çavuş Anıtı, 1919-1920 yıllarında bölgedeki Ermeni çetelerinin saldırılarına karşı mücadele veren Mehmet Çavuş ve silah arkadaşlarının anısına dikilmiş.
Ermeni komitacıların baskınlarına karşı direnerek bölge halkını koruyan ve bu uğurda şehit düşen Mehmet Çavuş, Iğdır'ın milli mücadele tarihindeki en önemli yerel kahramanlarından birisi olarak tanınıyor, saygıyla anılıyor.
Şehitliğin bulunduğu alana dikilen sembolik anıt ve tabelalarla Mehmet Çavuş ile birlikte şehit düşen köylülerin ve askerlerin hatırası günümüzde yaşatılıyor ve anısı canlı tutulmaya çalışılıyor.
Şimdi sırada Iğdır Kervansaray’ı var.
Ejder Kervansarayı olarak da bilinen Iğdır Kervansarayı, önemli bir Selçuklu dönemi eseri.
1290'larda yapılan Selçuklu mimari geleneğini sürdüren Sürmeli Emiri Şerafettin Ejder tarafından yaptırılmış. İpek Yolu güzergâhında bulunan kervansaray, Batı Asya ile Kafkasya arasındaki ticaret kervanlarının konaklaması, güvenliği ve ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla inşa edilmiş.
Yapının en dikkat çekici kısmı, Selçuklu taş işçiliğinin görkemli bir örneği olan giriş kapısı (taç kapı). Kapı üzerinde geometrik taş süslemeleri ve motifler yer alıyor. Tamamen kesme taşlardan yapılan kapalı-tonozlu kervansaray tipinde inşa edilmiş.
Kervansaray, hem bölgenin İpek Yolu üzerindeki tarihî önemini göstermesi hem de Doğu Anadolu'daki Selçuklu mimari mirasının nadide örneklerinden biri olması açısından büyük önem taşıyor..

Tuzluca İlçesi’ne doğru yola çıkıyoruz. Belediye Başkanı Ahmet Sait Sadrettin Türkkan’ın konuğuyuz.
İlçenin en tepe noktasındaki ovaya bütün yönleri ile hakim bir tepenin üzerinde bulunan belediyeye ait lokantadan, göz alabildiğince uzanan ovayı seyrediyoruz.
Ardından, Aras Nehri’nin en büyük kollarından birisi olan Karasu Deresi kenarında kurulmuş bir park yerine geçiyoruz.. Yemyeşil, ağaçlar arasında ve çevresi sazlıklarla kaplı bir park burası. Türkiye- Ermenistan sınırı. Karasu’nun genişliği 3-5 metre. Sakin sakin akan bir dere, derinliği birkaç metreyi bile bulmuyor.
Karasu Nehri’nin Türk tarafından tel örgüler yer alıyor. Direklerin üzerinde sınır boyunu izleyen termal kameralar var. Türkiye ile Ermenistan burada adeta iç içe girmiş. Ermenistan’ı bizden ayıran sadece birkaç metrelik bir dere.
Tabii, Ermenistan tarafında nasıl önlemler var görülmüyor.. Zira, Karasu’nun Ermenistan tarafı boyu birkaç metreyi bulan sazlıklarla kaplı. Bize. Bir kaç metre sonra karakollar bulunduğu, sınır boyunca Ermenistan’ın sıkı önlemler aldığı söyleniyor.
Gökkuşağı Tepeleri’ne doğru giderken yol boyunca büyük inşaat çalışmaları görüyoruz. Viyadükler inşa ediliyor, kalın ve demir yığınını andıran kolonlar belirli aralıklarla sıralanmış. Tuzluca Belediye Başkanı Başkan Sadrettin Türkkan, çalışmanın, Türkiye’nin şu anda yürüttüğü en büyük devlet projesi olduğunu, Avrupa’yı ve Türkiye’yi Çine kadar ulaştıracak hızlı tren hattı çalışmaları olduğunu açıklıyor. Ve, bu çalışmanın ilk kez Türk Medyası’nda yer alacağını ve ilk bilgilerin bu ziyaret sırasında yapıldığını söylüyor.
Gökkuşağı Tepeleri muhteşem. Kahverengi, yeşil, kızıl, sarı ve boz renk tonlarının katman katman bir araya gelmesiyle adeta görsel bir şölen sunan doğa harikası bir jeolojik oluşum.
Milyonlarca yıllık süreçte toprağın yapısındaki demir, demir oksit, magnezyum ve farklı mineral bileşenlerin üst üste katmanlaşması ve erozyonla açığa çıkması sonucu bu renkli yapı kazanılmış.
Mevsimsel şartlara, günün saatine ve güneş ışığının geliş açısına göre tepelerin renk yoğunluğu ve tonları değişiklik gösteriyor. Özellikle gün doğumu ve gün batımında renkler öylesine belirgenleşiyor ki, nefes alamaz hale geliyor, o renk cümbüşü ve yükselen tepeleri hayranlıkla izliyorsunuz.
Iğdır-Erzurum kara yolu üzerinde, Tuzluca ilçe merkezine oldukça yakın bir konumda. Yol kenarından rahatlıkla görülebiliyor. Fotoğraf tutkunları ile doğa yürüyüşçüleri için popüler bir durak noktası.
Dünyada Peru ve Çin'deki örnekleriyle benzerlik gösteren bu yapı, Doğu Anadolu’nun en önemli jeoturizm alanlarından biri haline gelmiş, binlerce ziyaretçi alıyor.
Arkadaşlarımız, Gökkuşağı Tepeleri’ni görünce, araçlarından iniyor, tepelere doğru yürümeye başlıyorlar. En Tepe noktasından, birbiri ardına sıralanmış tepeleri, geniş ovaları ve renkten renge giren, adeta bir gökkuşağı gibi görüntü sunan tepelerin arasında kaybolup gidiyorlar.
Sırada Tuzluca Mağarası var.
Tuzluca Mağarası, sıradan bir Tuz çıkarılan bir maden ocağı olmaktan çoktan çıkmış, bölgenin en önemli turizm merkezlerinden birisi haline gelmiş.
Tarihi, Hititler dönemine kadar uzanan ve günümüzde hem sanayi üretimi hem de sağlık turizmi açısından büyük önem taşıyan muazzam bir yeraltı kompleksi.
Yüzyıllardır kaya tuzu çıkarılan bu mağara, yaklaşık 55 dönümlük devasa bir alana yayılmış. İçerideki kaya tuzu rezervlerinin Türkiye'nin çok uzun yıllar tuz ihtiyacını karşılayabilecek potansiyelde olduğu belirtildi.
Mağara atmosferi; yüksek tuz konsantrasyonu, sabit nem oranı ve temiz havası sayesinde astım, bronşit, koah ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelen doğal bir terapi merkezi gibi hizmet veriyor.
Yıllar süren tuz kazıları sonucunda oluşan yüksek tavanlı geniş galeriler, devasa sütunlar ve tüneller adeta bir "yeraltı tuz şehrini" andırıyor. Son yıllarda yapılan ışıklandırma ve çevre düzenlemeleriyle turizme kazandırılmış bir hazine.
Mağaranın geniş galerileri sadece gezinti için değil; sergi, konser ve çeşitli sosyal etkinlikler için de özgün bir atmosfer sunuyor.
Yemeğimizi, mağaranın en uç noktasında itina ile kurulmuş mükemmel bir ortamda yiyoruz. Zerdaçallı çorba, Iğdır’ın en meşhur yöresel yemeği Topbaş ve Kuru Köfte’nin tadı damağımızda kalıyor.
Tuzluca Mağarası’nın hemen girişinde her yönü ile mükemmel bir sosyal tesis var. Tuzluca Belediye Başkanı Ahmet Sait Sadrettin’in yeğeni evleniyor. Düğüne bizde davetliyiz. Başkan Türkkan nikahı kıyıyor, vali Taşolan şahitlik yapıyor ve bizim arkadaşlar pisti işgal ediyor. Davul eşliğinde geç saatlere kadar uzunluğu onlarca metreyi aşan kuyruğun içinde halay çekip geceyi renklendiriyorlar.
Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Bulakbaşı Köyü sınırlarında, Ağrı Dağı’nın hemen eteğinde yer alan büyüleyici bir biyoçeşitlilik ve doğa harikası bir yer daha var. Bulakbaşı Sazlıkları, diğer adıyla Karasu Sazlığı. Bulakbaşı Köyü sınırlarında, Ağrı Dağı’nın hemen eteğinde yer alan büyüleyici bir biyoçeşitlilik ve doğa harikası.
Sazlık, Ağrı Dağı'nın eriyen karlarından ve yeraltı kaynak sularından beslenen Karasu Çayı sayesinde oluşmuş. Doğu Anadolu'nun en önemli sulak alanlarından birisi. Yüzden fazla kuş türüne, göçmen kuşlara, su samurlarına ve çeşitli balık türlerine ev sahipliği yapıyor. Bembeyaz Ağrı Dağı kütlesinin, sazlıkların ve masmavi suların oluşturduğu yansıma, doğa fotoğrafçıları için muazzam bir görsel şölen sunuyor.
Son yıllarda kano, doğa yürüyüşü, kuş gözlemciliği ve kampçılık gibi doğa sporları için bölgenin en popüler noktalarından biri haline gelmiş bulunuyor.
Bulakbaşı Sazlıkları’nı gören arkadaşlar, kendilerini masmavi suların derinliklerine teslim edip, yüzüyor, keyif çıkarıyorlar.
Iğdır’a kadar gelmişken, yörenin meşhur dondurması “Kelemeli Dondurma”yı yemeden ayrılmak olmaz. Iğdır ve etrafındaki mikroklima ikliminin sunduğu doğal lezzetlerle hazırlanan, geleneksel bir serinletici tatlı.
Adını bölgede deve veya manda sütü, özel aromalı yoğun süt ürünlerine verilen yerel tabirlerden,süt kaymağının özel işlenme kıvamından almış. Yapımında genellikle yağ oranı yüksek, yoğun ve doğal süt tercih ediliyor.
Maraş dondurması gibi sert ve uzayan bir yapıda olmak yerine, daha kremamsı, ağızda kolay eriyen ve yoğun süt lezzetini doğrudan hissettiren geleneksel bir dondurma kıvamında.
Iğdır'ın meşhur şeftalisi, kaysısı veya yöresel meyve özleriyle tatlandırılarak yapılan ve içeriğinde 7 çeşit baharat bulunan çeşitleri özellikle yaz aylarında oldukça popüler.
*****
Artık, Iğdır’dan ayrılma vakti.
Hedefte Doğubayazıt ve İshak paşa Sarayı var. “Buraya kadar gelmişken, ziyaret etmeden geçmek olmaz” diyor ve Doğubayazıt sokaklarının arasından İshak Paşa Sarayı’na tırmanıyoruz.
Doğubayazıt’ın en yüksek tepesine kurulmuş muhteşem- muazzam bir saray. Dev bir yapı.
Sarayın hemen yanında Hani Baba Türbesi ve Hani Baba Camii’ni ziyaret ediyoruz.
Tepe’den İshak paşa Sarayı’nı izlerken, Ağrı Dağı’nı vöe çevresindeki göz alabildiğince uzanan muhteşem ovayı ve ovanın kaybolduğu ufuk çizgisine kadar olan büyüleyici manzarayı izliyoruz.
Erzincan’da konaklıyoruz.
Bu kez Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu ve TİGAD İl Temsilcisi Faruk Canbaba’nın konuğuyuz.
Sivas ve ardından Kayseri.
Bu yolda seyahat edecekler meirak etmesinler. Yollar mükemmel denecek güzellikte. Çift yol ve iki üç şerit. Kayseri’den Iğdır’a kadar birkaç tırmanış dışında hemen hemen dümdüz bir yolda gidiyorsunuz ve süratinizi iyi ayarlarsanız, yorulmadan Iğdır’a, oradan Nahçivan’a kadar gidebilirsiniz.
*****
Ve, bu güzel ve anılarla dolu seyahatimizde, yeni dostluklar ve yıllar sürecek yeni arkadaşlar edindik.
Verimli ve başarılı bir çalıştay sonrası mutlu ayrılıyoruz.

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 4
    SEVDİM
  • 4
    BEĞENDİM
  • 4
    ALKIŞ
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Editörün Seçimi

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu
Haber

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu

Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı
Haber

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı

Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol
Haber

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol

Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek
Haber

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek

Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?
Haber

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?

Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı
Haber

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı

Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.