Ankara Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Alanya İlçe Başkanlığı’nda düzenlediği açıklamada Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Özdağ; Türkiye’nin Suudi Arabistan ile ilişkileri, fon soruşturması, belediyelere yönelik operasyonlar, sosyal medya erişim engelleri ve siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile ortaya çıkan yeni ittifak kapsamında Suudi Arabistan’a asker gönderilmesi ihtimalini değerlendiren Özdağ, söz konusu adımın TBMM’nin onayından geçmesi gerektiğini savundu.
Özdağ, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın çıkarlarını korumak amacıyla Orta Doğu’da yeni bir çatışmanın içine çekilmesine karşı olduklarını belirterek, “Türkiye'nin Suudi menfaatlerini korumak için Orta Doğu'da bir maceraya sürüklenmesine kesinlikle karşıyız” dedi.
Türk askerinin Yemen’de Husilere karşı savaşa gönderilmesine de tepki gösteren Özdağ, Türkiye’nin Husilerle doğrudan bir sorunu olmadığını ifade etti.
Özdağ, “Türk askerinin Yemen'de İsrail'in baş düşmanı olan Husilere karşı savaşa götürülmek istenmesini Türk milleti kabul etmeyecektir” ifadelerini kullandı.
Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya’nın ifadeye çağrılmasını da değerlendiren Özdağ, işlemin geç yapıldığını savundu.
Özdağ, “Fatma Hanım'ın bu ifadeyi vermek için davet edilmesi doğrudur ve gecikmiştir” dedi. Kaya’nın daha önce yaptığı bir açıklamayı da eleştiren Özdağ, soruşturmanın hukukun gerekleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, soruşturmanın “düşman ceza hukuku, dost ceza hukuku uygulaması” ve “aklama operasyonuna” dönüşmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye’de hukukun siyasallaştırıldığı yönündeki görüşünü dile getirdi.
Belediyelere yönelik operasyonlar konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Fatma Betül Sayan Kaya hakkında uygulanan yöntemleri karşılaştırdı.
Özdağ, Seçer’in evine yönelik operasyon görüntülerinin servis edilmesini eleştirirken, Kaya’nın ifadeye davet edilmesinin farklı bir uygulama olduğunu savundu.
Bu durumun anayasanın vatandaşların yasalar önünde eşit olduğuna ilişkin hükmüne aykırı olduğunu ileri süren Özdağ, “Bu, anayasanın bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğuna dair anayasal hükmüne aykırı düşman ceza hukuku uygulamasıdır” dedi.
Fon soruşturması kapsamında mal varlığına el konulan ve daha sonra serbest bırakılan Ali Emre Ballı’nın İstanbul’da aracında ölü bulunmasına ilişkin de konuşan Özdağ, olayın soruşturma sonucunda aydınlatılması gerektiğini belirtti.
Özdağ, olayın bazı kesimler tarafından cinayet, bazı kesimler tarafından ise intihar olarak değerlendirildiğini ifade ederek, “Umarım sayı artmaz. Ancak bu bir intihar mı? Yoksa çok şey bildiği için bu kişi öldürüldü mü? Bunu ancak önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak bilgiler netleştirecek” diye konuştu.
Sosyal medya platformu X’te çok sayıda hesaba getirilen erişim engellerini de değerlendiren Özdağ, uygulamaların iletişim ve bilgi alma özgürlüğünü ihlal ettiğini savundu.
Özdağ, “Ambargo TV de dahil olmak üzere yüzlerce önemli ve kamuoyunu bilgilendiren hesaba erişim engeli getiriliyor” ifadelerini kullanarak, erişim engellerinin demokratik haklar açısından ciddi sorun oluşturduğunu söyledi.
“Demokrasilerde insanlar korkuyorlarsa o ülkede demokrasi yok demektir ve zaten Türkiye'de demokrasi yok” diyen Özdağ, erişim engellerinin ilerleyen dönemde hukuki açıdan değerlendirileceğini savundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin cumhurbaşkanlığı seçiminin 2028’de yapılacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Özdağ, seçim tarihinin değişebileceğini savundu.
Zafer Partisi’nin her türlü seçim takvimine hazır olduğunu belirten Özdağ, “2028 deyip 2027'de de olabilir. Yani şaka yaptım diyebilirler. Biz Zafer Partisi olarak seçimlere hazırız” ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasını da değerlendiren Özdağ, Tugay’ın siyasi tercihini eleştirdi.
Özdağ, Tugay’ın “AK Parti kimsesizlerin kimsesi” sözlerine atıfta bulunarak, bazı siyasetçilerin siyasi baskı ve korku nedeniyle iktidar partisine geçtiğini ileri sürdü.
“Bu davranış, çocuklarına ve torunlarına ve seçmenlerine gururla anlatabilecekleri bir davranış değildir” diyen Özdağ, Tugay’ın kararını eleştirerek, “Ama demokrasilerde insanlar korkuyorlarsa o ülkede demokrasi yok demektir. Zaten Türkiye'de demokrasi yok” ifadelerini kullandı.
Özdağ, Mansur Yavaş’ın neden AK Parti’ye geçmediği yönündeki soruya ise kısa bir yanıt verdi.
Özdağ, “Demek ki korkmadı” dedi.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)