Ankara DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, 1 Eylül Dünya Barış ve Silahsızlanma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de giderek büyüyen bireysel silahlanma sorununa dikkat çekti. Esen, “Barıştan bahseden bir yönetim, vatandaşını silahların gölgesinde yaşatmamalı” dedi.
“Bireysel Silahlanma Toplumsal Güvenlik Sorununa Dönüştü”
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, Türkiye’de bireysel silahlanmanın ulaştığı boyutlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de bireysel silah sayısının 40 milyona yaklaştığını belirten Esen, 2025 yılında 110 bin 470, 2026’nın ilk üç ayında ise 25 bin 580 ruhsatsız silahın ele geçirildiğini ifade etti.
Esen, söz konusu verilerin günde yaklaşık 284 ruhsatsız silahın ele geçirildiğine işaret ettiğini belirterek, bireysel silahlanmanın artık göz ardı edilemeyecek bir toplumsal güvenlik sorununa dönüştüğünü söyledi.
Silahlı şiddetin boyutuna da dikkat çeken Esen, Umut Vakfı verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde basına yansıyan 3 bin 422 silahlı şiddet olayında 2 bin 225 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 167 kişinin ise yaralandığını aktardı.
“Silahın Güç ve Prestij Unsuru Olarak Sunulması Engellenmeli”
Esen, dijital mecralarda silahlara kolay erişimin yanı sıra dizi ve filmlerde silahların güç, prestij veya sorun çözme aracı olarak sunulmasının da toplumsal şiddetin normalleşmesine zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Özellikle çocukların bu tür içeriklerden etkilenebileceğini belirten Esen, silah kullanımını özendirici unsurların denetlenmesi ve şiddetin cazip gösterilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
“Silah Kaçakçılığına Karşı Etkin Mücadele Şart”
Bireysel silahlanmanın önüne geçilebilmesi için kapsamlı bir politika değişikliğine ihtiyaç olduğunu ifade eden Esen, ruhsat başvurularında kapsamlı psikolojik değerlendirmeler yapılması gerektiğini belirtti.
Esen ayrıca ruhsatsız silahların üretimi ve kaçakçılığıyla daha etkin mücadele edilmesi, dijital mecralar üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı silah satışlarının denetlenmesi ve özellikle çocukların bulunduğu hanelerde silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesinin zorunlu hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Ruhsatsız silahların yasa dışı yollarla Türkiye’ye girişinin de engellenmesi gerektiğini belirten Esen, bu silahların Irak, Suriye, İran ve Avrupa’dan karayoluyla Türkiye’ye sokulduğunun belirtildiğini söyledi. Esen, yalnızca ele geçirilen silahlara müdahale edilmesinin yeterli olmadığını, yasa dışı silahların topluma ulaşmasını önleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Tüm Çocuklar İçin Güvenlik, Huzur ve Barış”
“Silahlanmanın normalleştiği bir toplumda barıştan söz etmek mümkün değildir” diyen Esen, 1 Eylül Dünya Barış ve Silahsızlanma Günü’nün yalnızca bir anma günü olarak kalmaması gerektiğini vurguladı.
Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışma ve savaşların en ağır bedelini çocukların ödediğine dikkat çeken Esen, “1 Eylül Dünya Barış ve Silahsızlanma Günü’nde; Türkiye’den Gazze’ye, Ukrayna’dan Yemen’e, Sahra ülkelerinden dünyanın dört bir yanına kadar tüm çocuklar için güvenlik, huzur ve barış diliyorum” ifadelerini kullandı.