Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu tabloyu değerlendirdi. Artan üretim maliyetleri, tarımsal istihdamdaki gerileme ve ithalat politikalarının üretici üzerindeki etkilerine dikkat çeken Sarıbal, hükümetin gıda enflasyonunu ithalat yoluyla düşürmeye çalıştığını savundu.
İktidarın üretici yerine ithalatı tercih ettiğini belirten Sarıbal, "İthalatı sopa olarak kullanıp fiyatları baskılıyorlar. Bedelini çiftçi ödüyor. Üretim ithalatla terbiye ediliyor, halk ise yoksulluğa mahkûm ediliyor" dedi.
"Gözaltılar Siyasi Baskı Aracına Dönüştürülmemeli"
Basın toplantısının başında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile belediye çalışanlarının gözaltına alınmasına da değinen Sarıbal, yargı süreçlerinin siyasi baskı aracı haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Masumiyet karinesinin korunması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmayan kişiler hakkında gözaltı ve tutuklama yerine adli sürecin serbest şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, gözaltındaki belediye yöneticilerinin serbest bırakılmasını istedi.
"Mazotta Yeni Destek Modeli Zorunlu"
Motorin fiyatlarının birçok ilde litre başına 80 lirayı aştığını hatırlatan Sarıbal, mazotun tarımsal üretimin tüm aşamalarındaki en önemli maliyet kalemlerinden biri olduğunu söyledi.
300 dönüm kuru tarım yapan bir işletmenin yılda yaklaşık 2 bin litre mazot tükettiğini belirten Sarıbal, yalnızca yakıt giderinin yaklaşık 160 bin liraya ulaştığını ifade etti.
ÖTV ve KDV'nin kaldırılmasının tek başına yeterli olmayacağını söyleyen Sarıbal, tarım için yeni bir mazot destekleme modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
"Çiftçiye Verilen Destek Mazot Giderini Karşılamıyor"
2026 yılı için öngörülen toplam tarımsal desteğin yaklaşık 168 milyar lira olduğunu belirten Sarıbal, mevcut fiyatlarla çiftçilerin yalnızca mazota ödeyeceği tutarın 230 milyar liraya yaklaşacağını söyledi.
Tarımdan Yaklaşık 3 Milyon Kişi Koptu
TÜİK verilerini paylaşan Sarıbal, 2002 yılında 7,5 milyon olan tarımsal istihdamın 2026 itibarıyla 4 milyon 560 bine gerilediğini belirtti.
Yaklaşık 2 milyon 940 bin kişinin tarımdan ayrıldığını ifade eden Sarıbal, tarımın toplam istihdam içindeki payının da yüzde 34,9'dan yüzde 14'e düştüğünü söyledi.
Sarıbal, yalnızca 2025 yılında 267 bin, 2026'nın ilk çeyreğinde ise 44 bin kişinin daha sektörden ayrıldığını belirterek, özellikle küçük aile işletmelerinin sistem dışına itildiğini savundu.
Tarım Personeli Alımı Yetersiz Bulundu
Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için açıkladığı 1.874 sözleşmeli personel alımını da değerlendiren Sarıbal, bitki ve hayvan sağlığı, gıda denetimi, su ürünleri ve kırsal kalkınma alanlarındaki ihtiyacın bu sayıyla karşılanamayacağını ifade etti.
Kayısı Üretiminde Yüzde 74'lük Düşüş
Kayısı üreticilerinin de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Sarıbal, 2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle Türkiye'nin kayısı üretiminin 1 milyon 290 bin tondan 331 bin tona düştüğünü söyledi.
Üretimde yaklaşık yüzde 74'lük kayıp yaşandığını ifade eden Sarıbal, Malatya'da ise ürün kaybının yüzde 100'e yaklaştığını belirtti.
Türkiye'nin dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 64'ünü gerçekleştirdiğini hatırlatan Sarıbal, üretici ile tüketici fiyatları arasındaki büyük farkın kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kayısıbirlik'in yeniden etkin hale getirilmesini isteyen Sarıbal, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin de üreticiye destek vermesi gerektiğini ifade etti.
"Kuru Üzümde Gerçek Alım Fiyatı Açıklanmalı"
Türkiye'de yıllık kuru üzüm üretiminin 250 ila 300 bin ton arasında değiştiğini belirten Sarıbal, son beş yılda üretim alanı, verim ve üretim miktarında önemli düşüşler yaşandığını söyledi.
Artan maliyetler nedeniyle yeni sezonda kilogram başına en az 180 lira alım fiyatı beklendiğini ifade eden Sarıbal, tavsiye fiyatı yerine kamu kurumlarının alım garantisi verdiği gerçekçi bir fiyat mekanizması oluşturulmasını istedi.
Ayçiçeği Fiyatları Üreticiyi Memnun Etmedi
Çukobirlik'in açıkladığı 2026 yılı yağlık ayçiçeği alım fiyatlarını da değerlendiren Sarıbal, stopaj kesintisi sonrasında üreticinin eline geçecek rakamların maliyetleri karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
Temmuz ayında yayımlanan tarife kontenjanı kararıyla sanayicilere düşük vergili ithalat hakkı tanındığını hatırlatan Sarıbal, bu uygulamanın yerli üreticinin pazarlık gücünü zayıflattığını savundu.
Ayçiçeği İthalatına 31,7 Milyar Dolar Ödendi
Sarıbal'ın paylaştığı verilere göre Türkiye, 2003-Mayıs 2026 döneminde ayçiçeği tohumu, küspe ve yağı ithalatı için toplam 31,7 milyar dolar ödeme yaptı.
Aynı dönemde ayçiçeği yağı ihracatından elde edilen gelirin 13,9 milyar dolar olduğunu belirten Sarıbal, ithalat ile ihracat arasındaki farkın 17,8 milyar dolara ulaştığını söyledi.
2026 yılı ayçiçeği üretiminin 2 milyon 250 bin ton seviyesinde beklendiğini aktaran Sarıbal, "Bu topraklarda üretilebilecek stratejik bir ürün için milyarlarca dolar yurt dışına ödendi. Çiftçi korunmadan üretim sürdürülemez, üretim sürdürülemeden de halkın gıda güvencesi sağlanamaz." ifadelerini kullandı.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)