İsrail parlamentosu Knesset, kamuoyunda ve uluslararası arenada geniş tartışmalara neden olan, Filistinli mahkumlara idam cezası uygulanmasının yolunu açan yasa tasarısını kabul etti. Yeni düzenleme, özellikle güvenlik gerekçeli davalarda yargılama ve infaz süreçlerinde köklü değişiklikler öngörüyor.
Kabul edilen yasaya göre, "ölümcül saldırı" kapsamında değerlendirilen eylemlerden suçlu bulunan Filistinli mahkumlar, askeri mahkemeler tarafından idam cezasına çarptırılabilecek. Düzenlemenin en dikkat çekici noktalarından biri, daha önce oy birliği gerektiren idam kararlarının artık "basit çoğunluk" ile alınabilmesine imkan tanıması oldu. Ayrıca yasa, hüküm sonrası infaz süreçlerinin hızlandırılmasını da yasal zemin altına alıyor.
İsrail hükümeti ve aşırı sağcı siyasi kanat, düzenlemenin temel amacının "caydırıcılığı artırmak" olduğunu savunuyor. Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda, yasanın güvenlik politikaları açısından stratejik bir adım olduğu belirtiliyor.
Buna karşın, uluslararası insan hakları örgütleri ve çeşitli hukuk otoriteleri karara sert tepki gösteriyor. Düzenlemeyi "ayrımcı" olarak nitelendiren kuruluşlar, yasanın öncelikli olarak Filistinlilere yönelik uygulanacak olmasının uluslararası hukuk normlarına aykırı olduğunu ifade ediyor.
Hukuk uzmanları, meclisten geçen bu düzenlemenin İsrail'in mevcut hukuk sistemi içerisinde ciddi bir dirençle karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Yasanın, İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından incelenmesi beklenirken; mahkemeden çıkabilecek olası bir iptal veya yürütmeyi durdurma kararının, yasanın fiilen uygulanabilirliğini doğrudan tayin edeceği belirtiliyor.
İsrail hukuk sisteminde idam cezası teorik olarak mümkün olsa da, devletin kuruluşundan bu yana uygulama alanı oldukça sınırlı kaldı. Ülke tarihindeki en bilinen idam vakası, 1962 yılında Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın infaz edilmesiyle kayıtlara geçmişti. O tarihten bu yana idam cezası istisnai durumlar dışında uygulanmadı.
Yeni yasanın resmi olarak yürürlüğe girme takvimi ve uluslararası toplumdan gelecek somut diplomatik tepkiler, önümüzdeki günlerde netleşecek. Özellikle bölgedeki gerilimi nasıl etkileyeceği ve yargı denetiminden geçip geçmeyeceği, sürecin en kritik başlıklarını oluşturuyor.
Burdur’un en yüksek noktası olan Kestel Dağı, 6 Aralık 2025 itibarıyla etkili olan yağışların ardından beyaz örtüyle kaplandı. Bucak ilçesi sınırlarındaki zirvede kış manzarası gece yarısı itibarıyla kendini gösterdi.
Cinsel fonksiyon bozuklukları, sanıldığından çok daha yaygın bir sağlık sorunu olarak hem kadınları hem erkekleri etkiliyor. Uzmanlar, fizyolojik ve psikolojik faktörlerin bu sorunun temelinde yer aldığını belirtiyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözüm mümkün. İşte detaylar…
Türkiye A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’nda ilk sınavına çıkıyor. Gürcistan deplasmanıyla başlayacak serüvende futbolseverlerin gözü kulağı maçın saatinde ve yayın kanalında olacak. İşte 2025 milli takım maç takvimi ve Gürcistan-Türkiye karşılaşmasının tüm detayları.
Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde 30. dönem kazı çalışmaları başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca sürecek kazılarda, Türk, Amerikan ve İtalyan ekipler ortaklaşa çalışacak. Antik kentte ortaya çıkarılan mozaikler ve mezarlar, bölgenin tarihî önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul’da öğrenim gören Burdurlu üniversite öğrencileri, İstanbul Burdurlular Derneği’nin düzenlediği dondurma ve çay programında bir araya geldi. Etkinlikte iş insanlarıyla öğrenciler tanışma fırsatı bulurken, samimi bir dayanışma ortamı oluştu.
Antalya’nın Serik ilçesinde hasta taşıyan 112 ambulansı, yoğun trafikte ilerleyemedi. Araçların yol vermemesi nedeniyle dakikalarca beklemek zorunda kalan sağlık ekiplerinin mücadelesi cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntüler, trafikteki duyarsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Yorumlar (0)