Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmet Öncü, üst solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 90’ının virüslere bağlı gelişmekle birlikte antibiyotik gerektirmediğini söyledi.
Sürekli koşturan ve değişken hava şartlarına ayak uydurmakta zorlanan çocuklar sonbaharda kolayca rahatsızlanabiliyorlar. Özellikle okul, kreş gibi kalabalık ve kapalı mekanların riski artırdığını, enfeksiyonların yayılımını kolaylaştırıp hızlandırdığını söyleyen Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmet Öncü, hastalıklar hakkında bilgi verdi.
Dr. İsmet Öncü, çocukların sonbaharda en sık karşılaştığı 5 hastalığı ve neler yapılması gerektiğini şu şekilde anlattı:
Kreşe veya okula başlayan çocukların ilk senelerde daha sık hastalanması, senede ortalama çoğu sonbahar ve kış aylarında olmak üzere 6-8 kere üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmeleri normal bir durumdur. Hapşırma, öksürük, burun akıntısı ve tıkanıklığı, boğaz ağrısı, gözlerde sulanma, bitkinlik ve iştahsızlık en sık görülen belirtilerdir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 90’ı virüslere bağlı gelişmekle birlikte antibiyotik gerektirmezler. Soğuk algınlığının doğrudan ve etkin bir tedavisi yoktur. Tedavi, hastalığın belirtilerinin giderilmesine yöneliktir. Bol miktarda C vitamini içeren besinlerin tüketilmesi, el hijyenine dikkat edilmesi, kapalı ve kalabalık mekanlarda bulunulmaması önerilir.
En çok nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil enfeksiyon şeklinde görülür. Özellikle 3 yaş ve altındaki çocukları etkiler. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler yaşanır. Genellikle bakteriyel olup hastalığın doğal seyri doktor kontrolünde erken ve yeterli bir antibiyotik tedavisi ile kısaltılarak olabilecek komplikasyon tehlikesi azaltılabilir. Nadiren de olsa kalıcı işitme kayıplarına sebep olabileceğinden orta kulak iltihabının bir uzman tarafından değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Çocuklarda alerjik nezle genellikle okul öncesi dönemde başlar. Sonbahar döneminde ise saman nezlesi ve astım gibi alerjik hastalıkların hem sıklığı artar hem de belirtileri alevlenir. Özellikle burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, gözlerde kızarıklık ve kaşıntı gibi alerjik nezle belirtileri çocuğun yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Hastalığın doğru tanısı ve tedavisi, çocuğu rahatlatmak ve gereksiz ilaç kullanımını önlemek açısından mühimdir. Alerjik hastalıklarda korunma yöntemleri önemlidir ancak tek başına yeterli olmaz. Tanı konulduğunda çocuğun yaşına ve belirtilerine göre uygun tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekir. Hastalık her zaman tamamen geçmese de kontrol altına alınabilir.
Sinüsler, burun geçişine yakın boşluklardır. Sinüzitte, sinüslerin ağzı iltihaplanarak tıkanır. Bunun sebebi solunum yolu ile buraya ulaşan hem bakteriler hem de virüsler olabilir. Burun tıkanıklığı, koyu sarı-yeşil renkte burun akıntısı, hafif ateş, baş ağrısı ve burundan konuşma gibi belirtileri vardır. Alerjik hastalarda daha sık görülür ve genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunu izler. Antibiyotik tedavisi gerekebilir. Ortam havasını nemlendirmek, burun spreyleri ve günlük alınan sıvı miktarının arttırılması sinüzitin doğal tedavisi için yapılabilecek temel uygulamalardandır. Tüketilen sıvılar, koyu kıvamdaki mukusun yumuşayarak drenajının kolaylaşmasını sağlar.
Larenjit, çeşitli sebeplerle ses telleri iltihabı oluşması sonucunda, boğazda yumru hissi, ağrı ve ses kısıklığı ile devam eden bir rahatsızlıktır. Hastalık, sıklıkla ‘krup’ olarak adlandırılan viral bir enfeksiyonun parçası olarak karşımıza çıkar ve esas olarak bebeklerle küçük çocukların solunum yollarını etkileyen bir enfeksiyondur. Ancak larenjit, çocukların hava yolları henüz küçük olduğundan daha ağır seyretme eğilimindedir. Ortalama 7-10 gün içerisinde herhangi bir tedaviye gerek kalmaksızın ve kendiliğinden iyileşse de ses dinlendirme, bol sıvı alımı ve havayı nemlendirme gibi önlemler iyileşme sürecini hızlandırır.
Dr. İsmet Öncü, çocukları sonbahar hastalıklarından korumak için 10 öneriyi ise şu şekilde sıraladı:
“Sık ve etkili el yıkama alışkanlığı kazandırın
Öksürürken veya hapşırırken ağzını dirseği ile kapatması gerektiğini öğretin
Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık ortamlara sokmayın
Hasta olduğu bilinen kişilerle temas etmelerini engelleyin
Sigara içilen ortamlarda bulunmalarına mani olun
Sağlıklı ve dengeli besleyin, bol sıvı tüketmelerini sağlayın
Doktor kontrolünde vitamin ve mineral desteği verin
Çok kalın ya da çok ince kıyafetler giydirmeyin
Bulundukları ortamı sık sık havalandırın
Uyku düzenlerine özen gösterin.”
İHA
Burdur’un en yüksek noktası olan Kestel Dağı, 6 Aralık 2025 itibarıyla etkili olan yağışların ardından beyaz örtüyle kaplandı. Bucak ilçesi sınırlarındaki zirvede kış manzarası gece yarısı itibarıyla kendini gösterdi.
Cinsel fonksiyon bozuklukları, sanıldığından çok daha yaygın bir sağlık sorunu olarak hem kadınları hem erkekleri etkiliyor. Uzmanlar, fizyolojik ve psikolojik faktörlerin bu sorunun temelinde yer aldığını belirtiyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözüm mümkün. İşte detaylar…
Türkiye A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’nda ilk sınavına çıkıyor. Gürcistan deplasmanıyla başlayacak serüvende futbolseverlerin gözü kulağı maçın saatinde ve yayın kanalında olacak. İşte 2025 milli takım maç takvimi ve Gürcistan-Türkiye karşılaşmasının tüm detayları.
Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde 30. dönem kazı çalışmaları başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca sürecek kazılarda, Türk, Amerikan ve İtalyan ekipler ortaklaşa çalışacak. Antik kentte ortaya çıkarılan mozaikler ve mezarlar, bölgenin tarihî önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul’da öğrenim gören Burdurlu üniversite öğrencileri, İstanbul Burdurlular Derneği’nin düzenlediği dondurma ve çay programında bir araya geldi. Etkinlikte iş insanlarıyla öğrenciler tanışma fırsatı bulurken, samimi bir dayanışma ortamı oluştu.
Antalya’nın Serik ilçesinde hasta taşıyan 112 ambulansı, yoğun trafikte ilerleyemedi. Araçların yol vermemesi nedeniyle dakikalarca beklemek zorunda kalan sağlık ekiplerinin mücadelesi cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntüler, trafikteki duyarsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Yorumlar (0)