
Geçen gün seradaki malzeme dolabını karıştırırken metal bir para gözüme çarptı. Şimdiki bozuk paralardan daha açık renkte muhtemelen nikel bir paraydı. Elime aldım ve şöyle bir baktım:
Paranın bir tarafında, 25 Kuruş yazısı ve tarih olarak 1961 ve ayrıca bunların etrafını yuvarlak bir şekilde saran buğday başağı; öbür tarafında, omzunda mermi taşıyan bir kadın ve Türkiye Cumhuriyeti yazısı.
Biraz sonra hanım yanıma gelince parayı ona gösterdim: “Bak, çocukluk yıllarımın simgesi ve en çok harcadığım para …”
“Ben buldum onu serada, “dedi. “Dikkatli bakmadım, sanki yabancı bir paraya benziyordu.”
O nereden bilsindi ki, biz o parayla neler neler yapmışız…
Bir kere babalarımızın “bana harçlık lazım” dediğimizde bize verebileceği en uygun paraydı.Yani zorlanmadan…
Onunla yarım fırın ekmeği alırdık. Onu yemeksiz, katıksız yerdik. Fırından yeni çıkmışsa tadına doyum olmazdı. Hele bir 25’lik daha verip de haşlanmış yumurta alırsak, Bakkal Çerçi Ahmet dayıdan, bizden mutlusu olmazdı.
O 25 kuruş ne fakirliklere şahitlik etmedi ki!
O yıllarda koca ilçede sadece 2 tane Jip vardı. Onlarla Burdur’a Denizli’ye acil hasta taşınırdı. Kimsede traktör, biçerdöğer ve makine olmadığından kağnı, at arabası, orak,tırpan, yaba, kürek vs. ile ova harman işleri görülürdü.
Herkes yaya yürüdüğü için ne obezite sorunu vardı, ne kolesterol, ne de yüksek tansiyon!
Ovanın ta öteki ucundaki hasır evden okula ulaşabilmek için her gün 10-12 kilometre yol yürürdük, kış başına kadar…
Arabamız yoktu. Mazot, benzin fiyatları bizi hiç ilgilendirmezdi. Yaktığımız gaz lambası da, zaten, fazla gazyağı tüketmezdi. Varsın bir de tüketsin! Ne olacaktı ki… Çıra yakıverirdik odamızı aydınlatmak için.
O 25 kuruştan iki tane bulduk muydu hemen sinemaya koşardık. Siyah-beyaz sinema ekranında Cüneyt Arkınlar, Fikret Hakanlar, Ekrem Boralar, Yusuf Sezginler, Selda Alkorlar, Neriman Köksallar…
Durum aşağı yukarı Cahit Sıtkı Tarancı’nın şu mısralarındaki gibiydi:
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.
O 25 kuruş bana bunları hatırlattı.
En anlamlısı da neydi biliyor musunuz?
Omzunda mermi taşıyan özgürlüğümüzün timsali o kadın,
Ve bir de…
Hayatta kalmamızın temel direği buğday başağı.
Belki bilirsiniz;
Mesela ıssız bir adada olsanız…
Ya da…
Dünyada başka hiçbir yiyecek ve içecek kalmasa…
İnsan, sadece buğday ve su ile hayatını sürdürebilirmiş.
Geri kalanı teferruat!
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
BURDUR'da polisin 'dur' ihtarına uymayıp, kaçan sürücü takip sonucu yakalandı.
Kayseri'de paraşütle Ali Dağı'ndan havalanan 77 yaşındaki Türkan Aktaş'ın "İnşallah tansiyonumu yükseltmez" sözleri izleyenleri güldürdü.
BURDUR'da otomobilinin plakasındaki harflerde bant kullanıp, değişiklik yaptığı tespit edilen sürücüye 140 bin lira idari para cezası uygulanırken, araç 1 ay trafikten me
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada emlak sektöründe faaliyet gösteren esnafın yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Emlakçıların alıcı ile satıcıyı buluşturarak önemli bir hizmet sunduğunu belirten Akbulut, sosyal medya üzerinden ilan paylaşmaları nedeniyle uygulanan yüksek para cezalarının sektörü zor durumda bıraktığını söyledi
Burdur'da park manevrası sırasında park halindeki araca çarpan sürücünün, alkolmetreyi üflemeyi reddetmesinin ardından hastanede yapılan kan testinde 2,49 promil alkollü olduğu belirlendi. Sürücüye 150 bin lira ceza uygulanırken, ehliyetine de 5 yıl süreyle el konuldu.
Burdur'da rutin uygulama yapıldığı esnada karşı yönde bulunan bir sürücü yolunu değiştirip uygulama noktasına polislere selam vermeye geldi.
Yorumlar (0)