
“BİR MUSİBET BİN NASİHATTAN İYİDİR…”
“Tok, açın hâlinden anlamaz” derler ya…
Ne kadar doğru bir söz.
Allah insanı açlıkla, susuzlukla terbiye etmesin.
Ben gerçek anlamda açlık yaşamadım. Oruç hariç… Fakat açlığın ne demek olduğunu, onu büyük bir ustalıkla anlatan yazarlardan öğrendim.
Kim bu yazarlar?
İkisi de Nobel ödüllü:
Biri Knut Hamsun, diğeri John Steinbeck.
Geçen hafta da söz etmiştim…
Onları okuduktan sonra ekmeğe, açlığa ve yoksula bakışım değişti demiştim ya…
Gerçekten değişti.
Çünkü ekmek bizim kültürümüzde sıradan bir yiyecek değildir.
Kutsal sayılır.
“Ekmek çarpsın” deriz mesela.
Biz çocukken, yere düşen bir ekmek kırıntısını bile alıp öper, başımıza koyardık. Şimdiki nesilde aynı hassasiyet ne kadar kaldı, bilmiyorum.
Pek kaldığını da sanmıyorum.
Çünkü rakamlar korkunç:
Türkiye’de yılda yaklaşık 3 milyar ekmek çöpe gidiyor.
Düşünsenize…
85 milyon insanın her biri iki ekmek alıyor; birini yiyip diğerini çöpe atıyor sanki.
Bu miktar, Somali’nin yıllık ekmek ihtiyacının birkaç katı.
Akla zarar bir tablo.
Üstelik israf edilen sadece ekmek de değil.
Her türlü yiyeceği hoyratça tüketiyoruz.
Oysa yıllık ekmek israfıyla:
• 500 okul yapılabiliyor,
• 250 hastane kurulabiliyor,
• 1 milyon öğrenciye burs verilebiliyor.
İnsan bunları okuyunca lokmasına başka gözle bakıyor.
Ben de artık öyleyim.
Yukardaki yazarların romanlarını okuduktan sonra (Açlık ve Gazap Üzümleri) ekmeğin en küçük kırıntısını bile çöpe atamaz oldum. Soframa yiyebileceğim kadar yemek alıyorum. Artan yemeği önemsemeyen eski hâlimden eser kalmadı.
Eskiden biri “Tabaktakini bitir” dese hemen cevabım hazırdı:
“Şişmanlamak istemiyorum.”
Şimdi ise dolaptaki en eski yemeği önce tüketmeye çalışıyorum. Bayat ekmeği değerlendiriyorum. Yeter ki çöpe gitmesin.
Çünkü bir ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Yiyin, için; fakat israf etmeyin.”
Aslında son yıllarda bizi bu konuda terbiye eden iki büyük musibet yaşadık.
Birincisi pandemi…
O günlerde market raflarının nasıl boşaldığını, insanların temel gıdaya ulaşmakta nasıl endişelendiğini hepimiz gördük.
İkincisi ise bugün hâlâ yaşadığımız hayat pahalılığı.
Artık yiyeceğe eskisi kadar kolay ulaşamıyoruz. Gıda enflasyonu, insanlara lokmanın kıymetini yeniden öğretiyor.
Eskiden bol keseden çöpe attığımız şeyleri şimdi dikkatle tüketiyoruz.
Acı ama gerçek:
Bazen insanı en iyi terbiye eden şey nasihat değil, yaşadığı sıkıntı oluyor.
Avrupa bu alışkanlığı bizden çok önce edinmişti galiba.
Bizde yeni yeni alışılan dilim karpuz satışı, oralarda yıllardır var.
Hiç unutmam…
2008 yılının Temmuz ayında, Paris’te bir restoran vitrininin önünde durmuş; sergilenen çeyrek karpuzun fiyatına uzun uzun bakmıştım.
Fiyatı 14 euroydu.
O yıllarda Türkiye’de karpuzun kilosu 1 liraydı. Euro da yaklaşık 1 liraya denk geliyordu.
Bir çeyrek karpuza o parayı vermeye kıyamayıp yürüyüp gitmiştim.
Bugün dönüp bakınca düşünüyorum da…
Belki de yokluk, insana nimetin değerini öğreten en sert öğretmendir.
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Açlık ve gazap üzümleri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'İran'a kocaman bir teşekkür!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Bir telefon bir kamera: iki savcı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Fail bir kişi değil, bir çağrıdır' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Sosyal medya masalları ve gerçekler' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Nasıl da yanılmışım!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Zeynep-Kamil kadın doğum ve çocuk hastanesi' adlı köşe yazısı... Devamı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Antalya-Burdur Karayolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.
Burdur - Antalya Kara yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.
Yorumlar (0)