
Aslında son zamanlarda siyaset üzerine yazmak istemiyorum. Ancak ülke gündemi siyasetin etrafında bu kadar yoğun biçimde şekillenirken, konuya tamamen kayıtsız kalmak da mümkün olmuyor.
O halde konuyla ilgili birkaç söz edelim.
Bana göre meseleye en temel noktadan başlamak gerekir:
Programıyla, teşkilat yapısıyla ve ülkenin geleceğine ilişkin projeleriyle güçlü bir muhalefet partisi, demokrasiler için her zaman bir kazançtır. Hele ki söz konusu parti ana muhalefet partisi ise bu durum çok daha büyük önem taşır.
Ancak ben, öteden beri CHP'nin muhalefet tarzını yeterince etkili bulmadım. İktidara karşı güçlü, kapsamlı ve siyasi ağırlığı yüksek bir muhalefet ortaya koyabildiklerini düşünmüyorum. Bunun sonucu olarak da karşılarındaki iktidar partileri seçim kazanmakta ciddi bir zorluk yaşamadı.
Hele Recep Tayyip Erdoğan gibi bir siyaset ustası için bu durum hep önemli bir avantaj oluşturdu.
Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu döneminde ve sonrasındaki Özgür Özel'in liderliğinde izlenen bazı siyasi söylem ve stratejiler bana hiçbir zaman yeterince sahici gelmedi.
En yakın örnek:
Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan ve binlerce sayfadan oluşan bir iddianamenin tamamını peşinen "uydurma" olarak nitelendirmek ne kadar inandırıcıdır?
Oysa bir siyasetçide bulunması gereken en önemli şey inandırıcılıktır.
Öte yandan, bugün CHP içinde yaşanan tartışmalar ne yazık ki trajik boyutlara ulaşmıştır.
Türk siyasi tarihinde aldığı en yüksek oy yüzde 41 olan bu partide, bazı çevreler, daha üç yıl önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 48 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu'nu "hain" ilan ettiler.
Oysa Kılıçdaroğlu on üç yıl boyunca partinin genel başkanlığını yapmış bir insandı. Üstelik bugün onu eleştiren birçok isim de uzun yıllar boyunca onunla aynı yönetim kadrolarında yer aldı.
Peki Kılıçdaroğlu'na yöneltilen bu ağır suçlamaların temel gerekçesi neydi?
Tayyip Erdoğan'a karşı birçok seçim kaybetmesine rağmen, parti içi tartışmaların ardından yargı süreci üzerinden yeniden genel başkanlık koltuğuna dönmesi.
Peki…
Kılıçdaroğlu'nun yerinde başka bir siyasetçi olsa ne yapardı?
Bir kere her defasında karşısında Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir rakip vardı.
Ayrıca…
38. Olağan Kongrenin hemen ardından “sırtımdan hançerlendim,” diye bas bas bağırması,
Genel Başkanlık seçiminde, aynı gün yapılan iki turun, 1.sinde fark 18 iken, 2.sinde 276 oya çıkması,
Delegelerarası aldım-verdim iddiaları…
Hepsi CHP nin kendi örgüt içi sorunlarıdır.
Ama önemsiz demek ne ölçüde mümkündür?
Öte yandan…
Türk toplumunun siyasi tercihleri uzun yıllardır büyük ölçüde pek değişmiyor.
Genel seçimlerde sol partilerin toplam oyu her zaman yüzde 25-30 bandında, sağ partilerin ki ise yüzde 55-60 bandında seyrediyor.DEM ve türevleri de %10 civarında.
Yani Türk Solu %25-30 luk bu klasik oy oranıyla, daha baştan, maça 1-0 yenik başlamaktadır.
Şöyle bir düşünürsek;
Bülent Ecevit'in 1977 seçimlerinde, " Kıbrıs Fatihi Karaoğlan" rüzgârıyla aldığı %41 dışında, 1950 yılından bu yana CHP, kaç kez “tek başına iktidarlık” bir oy oranına ulaşabildi?
Hiç!
Bu durumda yalnızca Kılıçdaroğlu'nun seçim mağlubiyetleri üzerinden bir değerlendirme yapmak ne kadar adildir?
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP'nin adayları arasında;
Muharrem İnce yüzde 31, Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 38 oy alırken,
Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48 e ulaşmıştır.
Eğer ölçü yalnızca alınan oy oranıysa, Kılıçdaroğlu diğer adaylardan daha başarılı olmuştur.
"Aday Kılıçdaroğlu olmasaydı kesin kazanırdık" görüşü ise bugün için kanıtlanması mümkün olmayan bir varsayımdan öteye geçmemektedir.
Gelelim bugüne...
Yaklaşık 250 miting yaparak partisini, iktidarın en güçlü alternatifi olarak gösteren Özgür Özel'in performansı da seçmen tarafından yakından izleniyor.
Ancak son yapılan mahallî ara seçimlerde CHP, altı belediye başkanlığından yalnızca birini kazanabildi.
Eğer CHP gerçekten iktidarın en güçlü alternatifi hâline geldiyse, bunun seçim sonuçlarına daha belirgin biçimde yansıması gerekmez miydi?
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Ankara'nın Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldı.
Bucak Kaymakamı Can Kazım Kuruca, Kuyubaşı Köyü'ndeki Yangın İlk Müdahale Ekip Binası ile Karlık Yangın Gözetleme Kulesi'nde incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kuruca, orman yangınlarına erken ve etkin müdahalenin önemine dikkat çekti.
Burdur'un Bucak ilçesi Hacı Ömer Ağa Camii'nde eğitim gören çocukların Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan'a yaptığı samimi davet, kısa sürede büyük beğeni topladı. Burdur Valiliği ise çocukların çağrısına kayıtsız kalmayarak Vali Bilgihan'ın en kısa zamanda camiyi ziyaret edeceğini açıkladı.
Denizli'nin Acıpayam ilçesinde yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak takla atan Tofaş marka otomobilde sürücü Ali Yırtıcı hayatını kaybetti, araçta bulunan kızı ise yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Bucak Belediyesi tarafından tamamen öz kaynaklarla hayata geçirilen yeni içme suyu isale hattının bağlantı çalışmaları tamamlandı. Belediye Başkanı Hülya Gümüş, projenin tamamlanmasıyla ilçede yaşanan su sıkıntısının yaklaşık yüzde 80 oranında azalmasının hedeflendiğini açıkladı.
Yorumlar (0)