
GAFİL GEZME ŞAŞKIN
Siyasetin gürültüsü, ekranların bitmeyen tartışmaları, savaş haberleri, ateşkes söylentileri, belediye koridorlarında yankılanan çirkinlikler…
Televizyonda, gazetede, sosyal medyada, dost meclislerinde… Aynı sözler, aynı cümleler, aynı yorgunluk.
İnsanın ruhunu usul usul kemiren bir tekrar…
Ben de dedim ki, gelin bugün bu kalabalıktan biraz uzaklaşalım.
Sizi zamanın tozlu yollarından geçirip, 16. yüzyıl Anadolu’suna, Sivas’ın o kadim toprağına götüreyim.
Orada bir ozan var: Kul Himmet…
Öyle bir söz söylemiş ki, sanki ömrün bütün yükünü birkaç dizeye sığdırmış.
Bir şiir yazmış… Ama o şiir, sadece bir şiir değil; bir ömürlük ibret, çağlar boyu yankılanan bir hakikat.
Ve o dizeler, Anadolu’nun tükenmeyen ezgileriyle birleşip bir türküye dönüşmüş.
Öyle bir türkü ki… Dinleyenin yüreğine dokunur, insanı kendisiyle baş başa bırakır:
Gafil gezme şaşkın, bir gün ölürsün,
Dünya kadar malın olsa ne fayda.
Söyleyen dillerin söylemez olur,
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda…
Bir insan, bir hayatı daha güzel özetleyebilir miydi? Ciltler dolusu kitap, bu kadar sade ve bu kadar derin anlatabilir miydi?
Sanmam…
İşte Anadolu irfanı budur.
Ne kürsü ister, ne süslü cümleler…
Bir deyişe sığar, bir nefese saklanır, bir türkünün içinde asırlar boyu yaşar.
Bazen düşünürüm…
Eğer Alevî-Bektaşî geleneği olmasaydı, bu toprakların türküleri ne kadar eksik olurdu?
Hangi söz ağızdan, bu kadar yanık, hangi ses bu kadar derin çıkabilirdi?
Hacı Bektaş-ı Velî’ler, Pir Sultan Abdallar, Kul Himmetler, Âşık Veyseller…
Onlar sadece şiir yazmadılar; insanın içini, kaderini, acısını ve hakikatini söylediler.
Bugün bile, modern dünyanın karmaşası içinde bir yerde o ses karşımıza çıkıyor.
Bir dizinin sonunda, bir sahnenin ortasında…
Kurşun kalbe değdiğinde, hayatla ölüm arasındaki o ince çizgide, bir türkü yükseliyor:
“Şu dünyada üç beş arşın bezin var,
Tüm bedesten senin olsa ne fayda.”
Ve insan anlıyor:
Zaman değişse de söz değişmiyor.
Evet…Bir başka zaman, bir başka hatıra.
Eski günlerin radyo sesli, gramofon kokulu yıllarında bir sanatçı: Muzaffer Akgün…
Yanık, tok ve içe işleyen bir ses.
Bir vasiyet bırakıyor arkasında: Gösterişsiz, sade ama derin…
“Cenazem camiden çıkıp mezarlığa gidene kadar,” diyor, “yol boyu iki türkü çalınsın…”
Biri:
Yine gam yükünün kervanı geldi.
Diğeri:
Geceler yârim oldu.
Ne büyük bir incelik…
Ne büyük bir sadelik…
Ne büyük bir vakar…
Çünkü o kuşak, hayatı da ölümü de aynı zarafetle taşıyordu.
Duyguları derindi, sözleri ağırdı, susmaları bile anlam doluydu.
Ve yine dönüp aynı yere geliyoruz…
Bu toprakların türküsü, bu irfanın içinden doğdu.
Deli Derviş Feryadî’den, Kul Himmet’ten, Pir Sultan’dan süzüldü.
Eğer o damar olmasaydı…
Bu milletin sesi eksik olurdu.
Yüreği eksik çarpardı.
Türküsü yarım kalırdı…
Hem de çok yarım.
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine dikkat çekerek, yaşananların münferit olaylar olmadığını söyledi. Dinçer, konuşmasına Adana’da aynı gece yaşamını yitiren iki kadını anarak başladı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV canlı yayınında partisinin kuruluş süreci, siyasi hedefleri ve Türkiye gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Partinin toplumdan gelen yoğun talep üzerine kurulduğunu söyleyen Özel, temel hedeflerinin yüzde 50+1 oyla tek başına iktidara gelmek olduğunu belirtti.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşanan ayrışma ve Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Bahçeli, hem Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuki haklarının korunması gerektiğini hem de Özgür Özel'in yürüttüğü siyasi mücadelenin saygıyla karşılanmasının önem taşıdığını vurguladı.
Kuruluşundan bu yana kadınların siyasette daha etkin rol almasını savunan parti, toplumsal eşitliği esas alan yaklaşımıyla öne çıkıyor. Kadın hareketini önceleyen politikalarını teşkilatlanma sürecine de yansıtan AÇIP, farklı meslek gruplarından ve yaş kategorilerinden isimleri aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor.
Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'nin Türkiye açısından tarihi bir başarı olduğunu belirterek, zirvenin ülkenin diplomatik gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Türkiye’nin içinden geçtiği siyasi ve küresel süreci değerlendiren Dervişoğlu, siyaset kurumunun yeniden itibar kazanması gerektiğini belirterek, akademinin yalnızca bir eğitim programı değil, aynı zamanda siyasi sorumluluk ve devlet ciddiyeti kazandırma hedefi taşıdığını söyledi.
Yorumlar (0)