
Atatürk, :”Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir…” demiş. O zamanlar belki çalışkandık , ama, bugün maalesef! Ortalık kafeden, kahvehaneden geçilmiyor, insanımız oralarda pinekliyor. Çoğumuz, üç kuruşluk asgari ücrete veya emekli maaşına talim.
Üretim mi?
Aylık alıyoruz ya. Ne gerek var üretmeye.
“Zekidir!” konusuna gelince… Aziz Nesin’e sorarsanız, o da değil.
Bu ülkede sadece üretimle her işin halledileceğini sanan bir kesim vardır. Üretim der de, başka bir şey demez. Benim gibi. Oysa üretmek tek başına yetmez. Ürettiğin şeyi satamıyorsan ne olacak? Çöpe bir dök, iki dök. Sonuç hüsran! …
Aklıma geldikçe gülerim. Taa gençlik yıllarımda, benim ilçemde, bu ilçenin kalkınmasını salça fabrikası kurulmasına bağlayan insanlar vardı. Geçtiğimiz yerel seçimlerde hâlâ bunun rüyasını görenlere rastladım.
Onlara;
“Yahu abi senin dediğin salça fabrikasında 20-25 kişi çalışır . O da mevsimlik, üç-beş ay. Gerisi ne olacak? Bunu bu kadar abartmayın,” desen. Adam seni küçümseyici bakışlarla şöyle bir süzer ve cevabı yapıştırır: “Efendim fabrika önemli. Sen ne dersen de. “
200 yıldan beri Batı’nın kötü olan nesi varsa ışık hızıyla hemen ülkemizde:
İçki,
Uyuşturucu,
Çıplaklık,
Aile kavramının hızla bozulması,
Doğurganlık hızının azalması ve yaşlı nüfusun artması vs…
İyi olanları ise ülkeye kamplumbağa hızıyla giriyor:
Çalışkanlık,
İş disiplini,
Teknoloji,
Üretim,
Eğitimlilik…
Bugün Batı Başkentlerinde insanlar akşam erkenden evine kapanır. Paris, Londra, Viyana, Budapeşte, Prag vb. Avrupa şehirlerinde saat 21 den sonra sokaklarda insan bulamazsın; ama İstanbul, İzmir, Kahire, Riyad, Bombay gibi metropollerde sokak ve caddeler sabaha kadar ışıl ışıl ve hareketlidir. İnsan kaynar. Neden? Çünkü biri ertesi sabah erkenden işe yetişecektir, öbürü öğleye kadar yatacaktır.
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları aralıksız sürüyor.
Medya dünyası,pop âlemi, magazin evreni…
Uyuşturucunun o ışıltılı “karanlığına” pek bir heves etmişler.
Savcıya, hakime, polise, jandarmaya buradan selam olsun!
Suça bulaşan, özendiren, ortam hazırlayan kim varsa:
Sonuna kadar gidilsin…
Ünlü olmak serbest,
Ama örnek olmanın bedeli var.
İSTANBUL’A İKİNCİLİK!
Dünyanın en pahalı şehirleri listesinde İstanbul ikinci sıradaymış.
Şaşırdım mı?
Hayır.
Liste şöyleymiş:
Seul, İstanbul, Oslo, Stockholm, Kyoto, Atina, Sydney, Auckland, Münih, Singapur, Londra, Miami…
Demek ki bizim ünlülerin ikide bir Miami’den yazlık alması boşuna değilmiş.
Baksanıza sıralamadaki yerine. Meğer orası ucuzmuş!
Emekli maaşından…
Biraz para biriktirsek,
Biz de mi oradan bir yazlık alsak?(Şakası bile sevimsiz!)
Ama listede Kyoto var da Tokyo yok.
Oradan aklıma bir anekdot geldi.
90’lı yıllar…
Enflasyon bizde yine şahlanmış.
Diyanet Tokyo’ya bir cami yaptırıyor, bir de imam gönderiyor.
Maaşı duyunca imam sevinçten uçuyor:
“1500 dolar! Köşeyi döndük!”
(Çünkü Türkiye’de imam maaşları o zamanlar 500 dolar bile değil)
Bir gün canı kiraz çekiyor.
Manava giriyor,
“Bir kilo ver” diyor.
Manav bakıyor…bakıyor…
Herkes 200-250 gram alırken, bizimki kiloluk istiyor.
Sanki adam dolar milyarderi!
Ödeme zamanı:
Borcumuz?
“7600 Yen( yani 49 dolar!) efendim.”
Bizimkinde şafak atıyor: “Ah Türkiyem vah Türkiyem! ”
SDG VE OSMANLI TOKADI
SDG, Suriye’de silah bırakmaya niyetli değilmiş.
İsrail’e güveniyorlarmış.
Bence durum net:
Canları Osmanlı tokadı istiyor.
Gerekirse Erdoğan–Şara iş birliğiyle bu “tokat meselesi” teknik olarak çözülebilir.
2026
Ramazan Canural'ın 'Kadim derdimiz: Beka sorunu' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın ''İyilik yap denize at...!' adlı köşe yazısı.... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Nasıl bulacağız bu mutluluğu? Ya da 'Çok şükür kalp hastasıyım!'' adlı köşe yazısı.... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Tanburi Cemil Bey ve Muhayyer Saz Semaisi' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Hem nalına hem mıhına' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Ben padişah değilim...' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Almadan vermek Allah'a mahsustur' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Bir ilçenin kalbine dokunmak...' adlı köşe yazısı... Devamı
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kenevir üretim izinleri yeniden düzenlenirken, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 21 il üretim havzasına dahil edildi. Karar kapsamında lif, tohum ve sap üretimi kontrollü olarak yapılabilecek; tıbbi kenevir ise yüksek güvenlikli tesislerde sınırlandırılacak.
Türkiye'nin önemli muz üretim merkezlerinden olan Antalya'nın Alanya ilçesi, ülke ihtiyacının yüzde 40'ını karşılıyor.
Afyonkarahisar’da köpek maması hammaddesi üretim tesisinde denetim yapıldı.
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, kentin sanayi potansiyelini yerinde incelemek üzere 2. OSB’de faaliyet gösteren üretim tesislerini ziyaret etti. İşletme yetkilileriyle bir araya gelen Bilgihan, yerel üretimin desteklenmesi ve istihdam kapasitesinin artırılması mesajını verdi.
Buldan'da sayıları giderek azalan kara tezgâhlarda geleneksel havlu dokumacılığı yaşatılmaya devam ediyor.
Korkuteli Belediyesi, ilçeye ait 400 dönümlük tarım arazisinde ürettiği buğdayı Halk Ekmek fırınlarında kullanarak hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de vatandaşlara uygun fiyatlı ve sağlıklı ekmek ulaştırıyor.
Yorumlar (0)