
Anketlere göre Türkiye’de yargıya güven %27 lere düşmüş.
Bazılarına göre bu %27 lik grup saftirik.
İşte ben o saftiriklerdenim(!)
Bu sonuç şaşırtıcı mı?
Değil.
Neden değil? Çünkü biz millet olarak , bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma gibi sözümona bir yetenek sahibiyizdir.
Bu tespitlerden sonra gelelim asıl konuya…
Sayın İmamoğlu tutuklanmadan önce, devlet görevlilerine çok üstenci bir dille laflar etti. Yahu devletle kavga edilir mi? Siyasetçilerle polemik yapabilirsin. Ülkenin valisini, savcısını, hakimini ne karıştırıyorsun?. Ötekine “ahmak” berikine “it”…
Bu ne ya?
Böyle insanları hiç sevmem.
Eleştirilerimin İmamoğlu’nun siyasi pozisyonuyla bir ilgisi yok.
Şimdi Onda şöyle bir imaj var:
Tavan yapmış bir ego, kibir abidesi bir benlik, valisi- savcısı, bakanı ve hatta ülkenin cumhurbaşkanı dahil herkese dil uzatmayı sıradan bir iş sayan nev’i şahsına münhasır narsistik bir kişilik!
Neyse… Sözü fazla uzatmadan İmamoğlu’yu yargılayacak olan mahkeme heyetinden vatandaş olarak şöyle bir istirhamım var:
Eğer yasal bir engel yoksa, lütfen bu ekibin duruşmalarını, canlı yayınla televizyonlardan verin. Duruşma herkese açık olsun ki, böylece yargımız da zan altında kalmaktan kurtulsun.
Böyle bir uygulama muhalefetinden iktidarına, seveninden sevmeyenine, herkesi büyük ölçüde rahatlatacaktır.
O gece saat 23-24 arası , önceden Kanal-D de yayınlanan “Şarkılar Bizi Söyler” adlı programı Youtube’den izliyordum.
Fehmi Tokay’ın hit olmuş bestesi “Benzemez Kimse Sana” başlamazdan önce insanı alıp taaa başka dünyalara götüren çok müthiş bir keman taksimi…
O sırada Volkan Konak kendinden geçmiş, yüzünde bir hüzün, bir duygu patlaması…
Ardından Sibel Can’ın şarkıya girişi, Sibel Can’dan sonra, Hüsnü Şenlendirici’nin, klarnetiyle enstrümental olarak şarkıya devamı...
Herkes mest olmuş durumda…
Ama ne acı bir tesadüf ki o saatlerde Volkan Konak Kıbrıs’ta sahnede can veriyormuş. Yalan dünya, işte böyle bir şey… Allah rahmet eylesin… Dünya görüşü bana uymasa da sanatçı kişiliği ve yardımseverliği bende her zaman olumlu izler bırakmıştır. Kolay değil 55 çocuğa amca olmak ve onları okutmak. Bunun için Volkan Konak gibi yüce gönüllü biri olmak gerekiyor.
Meslek âşkı da işte böyle bir şey olmalı. Sahnede can vermek! 1962 de Şükrü Tunar, 1996 da Zeki Müren ve en son Volkan Konak… Sahnede can veren büyük ustalar!
Ruhunuz şadolsun.
Sadece sizlerin değil; yakın zamanda aramızdan ayrılan Ferdi Tayfur’un, Ankaralı Turgut’un, Kahtalı Mıçı’nın ve Edip Akbayram’ın da ruhları şadolsun…
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde düzenlenen "500 Gündür Süren Hukuksuzluğa Karşı Adalet İçin Yürüyoruz" programına katıldı. Beylikdüzü Belediyesi önünden binlerce kişinin katılımıyla Yaşam Vadisi'ne yürüyen Özel, burada yaptığı konuşmada, 19 Mart'ta yaşanan sürecin üzerinden 500 gün geçtiğini belirterek iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Komiser, yargılama sürecinde yaşanan gelişmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan temel haklar bakımından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki gün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananları eleştirerek, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellendiğini savundu.
İmamoğlu'nun duruşma salonuna getirilmemesi üzerine avukatı, karar yazılmadan bu işlemin yapılamayacağını savunarak itiraz etti. Mahkeme başkanı ise itiraza, "Arada yazarız" yanıtını verdi.
Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak bilinen yargılamanın 8 Temmuz'da gerçekleştirilen 64. duruşmasında verilen ara kararların ayrıntıları belli oldu. Mahkeme heyeti, hem delillerin toplanmasına yönelik yeni müzekkereler yazılmasına hem de bazı sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.
Soruşturmaya konu olan açıklamanın, İmamoğlu'nun duruşma sırasında sarf ettiği, "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım. Yargılayacağım merak etmeyin. Ben iddianameyi yapanları yargılayacağım." şeklindeki sözler olduğu aktarıldı.
Yorumlar (0)