
İSTEMEYEN ALÇAK VE HAİNDİR ! -3 -
Değerli okuyucularım, " Terörsüz Türkiye Sürecine " dair düşünce ve görüşlerimi içeren yazımızın 3. bölümüne devam ediyoruz.
TBMM'de 467 milletvekilinin onayı ile kabul edilen çerçeve yasa gereğince;
PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son vermesi, silah teslim etmesi ve bunun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ile güvenlik kurumlarınca teyit edilmesi kararı sonrası gelişmeler devam ediyor.
TC Devleti siyasi ve Bürokrasi erki yanında milletimiz nezdinde de olumlu bekleyiş sürerken; Pkk ve uzantılarında söz konusu sürece dair hiç bir olumlu hareket olmadığı gibi bilakis, süreci baltama gayret ve çabaları devam ediyor !
Yazımızın geçen bölümünde özellikle Pkk'nın TBMM deki temsilcisi Dem Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın zehir zemberek konuşmalarına değinmiştik.
Aynı kadın bir tv proğramında haddini aşarak;
İsrail'e, " Erdoğan, Filistin'i işgal etmekten vazgeç dediğinde, Netanyahu, Sen de Kürtleri dövmekten vazgeç, dövdürmekten vazgeç dedi. Sonuçta siz barışın çağrısını yaparken Türkiye'de bu sorun devam ettiği sürece bir karşılığı olmuyor" diyerek küstahça yorumlar yapmış, Filistin davasıyla Pkk arasında paralellik kurma cesareti ve cehaletini gösterebilmiştir.
Aynı zat, " Dört Parça Kürdistan Coğrafyası " diyerek asıl hedeflerini açıkça beyan etmekten çekinmemektedir !
Öte yandan diğer Eş başkan Tuncer Bakırhan ise; ölen PKK’LI teröristler için " şehit " sıfatı kullanarak resmi ağızdan tahrik edici ifadeler kullanmaktadır.
Öldürülen PKKlılar için değişik illerde kurulan " taziye çadırlarında " ise şova dayalı, Terörsüz Türkiye çözüm sürecinin özüne aykırı gösteri ve proğramlar tertip edilmekte, zafer işaretleriyle adeta; TC Devletine karşı kin ve nefret kusulmaktadır.
Pkk bayrakları altında, Kürtçe ağıtlar yakılmakta, sloganlar atılmakta hatta Kuran-ı Kerim okunmaktadır. ( !.....................)
Sormak gerekmez mi ?
Pkknın leşleri şehitse;
bizim kaybettiğimiz 50 bin kahraman şehidimiz, binlerce gazimiz ne oluyor ?
Allah aşkına bu hadsizliklere kim dur diyecek ?
Bir kaç gün önce konuya dair rahatsızlıklarını dile getiren Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan,
Kırgızistan dönüşü DEM Partili yöneticilerin açıklamalarına tepki gösterdi. Açılım sürecini enfekte etmek isteyenlerin çıkabileceğini belirten Erdoğan, "Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin bir takım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Suriye’de ki KCK - PKK
Terör Örgütü uzantısı YPG - SDG elebaşı Mazlum Abdi, SDG’nin feshedildiğini ve Suriye ordusuna entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu.
“SDG feshedildi.”
“YPG tarihe karıştı.”
“Suriye’de tek devlet, tek ordu dönemi başladı.”
Şeklinde haberler servis ediliyor.
Ancak bu açıklamalar esasında gerçeğin tamamını yansıtmıyor. Çünkü Mazlum Abdi’nin kullandığı ifadeler çok daha farklı...
“SDG’nin bağımsız askeri güç olarak varlığına son verildi.” Diyor.
Teröristbaşı
Mazlum Abdi, “Silahlarımızı teslim ettik, birliklerimizi dağıttık, komuta - kademe zincirimizi ortadan kaldırdık ve silahlı gücümüzü sivilleştirdik” demiyor.
Tam tersine, terör örgütü YPG/SDG/PKK güçlerinin Suriye ordusundaki tugaylara entegrasyonunun tamamlandığını söylüyor.
Sona erdirildiği iddia edilen örgütün silahlı insan gücü, askeri mevcudiyeti yada siyasi hedefleri değildir.
Sona erdirildiği ilan edilen yalnızca “bağımsız askeri güç” statüsüdür.
Yani örgüt yok edilmemiştir. Suriye Devletinin içine alınmıştır.
Fesih ile entegre olmak aynı şey değildir
Gerçek bir fesihten söz edilebilmesi için terör örgütünün bütün askeri ve siyasi yapısıyla dağıtılması gerekmez mi ?
ABD'nin verdiği on binlerce tır silah, mühimmat, araç - gereç nerededir ?
Silahların teslim edilmesi, mühimmat depolarının merkezi yönetime devredilmesi, örgütsel komuta zincirinin lavedilmesi, yabancı menşeili teröristlerin Suriye’den çıkarılması, suç işleyenlerin yargılanması ve Türkiye’nin aradığı teröristlerin teslim edilmesi gerekmiyormuydu ?
Peki bunların hangisi yapılmıştır?
Kamuoyuna açıklanmış kapsamlı bir silah teslim envanteri var mıdır?
Kaç tüfek, kaç tanksavar, kaç tane uçak savar, kaç top, kaç İHA, vb. ne kadar mühimmat ve malzeme teslim edilmiştir?
Bu silahların seri numaraları ve teslim tutanakları nerededir?
Terör örgütü YPG - SDG - PKK’ya ait tüneller, karargahlar, haberleşme sistemleri, istihbarat ağı ve mühimmat depoları Suriye Ordusunun kontrolüne mi girmiştir ?
Bu soruların hiçbirine açık, net ve belgeli cevap verilmemiştir.
Buna karşılık açıklanan anlaşma hükümlerinden, örgütün silahlı kadrolarının varlığını koruduğunu açıkça görüyoruz.
Teröristler silah bırakmadı, tugaylara dönüşürken; Haseke merkezli üç tugay halinde Suriye ordusuna dahil edilmiştir.
Ayn el-Arab’daki silahlı güçler de ayrı bir tugay halinde Halep’teki bir tümene bağlanmıştır.
Edindiğimiz bilgiler ışığında diyebiliriz ki;
YPG - SDG - PKK terör örgütü şu an işgal ettiği toprakların yine hakimidir.
Kadın savaşçılardan oluşan YPJ (Kadın Savunma Birlikleri), ordu yerine İçişleri Bakanlığı bünyesinde örgütlü bir güvenlik gücü olarak kalmayı talep etmekte ve Şam yönetimiyle bu konudaki müzakerelerini sürdürmektedir.
Anlaşılmaktadır ki; terör örgütünün feshedildiği açıklamaları koca bir yalan ve bir göz boyamadır !
Bu silahlı unsurlar sadece üniforma değiştirmiştir.
Silahları ellerinde, siyasi olarak bulundukları bölgenin Valisi, Belediye Başkanı, Yönetim Kademeleri kolluk, asayiş kuvvetleri vb... hep aynı terör örgütünün elemanlarınca temsil edilecektir.
Kürtçe, ikinci bir resmi dil olarak kabul edilecektir. Terörist başı Mazlum Abdi'nin Cumhurbaşkanı Danışmanı olarak ataması sağlanmış, YPG'nin genel komutanı ve SDG'nin genel komuta Konseyi üyesi
Sipan Hemo'nun Doğu Bölgesi'nden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı görevine getirildiği iddia edilmektedir.
İsmi geçen bu azılı teröristler askeri üniformalarını
çıkartarak, Suriye Devletinin takım elbiseli kravatlı yüksek rütbeli idarecileri olmuştur.
Üstelik,
Sipan Hemo ve Mazlum Abdi (Ferhat Abdi Şahin), Türkiye tarafından Interpol nezdinde kırmızı bültenle aranan terör örgütü PKK - YPG - SDG yöneticileridir.
Son olarak bir soru daha soralım:
Madem ki SDG / YPG / PKK Suriye’de kendini feshetti.
ABD Kongresi neden 2027 bütçesinden bu örgüt için 130 milyon dolar ayırdı ?
ESKİ DÜŞMAN DOST OLMAZ !
Değerli okuyucularım,
Tekrar ediyorum.
" Terörsüz Türkiye Sürecini " istemeyen gerek Kürt, gerekse Türk, bir tek vatanseverin olacağını sanmıyorum.
Ancak içimizde ki hainler ve ülkemizin birliği ve beraberliğini yıkmak isteyen dış güçler dediğimiz başta güya en büyük müttefikimiz ABD, yanında İsrail ve batılı devletler istemeyecektir.
Ben nacizane yürütülen süreçte bazı tehlikeleri işaret etmeye çalışıyorum.
Devletimiz 1. Çözüm Sürecinde yaşanan ihaneti tekrar yaşamasın istiyorum.
Duamız ve temennimiz bu süreç başarılı olsun.
Özellikle Suriye’ye dikkat edilsin.
Unutmayalım ki;
" Eski düşman dost olmaz. Olursa dürüst olmaz !.."
2026
Bülent Okunakol'un" Terörsüz Türkiye Sürecine " dair düşünce ve görüşlerini içeren yazının 3. bölümüne devam ediyoruz. Devamı
2026
Bülent Okunakol'un İstemeyen Alçak Ve Haindir ! 2 adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un İstemeyen Hain ve Alçaktır adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası 34 Kibyra'da Heyecan Yaratan Bir Keşif Daha adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Büyük İblis Netanyahu’ya Dikkat! Adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Gölhisar Dosyası 33 Terk Edilen Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri için Bir Umut Işığı adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Ne Oldu İnsanlığımız Böyle ? çıkar Düzeni! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Şehitler Ağlar Gaziler Ağlar ! adlı yaısı Devamı
2026
Bülent Okunakol ‘un Yeni Parti Maalesef Yeni Parti değilmiş! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Yemen'de atılan husi füzeleri' adlı köşe yazısı Devamı
20 Ağustos 2026 perşembe günü Gölhisar Kırkpınar'ın Gözde pehlivanlarını Ağırladı
NNCHABER'in iki köşe yazarı, Hüseyin YILDIZ ve Bülent OKUNAKOL, Gölhisar İlçesinde bir araya gelerek bir söyleşi gerçekleştirdiler.
Gölhisarlı Gurbetçiler Sosyal Medya Grubu, ikinci kez yazar ve gazeteci Bülent Okunakol’u “Yılın Gazetecisi” seçti. Almanya merkezli grubun milyonları bulan takipçileri, Okunakol’un haber ve yorumlarıyla topluma ışık tuttuğunu vurguladı.
İYİ Parti Gölhisar Belediye Başkan adayı Bülent Okunakol, seçim çalışmalarını akşamları yaptığı mahalle toplantıları ile sürdürüyor. Gittiği her yerde halkın teveccühü ile karşılanan Bülent Okunakol, belediyecilik çalışmalarında ekipleri ile Gölhisar'ın gelişmesi ve kalkınması için çalışacaklarını söyledi. Göreve …
Burdur'un Bucak'tan sonra ikinci büyük ilçesi olan Gölhisar ilçesinde Ak parti ve MHP Belediye başkan adaylarını açıklamıştı.
Gölhisar MHP Beledye Başkan adayının NASUH EROĞUZ olduğu sosyal medyada paylaşılmasının ardından MHP Gölhisar Belediye Başkan aday adayı Bülent OKUNAKOL Sosyal medyada açıklamada bulundu.
Yorumlar (0)