
Kafamı kurcalayan sorular…
İSRAİL’DEN TOHUM ALMAYA DEVAM MI?
“Biz tohumları İsrail’den alıyormuşuz. Netanyahu şöyle bir açıklama yapmış: Biz Türkiye ile 2 milyar dolarlık anlaşma yaptık. Onların tohum ihtiyacının tamamını biz karşılıyoruz…vs…vs…”
Külliyen yalan haber ve dezinformasyon!
İletişim başkanlığı Dezinformasyonla Mücadele Birimi kurdu ama, yine de bilgi kirliliklerinin hakkından gelemiyor. Birileri Türkiye düşmanlığını alttan alta körüklemeye devam ediyor. Hem de içimizden birileri.
Bazıları da sorgusuz sualsiz inanmaya teşne…
Oysa ayette ne buyruluyor: “Bir fasık size haber getirirse ona inanmadan önce bir araştırın ve öyle karar verin.”
Ben de öyle yaptım.
Meğer 2024 Mayısından beri İsrail’le hiç tohum alışverişi yapmıyormuşuz. Bizim tohumlarımızıın %95 i zaten yerli tohummuş . Geri kalan % 5 lik kısmını da Ukrayna başta olmak olmak üzere İsrail dışındaki ülkelerden karşılıyormuşuz.
Şimdi sıkı durun, dünyada tohum üretiminde 11. sıradaymışız ve üstüne üstlük bunların önemli bir kısmını da ihraç ediyor muşuz.
Bunlar Tarım Bakanlığının resmi verileri…
Fakat sosyal medya bataklığında yalanın bini bir para!
SİZ SAVCININ YERİNDE OLSANIZ NE YAPARDINIZ?
Kamuoyunda bazı görüşlere göre , İmamoğlu davaları, hukuki değil siyasi. Hükümet karşıtlarına bakarsanız ; sanki, İmamoğlu’nun, Yüksek Seçim Kurulu Üyelerine “ahmak” deme özgürlüğü var, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısına hakaret etme hürriyetine sahip, Ordu Valisi’ne ağır laflar etme serbestisi mevcut, mahkemedeki bilirkişiyi yerden yere vurma hakkına sahip…
Eeee… Böyle mi yani?
Bütün bunların Türk Ceza Kanununda hiç karşılığı olmayacak mı?
Şimdi gelelim şu yolsuzluk olayına…
Siz şimdi savcısınız ve görevleriniz var. Birileri çarşaf çarşaf şikayet dilekçelerini önünüze yığmış ve “şunları bi inceleyin, şu, şu, şu adamlar yasadışı işlere bulaşmışlar, yolsuzluk deryasına dalmışlar,” diyor.
Siz de savcı olarak, o şikayet dilekçelerini verenlere; “ Yok canım onlar öyle şeyler yapmaz, üstelik, içlerinde 16 milyon İstanbullu’nun Belediye Başkanı var, böyle bir şey olur mu yahu? diyerek o dilekçeleri sümenaltı ediyorsunuz ya da “soruşturmaya yer olmadığına karar verildi,” şeklinde resmi bir yazıyla cevap veriyorsunuz?
Böyle bir lüksünüz böyle bir gözükaralığınız ya da “görevi kötüye kullanma” konusunda böylesine bir cesaretiniz olabilir mi?
Üstelik o şikayet sahiplerinin 21 tanesi açık 4 tanesi gizli tanık ve hepsi CHP’li ise?
Ve MASAK raporları da böyle yolsuzlukların olabilceğine dair içeriklere sahipse…
Ve üstüne üstlük şikayet edilenlerin bir kısmı yurt dışına kaçmışsa…
Valla ben de savcı olsam soruşturmaları derhal açardım.
Aksi, zaten suç işlemek ve başına bela almaktır !
ABD SURİYE’DEN ÇEKİLİYOR MU?
İsrail’in eteklerinin tutuşmasına bakılırsa, etkin ABD basınının yorumlarına kulak verilirse, geçmişte Trump’ın, Irak’tan da asker sayısını azaltması hatırlanırsa, ABD Suriye’de bir yol ayrımına gelmiş ve bir şeylere karar vermek üzere.
Artık bu askerlerin tamamını çekme şeklinde mi olur yoksa azaltma şeklinde mi; bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Fakat asıl gerçek şu . Trump artık ABD nin bu dünya jandarmalığı işinden bıkmış durumda. Koskoca dünyanın jandarmalığını yapacaksın, oraya koş buraya koş, buna güç kuvvet ve para mı yeter?
Üstelik borç içinde yüzerken!
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zirvede daha güçlü mesajlar vermesi gerektiğini belirterek, "İsrail'in sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Lübnan, Filistin, Irak ya da İran İsrail toprağı mı? Bu soruların uluslararası platformlarda açık şekilde dile getirilmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
İsrail basınına konuşan Smotrich, ABD yönetimiyle yoğun temaslar yürüttüklerini ifade ederek, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına erişiminin önüne geçmek için kapsamlı bir lobi faaliyeti yürüttüklerini söyledi. Smotrich, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oyunun kurallarını değiştirecek askeri kabiliyetlere ulaşmasına izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.
İddialara göre Hegseth'in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapacağı görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilme ihtimali ele alınacaktı. Görüşmeye İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın da katılması, ayrıca İran başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularının masaya yatırılması bekleniyordu.
İsrail'in Lübnan bombardımanı ve Hizbullah'ın misillemesi sonrası diplomasi masası tamamen çöktü. İran, barış görüşmelerini tek taraflı iptal ederek ABD ve İsrail'i açıkça tehdit etti.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan yanıt geldi.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik gerçekleştirdiği son bombardımanın bilançosu netleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 70'ten fazla hedefin vurulduğu saldırılardaki toplam can kaybı ve yaralı sayısını resmi olarak duyurdu.
Yorumlar (0)