
MUHAFAZAKÂR CÂMİA DAHA
DİKKÂTLİ VE RİKKATLİ OLMALI
Atatürk, ‘’Bir Türk dünyaya bedeldir’’ demiş, bendeniz de ‘Mû’min bir Türk dünyaya da, âhirete de bedeldir!’ Ancak, mûminler ve bilhassa günümüzün mûminleri adımlarını daha dikkâtli ve rikkatli atmalılar… Her davranışlarını, hal ve hareketlerini, giyim ve kuşamlarını Müslümanca yapmalı, her sözünü ölçerek, biçerek, süzgeçten geçirerek söylemeliler! Yâni ‘söz Müslümana, Müslüman da söylediği söze yakışmalı ki, bazı sözler vardır inci dir, bazı sözler de vardı incitir!’ diyorum.
Diyeceğim o ki, ister Türk olsun, ister olmasın veya ister müslim olsun ister gayrimüslim, Cenab-ı Hakk doğduğu andan itibaren her insana iki melek görevlendiriyor ve bu meleklerden sağ omuzda olanı insanın iyiliklerini, güzelliklerini, kısaca sevaplarını yazıyor, sol omzundaki de kötülüklerini ve çirkinliklerini yani günâhlarını yazıyor! Ve bu meleklerde uyumak uyuklamak, acıkmak, susamak, yorulmak, bıkmak usanmak olmuyor ve bunlar insanı 7X24 gözetliyor, yaptıklarını bi bir kaydediyor(videoya) alıyor ve görevlerinde en küçük bir ihmal, ayırma kayırma, bir milimlik sapma ve hata yapmıyorlar!
MUHÂFAZAKÂR KESİM AHLÂKÎ ÜSTÜNLÜĞÜNÜ
VE, VE, VE GÜVENİRLİĞİNİ MUHÂFAZA ETMELİ!
ANCAK, SON YILLARDA BU EROZYONA UĞRADI!
Herkesin mâlumu olduğu üzere, sık sık ve çeşitli darbelere maruz kalan, devamlı ezilen, dışlanan, horlanan, aşağılanan ve inandığı gibi yaşayamayınca yaşadığı gibi inanmaya başlayan günümüz Müslümanı ya da ‘muhazafakâr…’ denilen kesim Erdoğan yönetiminin getirdiği rahatlamayla birlikte âdetâ ‘mal bulmuş mağribiye’ döndü ve tâbiri yerinde ise zafer sarhoşluğu yaşamaya başladı… Yani, benim bildiğim, gördüğüm ve duyduğum ya da hatırladığın kadarıyla şu anda Cennet misali ülkemizde Cenab-ı Hakk’ın emir ve yasaklarına uyma, uygulama konusunda herhangi bir engel ya da sıkıntı yok. Amma velâkin, Allah’ın (c.c) emir ve yasaklarına uyan, en azından uymaya çalışan kişi sayısı da oldukça azaldı…
Kısacası ve açıkçası; yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, insanların hiç biri başıboş bırakılmamış ve kişiler mükellef oldukları andan itibaren vazifeli meleklerin gözetimi ve denetimi altına girerler ve bu denetim ve gözetimler ölünceye veya aklen mâlül oluncaya kadar sürer… Yani mükellef olan insanların amel defterleri ya ölünce ya da akıllarını kaybedince kapanır!
Günümüz Müslümanı Ömer Hayyam’ın
BİR ELDE KADEH, BİR ELDE KUR’AN
BİR HELÂLDİR İŞİMİZ, BİR HARAM
ŞU YARIM YAMALAK DÜNYA DA
NE TAM KÂFİRİZ NE TAM MÜSLÜMAN!
Şeklindeki tarifine çok uyuyor maalesef.
MÜSLÜMAN…. YÖNETİCİLER DE
YÖNETİLENLER…. DE BÜYÜK BİR
ZAFER SARHOŞLUĞU İÇİNDELER
Tayyip Erdoğan’ın partisinin iktidara gelmesi ve Erdoğan önce Başbakan, sonra da Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte büyük bir rahatlama içine giren, her kurum ve kuruluşta görev alan, hattâ görevlilerin başında gelen İslâmî kesimin ve muhafazakâr camianın mensupları, eski günleri unuttular; dolayısıyla da rehavete dalıp günlerini gün etmeye, biraz da keselerini ve kasalarını doldurmaya başladılar! Yani, ‘bizim kesim’ dediğimiz ve her sözü güvenilen, her icraatı beğenilen camia son zamanlarda bu özellik ve güzelliklerden uzaklaşıp dünya nimetlerine ve iktidar ganimetlerine meyletmeye; dolayısıyla da hem kendilerine bu imkânı sağlayan iktidara zarar vermeye başladılar hem de kendi bindikleri dalları keserek dünya ve ahiretlerini riske ediyorlar..!
Oysa Fatır Sûresinin 32. Âyeti Kerîmesinde Cenab-ı Allah, “Onlardan kimi vardır, kendi kendine zulmeder. Kimi vardır, dengelidir, orta yolu tutar. Kimi de vardır, Allah’ın (c.c) izniyle her türlü hayırlı işlerde önde koşar…” buyuruyor…
Fakat günümüz Müslümanı tıpkı ehli dünya gibi kazanıyor, harcıyor, yiyor, içiyor, giyinip kuşanıyor ve harcıyor… Hal böyle olunca da hem kendine hem de en son ve en mükemmel bir din olan Dînimize-İslâmiyete zarar veriyor!
GÖLGE ETMEYELİM, BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Cenab-ı Hakk her şeyi genelde insanlık âleminin, özelde de İslâm Âleminin ve Müslümanın yararına-faydasına yaratmış ve haramların da helallerin de sınırlarını çizmiş-belirlemiş! Ancak bazı şeyleri muğlak bırakmış. Aklı başında, dîni îmanı ve inancı yerinde olan bir mümin de muğlak-şüpheli şeylerden uzak durarak kendini günâhlardan koruyabilir… Fakat nefislerimiz bazen bizim iman ve itikatlarımıza galip geliyor! Dolayısıyla da hem şahsımıza hem dinimize hem de dinin emir ve yasaklarına uyan yöneticilere-idarecilere ve İslâmın hâkim olduğu dönemlere zarar veriyoruz… O nedenle ben ‘müminler ve bilhassa göz önünde olan veya toplumun önünde giden muhafazakârlar hal ve hareketlerinde, davranış, giyiniş, kuşanış ve yaşantılarında daha dikkâtli ve rikkatli olmalılar, dolayısıyla da kimseye zarar vermemeliler’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
NASİHAT ETMEK KOLAY, ÖRNEK OLMAK ZORDUR!
Hz. Ali (r.a)
NASİHATİN YOLU UZUN, ÖRNEĞİN YOLU
KISA VE ETKİLİDİR! Seneca
DÜNYA; SİZİN GÖRÜNÜŞÜNÜZLE DEĞİL
SİZİN ÖRNEĞİNİZLE DEĞİŞİR…
Roger de Rabutin
EN İYİ ÖĞÜT, DUDAKLARINIZDAN DÖKÜLEN
DEĞİL, YAŞANTINIZDA GÖRÜLENDİR. Anonim
ÖYLE BİR HAYATINIZ OLSUN Kİ, ÇOCUKLARINIZ
HAKKANİYET VE DÜRÜSTLÜĞÜ DÜŞÜNDÜKLERİNDE
AKILLARINA SİZ GELESİNİZ… Anonim
SÜREKLİ FAZİLETTEN DEM VURUP ÖĞÜTLERİNDEN
HİÇ BİRİNİ YAPMAYANLAR, ÇOK GÜZEL SES
ÇIKARDIKLARI HALDE, HİÇBİR ŞEY HİSSETMEYEN
MUSİKÎ ALETLERİNE BENZERLER!
Romanos Diogenes
2026
Taceddin Akbaş'ın “Muhafazakar Camia Daha Dikkatli ve Rikkatli Olmalı" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Davutoğlu havlu attı" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Yeni testi suyu soğuk tutar...!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Erbakan ve Türkeş'in Partileri kapatılırken sessiz kalanlar hatta sevilenler, CHP'nin 2'ye bölünmesi nedeniyle feryad-ı figan ediyorlar " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Dünya Arkadaşlık ve Dostluk Günü Kutlu, Tüm Arkadaş ve Dostlar Mutlu Olsun" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'BİHDER'li olmak' bir ayrıcalık olmalı!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “MAKÜ Şehir Üniversitesi Burdur Üniversite Şehri olma yolunda ilerliyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Altı Ok Beş'e mi düşecek yoksa yedi'ye mi yükselecek? veya hepten mi yok edilecek?” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Basın Bayramımız kutlu' Cuma Bayramımız mübarek olsun ” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Saliha Bir Annenin Öz Kızına Altın Niteliğindeki 10 Nasihati ” adlı köşe yazısı. Devamı
Altındağ Belediyesi, ilçe genelinde yürüttüğü asfalt, kaldırım ve çevre düzenleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Belediye Başkanı Dr. Veysel Tiryaki de devam eden çalışmaları sahada denetleyerek ekiplerden bilgi aldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda söz alan Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, hakkında hazırlanan fezleke ve rüşvet iddialarına sert tepki gösterdi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte hakkında fezleke düzenlenen Ağbaba, suçlamaların asılsız olduğunu savunarak, uzun süredir "kirli bir kumpasın" hedefi olduğunu öne sürdü.
Elazığ merkez ile Arıcak, Salkaya, Aşağıdemirtaş ve Altınçevre'de 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü düzenlenen cenaze törenleriyle 9 vatandaş dualarla son yolculuğuna uğurlanarak toprağa verildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, ihtisas komisyonlarında siyasi parti gruplarına düşen boş üyelikler için seçim gerçekleştirildi. Yapılan oylamalar sonucunda İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Yeni Parti'nin aday gösterdiği milletvekilleri ilgili komisyonlarda görev almak üzere kabul edildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmasının ardından yaptığı açıklamada, düzenlemenin Türkiye'nin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti.
TBMM Milli Savunma Komisyonu, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar başkanlığında toplandı. Komisyonda, AK Parti ile MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan ve şehit yakınları ile gazilerin haklarının genişletilmesini amaçlayan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" kabul edildi.
Yorumlar (0)