
Ramazan’da Hareketin Bereketi: Oruç ve Egzersiz Birlikte Olur mu?
Ramazan ayı; bedenimizi, ruhumuzu ve alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirdiğimiz özel bir zaman dilimi. Oruç tutarken çoğu danışanımın bana sorduğu ilk soru şu oluyor: , spor yapmalı mıyım, yoksa bu ay dinlenmeli miyim?
Bir fizyoterapist olarak cevabım net: Doğru zamanda ve doğru yoğunlukta yapılan egzersiz, Ramazan’da da hayatın bir parçası olmalı.
Oruç süresince vücudumuz önce karbonhidrat depolarını kullanır ardından enerji için yağ yakımına yönelir. Bu süreçte kan şekeri düşebilir, sıvı kaybı artabilir ve özellikle günün ilerleyen saatlerinde halsizlik hissedilebilir.
Ancak bu durum, tamamen hareketsiz kalmamız gerektiği anlamına gelmez. Aksine, hafif ve kontrollü egzersiz dolaşımı artırır, kas kaybını önler ve metabolizmanın dengeli çalışmasına destek olur.
Ramazan’da egzersiz için üç ideal zaman aralığı vardır:
İftardan 1–2 saat sonra: En güvenli ve verimli zaman dilimidir. Vücut enerji ve sıvı almış olur.
İftara 30–60 dakika kala: Hafif tempolu yürüyüş gibi düşük yoğunluklu aktiviteler yapılabilir.
Sahurdan sonra: Çok hafif mobilizasyon ve esneme egzersizleri tercih edilmelidir.
Yüksek yoğunluklu antrenmanlar, özellikle uzun süren açlık ve susuzluk dönemlerinde önerilmez.
Ramazan ayında hedef performans artırmak değil, formu korumak ve sağlığı sürdürmek olmalıdır. Bu dönemde:
Hafif tempolu yürüyüş
Hafif direnç egzersizleri
Pilates
Esneme ve mobilizasyon çalışmaları
gibi orta-düşük yoğunluklu aktiviteler idealdir.
Örneğin, haftada 3–4 gün 30 dakikalık yürüyüş, hem kas-iskelet sistemini korur hem de sindirimi destekler.
Gün içinde susuzluk belirtilerine (baş dönmesi, çarpıntı, aşırı halsizlik) dikkat edilmelidir.
Egzersiz sırasında aşırı terleme hedeflenmemelidir.
İftar ve sahurda yeterli protein ve su tüketimi kas sağlığı için önemlidir.
Kronik hastalığı olan bireyler mutlaka hekimine danışmalıdır.
Unutmayalım ki Ramazan, bedenimize yüklenme ayı değil; onu dengeleme ayıdır. Hareketi tamamen bırakmak kas kaybına, eklem sertliğine ve duruş bozukluklarına yol açabilir.
Bir fizyoterapist olarak önerim şudur: Ramazan’da spor yapın, ama yarışmayın. Vücudunuzu dinleyin, zorlamayın ve sürdürülebilir bir tempoda ilerleyin.
Çünkü sağlıklı bir beden, ibadetlerimizi de günlük yaşamımızı da daha huzurlu kılar.
Ramazan’ın bereketi sofralarınıza olduğu kadar hareketinize de yansısın.
2026
Fizyoterapist Mehmet Acet'in 'Ramazan’da hareketin bereketi Oruç ve egzersiz birlikte olur mu?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Fizyoterapist Mehmet Acet 'Kış Aylarında Hareket Etmek Sağlığı Korur' adlı köşe yazısı... Devamı
2024
Fizyoterapist Mehmet Acet'in 'Kış Aylarında Hareketin Önemi' adlı köşe yazısı... Devamı
Uzm. Dr. Müge Yetener, egzersizin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin saymakla bitmeyeceğini, öncelikli olarak hareket sistemine dahil olmayan psikiyatrik, nörolojik, metabolik, kardiyovasküler, akciğer hastalıkları ile kas-iskelet sistemi bozuklukları ve kanserde "ilaç" rolü oynadığını söyledi
Bilimsel araştırmalar, ömrü 10 yıl uzatmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Peki, bu faktör nedir ve nasıl uygulanabilir? Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyenler için rehber!
Evde egzersiz yapmak isteyenler için kolay ve etkili egzersiz rutinleri! Zinde kalmak ve formda olmak için evde uygulayabileceğiniz egzersiz programlarını keşfedin.
Hareketsiz yaşam tarzına karşı Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, mesai sonrası egzersiz programı başlattı. Düzenli egzersizle kronik hastalıkların önlenmesi hedefleniyor. Sağlıklı yaşam için bu fırsatı kaçırmayın!
Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği Üyesi (ASYOD) Prof. Dr. Nuri Tatar, toplumda sık görülmeyen akciğer embolisinin geldiği zaman yüzde 50 oranında ölüme neden olduğunu dile getirerek, "Günlük hayatımıza baktığımız zaman mutlaka hareketi artırmamız gerekiyor.
Uzmanlar, egzersiz yapmaya alışkın olmayanlar için soğuk havada egzersiz yapmaya başlamanın uygun bir zaman olmayabileceğine dikkat çekiyor. İşte detaylar...
Yorumlar (0)