Ramazan Canural

SAĞOL EVHAM VAROL KUŞKUCULUK(2)

Ramazan Canural'ın 'SAĞOL EVHAM VAROL KUŞKUCULUK(2)' adlı köşe yazısı

Ramazan Canural

Hatırlarsanız, geçen hafta, hekim olarak acil hastalıklarda kuşkuculuğun ve devamlı teyakkuzda bulunmanın faydalarından ve bunun son aylarda birkaç kere yararını gördüğümden bahsetmiştim. Annemin hastalıklarıyla ilgili olan bu durumlardan birincisini geçen hafta anlatıp diğer ikisini bu haftaya saklamıştım.
İşte ikinci vak’a:
Bundan üç hafta önce… Yine cumartesi öğleyin Cankurtaran’daki bahçeye geldik. Ertesi sabah saat dokuzda whatsap’ımda bir mesaj! Bu sefer öbür kızkardeşimden. “Abi annem saat yediden beri iyice huzursuz, geceden de çok idrara çıktı..”
“ Tamam da, neden iki saattir haber etmedin?
“Rahatsız etmek istemedim de…”
“Olmaz, olmazzz… Acil durum seni beklemez.”
Önceden de olurdu. Annemde arasıra tansiyon 20 nin üstüne fırlar; acilde bir serum, idrar söktürücü iğne, dilaltı tansiyon hapı…derken durum normale dönerdi.
Telefonla hemen ambulans çağırıp annemi –uzaktan müdahale ile- acil servise naklettirdim. Orada yine aynı rutin işlemler ve tansiyonda normale dönüş olmuş… Ama bu sefer acildeki doktor bir de buhar aleti ve nefes açıcı yazmış. Bunu haber alınca bende bir kuşku uyandı: ”Acaba, akciğerde ekstra bir durum mu vardı, eğer öyleyse evde bu işin hakkından gelinmezdi.”
Evhamlıyız ya!
Hanım:” Artık senin burada pek aklın başında olmaz, yarın pazartesi, araba bende kalsın, ben buradaki işleri tek başıma halledeyim, sen GÖL-TUR’la Gölhisar’a dön,”dedi.
“Tamam.”
Saat 17.30 da otobüsle Cankurtaran’dan yola çıktım, eve geldiğimde baktım,annem hiç rahat değil. Tansiyonu ölçtüm. Alet ölçmüyor bile! Arıza veriyor… O derece yüksek demek ki. Hemen yine ambulans, yine acil servis, yine sabahki işlemler…Hayır! Bu defa rahatlama yok. Solunum hızlı, tansiyon19-20 nin altına düşmüyor.
Acil doktoru: “Abi hastanız yoğun bakımlık sanırım, burada kardiyoloji yoğun bakım yok, sevkedelim.”
Benim de istediğim buydu zaten.
Hemen harekete geçtik. Denizli’ye götürmek için oranın nöbetçi doktorlarıyla irtibata geçip Denizli’ye sevk izni alınması lazım. Yoksa ambulans direkt Burdur’a götürmek zorunda. Neyse o konuyu da zorla çözebildik. Saat yirmidört… Denizli Devlet Hastanesi Kardiyoloji Yoğun Bakımdayız. Annem yoğun bakıma yatırıldığını öğrense stresden perişan olur. Çünkü daha önce birkaç yakınımızdan biliyor; ona sorarsan, oraya yatanın-genelde- cenazesi çıkıyor.
Neyse… Hızlı bir toparlanma ve ertesi sabah yoğun bakımdan çıkış. Bir gün normal odada takip ve mutlu son…Taburcu.
Süper!
Üçüncü vak’a:
Aradan onbeş gün geçti. Bizim yine Cankurtaran’a gitmemiz lazım. Orada bazı bahçe işleri var. Yolda hanımla dertleşiyoruz: “Bu sefer annemin hastalığı yine depreşmese bari…”
Cumartesi saat 23, Cankurtaran’a varış. Ertesi gün bahçe işleriyle meşguliyet ve güzel bir pazar…”Artık burada birkaç gün kalalım” hayalleri… O gün annem ve kardeşler de bizim lavanta tarlasına gitmişler. Annem orada akşama kadar keyifsizmiş. Akşam döndüklerinde merdivenden çıkarken bembeyaz kesilmiş. Nefesi iyice daralmış.“Öleyazmış…”
Sabah namazından hemen sonra bizim “aile whatsapp grubunda” yukardaki yazışmaları görünce, namazı kılar kılmaz, hanıma: “Hadi hazırlan, yine korktuğumuz başımıza geldi, Gölhisar’a gidiyoruz, “ dedim.
Saat 07.30 da apar topar Gölhisar’a geldiğimizde, baktım, durum hiç de parlak değil. Tansiyon yine yüksek, kalp atışları düzensiz, solunum sıkışık. Yine ambulans, yine hastane. Ama bu sefer Dahiliye Uzmanıyla bizzat görüşüp, mümkünse, hastanede yatarak tedavi istedim. Sağolsun yatırdı. Vücutta sıvı yüklenmesi olmuş. Acilen tedaviye başlayıp vücutta biriken fazlalık sıvının atılması sağlanınca annem rahatladı. Üçüncü gün taburcu olup kardiyoloji kontrolü için Denizli’ye gittik.
Oradaki kardiyolog arkadaşın muayene bulgularına ve önceki epikriz incelemelerine göre, annem Gölhisar’da, hipertansif krizin ortaya koyduğu kalp yetmezliğine bağlı tehlikeli bir akciğer ödemi geçirmiş. Yani ölüm riskiyle karşı karşıyaymış.
Hem Gölhisar’daki hem de Denizli’deki doktorlarımıza minnet borçluyuz.
Neyse, şimdilik durum iyi.
Ben de bu günlerde sık sık: “Sağol evham, varol kuşkuculuk!” diyor da, başka bir şey demiyorum.
Haksız mıyım?

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 1
    BEĞENDİM
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ramazan Canural Diğer Yazıları

03
AĞUSTOS

2026

Kısa keselim Aydın havası olsun

Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı

20
TEMMUZ

2026

İmamların Maaşı meselesi

Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj

Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye

Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı

29
HAZİRAN

2026

Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete

Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Bir ömür sessiz kahramanlık: Babalar

Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı

15
HAZİRAN

2026

Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP

Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı

31
MAYIS

2026

Fethin gölgesinde bir Cuma namazı

Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı

23
MAYIS

2026

“Bir musibet bin nasihattan iyidir…”

Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı

17
MAYIS

2026

Ah ekonomi vah ekonomi!

Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

MAKÜ Diş Hekimliği Fakültesi Burdur’da ilk mezunlarını verdi
Bölgesel

MAKÜ Diş Hekimliği Fakültesi Burdur’da ilk mezunlarını verdi

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ilk mezunlarını verdi. AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz, bu başarının Burdur için gurur verici olduğunu söyledi.

Burdur hekim atama listesi belli oldu 12 hekim atandı
Bölgesel

Burdur hekim atama listesi belli oldu 12 hekim atandı

Burdur genelindeki sağlık kuruluşlarında uzman ve tabip kadrolarını güçlendiren dev atama hamlesi tamamlandı. 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası kapsamında Burdur’a atanan 5 tabip ve 7 uzman tabip hastanelerdeki görev yerlerine geçti.

Burdur’a 12 Yeni Hekim Kadrosu! İlçelere Güç Geliyor
Bölgesel

Burdur’a 12 Yeni Hekim Kadrosu! İlçelere Güç Geliyor

Burdur’a 12 yeni hekim kadrosu tahsis edildi. İlçe hastanelerini güçlendirecek atamaların detayları açıklandı.

Alaşehir Devlet Hastanesi’ne yeni başhekim atandı
3. Sayfa

Alaşehir Devlet Hastanesi’ne yeni başhekim atandı

Uzm. Dr. Ahmet Sancar Topal, Alaşehir Devlet Hastanesi’ne başhekim olarak atandı.

Burdur Devlet Hastanesi'ne 7 yeni hekim atandı, Uzman kadrosu güçleniyor
Bölgesel

Burdur Devlet Hastanesi'ne 7 yeni hekim atandı, Uzman kadrosu güçleniyor

Burdur Devlet Hastanesinde yeni atanan 7 hekimin göreve başlamasıyla şehrin sağlık altyapısı ve uzman kadrosu güçlendirildi.

Bucak Devlet Hastanesi'ne 11 yeni hekim atandı, kadro güçleniyor
Bölgesel

Bucak Devlet Hastanesi'ne 11 yeni hekim atandı, kadro güçleniyor

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, Bucak Devlet Hastanesi bünyesinde 3 uzman ve 8 pratisyen hekimin göreve başladığını duyurdu.