
İlkokul dördüncü sınıftayız. Bir bahar günü öğretmenlerimiz bizi İlçemizde “Deliyaraz” adıyla bilinen piknik alanına götürdüler. Bizde bir sevinç, bir mutluluk ki, sormayın gitsin…
Koşma, hoplama, zıplama, top oynama…
O gün okul müdürünün elinde bir cihaz gördük. Radyoya benziyordu. Neydi ki o? “Teyp” dediler. Sesleri kaydedermiş. Öğretmenler bazılarımızı konuşturup seslerimizi kaydettiler. Sonra konuştuklarımızı bize dinlettiler. Bu ne biçim bir aletti?! Şeytan işi gibi bi şey…
O yıl henüz radyomuz yoktu. Bir yıl sonra rahmetli babacığım elinde DELTA marka bir radyoyla çıkageldi. Bizdeki sevinci görmeyin! Babam sanki dünyayı evimize taşımıştı.
Gençliğimizde internet de yoktu tabii. İnternet 2000 li yılların başında yaygınlaşmaya başladı. Doksanlı yıllarda bırakın interneti, çoğumuzun evinde bilgisayar yoktu. İlk masaüstü bilgisayarımı aldığımda, satan çocuk “abi bu yeni versiyon, çok hızlı, canavar gibi bir şey,” demişti. Açılırken horul, horul öterdi. Uçak kalkar gibi… O zamanlar vindows, mindows hak getire… İlkel bir DOSE yazılım programı vardı ve bu bilgisayar sadece hasta bilgilerini kayıt etmeme yarıyordu. Fiyat:2500 Dolar, tarih 1991.
Tabii gençliğimizde cep telefonu da yoktu. Hatta herkesin evinde immobil telefon bile bulunmazdı. Cep telefon reklamlarını tv den izlerdik. Adamın gömlek cebinden bir kuş uçardı, reklam başlarken…”Cep telefonu değil, sanki gömlek cebi telefonu” derdi, bir bayan sesi. Cep telefonlarını da aklımız pek almazdı ya, neyse…. Cebe sığdığına göre…Küçücük bir şey olmalıydı. İlk cep telefonunu aldığımda tarihler 1996 yı gösteriyordu. Marka Ericsson. Fiyatı mı? Sanırım 700 Mark, yani 375 Dolar civarındaydı. Öyle “akıllı” filan da değildi, sadece konuşmaya yarardı.
(Mark Alman para birimiydi. Türkiye’de çok kullanılırdı. Dövize yatırım yapanlar Dolardan çok Mark alırlardı. Avrupa Ülkeleri 2000 yılında ortak para birimi Euro’ya geçtiler.)
Gençliğimde kameramız hiç olmadı. Yurt dışından babalarımızın, dayılarımızın getirdiği dürbün gibi bir şeyin içinde, kaydırıla kaydırıla bakılan Almanya, Avusturya, Fransa resimlerini hayranlıkla seyreder; gâvurların yollarını, caddelerini rengarenk çiçeklerle süslü parklarını, havaalanlarını seyrettikçe “yahu ne biçim yer bu Avrupa, sanki cennetten bir köşe” derdik. Ha unutmadan söyleyeyim, o zamanlar Avrupa Ülkelerinin aramızdaki ortak adı, Cavır içiydi.
İlk kameram hem renkli çekim yapar, hem de çekmekte olduğum görüntüyü ekrandan gösterirdi. SONY. Üstüne üstlük sesleri birebir kaydederdi. Ne güzel bir işti bu! Kamerayı 1996 da almıştım. Fiyat 1500 Mark. Yaklaşık 750 Dolar. Onunla sayısız çekimler yaptım. Hâlâ o günlerdeki hallerimizi, küçücük çocuklarımızın yaptığı şaklabanlıkları kasetlerden izler, kahkahalarla güleriz.
Şimdi… Sıra ilk arabama geldi. Yaş otuz beş, yolun yarısı eder demiş ya şair, ben de ilk arabamı işte o yaşta alabildim. Tarih 1990. Marka TOROS, fiyatı 16000 Mark. Yani 8000 Dolar civarında. İkinci el. 8000 km de. Sıfır sayılır yani… Şimdiki gençler daha evlenirken altlarında bir araba olmazsa mutsuz oluyorlar, teknolojiyle haşır-neşir büyüyorlar. Ama inanın, bizim gençliğimizdeki mutluluğun yarısı onlarda yok.
İşte böyle…
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer, demişler.
Not: Para birimlerini hep döviz cinsinden yazışımın bir nedeni var. O yıllarda aşırı enflasyon nedeniyle paramızda altı sıfır vardı. Şimdi bu rakamları TL. cinsinden yazsam kimse bir şey anlamaz…
2026
Ramazan Canural'ın 'Fail bir kişi değil, bir çağrıdır' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Sosyal medya masalları ve gerçekler' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Nasıl da yanılmışım!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Zeynep-Kamil kadın doğum ve çocuk hastanesi' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Helal olsun Yıldız Tilbe helal olsun Çelik' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Kedi aslanla boğuşabilir mi?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Razaman Canural'ın 'Emr-i Bi'l Ma'ruf ve Nehy-i Anil Münker' adlı köşe yazısı.... Devamı
Bucak Belediye Başkanı Hülya Gümüş ve Başkan Yardımcısı Hüseyin Göktu, MARBLE İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında Bucaklı firmaları ziyaret ederek destek verdi; ilçeyi başarıyla temsil eden üreticilere teşekkür edildi.
Bucak Kaymakamı Can Kazım Kuruca, Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda hemşehrisini ziyaret ederek sektöre ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı "5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Programı" kapsamında atılan imzalar ve basılan butonla Türkiye genelinde 5G dönemi resmen başladı.
Türkiye’nin 5G teknolojisine geçiş süreci için artık gün sayılırken Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 31 Mart'ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki töreni işaret etti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yüksek hızlı 5G teknolojisine geçiş takvimini resmen ilan etti. İki yıl içinde tüm ülkeyi kapsayacak bu dijital hamle, sanayiden medyaya kadar üretim ekosistemini kökten değiştirecek.
Burdur’un Bucak ilçesinde faaliyet gösteren Kahraman Teknoloji, 14 Şubat Sevgililer Günü kapsamında telefon kılıfı ve kırılmaz camlarda "bir alana bir bedava" kampanyası başlattı. 13-17 Şubat tarihleri arasında geçerli olacak fırsatla, teknoloji meraklılarına beş gün boyunca çift avantaj sunulacak.
Yorumlar (0)