
YA VARSA?
Peyami Safa bir yazısında şöyle der:
“Bunca işaret ve delilin karşısında Allah’ı inkâr etmek ve ateist olmak büyük cesaret işidir.”
Cesaret midir, yoksa başka bir şey mi, orası tartışılır. Ama bir şey var ki, Allah’ı inkâr etmek pek de “akıllı bir iş ” gibi görünmüyor.
Rivayete göre Ali ibn Ebu Talib ile bir ateist, bir mecliste Allah’ın varlığı hakkında tartışmaya girişir. Hz. Ali ne söylerse söylesin, karşısındaki kişi fikrinde ısrarcıdır. Tartışma uzadıkça uzar.
Sonunda Hz. Ali meseleyi farklı bir yerden ele alır ve şöyle der:
“Senin dediğin doğru olsun… Diyelim ki Allah yok.
Buna rağmen ben Allah’a inanarak; zinadan uzak durmuşum, içki içmemişim, hırsızlık yapmamışım, kimseyi haksız yere öldürmemişim, yalan söylememişim, namaz kılmışım, oruç tutmuşum, fakirlere yardım etmişim…Yani İslam’ın emir ve yasaklarına uyarak yaşamışım.
Sonra huzur-u ilahiye vardığımda birinin çıkıp şöyle dediğini farz edelim:
‘Ey Ali! Boşuna uğraştın. İnandığın o şeyler ve hesap günü yok burada’
Böyle bir yaşantım nedeniyle ben ne kaybederim?
Hiçbir şey!
Ama ya Allah varsa? Ya gerçekten bir hesap günü varsa?
Ve o gün sen yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabı sorulup ebedî cehenneme sürüklenirsen!
O zaman seni kim kurtaracak?
Şimdi söyle… Senin yürüdüğün yol mu daha akıllıca, yoksa benimki mi?
Hiç akıllı bir insan ebedî hayatını şansa bırakır mı?”
Doğrusu, bu sorunun cevabı insanı çok düşündürüyor.
Ateistlerin sıkça dile getirdiği bir başka iddia da şudur:
“Muhammed çok zeki ve akıllı bir insandı. Büyük bir devrim yaptı ve Kur’an’ı da kendisi yazdı.”
Bu iddiaya cevap olarak yazılabilecek delilleri sıralamaya kalksak gerçekten kalınca bir kitap olur. Ama sadece birkaç ayet bile insanı düşünmeye sevk etmek için yetiyor.
Mesela Kur’anda geçen şu ayetlere bakalım.
1. Hakka Suresi (44-47):
“Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, elbette onu kıskıvrak yakalardık. Sonra onun şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.”
Şimdi o ironik soruyu soralım:
Ateistlerin iddiasına göre Hz. Muhammed kendi yazdığı kitapta (!) kendi kendini tehdit ediyor, öyle mi?
Gerçekten ilginç bir yazarlık yöntemi.
2. Abese Suresi’nin ilk ayetleri
Bir gün Peygamberimiz Mekke’nin ileri gelenlerinden birine İslam’ı anlatırken yanına görme engelli bir sahabi gelir: Abdullah ibn Ümmi Mektum.
Peygamberimiz o sırada konuşmasını bölmek istemez ve yüzünü çevirir. Bunun üzerine şu ayetler iner:
“Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü,
Yanına o âmâ geldi diye.
Nereden biliyorsun, belki o senden öğrenecekleriyle temizlenip arınacaktı?
Yahut düşünüp öğüt alacaktı da, bu öğüt ona fayda verecekti?
Fakat kendisini ihtiyaçsız görüp seni dinlemeye tenezzül etmeyene gelince,
.
Belki müslüman olur diye sen ona yöneliyorsun.
Halbuki onun İslâm’a girip arınmamasından dolayı sana bir sorumluluk yoktur.
Öte yandan, sana büyük bir istekle koşarak gelen,
Üstelik Allah’a karşı saygı ve korkuyla dopdolu olarak gelmişken,
Sen ona gereken alâkayı göstermiyorsun!
Şimdi ateist mantığıyla düşünelim:
Hz. Muhammed kendi yazdığı kitapta (!) kendi davranışını eleştiriyor ve kendisini azarlıyor, öyle mi?
Bu da epey sıra dışı bir otobiyografi yöntemi.
3. Tahrim Suresi (1. Ayet)
Bu surede Peygamberimiz şu şekilde uyarılır:
“Ey Peygamber! Allah’ın sana helal kıldığını, eşlerini hoşnut etmek için neden kendine haram kılıyorsun?”
Yani yine aynı tablo:
Ateist yorumuna göre Hz. Muhammed kendi yazdığı kitapta (!) bu defa da kendi kararını “hatalı” ilan ediyor.
Doğrusu, insanın kendi kitabında kendini hem tehdit etmesi, hem azarlaması, hem de hatalı ilan etmesi…edebiyat tarihinde pek rastlanan bir yöntem değildir.
Velhasıl…
İnanç meselesi elbette herkesin kendi tercihidir.
Ama insan bazen şu soruyu kendine sormadan da edemiyor:
Evrenin anlamı üzerine karar verirken…
Hayatın en büyük meselesini değerlendirirken…
Akıllı insan gerçekten her şeyi bu kadar şansa bırakır mı?
Karar sizin.
2026
Ramazan Canural'ın 'Kedi aslanla boğuşabilir mi?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Razaman Canural'ın 'Emr-i Bi'l Ma'ruf ve Nehy-i Anil Münker' adlı köşe yazısı.... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Adalet herkese lazım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Dünya '1'den küçük' olmaya mı başladı?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Kadim derdimiz: Beka sorunu' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın ''İyilik yap denize at...!' adlı köşe yazısı.... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Nasıl bulacağız bu mutluluğu? Ya da 'Çok şükür kalp hastasıyım!'' adlı köşe yazısı.... Devamı
Burdur Belediye Meclisi, Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki 'Allah Diyen Park' ismini 'Kültür Park' olarak değiştirmeyi teklif etti. İsim değişikliği Eylül ayında karara bağlanacak.
Nevşehir’deki grup müsabakalarında fırtına gibi esen Burdur kafilesi, gümüş madalyayla Türkiye finallerine adını yazdırdı. Çeltikçi Şehit Ali Yıldırım Anadolu Lisesi’nin başarılı sporcuları, şimdi gözünü Samsun’daki büyük kupa mücadelesine dikti.
Karamanlı Belediye Başkanı Fatih Selimoğlu, sosyal medya üzerinden imar eleştirilerinde bulunan isme çok sert sözlerle yanıt verdi. Selimoğlu, söz konusu şahsın geçmişteki siyasi hamlelerini ve iş ilişkilerini tek tek deşifre etti.
TÜİK’in son verileri, Burdur’daki evlilik tercihlerinin komşu iller Antalya ve Isparta’dan ayrıştığını net bir şekilde ortaya koydu. Bölge genelinde ilk imzasını en genç yaşta atan kesim Burdur halkı oldu.
Burdur'un tarımsal geleceğini şekillendirecek Gölhisar Sulaması Yenileme projesinde kritik eşik aşıldı. Toplamda 90 bin 100 dekarlık devasa bir alanı modern sulamaya kavuşturacak inşaatta boru montajları hız kesmeden sürüyor.
Manisa merkezli dev soruşturmada, Burdur dahil 7 ili hedef alan profesyonel hırsızlık şebekesinin izi sürüldü. 2 bin saatlik kayıt ve 3 bin aracın analiziyle netleşen operasyonda, milyonluk soygunun failleri adalete teslim edildi.
Yorumlar (0)