
Önümüzdeki Pazartesi günü oynanacak olan Galatasaray - Fenerbahçe derbisini yabancı hakemlerin yöneteceği açıklandı. Hatırlayacaksınız bir kaç haftadır; yabancı " var " hakemleri süper lig futbol karşılaşmalarında görev yapmakta idi.
Şimdi de sahada vazife alacak hakemlerin de yabancı olacak olması, Türk futbolunun ve hakemlik camiasının düştüğü bedbahtlığın ve zavallığın bir ifadesi olarak karşımıza çıkıyor.
Bu durum Türk Hakemlerinin üzerinden bir silindir geçirilerek yok edilme operasyonunun son hamlesidir !
Siyasetin cenderesinde kıvranan Türk sporunun geldiği içler acısı bu kararın müsebbiblerinin ilk sorumluları asla Türk Hakemleri olmamalıdır diye düşünüyorum.
Liyaketsiz fedarasyon, kayırmacı, senin, benim adamım anlayışıyla adaletsiz atamalar yapan Merkez Hakem Kurulu, hakemleri infaz etmek için pusuda bekleyen medya ve medyanın kışkırtıcı yayınları sonrası harekete geçen, algı oluşturmak, taraftarına şirin görünmek isteyen, gündemde kalarak, hakemleri baskı altına almaya çalışan başta Galatasaray ve Fenerbahçe idarecileri yanında diğer kulüp yöneticileri bu sonucun ortak mesulleridir.
İddia ediyorum Türk Hakemlik müessesesi bu hâllere bilerek, sistematik olarak getirilmiştir.
Maçlarda hakemin de bir insan ve bir oyuncu olduğu unutularak, onun tamamen hatasız kararlar vermesini beklemek ne kadar adaletli, insani ve ahlâkî bir davranış olur ?
Bizim ülkemizde
sahada bir oyuncunun yada teknik direktörün hata yapabileceğinin hoş karşılanması bekleniyor da; neden bir hakemin de hata yapabileceği normal karşılanmaz acaba ?
Bir hakem saniyeler içinde bir pozisyon için karar alıp düdük çalma zaruretinde kalıyor. Tamamen çıplak gözle. Hakemin bir anlık bakıp görme ve karar verme mecburiyeti var. Hiç te kolay bir şey değil bu.
Medya da TV'lerde eski hakemler bir pozisyonu onlarca defa her cepheden, hızlı, yavaşlatılmış bir şekilde seyrediyor ve öyle karar verebiliyor. Sonra da ahkam keserek maçın hakemini linç edilsin diye toplumun önüne atıyor !
Bu durum
günlerce eleştiri konusu edilen hakemlerde bir özgüven kaybına neden oluyor. Kaç yılda yetişen bir hakemi bir çırpıda harcamaktan sanki zevk duyar gibiyiz ( !........................)
Ayrıca adeta linç edilen o hakemin şahsiyeti, ailesi hiç düşünülmeden.
Böyle bir hakemin çocuğunun geçenlerde okulda arkadaşları tarafından küçük düşürülmesi, konunun bir travmaya dönüşebileceğini dahi akıllara getirmiyor !
Aylardır Türkiye Süper Liginde hakemler ile ilgili bu olumsuz, önyargılı faaliyetler sonrası nihayetinde yabancı hakemlerin ligimizde düdük çalmasının zemini hazırlanmış oldu.
Birileri artık kına yakabilir !..
Yabancı hakem hadisesi öyle basit bir şekilde anlatılıp geçilemez.
- Efendim bu uygulama dünyanın her yerinde var gibi basit cevaplar verilemez.
- Bir kere bu karar, 85 milyonluk Yüce Türk Milletine bir hakarettir.
- Bir nevi " mandacılık " anlayışıdır.
- Biz bu işi beceremiyoruz, bizden bir şey olmaz, yabancılar gelsin adalet dağıtsın bizi idare etsin zihniyetidir.
Bu karar, yeni nesillerin aşağılık kompleksi ve eziklik duygusuna kapılabileceğini göz ardı edilmesidir !
- Daha önce getirmiş olduğunuz yabancı " var hakemlerinin maçlarımızda inanılmaz hatalar yapmakta olduğunu ne çabuk unuttunuz ?
- Yabancı hakem kararı Türk Hakemlik müessesenin imha ve idam kararıdır.
- Bu karardan sonra UEFA ve FIFA da kim sizin güven duymadığınız hakemleri yurt dışına davet edip maç verecektir ?
- Ey bu kararı alanlar siz, bu kararı alaraktan bu ülkede hakem olmak isteyen binlerce hakem adayının da hevesini kırdınız.
- Türk Hakemlerini dünyaya rezil ettiniz. Onur ve şerefiyle oynadınız. Namussuz yada beceriksiz ilan ettiğinizi hiç düşünmeden !..
- Hakemlerimiz bu duruma neden, geldi. Kimler tarafından nasıl getirildi, diye hiç sorgulamadan, özeleştiri yapmadan...
- Bu karar hem aziz Türk Milletinin, hem Türk Hakemlik müessesenin saygınlığına gölge düşürmüş, adeta sıfırlamıştır !
Türk Milletini küçük düşüren bu yabancı hakem kararı umarım tek maçlık olsun. Keşke bu karar hiç alınmasaydı !
Günümüzde artık spor sadece spor olsun diye yapılmıyor. Spor karşılaşmaları temsil edilen milletlerin sadece başarı kabiliyetlerini ölçmüyor. Aynı zamanda o milletlerin karakter ve ahlâkî değerlerini de ortaya çıkaran, Onur ve haysiyetinlerinin temsil edildiği ulusal yada uluslararası faaliyetler olarak karşımıza çıkıyor.
Şimdi dünya kamuoyunda denmiyecek mi?
85 milyonluk koskoca Türkiye bir hakem yetiştirememiş ve yabancı hakem ithal ediyor !
Biliyoruz ki Türk Milleti
asil, zeki, çalışkan bir millettir.
M. Kemal Atatürk' ün ifadelerinde de yer aldığı gibi ,
- "Türk milleti kahramanlıkta olduğu kadar yetenek ve yeterlikte de bütün milletlerden üstündür.
(Yusuf Ziya Özer, T.T.K. Belleten, Cilt: 3)
- "Türk kuvvet ve zekâsının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur. "
1931 (Hakimiyeti Milliye gazetesi)
Hani :
" Bir Türk Dünyaya bedel" di ?
Dünyaya bedel olan O Türk bir futbol maçını yönetmekten mi aciz ?
Yazımızı gene O' nun şu veciz sözleriyle bitirelim.
- "Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol.
- " Ne mutlu Türk'üm diyene !.."
2026
Bülent Okunakol'un Şampiyonlar Ligine Galatasaray Neden Puansız Başladı ? Bu Mağlubiyet Kime Yazar ? adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un" Terörsüz Türkiye Sürecine " dair düşünce ve görüşlerini içeren yazının 3. bölümüne devam ediyoruz. Devamı
2026
Bülent Okunakol'un İstemeyen Alçak Ve Haindir ! 2 adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un İstemeyen Hain ve Alçaktır adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası 34 Kibyra'da Heyecan Yaratan Bir Keşif Daha adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Büyük İblis Netanyahu’ya Dikkat! Adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Gölhisar Dosyası 33 Terk Edilen Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri için Bir Umut Işığı adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Ne Oldu İnsanlığımız Böyle ? çıkar Düzeni! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Şehitler Ağlar Gaziler Ağlar ! adlı yaısı Devamı
2026
Bülent Okunakol ‘un Yeni Parti Maalesef Yeni Parti değilmiş! adlı yazısı Devamı
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, köy ziyaretleri kapsamında Merkez ilçeye bağlı Yaylabeli Köyü’nü ziyaret etti.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.
Yorumlar (0)