
Öykümüz Almanya' da yaşanmıştır. Hikayemizi bilhassa gurbetçi kardeşlerimizin dikkatine sunmayı arzu ediyorum.
Ben de eski bir gurbetçi olarak, gurbet elleri ve o memleketlerin sosyal, siyasi ahlâkî, insani yapısını az çok bilen birisiyim.
Biz Türkler, 1960 yılların ortalarında yaban ellere gitmeye başlamışız. Biraz para kazanıp döneceklerdi babalarımız, dedelerimiz.
Fakat yıllar geçmiş gurbetçiler geri dönmek yerine, eşlerini ve çocuklarını da bulundukları ülkelere taşımaya başlamıştı. Binler, onbinler, yüzbinler derken bugün milyonlarca vatandaşımız yaşıyor gurbet ellerde.
Yani vatan tutmuşuz o diyarları...
Acısıyla, hüznü ve mutluluklarıyla...
İşte böyle bir gurbetçi kardeşimiz olan Ali, uzun yıllar ailesi ile birlikte Almanya' da yaşamakta ve güzel bir işiyle mutlu bir hayata sahiptir.
Gurbetçi Ali ve ailesi genellikle Almanların kaldığı apartmanda oturmaktadır. Ali ve ailesi efendi, güler yüzlü, yardımsever kişilikleri yanında; Müslüman bir aile olarak; örnek insanlar olarak gösterilmektedir.
İşte bu gurbetçi Ali'nin Alman, Ömer adlı bir komşusu vardır.
Ömer, sonradan Müslüman olmuş, Hans iken Ömer ismini almıştır.
Ömer bir gün komşusu Ali' ye hitaben şöyle seslenir.
-"Ali kardeşim, yıllardır seninle komşuluk yapıyoruz. Ben sizin ailecek yaşantınıza imrenerek, merak sardım ve senin vesilenle İslâm ile şereflendim. Sana binlerce kez teşekkür ediyorum, minnet duyuyorum. Seni hep gördüğüm de dua ediyorum.
Fakat içimden de beddua edesim geliyor " deyince;
Gurbetçi Ali şaşırır,
-"dua etmeni anlıyorum da; beddua etmek istemeni anlayamadım. Neden beddua etmek istiyorsun bana ?"
der.
Alman Ömer bunun üzerine;
-"Ali biz seninle uzun yıllardır komşuluk yapıyoruz. Biliyorsun annem ve babam bir Hristiyan olarak öldü.
Ben sayende Müslüman oldum. Böyle olunca ben onları ahirette bir daha göremeyecek ve Cennet'te bir araya gelemeyeceğim. Bunun büyük bir üzüntüsünü duyuyorum. Bu duygular içindeyken seni görünce aklıma bu düşünceler geliyor ve sana kızıyor, beddua edesim geliyor !
Neden bana anlattığın İslam'ı annem ve babama da anlatıp onların da Müslüman olmasına vesile olmadın ?
Onlar şimdi Hristiyan olarak öldü ve ebediyen onlarla Cennet'te birlikte olamayacağım." Şeklinde ifadelerde bulununca;
Gurbetçi Ali, bu sözler üzerine şok geçirir, ne diyeceğini bilemez. Çok sevdiği komşusu Alman Ömer adına üzülmüştür.
Hadiseye bu şekilde bakmak aklının ucundan bile geçmemiştir.
Ömer haklıydı. Ömer'e yaptığı İslâmî tebliği neden Ömer'in anne ve babasına yada başkaları için de yapmamış, onların hidayeti için çabalamamıştı ?
Birden içinde bir vicdan azabı hissi uyandığını hissetti.
Ömer'e gözyaşlarıyla sarıldı. O'nun üzüntüsünü hafifletmek için, pişmanlığını ifade eden sözlerle gönlünü almaya çalıştı.
"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” ( Al-i İmran, 140).
Ayetini okuyarak Allah' ın kullarına yüklediği sorumluluğu ve müjdeyi bir kez daha hatırladı.
Demek ki gurbet ellerde sadece dünyalık rızık gayesiyle bulunmadıklarını, İslâmi tebliğe muhtaç milyonlarca insanın olduğunu düşündü.
Asıl misyonumuz işte bu olmalı diye mırıldandı...
2026
Bülent Okunakol'un Şampiyonlar Ligine Galatasaray Neden Puansız Başladı ? Bu Mağlubiyet Kime Yazar ? adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un" Terörsüz Türkiye Sürecine " dair düşünce ve görüşlerini içeren yazının 3. bölümüne devam ediyoruz. Devamı
2026
Bülent Okunakol'un İstemeyen Alçak Ve Haindir ! 2 adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un İstemeyen Hain ve Alçaktır adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası 34 Kibyra'da Heyecan Yaratan Bir Keşif Daha adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Büyük İblis Netanyahu’ya Dikkat! Adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Gölhisar Dosyası 33 Terk Edilen Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri için Bir Umut Işığı adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Ne Oldu İnsanlığımız Böyle ? çıkar Düzeni! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Şehitler Ağlar Gaziler Ağlar ! adlı yaısı Devamı
2026
Bülent Okunakol ‘un Yeni Parti Maalesef Yeni Parti değilmiş! adlı yazısı Devamı
Ünlü İngiliz komedyen Charlie Chaplin'in yaşam öyküsünü anlatan tiyatro oyunu, Türkiye'de ilk kez 27 Mayıs'ta Zorlu PSM'de sahnelenecek.
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, köy ziyaretleri kapsamında Merkez ilçeye bağlı Yaylabeli Köyü’nü ziyaret etti.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.
Yorumlar (0)