
Aslında bu yazımı 27 Mayıs Pazartesi günü yayınlanacaktı… Ancak bir görevin îfâsı için İstanbul’da olmam, îfâ ettiğim görevin yorumunu geciktirmemem gerektiği ve bundan tam 64 yıl önce (27 Mayıs 1960 tarihinde) yapılan askerî darbenin acısını hâlâ yüreğimde hissettiğim için bugüne bıraktım…
Şöyle ki, 27 Mayıs Askerî Darbesi’nin yapıldığı tarihte ben küçük bir çocuk olduğumdan ve Türkiye’de de televizyon yayını olmadığından dolayı ki, koca köyümüz Düğer de bile biri kayın pederim de biri de bizde olmak üzere 3-4 ailenin radyosu vardı ve köye doğru dürüst bir gazete de girmezdi… O nedenle köyün bazı yaşlıları darbe ve benzer haberleri alabilmek için radyosu olan evlere ‘ajans’, yani haber dinlemeye gelir giderlerdi. Ve biz Askeri Darbesinin gerçeklemesine 6-7 ay kadar önce bir radyo sahibi olabilmek için ‘Filibis Rıza’ adıyla ünlenen Philips Bayiine paramızı yatırmış ve radyomuza da 3-5 ay sonra kavuşabilmiştik! Hattâ radyonun nereden ve nasıl açılacağını bilememiş ve bir bilenden yardım istemiştik… O da uzun uğraş sonu radyoyu açabilmişti! Yani biz bir radyoya kavuşmanın sevincini yaşamak ve radyoda yayınlanan şarkı, türkü ve eğlence programlarını (meselâ ‘Orhan Boran ve Yuki) adlı komedi programını dinleyerek radyo sahibi olmanın tadını çıkarmak isterken; 27 Mayıs 1960 da yapılan darbe haberleri, askerî marşları, rahmetli Hasan Mutlucan’ın tok-Davûdî sesiyle okuduğu kahramanlık türküleri ve sıkıyönetim bildirileri dinlemeye başladık… Dolayısıyla da radyoya kavuşmanın tadını çıkaramadık! Ki, o haberlerde dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in bebek ve köpek davalarının yanı sıra iktidara muhalefet eden üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinde kıyıldığı-kıyma yapıldığı yolunda haberler yapılıyor ve bunun gibi insanın kanını donduran haberler yayınlanıyordu… Bu ve bunun gibi haberler de bizi merhum Annan Menderes’in partisine, kendisine, bakanlarına ve hükümetine karşı müthiş bir öfke oluşturuyordu…
Ve yalan söylemeyen tarihçilere veya gerçekçi tarih kitaplarına göre, 27 Mayıs Askerî Darbesi, 12 Eylül 1980 askerî darbesinin aksine emir komuta zinciri içinde gerçeklememiş; 37 düşük rütbeli subayın planları ile darbeci ruhlu Tümgeneral Cemal Madanoğlu’nun komutanlığını, sevk ve idaresini yaptığı darbe sırasında 3 bin 500 civarında ve genellikle binbaşı, yarbay ve albay rütbeli subay emekli edilmiş; 150 üniversite öğretim üyesi veya görevlisi vazifeden uzaklaştırılmış, bazı üniversiteler kapatılmış, 520 hâkim ve savcı görevden uzaklaştırılmış! Yani 27 Mayıs Askerî Darbesinin bânileri ve dış güçlerin azatsız köleleri veya Batı ülkelerinin mutemet askerler ya da komutanları; halkın özgür iradesiyle seçerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiği ve TBMM’den de güven alarak anayasal bir hükümetin yanında ve askerî darbelerin karşısında yer aldığına inandığı subayları, öğretim üyelerini, savcı ve hakimleri ya ihraç ya da emekli etmişlerdi… Sayıları az olsa da askerî darbe yanlısı olanlar hâriç, hiçbir darbeye sıcak bakmayan ve demokrasiye şu veya bu şekilde bağlı kalan asker ve komutanlar da ‘kardeş kanı akmasın, asker askeri ya da komutan komutanı vurup öldürmesin’ gibi mülâhazalarla darbeye karşı ya sessiz kalmışlardı ya da pasif davranmışlardı… Ancak, gözleri dönmüş ve darbe yanlısı, hattâ darbe hastası olan küçük bir azınlık; 27 Mayıs 1960 tarihinde bir askerî darbe gerçekleştirerek ve Menderes Hükümetini al aşağı ederek hem demokrasimizin kâtili hem de Başbakan ve bakanların celladı, dolayısıyla da askerî darbelerin anası olmuştur!
Cennet misâli ülkemizin ve büyük devletimizin, asil ve necip milletimizin, Üçüncü dünya ülkelerinin en yanlış, en çirkin âdetlerinden biri olan askerî darbelerle anılması benim çok ağırıma gidiyor… Ancak demokrasi katili, insan celladı ve darbe ruhlu asker veya komutanlar önce ülkelerini, sonra da kendilerini darbeliyorlar! Fakat bunu yıllar sonra yaşayıp görüyorlar ama iş işten geçmiş oluyor. Ki, 27 Mayıs askeri darbesi fiilinin failleri de böyle oldular ve olmaya da devam ediyorlar… Çünkü genelde ve her yerde olduğu gibi, bazı asker veya komutanlar 27 Mayıs 1960 yılında Menderes Hükümetine karşı ‘sudan bahanelerle, hattâ uydurma veya yalan yanlış haberlerle Ülkemiz de bir darbe yaptıkları gibi, biri hükümetin başı, ülkenin Başbakanı, ikisi de bakanı olmak üzere birbirinden değerli üç devlet adamını idam ettirerek suçlarını katmerlediler! Ve darbeciler bugün lânet ve nefretle anılırken, darbelenenler rahmet ve minnetle anılıyor, hayırla yad ediliyorlar!
Uzun lâfın kısası ve meselenin hülâsâsı; bugün benim adını bile ağzıma ya da sayfama almak istemediğim ve darbelerin anası olarak nitelendirilen 28 Mayıs 1960 Askerî Darbesinin üzerinden 64 yıl geçmesine rağmen, bir berberin başkanlığını yaptığı mahkeme ve Allah’ın (c.c) değil, darbecilerin kulu olan ve hakkın hukukun değil güçlülerin yanında yer alan hâkimlerin sözde yargılamama sonucunda idama mahkum edilen ve tutuklu olduğu anda hakaretlere mâruz kalan ve dünya beyefendisi olan Adnan Menderes’i, Hasan Polatkan’ı ve Fatin Rüştü Zorlu’ya devlet, itibarlarını iade ederek bir nebze de olsa insanımızı rahatlattı… O nedenle, ben ‘devlet bugün darbecilerin olmayan itibarlarını iade etmediği gibi, millettin lânetlemesi de artarak devam etti ve ediyor!’ diyor, herkese ‘darbesiz ve kavgasız dövüşsüz’ saygılar sunuyorum.
EN KÖTÜ DEMOKRASİ, EN İYİ DARBE
YÖNETİMİNDEN DAHA EVLÂDIR!..
Alparslan Türkeş
DARBELER, DEMOKRASİYE İNDİRİLEN
EN BÜYÜK DARBELERDİR!..
DARBE, TOPLUMSAL BARIŞI VE HUZURU
EN BÜYÜK KARA LEKEDİR…
DEMOKRASİ, DARBELERE KAKŞI EN GÜÇLÜ
SAVUNMA HATTIDIR!
Darbe karşıtı sözlerden bazılırı…
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Muğla, Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyçeğiz, Marmaris, Milas, Ortaca, Ula, Yatağan, Seydikemer 27 Mayıs Salı günü hava durumu nasıl olacak? Hava sıcaklıkları düşecek mi? İşte günlük 27 Mayıs Salı hava durumu raporu
Isparta, Aksu, Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler, Şarkikaraağaç, Uluborlu, Yalvaç, Yenişarbademli 27 Mayıs Salı günü hava durumu nasıl olacak? Hava sıcaklıkları düşecek mi? İşte günlük 27 Mayıs Salı hava durumu
Antalya, Akseki, Aksu, Alanya, Demre, Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradi, Kaş, Kemer, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa, Serik 27 Mayıs Salı günü hava durumu
Burdur, Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni, Yeşilova 27 Mayıs 2025 Salı günü hava durumu nasıl olacak? Hava sıcaklıkları düşecek mi? İşte günlük 27 Mayıs hava durumu raporu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi Adası'nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu'nda önemli açıklamalarda bulundu.
Merhum Başbakan Adnan Menderes’in idam edilmesi ile sonuçlanan 1960 darbesinin yıldönümünde Adnan Menderes ve arkadaşlarının hatıralarının sergilendiği Adnan Menderes Demokrasi Müzesi'ne gelenler şok yaşadı.
Yorumlar (0)