Taceddin Akbaş

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

BUGÜN HİCRÎ 1447 YILINA ‘ELVEDÂ’
1448 YILINA ‘MERHABÂ’ DİYECEĞİZ

Her Müslümanın bileceği-bilmesi gerektiği gibi, biz inananlar bugün, (16 Haziran Salı günü) ‘Hicrî-Hicretin’ 1447. Yılını ‘hüzünlü bir şekilde’ uğurlayacak; 1448. Yılını da ‘ümitli bir şekilde’ karşılayacak, havf ve reca âyeti kerimesine uygun bir şekilde yaşamaya çalışacağız! Yani, biz inananlar, bir yıl boyunca korku ile ümit arasında gidip geleceğiz inşallah! O nedenle, ben daha yazımın başında ‘Hicrî 1448’in ve müteakip yılların, anların, günlerin, haftaların, ayların ve zamanların; geçmişlerinden çok daha hayırlı uğurlu, sağlıklı sıhhatli, dinli Diyânetli, bereketli, ibâdetli-taatli, şefaatli ve kazasız belâsız geçmesini diliyor; Cenab-ı Hakk’tan bizleri âilece, milletçe ve ümmetçe daha nice nice ümitli ve mutlu, hayırlı uğurlu yıllarda buluşturup görüştürmesini niyaz ediyorum…

Şimdide bu mutlu ve kutlu yıl hakkındaki ‘naçiz’ görüş ve düşüncelerime geçmek, buna geçmeden önce de bilmeyen ya da unutan sevgili okurlarıma bu yıl hakkında bazı hatırlatmalar da bulunmak istiyorum:

HİCRET BİR KAÇIŞ DEĞİL, TEBDİL-İ MEKÂNDIR!

Bazı din cahilleri ya da din, diyanet, kısaca İslâm düşmanları veya karşıtları Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in ve sevenlerinin Mekke’den Medîne’ye hicret etmelerini bir kaçış olarak görüyor, yorumluyor ve bunu her hâlükârda dile getiriyorlar… Oysa Hicret asla ve kat’a bir kaçış değil; Mekkeli müşriklerin, hikmetinden sual olunmayan Allah (c.c) ve Peygamber (sav)’in kendisi ile birlikte ashap düşmanlarının Müslümanlar üzerindeki baskılarının artması ve işkencelerinin şiddetlenmesi, dolayısıyla da inanan insanların dînî vecibelerini ‘özgürce’ yerine getirebilme; yâni Allah’ın emir ve yasaklarına uyabilme ve İslâm’ı gerektiği gibi yaşayabilmelerinin imkânsız hâle gelmesi; ayrıca can, mal, ırz ve namus gibi ‘olmazsa olmaz’ emniyetleri tehlikeye girmeye başlaması nedeniyle ve tabiidir ki Cenab-ı Allah’ın emir ve izniyle gerçekleşmiş olan bir göç veya tebdil-i mekândır! Ve âlimler de uzmanlar da ‘tebdil-i mekân da, yâni mekân değiştirme de ferahlık olduğunu ifade ettikleri gibi; bilim insanları da ilim insanları da bu durumu, sürekli aynı çevrede yaşamanın insanların beyinlerini rutine soktuğunu ve rehavete düşürdüğünü; hicretin ve seyahatin ise insan beynin de yeni uyarılar ve heyecanlar oluşturduğu için kişileri motive ettiğini, dolayısıyla madden veya fizîken de mânen de güçlendirdiğini ifade ve bunu da bilimsel bir şekilde izah ediyorlar!
Hicri yılın oluşumuna, nedenine niçinine burada ara veriyor, şimdi de unutulmaya yüz tutan Hicrî Yılı anma, anlama ve kutlama programlarına veya etkinliklerine getirmek istiyorum:

HİCRİ YILIN ÖNEMİ, MİLÂDÎ YILLA KIYASA

BİLE GEL-ME-YE-CEK KADAR FAZLADIR!!!

Tabiidir ki, Mîlâdî yılda bir gerçektir. O nedenledir ki, her yeni yıl, ‘harama bulaşmamak, ifrat ya da tefrite kaçmamak şartıyla’ ve geçen yılın maddî mânevî murakabesi, gelecek yılında yine aynı şekilde muhasebesi yapılarak kutlanabilir… Ancak insanının yüzde 98-99’u Müslüman olduğu var sayılan Ülkemizde Hicrî yıllar da unutulmamalı ve usulüne uygun bir şekilde kutlanmalı! Amma velâkin, gelin görün ki, Ülkemizde Mîlâdî yılbaşları için günlerce hazırlık yapılır ve yeni yıl ölçüsüz ve destursuzca kutlanırken, Hicrî yeni yılların-yılbaşlarının sıradan ya da yasak savma kabilinden bir kutlamayla geçiştirilmesi; hattâ unutulması ya da önemsenmemesi her samimi Müslümanı olduğu gibi beni de düşündürüyor ve üzüyor! Ki, ehli dünyalılar neyse amma, ‘inandım, bende Müslümanım..’ diyen insanlar dahî mîlâdî yılı unutmadıkları ve gayrimüslimce kutladıkları gibi, kendilerinin veya sevdikleri kişilerin bir başka mekâna gitmelerini-göçmelerini, doğum, nişan, nikâh ve benzer günlerini unutmadıkları halde, hiç unutulmaması ve tefekkür edilmesi; yâni, nedeni, niçini ve nasılı hakkında uzun uzun düşünülmesi gereken bir yılı sıradan bir gün veya yılmış gibi geçiştirmeleri imân zafiyetlerinden ya da bilgi yetersizliklerinden kaynaklanmalı…

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Mîlâdi takvim Hz. İsa (a.s)’nın doğumunu ‘mîlât’ kabul eden ve Dünya’nın güneş etrafındaki dönüş süresini (365 gün 6 saat) esas alan bir güneş takvimi! Hicrî takvim ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Mekke’den Medîne’ye hicret etmesini başlangıç yılı kabul eden(622) ve Dünya etrafındaki ay evrelerini (kamerî) bir takvim sitemidir. Ve Mîlâdi takvime göre bir yıl 365 güne tekabül ederken, Hicrî takvime göre 354 güne tekâbül ediyor… Hal böyle olunca da Hicri yıllar ile Ramazan ve Kurban bayramları her yıl 10-11 gün önce geliyor… O nedenle, Milâdî yıl hesabına göre bugün 70 yaşında olan bir kişi, Hicrî yıl hesabına göre yaklaşık 72 yaşında olmuş oluyor. Ki, Peygamber Efendimiziz de Hicrî yıla göre ve 63 yaşında âhirete irtihal etmiştir! O nedenle, yaşı 63’ünü geçmiş olan bazı Müslümanlara yaşları sorulduğunda ‘haddimizi aştık..!’ şeklinde cevap vererek Hz. Peygamber’e saygı gösterir ve Kendisine salâtı şerife gönderirler!

Yaşı 63’ünü çoktan geçmiş, dolayısıyla da haddini aşmış olan ben mücrim de, ‘Mîlâdî yılları kutlayalım, ancak Hicri yılları da unutmayalım!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.

ÎMAN EDİP DE HİCRET EDENLER, ALLAH
(c.c) YOLUNDA CİHAD EDENLERLE ONLARI
BAĞIRLARINA BASANLAR VE YARDIM EDENLER
VAR YA İŞTE GERÇEK MÛMİNLER ONLARDIR
GERÇEK BAĞIŞLANMA ONLAR İÇİN, BÜYÜK
LÜTUF ONLAR İÇİNDİR…
Enfal Sûresi, Âyet 8/74

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

11
HAZİRAN

2026

Pandemi gerçeği ve hantavirüs balonu

Taceddin Akbaş'ın 'Pandemi gerçeği ve hantavirüs balonu' adlı köşe yazısı... Devamı

10
HAZİRAN

2026

‘Yaşlandıkça gençleşen’ Jandarmaların 187. yaş günleri kutlu olsun!

Taceddin Akbaş'ın '‘Yaşlandıkça gençleşen’ Jandarmaların 187. yaş günleri kutlu olsun!' adlı köşe yazısı... Devamı

09
HAZİRAN

2026

Koç, Türkiye’de açtığı hastaneye “Amerikan Hastanesi” dediği gibi kürt kadınlar için de iyi dememiş

Taceddin Akbaş'ın 'Koç, Türkiye’de açtığı hastaneye “Amerikan Hastanesi” dediği gibi kürt kadınlar için de iyi dememiş' adlı köşe yazısı... Devamı

08
HAZİRAN

2026

AYM, kronikleşmiş olan nafaka düğümünü çözdü

Taceddin Akbaş'ın ' AYM, kronikleşmiş olan nafaka düğümünü çözdü' adlı köşe yazısı... Devamı

08
HAZİRAN

2026

Bihder, Derneğin faaliyetlerini kamuoyuna duyuran gazetecileri yemekte buluşturdu ve birer şiltle ödüllendirdi

Taceddin Akbaş'ın 'Bihder, Derneğin faaliyetlerini kamuoyuna duyuran gazetecileri yemekte buluşturdu ve birer şiltle ödüllendirdi!' adlı köşe yazısı... Devamı

05
HAZİRAN

2026

Yeni Parti’nin adı ya “ÖİP” ya da “ÖEP” olabilir!!

Taceddin Akbaş'ın 'Yeni Parti’nin adı ya “ÖİP” ya da “ÖEP” olabilir!!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Selçuk Özdağ’dan NATO Toplantısı Nedeniyle Meclis Tatili Eleştirisi
Siyaset

Selçuk Özdağ’dan NATO Toplantısı Nedeniyle Meclis Tatili Eleştirisi

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Özdağ, Meclis’in görevine kesintisiz devam etmesi gerektiğini savundu

TESK Başkanı Palandöken’den borç yapılandırmasında faizsiz ödeme çağrısı
İş Dünyası

TESK Başkanı Palandöken’den borç yapılandırmasında faizsiz ödeme çağrısı

Palandöken, mevcut düzenlemede 72 aya kadar taksit imkânı ve faiz oranında yapılan indirimin önemli olduğunu ancak esnafın beklentisinin tamamen faizsiz bir ödeme planı olduğunu söyledi

Çankaya’da İlaçlama Seferberliği: Yaz Boyunca Yoğun Mücadele
Yerel Yönetim

Çankaya’da İlaçlama Seferberliği: Yaz Boyunca Yoğun Mücadele

Halk sağlığını korumaya yönelik yürütülen ilaçlama faaliyetleri, 124 mahallede aralıksız şekilde devam ediyor

Burdur'da Mahallem Geleceğim Projesi ilk etkinliğiyle başladı
Bölgesel

Burdur'da Mahallem Geleceğim Projesi ilk etkinliğiyle başladı

Burdur Valiliği’nin talimatlarıyla hayata geçirilen Mahallem Geleceğim Projesi’nin ilk etkinliği Cumhuriyet İlkokulu’nda düzenlendi. Proje yaz boyunca farklı mahallelerde çocuklar ve ailelerle buluşacak.

Çankaya’da “Be A Player Ankara” Spor Buluşması
Yerel Yönetim

Çankaya’da “Be A Player Ankara” Spor Buluşması

ALARGA Spor Kulübü, SOA ve ANKARUNNING iş birliğiyle düzenlenecek etkinlik; fonksiyonel fitness, dayanıklılık sporları ve koşu kültürünü aynı çatı altında buluşturacak