
İlgilenenlerin bilecekleri gibi, Türkiye’de haziran ayının 3. haftası ‘’Babalar Günü’’ olarak kutlanıyor ve bu yıl da bugün 21 Haziran Pazar gününe isâbet ediyor. O nedenle, ben ‘övünmek gibi olmasın ama’ demeyecek, biraz övünecek ve her yıl olduğu gibi, bu pazar günü kutlanacak olan “Babalar Günü”nün de en mutlu, en kutlu, en umutlu ve en bahtiyar babalarından biri ben olacağım inşaAllah…’ diyeceğim! Nedenine, niçinine ve nasılına gelince, onu da aşağıda açıklamaya çalışacağım:
Şöyle ki; Cenab-ı Hakk beni birbirinden yakışıklı ve güzel ahlâklı, birbirinden değerli, vefalı, akıllı ve biri kız 6 torun dedesi yapmadan önce, biri ikiz 3 erkek evlât babası yaptı elhamdülillah… Ve evlatlarım da, torunlarım da beni bugüne kadar hiç üzmedikleri, kırmadıkları, saygısızlık ve sevgisizlik yapmadıkları gibi, her zaman ve her hâlükârda, ama bilhassa bundan 1,5 yıl kadar önce İstanbul’daki özel ve ünlü bir hastane de geçirdiğim kalp ameliyatım öncesinde, esnasında ve sonrasında ‘benim için’ hem keselerinin ağızlarını açtılar hem de âdetâ kendilerini parçaladılar! O nedenle, ben de onların yüzlerine karşı yaptığım dua ve teşekkürler ayrı, gıyaplarında, ‘onların evlâtları da analarına, babalarına, torunlarına, ninelerine, dedelerine ve kardeşlerine, hattâ uzak yakın akrabalarına aynı şekilde davransınlar ve kollayıp gözetsinler inşaAllah’ diye dua ettim, niyazda bulundum ve buna devam da ediyorum elhamdülillah...
Ve bu arada bir parantez açarak, ‘58 yaşında ve sapasağlam iken rahmeti Rahman’a uğurlanan babamı, ‘uğurlanan’ diyorum. Çünkü, zerre kadar kalbini kırmadığım canım babam, sabah namazı için kalktığı köydeki evimizin ikinci katından ve merdiven boşluğundan düşmesi ile birlikte beyin kanaması sonucunda vefat etmiş ve ben o sırada asker olduğum için, vefatını 4,5 ay sonra öğrenebildim. Yani, ben babalar babası, adamın hası, mahallemizin, köyümüzün, hattâ çevre köylerimizin Durmuş Hocası, dolayısıyla da yer de değil nurda yatası ve Peygamber Efendimizin komşusu olası babamın cenazesinin defni esnasında yanında bulunamadım maalesef. Bu da benim için ayrı bir üzüntü nedeni oldu ve olmaya da devam ediyor!
EVLÂTLAR ‘KAÇ YAŞINDA OLURLARSA OLSUNLAR’
ANA-BABALARININ YANINDA HEP ÇOCUKTURLAR
Meselâ; her ananın babanın yanında olduğu gibi, Mevlâ’ya emanet, bizim evlatlarımız da bizim yanımızda hep çocuklar, hattâ bebek kadar küçükler, tatlılar, sevimliler ve hep öyle de kalacaklar inşaAllah!
Demem o ki, bir evlât kaç yaşına girerse girsin, babasının-anasının, ninesinin dedesinin gözünde gönlünde hep çocuk, hattâ bebektir! Ve ebeveynler bebekleri için ne kadar üzülür veya sevinirlerse, torun sahibi olmuş, yani asıl yaşı ilerlemiş evlâtları için de aynı duyguyu yaşar, aynı şeyleri hissederler…
ETME BULMA DÜNYASINA DİKKÂT(!)
‘Baba ve Babalar Günü’ deyince, ben yaşanmış iki ibretlik hikâyeyi köşeme konu yapmadan edemiyorum:
Birinci hikâye şöyle; bir gün bir evlât evlerinin köşesinde babasını kıyasıya döver ve dayaktan canı yanan baba ağlayıp sızlaması gerekirken garip garip güler, acı acı gülümser! Durumu gören komşuları ve yoldan geçmekte olan insanlar durumu merak ederek, babaya bunun nedenini, niçinini sorarlar! O baba da ‘şu feleğin işine ve kaderin garip cilvesine veya tecellisine bakın ki, bir zamanlar aynı yerde ve aynı şekilde ben de babamı dövmüştüm!..’ diyerek hayıflanır ve geçte olsa ‘dünyanın etme bulma dünyası’ olduğunu öğrenir! (O nedenle biz geç kalanlardan olmayalım..!)
İkinci yaşanmış ve bizzat şahit olduğum hikâyeye de şöyle:
Bundan 25-26 yıl kadar önce ve gece vakti, polis telsizlerinden ‘bir lokalde baba-oğul kavgası olduğu şeklinde anons yapıldı. Ve biz iki gazeteci arkadaş doğruca o lokale gittik. Ve gittik gördük ki, bir baba taburenin üzerine dizlerini kıvırarak oturmuş hem dizlerini dövüyor hem de ‘Bilmem neyin çocuğu! Ben seninle oturup içki içtim, kumar oynadım! Yani ben sana babalık değil, arkadaşlık ettim! Ama sen bunun bile hatırını saymadın ve beni öldüresiye dövdün!..’ diye ağlıyor-sızlıyor ve hayıflanıyordu! Ben de yanımdaki gazeteci arkadaşım Ali’ye, ‘’Hadi gidelim Ali’ciğim. Bu adam evladına babalık yerine barmenlik ya da kadeh ve kumar arkadaşlığı yapmış… Oğlu da babasını değil, barmenini-kadeh ve kumar arkadaşını dövmüş!’’ dedim ve arkadaşımla birlikte oradan ayrıldım!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; mârifet ana baba olmakta, yani doğurmak ya da doğurtmakta değil, iyi ana baba, hayırlı ebeveyn olmakta! Yani, bir babanın önce kendisi helâl kazanç elde etmesi, sonra çocuklarına helâl yedirip helâl içirmesi ve helâl giydirmesi, artı helâl işlerde >haramı olmayan mekân ve zamanlarda< çalıştırması, dolayısıyla da hayırlı evlât yetiştirmeye çalışması gerekir!’ O nedenle, ben ‘Cenab-ı Hakk herkesi hem iyi ana baba yapsın hem hayırlı evlât versin hem de hayırlı evlâtlar yetiştirmeyi nasip ve müyesser eylesin!’ diyor, bu vesileyle hak eden tüm babaların günlerini kutluyor, herkese ‘baba’ saygılar sunuyorum.
BİR EBEVEYNİN EVLÂDINA EN BÜYÜK
MÎRASI GÜZEL AHLÂKTIR…
HİÇBİR ÇOCUK BABASININ HAKKINI TAM
OLARAK ÖDEYEMEZ. ANCAK BABASI BİRİNİN
KÖLESİ OLUR DA O DA ONU SATIN ALIP AZAT
ETMİŞ OLURSA BELKİ…
ANA BABASININ İHTİYARLIK ZAMANLARINDA
ONLARDAN BİRİNE VEYA HER İKİSİNE YETİŞİP DE
(LÂYIK OLDUKLARI HÜRMETİ GÖSTERMEDİĞİ İÇİN)
CENNETE GİREMEYEN (hak edemeyen) KİMSENİN BURNU
YERLERDE SÜRÜNSÜN!’ BUYURMUŞ VE BUNU ÜÇ KERE
TEKRARLAMIŞ…
CİHADA İZİN İSTEMEK İÇİN GELEN BİRİNE DE RESULÜLLAH
‘ANNEN BABAN SAĞ MI?’ DİYE SORMUŞ. ‘EVET’ CEVABINI
ALINCA DA ‘O HALDE GİT, ONLAR İÇİN ÇALIŞ’ BUYURMUŞ!
3 ayrı Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Pandemi gerçeği ve hantavirüs balonu' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın '‘Yaşlandıkça gençleşen’ Jandarmaların 187. yaş günleri kutlu olsun!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Koç, Türkiye’de açtığı hastaneye “Amerikan Hastanesi” dediği gibi kürt kadınlar için de iyi dememiş' adlı köşe yazısı... Devamı
Etkinlik kapsamında sahne alan Şehit Hüseyin Gültekin Bilim ve Sanat Merkezi Orkestrası’nın Babalar Günü Özel Konseri ise katılımcılara müzik dolu anlar yaşattı.
Bucak Kaymakamı Can Kazım Kuruca, Babalar Günü kapsamında şehit Hüseyin Arslan’ın babası Veli Arslan ve annesi Havva Arslan’ı hanelerinde ziyaret etti.
Ziyaretlerde, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın selamlarını ileten Aygün, Keçiören Belediyesi’nin her zaman şehit aileleri ve şehit yakınlarının yanında olduğunu vurguladı.
Babalar Günü'nün anlam ve önemine vurgu yapıldı. Şehitler rahmet ve minnetle anılırken, gazilere sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisinde bulunuldu. Program kapsamında şehitler için Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, Babalar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, babaların aile kurumunun temel direği olduğunu belirterek, tüm babaların Babalar Günü’nü kutladı.
Burdur Belediyesi Ali Orkun Ercengiz Babalar Günü Banner
Yorumlar (0)