
Hemen herkesin bildiği gibi, Cumhur İttifâkı 3 partiden, Millet İttifâkı ise 6 (artı?) partiden oluşuyor… Ve yine bilindiği gibi, AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, (kazandığı diğer seçimler hariç) en son olarak girdiği seçimlerde ‘tek başına’ yüzde 51, 79 oranında bir oy aldı ve T.C’nin ilk ‘seçilmiş’ Cumhurbaşkanı oldu!
Evet, AK Parti’nin adayının, bu yılın ortalarında yapılacak seçimlerde biri MHP, diğeri BBP olmak üzere 2 partinin daha desteğine ihtiyaç duyacak. Ki, onlar da zâten AK Parti’den veya Erdoğan’dan desteklerini esirgemiyorlar!.. Amma velâkin, seçimlere 5 ay gibi kısa bir süre kalmasına rağmen (ve kendi aralarında ve aylardır konuşup görüşmelerine, tartışmalarına rağmen) bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinde anlaşamayan ve gayriresmî ortak ya da destekçileri hâriç 6 partiden oluşan Millet İttifâkı Partileri, belirleyecekleri adaylarının yüzde 50 artı 1’i bulamama ihtimalini kuvvetli bir ihtimal olarak görüyor olmalılar ki, HDP gibi bir Partiden ‘kesintisiz’ destek istiyor, bekliyor ve medet umuyorlar! Yani Millet İttifâkı bileşenleri, gösterecekleri herhangi bir Cumhurbaşkanı adayının kazanamama ihtimalinin bulunduğunu görüyor ya da öyle düşünüyor olmalılar ki, aylardır bir Cumhurbaşkanı adayı belirleyemedikleri gibi, belirledikleri tek aday, ‘kazanacak biri olacak!’
YÜZDE ‘23’LÜK BİR OY POTANSİYELİNE SAHİP OLAN BİR
PARTİNİN GENEL BAŞKANI DURURKEN, ‘YÜZDE 1’LİK BİR
OY ORANINA SAHİP OLAN BİR PARTİ GENEL BAŞKANININ
BEN CUMHURBAŞKANI ADAYIYIM DEMESİ YANLIŞ OLDU!
Ortalama oy oranı yüzde 23’lerde seyreden bir partinin Genel Başkanı bile nezâketinden ya da herhangi bir nedenden dolayı ‘Ben 6’’lı Masanın Cumhurbaşkanı adayıyım…’ demez-diyemezken, Partisinin oy oranı yüzde 1’lerle seyreden bir Parti’nin Genel Başkanının ‘Ben aday olabilirim’ demesi 6’lı Masanın mîmarlarından biri olan, hattâ başında gelen başta Kemal Kılıçdaroğlu’na da, Meral Akşener’e ve diğer partilerin genel başkanlarına da, bu partilerin seçmenlerine de hem bir haksızlıktır, hem de siyâsî nezaketsizliktir…
KILIÇDAROĞLU OLMASA BİLE BİR CHP’Lİ ADAY OLMALI
O DA OLMAZ İSE, İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI OLMALI!!!
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, 6’lı Masa’nın senaristlerinden ve başrol oyuncularından olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Partisinin oy oranı üç aşağı beş yukarı yüzde 23’ler de iken; bu Masanın ikinci büyük ortağı olan Meral Akşener’in Partisinin oy oranının da 13’lerde seyrettiği ifade olunuyor… Ancak, söz konusu Masa’nın diğer 4 ortağının toplam oy oranı ise yüzde 3’lerde seyrettiği iddia ediliyor!
Ve bu hesaplara ya da tahminlere göre, Millet İttifâkı’nın ortalama oy oranı yüzde 39’larda seyrettiği anlaşılıyor… Bu durum da Millet İttifâkı adayının Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için yüzde 11 gibi bir oy oranına, dolayısıyla da HDP’nin ‘noksansız’ desteğine ihtiyacı olduğu anlaşılıyor! Fakat HDP seçmeninin Millet İttifâkının adayına (banko) oy destek vermesi de mümkün gözükmüyor!
KILIÇDAROĞLU KENDİSİ ADAY OLMAYACAKSA
MERAL AKŞENER’E TEKLİF GÖTÜRMESİ GEREK
Kısacası ve açıkçası; 6’lı Masanın Cumhurbaşkanı adayı ya Kemal Kılıçdaroğlu ya da Meral Akşener olmadır… Bir İslâm Ülkesi olan Türkiye’de bir bayanın Cumhurbaşkanı ya da Devlet Başkanı olması ise fıkhan-dînen, İslâm hukukuna göre tartışmalıdır! Ki, Akşener’de aylar önceden bu ve buna benzer mülâhazalarla olsa gerek, kendisinin Cumhurbaşkanı adayı değil, (olmayan) Başbakan adayı olduğunu açıklamıştı… Ancak, günümüzde birçok şey ânında değişiyor-değiştiriliyor ve siyasette bazen 24 saat bile uzun süre sayılabiliyor!
KILIÇDAROĞLU, CUMHURBAŞKANI BU MASADAN ÇIKMALI
DİYEREK İMAMOĞLU’NDA, YAVAŞ’INDA YOLUNU KAPATTI
BU DA BANA BİR NASREDDİN HOCA FIKRASINI HATIRLATTI
Kısacası, Kemal Bey “Cumhurbaşkanı adayı 6’lı Masadan çıkmalı” diyerek masanın dışında olan Ekrem İmamoğlu’nun da, Mansur Yavaş’ın da adaylık yolunu kestiği gibi, Meral Hanım da her halukârda ve her yerde, “Kazanacak bir aday olacak” diyerek Kemal Beyin adaylığına karşı çıktığını îmâ ediyor…
Gençler pek bilmez ama, 6’lı Masa bileşenlerinin konuşmaları bana bir Nasreddin Hoca Hikâyesini hatırlattı. O hikâye de şöyle:
Bir gün Hoca Nasrettin’in oğlu, evlerin bahçesinde bir hırsız yakalar ve bunu Babasına bağırarak duyurur. Babası da oğlundan yakaladığı hırsızı oturmakta olduğu odasına getirmesini ister. Oğlu da ‘Hırsızı getiremiyorum Baba’ der. Babası da “O zaman bırak gitsin!” der. Oğlu bu sefer de “Hırsız beni de bırakmıyor baba!’ der. Ben de 6’lı Masa’nın bileşenlerinin aday belirleme işlerini de Nasreddin Hoca’nın bu hikâyesine benzetiyor, kendilerine kolaylıklar diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
HUZURUNA GELEN HERKESE HÜRMET EDİP, EŞİT MUAAMELE YAP,
TÂ Kİ ZAYIF SENİN ADALETİNDEN ÜMÜTSİZLİĞE DÜŞMESİN.
KUVVETLİ DE HAK ETMEDİĞİ BİR NÎMETİ ELDE ETME HAYÂLİNE
KAPILMASIN… Hz. Ömer (r.a)
BİRBİRLERİNİ TANIMAYAN, BİRBİRLERİNDEN ŞÜPHE EDEN KİTLELERİN
BULUNDUĞU YERDE NE SÜLHUSALÂH, YANİ BARIŞ, NE DE ONURLU
BİR EŞİTLİK OLUR…İlber Ortaylı
EŞİTLİK OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ…
Noam Chomsky
KOMÜNİZM İNSANLARI EŞİTLİK ADINA KÖLELEŞTİRMİŞTİ,
KAPİTALİZM DE EKONOMİK ÖZGÜRLÜK ADINA KÖLELEŞTİRİYOR
Âmin Maalouf
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Zorlu, programı kapsamında ilk olarak emekli özel harekat polisi Gazi Hulusi Şahin'i Yenimahalle'deki evinde ziyaret etti. Ardından 15 Temmuz şehidi Özgür Gençer'in eşi ve iki çocuğuyla bir araya gelen Zorlu, ailelerle sohbet etti, yapılan duanın ardından Türk bayrağı işlemeli hediyeler takdim etti.
AK Parti, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla, darbe sürecinin siyasi ve hukuki boyutlarının değerlendirileceği kapsamlı bir sempozyum düzenleyecek. "Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu" başlıklı program, 14 Temmuz'da AK Parti Genel Merkez Kongre Salonu'nda gerçekleştirilecek.
Programa AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ile davetliler katıldı. Etkinlikte, Erdem Beyazıt'ın kızı Sevde Beyazıt Kaçar'ın yanı sıra yazar Hüseyin Yorulmaz ve Hayati İnanç konuşmacı olarak yer aldı.
Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Çelik, Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde 1995 yılında yaşanan insanlık trajedisinin unutulmaması gerektiğini belirtti. Çelik, mesajında, uluslararası kamuoyunun hafızasında derin izler bırakan soykırımın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Avrupa Parlamentosu (AP), 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin kabul ettiği kararla Türkiye'nin tepkisini çekti. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik iddiaların yer aldığı kararın ardından Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik peş peşe açıklamalarda bulunarak kararı sert sözlerle eleştirdi.
Çelik, söz konusu ilkenin yalnızca bireysel bir öğüt değil, aynı zamanda toplumun ortak vicdanını yansıtan temel bir değer olduğunu belirtti.
Yorumlar (0)