
Cenab-ı Hakk tekrarından ve benzer irili ufaklı kaza, belâ, âfet ve felâketlerden korusun… Ancak, hemen hepimizin bileceği ve acı acı hatırlayacağı gibi, Ülkemizin doğusu bundan 2 yıl önce, yani 6 Şubat 2023 tarihinde ve sabaha karşı saat 04. 17’de, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi olan bir depremle sarsıldı, dolayısıyla da hepimizin ciğeri dağlandı!
Yani, Maraş-Elbistan merkezli ama, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Elâzığ illerini ve ilçelerini de kasam alanına alan bir deprem olmuş ve bu deprem toplam 53 bin 537 canımızı almış, 107 bin 213 canımızı da yaralamıştı!
Kısacası, bundan tam 2 yıl önce ve gecenin bir yarısında meydana gelen bir deprem 10-11 ilimizi âdetâ yerle yeksân etmişti! Ancak, Nisyan olduğumuz, yani unutmaya meyyali olarak yaratıldığımız için olsa gerek, Richter ölçeğine göre 7,6 ya da 7,7 şiddetinde meydana gelen depremin acılarını ya unuttuk ya da unutmak üzereyiz maalesef… Ama ben unutmadım-unutamadım… Çünkü son günlerde başta sınır komşumuz Yunanistan olmak üzere coğrafyamızın, bölgemizin ve ülkemizin yer altında meydana gelen kaymalar ve âdetâ bir kara bulut gibi ülkemizin topraklarında dolaşan depremler, volkanik patlamalar ve bu patlamaların yol açacağı tsunamilerden bahsedilirken, (muhafazanAllah) muhtemel âfetlerin açacağı maddî mânevî zararları asgarî düzeye indirmek ya da en az zararla kapatmak için bir an evvel ve yeterli veya gerekli tedbirleri almak gerekir… Değilse, göçük altında kalan depremzedeleri ya da göçükzedeleri canlı ya da yaralı olarak kurtarmakla övünür, kurtaramadıklarımızla da dövünür dururuz!
İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, Marmara Depreminin korkuttuğu yetkililer 12.08.2001 tarihinde ‘Yapı Denetimi Uygulama ve Usul Esasları Yönetmeliği’ adı altında ve Kanun Hükmünde bir Kararname çıkarmış ve ‘Yapı Denetimi Programı’nın adına 2 yıllık bir ön lisans programı’ demişlerdi. Ve ön lisans mezunu, yani 2 yıllık ilgili bir okuldan mezun olan ve yetkilendirilen teknik elamanlar yapı projelerinin mevzuata uygun olup olmadığını denetliyor. Projede yer alan tüm detay ve hesaplarının doğru olup olmadığını kontrol ediyorlar. Ve bu teknikerler veya teknisyenler mîmar ve mühendislerin sevk ve idaresi altında, kontrol elemanları ile birlikte yapıların denetimi faaliyetlerine katılabiliyorlar… Ve Yapı Denetim Kuruluşları, can ve mal güvenliğini teminen, îmar planı, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimi faaliyetini yürütüyorlar… Ancak bu kurum veya kuruluşlar büyük ve 1. Derecede deprem kuşağı üzerinde oturan, ayrıca ormanları ve bazı mekânları yangın ve sair âfet, felâket ve kazalar nedeniyle yok olan veya yok olmaya aday olan bir ülkenin yapılarını denetlemeye yetmiyor!
Demem o ki; Ülkemiz de çok sayıda yapı denetim kuruluşları, bunların teknisyenleri, teknikerleri, mimar ve mühendisleri var… Bu kişi ve kuruluşlar elbette görevlerini bihakkın yapmışlardır ve yapmaya da devam ediyorlardır… Ancak, hemen hepimizin bildiği gibi, toplam alanı 783 bin 562 kilometreyi bulan, kapsam alanı ise çok daha geniş olan Ülkemizin, (ilimiz dahil) büyük bir bölümü 1. ve 2. derecede deprem kuşağı üzerinde bulunuyor maalesef! Ve yine herkesin mâlûmu olduğu ve yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, diğer tabii âfetler ve felâketler ile çeşitli kazalar ayrı, ülkemiz de bundan 2 yıl önce (6 Şubat 2023 tarihinde) büyük bir deprem âfeti yaşandı! Dolayısıyla da çok canlar, cânânlar ile birlikte ülke insanımızın tamamının bağrı yandı!
Ayrıca, Beşiktaş da bir gece kulübünde yapılan bir tâdilat esnasından çıkan bir yangında 30’a yakın kişi yanarak can verdi… Balıkesir fişek fabrikasında çıkan bir yangında 11 kişi öldü… Ve çok daha açıklısı ve daha yenisi Bolu Kartalkaya’daki turistik bir otelde çıkan küçük bir yangının büyümesinin önüne geçilemedi, dolayısıyla da 78 kişi diri diri yanarak öldü maalesef! Ve bu yangından sonra ilgili ilgisiz, yetkili yetkisiz kişiler, sorumlu ya da sorumsuz kişiler ve kurum temsilcileri suçu birbirlerinin üzerine attılar… Çünkü ruhsatı veren kurum il özel idaresi, yangın raporu veren Bolu Belediyesi, yıldız denetimini yapan kurum ise Kültür ve Turizm Bakanlığı idi. Yani, ülkemizde insanların can ve mal güvenliklerini koruyan kurum veya kuruluşları denetleyen müstakil, artı herkesten, her şeyden bağımsız, gerekli ehliyet ve liyâkâta haiz etkin ve yetkin bir kurum ya da kuruluş yok… O nedenle, herhangi bir kaza, âfet veya felâket sonunda herkes topu birbirinin üzerine atıyor!
Aslında her insanın kendisi ve vicdanı bir denetleyici olmalı… Ancak günümüz de insanlar denetlenmeyi sevmiyorlar… Dolayısıyla da etki ve yetkileri ile birlikte ekip ve ekipmanları yetersiz olan kurum veya kuruluşlar çaresiz kalıyorlar. O nedenle Ülkemiz de geniş yetkili ve oldukça etkili bir ‘Yapı Denetim Bakanlığı’ kurulmalı. Ve bu bakanlık, herhangi bir nedenden dolayı oluşan hasarları tespit etmekten çok önlemekle etkili, yetkili, donanımlı bir kurum olmalı!’ diyor, herkese ‘âfetsiz ve felâketsiz’ saygılar sunuyorum.
EVİN DAMINDA KORKULUKLA TEDBİR ALMADAN
UYUYANDAN ALLAH’IN (c.c) KORUMASI KALKMIŞTIR
NE TEDBİRLİ OLMAK GİBİ BİR AKILLILIK, HARAMDAN
KAÇINMAK GİBİ BİR ALLAH’A BAĞLILIK, NE DE GÜZEL
AHLÂK SÂHİBİ OLMAK GİBİ BİR DİNDARLIK SÖZ
KONUSU OLABİLİR… Hz. Muhammed (sav)
İŞTEN ÖNCE TEDBİR, PİŞMANLIĞA YER BIRAKMAZ!
Hz. Ali (r.a)
AKIL SONRADAN AH VAH ÇEKMEK İÇİN
DEĞİL DÜŞÜNÜP TEDBİR ALMAK İÇİNDİR!
Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
İYİ BİR YARA İZİ, EN İYİ NASİHATTEN
DAHA TESİRLİDİR-DEĞERLİDİR! Paulo Coelho
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Malatya’da meydana gelen korkutucu sarsıntının ardından gözler Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un haftalar önce yayınladığı videoya çevrildi. Battalgazi’de stres biriktiğini ve tam 5.6 büyüklüğünde bir deprem beklediğini ilan eden Üşümezsoy’un kehanet gibi açıklaması sosyal medyayı salladı. İşte ünlü deprem uzmanının o şok sözleri...
Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elazığ ve Şanlıurfa'da da hissedildi. Alınan ilk bilgilere göre saha taramalarından olumsuz bir ihbar alınmadığı açıklandı.
AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nden son dakika deprem uyarısı geldi! Malatya’nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da yerin 7 kilometre derinliğinde 5.6 büyüklüğünde korkutan bir deprem meydana geldi.
Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde meydana gelen 3.5 büyüklüğündeki deprem çevrede hissedildi. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı ya da olumsuz bir durumun yaşanmadığı açıklandı. Uzmanlar bölgedeki fay hareketliliğine dair son uyarılarını yaparken, AFAD’ın güncel deprem haritası haberimizde...
Pasifik Ateş Çemberi'nde yer alan deprem ülkesi Japonya, kuzeydoğu kıyılarından gelen 6,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntıyla bir kez daha sallandı. Iwate eyaletine bağlı Ofunato kentinde yerin 62,9 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından gözler nükleer santrallere çevrildi. İşte Japon yetkililerden gelen ilk resmi açıklamalar ve bölgedeki son durum...
Burdur’da 1971 depreminde hayatını kaybedenler için mevlit programı düzenlendi.
Yorumlar (0)