
Bir çoğumuzun gördüğü, bildiği ya da duyduğu ve acı acı hatırladığı gibi, cennet misâli Ülkemiz 6 Şubat 2023 tarihinde ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 7,7 ve birbirine yakın şiddet de bir (kaç) depremi birden yaşadı ve bu deprem 11 ilimizde 11 binlerce kişinin ölmesine, yaralanmasına ve bir o kadar insanımızın da evsiz yersiz, yurtsuz ve işsiz güçsüz kalmasına neden oldu… Ancak, büyük devletim, asil ve necip milletimizin maddî manevi yardımlarıyla ve oldukça süratli bir şekilde depremzedelerin ‘maddî’ yaralarını sardı ve sarmaya da devam ediyor! O nedenle benim bugünkü konum Güneydoğu Anadolu depreminden ziyâde 12 Mayıs 1971 de ve 6,2 şiddetinde yaşanan 57 kişinin ölümü, yüzlerce kişinin yaralanmasına, 3 bin 200 binanın hasar görmesine neden olan ‘Burdur Depremi’ olacak.
Onun için ben daha yazımın başında, nerede ve nasıl olursa olsun depremler de hayatını kaybeden tüm inananlara Cenab-ı Hakk’tan ganî ganî rahmetler, yaralılara âcil ve kalıcı şifalar diliyorum. Ve ‘Cenab-ı Hakk ülkemizin ve gönül coğrafyamızın hiçbir noktasında deprem ve benzer âfetler, felâketler yaşatmasın, kötü karar ve acı haberler aldırmasın inşaAllah!’ diyor şimdi de sözü ülkemizde yaşanan ve yaşanma ihtimali bulunan büyüklü küçüklü depremlere getirmek istiyorum:
Herkesin bildiği ya da duyduğu gibi, Ülkemiz ‘İlimiz Burdur dâhil’, büyüklü küçüklü depremler yaşadığı gibi, her an da (muhafazanAllah) yaşama riski taşıyor! Amma velâkin biz ve bilhassa ‘ben dâhil’ ciddi bir deprem görmemiş geçirmemiş ve depremin maddi manevi sıkıntılarını yaşamamış olan kişiler-aileler, kurum, kuruluş, tüm etkili ve yetkililer depremi ya küçümsüyor ya da önemsemiyorlar! Ve ülkemizin yetkilileri ‘depremleri nasıl en az zayiatla atlatırız?’dan çok göçük altında kalanları nasıl kurtarırız ve depremzedelere nasıl yardım ederiz in hesabını, planını yapıyor, projesini çıkarıyorlar ve doğrusunu söylemek gerekirse bu konuda başarılı da oluyorlar!
Müşahhas ve yaşanmış bir deprem sonrası örneği vermek gerekirse; 17 Ağustos 1999 tarihinde, İstanbul’da ve gece yarısı saatler 03.02’yi gösterdiği sırada ve 7,4 şiddetinde bir deprem olmuş ve bu deprem de 67 bine yakın konut ve 11 bine yakın iş yeri yıkılmış ve toplam 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 işyeri az ya da çok ama mutlaka hasar görmüştü! Ve çok daha önemlisi bu deprem de 17 binden fazla bir vatandaşımız hayatını kaybederken 44 bin civarında vatandaşımız yaralanmış ve 200 bin civarında bir vatandaşımız evsiz yersiz kalmıştı!
Sismologlar-deprem uzmanları, depremlerin verdiği hasarları değerlendirirlerken, (Deprem öldürmez, yapılar öldürür!) diyorlar. Sebepler dairesinde tabii ki doğru söylüyorlar! Çünkü, zemin etüdü iyi ya da hiç yapılmayan, yapılsa bile baştan savulan, ayrıca mühendisler, etkili ve yetkili teknisyenlerce sıkı şekilde denetlenmeyen-kontrolü yapılmayan; ustalar ve işçiler tarafından yeterli hassasiyet gösterilmeden ve kalitesiz malzeme kullanılarak yapılan binalar elbette deprem ve benzer âfetlere dayanamazlar! Dolayısıyla da insanların ölümlerine ya da yaralanmalarına ve evsiz yersiz kalmalarına neden olurlar! Ki, bu da aynen böyle oluyor maalesef!
Bu kadar girizgâhtan sonra şimdi işin özüne dönüyor ve sözü (muhafazanAllah) Ülkemiz de bölgemiz de ve ilimiz de meydana gelebilecek muhtemel bir depremin vereceği maddî mânevî zararlara getirmek istiyorum:
Hemen herkesin bildiği gibi, Ülkemizin büyük bir bölümü, İlimizin ise her noktası 1. derecede deprem kuşağı üzerinde bulunuyor maalesef! Ki, 3 Ekim 1914 tarihinde ve 7, 0 şiddetinde meydana gele deprem de 4 binden fazla hemşerimiz hayatını kaybettiği ve 17 bin binanın yıkıldığı gibi; 12 Mayıs 1971 tarihinde ve 6,2 şiddetinde meydana gelen depremde de 57 hemşerimiz ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve 3 bin 227 bina hasar görmüştü! Ki, ben 1971 depreminde Burdur’da olmadığım için depreme dair bir yaşanmışlığım ve yeterli bilgim yok! Ama duyduklarım ve hissettiklerim var. Ancak, 17 Ağustos 1999 tarihinde ve gecenin 03,2,0’sinde meydana gelen Marmara Depremi sırasında büyük oğlumuz ve ilk göz ağrımız, canımız ciğerimiz Mehmed Akif’imiz de TSE’nin Gebze’deki Merkez Yerleşkesinde çalışıyor ve Gebze de ikâmet ediyordu. Ve o deprem Marmara Bölgesi’nde meydana gelse de bizim bölgemizde de hissedilmiş ve biz de o deprem de büyük bir panik ve korku yaşamıştık! Şükürler olsun ki, oğlumuzun kaldığı binada ciddi bir hasar meydana gelmemişti; ama binlerce insanımız ya canından ya da malından olmuştu!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; büyüklü küçükle depremler ülkemizin ve ilimizin bir gerçeği maalesef. Ve uzmanlar, ülkemiz de ve ilimizde her an bir deprem olma ihtimalinin yüksek olduğunu hatırlatıyor ve gerekli tedbirlerin alınmasını istiyorlar. Ancak, insan sayısı 90 milyona yaklaşan, bina sayısı ise 30 milyonu geçen ve de birçoğu 1999 depreminden önce, yani Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olan deprem yönetmeliğinden önce yapılmış olan binaları yıkıp yerine yenilerini yapmak kolay bir şey değil… Ki, bizim eski mahallemizdeki ve ata yadigarı evimizin beton duvarları çatladığı ve küçük bir sarsıntıda yıkılma riski taşıdığı için, 2025 yılının ilk gününden itibaren kiraya çıktık… Ancak, şu anda kirada oturmakta olduğumuz konutlarda oldukça eski olduğu, yani yeni deprem yönetmeliği yürürlüğe girmeden önce yapıldığı için muhtemel bir deprem korkusu ile yatıp kalkıyoruz! Dolayısıyla bütçemize uygun fiyatlı ve dayanıklı bir bina satın almaya çalışıyoruz! O nedenle, Türkiye genelini bilmiyorum, ama ilimiz de inkıtaa uğratılan Kentsel Dönüşüm Projesi hiç vakit kaybetmeden hayata geçirilmeli, dolayısıyla da insanların tedbirsizlik, hattâ sorumsuzluk nedeniyle canlarından mallarından olmalarının önüne geçilmeli!’ diyor, herkese ‘âfetsiz ve felâketsiz’ saygılar sunuyorum.
AKIL SONRADAN AH ÇEKMEK İÇİN DEĞİL
DÜŞÜNÜP TEDBİR ALMAK İÇİNDİR!
Hz. Mevlânâ (r. aleyh)
AKILLILIK DERSEN TEDBİR GİBİSİ; ASÂLET
DERSEN GÜZEL HUY GİBİSİ VE ZENGİNLİK
DERSEN KANAAT GİBİSİ YOK! Beydaba
TEDBİR DAİMA BİLGELİĞİN ARACIDIR!
Patrick Rothfuss
EN İYİ ZIRH HEDEFTEN UZAK DURMAKTIR
Horace
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Ülkü Ocakları Burdur İl Başkanlığı, 11 ili sarsan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde il genelinde eş zamanlı Kur’an-ı Kerim tilaveti düzenledi. İl Başkanı Emre Ünlü, felakette yitirilen canların aziz hatıralarını dualarla yaşattıklarını belirtti.
Bucak Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşları anmak amacıyla Hacı Ömerağa Camii’nde helva ikramı gerçekleştirdi. Belediye ekipleri, cuma namazı sonrası düzenlenen etkinlikte yüzlerce vatandaşa ulaştı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, afette hayatını kaybedenleri, defnedildikleri Antalya Kurşunlu Kent Mezarlığı'nda mezarı başında andı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ailesinin yaşadığı apartmana depremden yaklaşık 25 dakika sonra kepçesiyle giden iş makinesi operatörü Cengiz Kamalı, enkazda yaşadığı acı dolu anları gözyaşları içinde anlattı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ilk saatlerinde yola çıkarak birçok depremzedeyi kurtaran Burdur Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personeli, saat 04.17'yi gösterdiğinde siren çalarak hayatını kaybeden depremzedeleri andı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya'da ağır hasarlı yapıların yüzde 97'sinin yıkımı tamamlandı.
Yorumlar (0)