
Bugünkü yazımın konuğu ve konusu önceki gün Partisinden istifa eden İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu Beyefendi olacak… O nedenle ben kendisiyle alâkalı bir değerlendirmeye geçmeden önce eski(mez) bir ülkücü ve akıncı olarak Yavuz Beyi tanımayan sevgili okurlarıma (kısaca) tanıtmak istiyorum:
Şöyle ki; bir siyasetçi için ideal bir yaşta olan, yani 1 Şubat 1972 yılında Trabzon’un Çaykara İlçesi’nde doğan ve Ankara Üniversitesi Siyasal Fakültesi ‘Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitiren; 1995-1997 yılları arasında Nizâm-ı Âlem Ocakları Genel Başkanlığı, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun kurucu Genel Başkanlığını yaptığı Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Yavuz Ağıralioğlu; 2018 yılında yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinde de İYİ Parti’den İstanbul Milletvekili seçilerek Parlamento’ya (TBMM) girmiş olan bir aksiyon adamı ve inançlı îmanlı bir gönül insanı…
24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde Parlamentoya giren, seçimlerin hemen ardından da Partisi’nin (İYİ Parti) TBMM Grup Başkanlığı ile birlikte Sözcülüğüne getirilen, bu arada Türk Dünyası ve Yurtdışı Türkler Başkanlığını da yürütmüş olan, dolayısıyla da bekrauntu veya siyâsî ya da idârî kapasitesi yüksek olan Yavuz Ağıralioğlu’nun, geçtiğimiz Salı günü Partisi’nden neden istifa ettiğini, hattâ istifa etmek için neden bu kadar beklediğini herkes merak ediyor… Çünkü Yavuz Bey sıradan bir milletvekili değil, istikbâli, ikbâli olan, ilmîsiyaset bilen ve gerçekçi bir politika yapan, dolayısıyla da gelecek vadeden bir siyaset insanı…
AĞIRALİOĞLU ‘İYİ PARTİ’ İÇİN BİR KAYIP
KALİTELİ BİR SİYÂSET İÇİN KAZANIMDIR
Ağıralioğlu’nun Partisi’nden istifa etmesi bugün için fazla bir anlam ifade etmeyebilir, ancak istifâsı özel de milletvekili adaylıkları kesinleştikten sonra, genelde de 14 Mayıs tarihinde yapılacak seçimlerden sonra çok önemli hâle gelecektir! Yani, Ali Ağıralioğlu’nun Partisinden istifa etmesi İYİ Parti için bir kayıp, ülke ve kaliteli, aynı zamanda da ilkeli bir siyaset için kazanımdır… Ve ben öyle inanıyorum ki, Ali Bey bu özellik ve güzelliklerini en kısa sürede ispatlayacaktır…
POLİTİKA DA ‘İKİ KERE İKİ DÖRT’ ETMEDİĞİ GİBİ
RAKAMLARIN ALT ALTA GELMESİYLE YANYANA
GELMESİ… ARASINDA DA BÜYÜK FARK VARDIR!
Bilineceği üzere 1 tane 1 rakamını alt alta yazıp topladığınız zaman 2 eder ama yan yana yazdığınız zaman 11 eder! 3-5 tane 1’yi yan yana getirdiğiniz de ise binleri, on binleri bulur! İşte siyasette böyle bir şeydir!
Meselâ, 14 Mayıs 2023 tarihinde yeniden Milletvekili gösterilmesi ve seçilecek olması kesin iken ve muhtemel bir İYİ Parti ya da Millet İttifâkı iktidarında bakan olma ihtimali varken bütün bu imkânları elinin tersiyle iten Yavuz Ağıralioğlu’nun Partisinden istifa etmesinin nedeni çok önemli olduğu gibi, istifasının da ‘bu gün için’ fazla bir değeri olmayabilir veya bazılarınca ciddi bir kayıp sayılmayabilir… Ancak, Milletvekili adaylarının listeleri kesinleştiği günün ertesinde istifaların, kırılmaların dökülmelerin gerisi gelecektir…
Millet İttifâkı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilememesi durumunda ise İttifak ortağı Partilerin Genel Başkanlarının tamamına yakını ayakta kalamayacaktır… O zaman da başta Yavuz Ağıralioğlu olmak üzere liderlik potansiyeli taşıyan, ancak bir şekilde önleri kesilen siyasetçilerin önleri açılacaktır…
Demem o ki, Ali Bey bugün için bir kişi gibi gözükebilir, ama yarın diğer ‘bir’ler, ‘iki’ler ve ‘üç’ler de kendisini takip edecektir! (Allahualem…)
ÇİVİNİN ÇİVİYİ SÖKTÜĞÜ GİBİ, ‘YAVUZ BEY’İN
PARTİSİNDEN İSTİFASI DA İYİ PARTİ’DEN BAZI
ASIL ve VEKİLLERİN KOPMASINA NEDEN OLUR
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, siyasette her zaman iki kere iki dört etmiyor… Ve Yavuz Bey’in partisinden istifa etmesi ‘bir kişi’ olarak görülemeyeceği gibi, kendisinin açıkladığı istifa neden ve niçinleri de önemli! Açıklayamadığı sebepleri ise çok daha önemli. Ki, Yaşar Okuyan bile bir televizyon kanalında yaptığı konuşma da “Eğer Akşener masayı dağıtırsa, elimde belgeler var, o belgelerle O’nu sokağa çıkarmam!” demiş ve arkasından şunları söylemişti:
“İYİ Parti’yi İzmir de en az 5-6 milletvekili çıkarır diyordum. Geçen hafta da kongrelerine gittim, ancak bu görüşümü geri aldım. Çünkü Meral Akşener ve yanı başındaki 2-3 kafadan ucuz politika yapan ve zikzaklarla giden bir durum var… Partisi yüzde 10 oy aldı, kendisi ise yüzde 7’lerde kaldı ki, o masayı dağıttığı anda, Sayın Akşener ile ilgili benim ve neslimin elinde dosyalar, belgeler var. Beni burada daha fazla konuşturmasın…”
Ve Meral Hanım bir gün önce ‘noter ya da kumar masası’ olarak nitelendirip ayrıldığı Masaya Kılıçdaroğlu ile yaptığı kısa bir görüşmenin ardından geri dönmesi ve Yaşar Okuyan’ın sözlerini hatırlattığı, dolayısıyla da kafaları karıştırdığı gibi, Yavuz Ağıralioğlu’nun istifasının da haklılık payı olduğunu ortaya koyuyor…
Velhâsıl-ı kelâm; Yaşar Okuyan’ın elinde Meral Akşener’i sokağa çıkarmayacak kadar önemli, ciddi ve inandırıcı bilgi ve belgeler varsa ki, böyle bir şey var olmalı! Çünkü bugüne kadar ne Akşener’den, ne de Partisinin yönetiminden bu konuda hiçbir itiraz gelmedi, açıklama yapılmadı!
BİRŞEYİN ŞÛYUU VUKUUNDAN BETERDİR!
Hülâsâ-i netice; Yavuz Aliağıroğlu’nun Partisi’nden istifa etmesinin nedenlerini niçinlerini bilmiyorum ama eski Bakanlardan Yaşar Okuyan’ın açıklamaları yenilir yutulur cinsten değil… Ve mâlûm olduğu üzere bir şeyin şuyuu vukuundan daha beterdir! O nedenle, taraflar en kısa sürede gereğini yapmalıdır…’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
GÜVENMEK ASLINDA BİR ŞANS VERMEKTİR…
GÜVENMEDİĞİN İNSANLARA BU ŞANSI ASLA TANIMA!
Hz. Mevlânâ (r.aleyh)
AKILDAN SORULAR GİTMEDEN KALBE GÜVEN YERLEŞMEZ!
Anonim
GÜVEN BİR AYNA GİBİDİR. BİR DEFA VEYA HERHANGİ
BİR YERİNDEN ÇATLADI MI? HEP ÇİZİK GÖSTERİR!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Ağıralioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" ifadesini öne çıkarmasına ilişkin tartışmalara değinerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i eleştirdi.
Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zirvede daha güçlü mesajlar vermesi gerektiğini belirterek, "İsrail'in sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Lübnan, Filistin, Irak ya da İran İsrail toprağı mı? Bu soruların uluslararası platformlarda açık şekilde dile getirilmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin tarihi, devlet geleneği ve milli onuru üzerinden mesaj veren Ağıralioğlu, zirve sürecinin devlet ciddiyeti ve milletin haysiyeti gözetilerek yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
"Başbağlar; milletimizin ortak hafızasında dinmeyen bir acıdır. 5 Temmuz 1993'te hain terör örgütü tarafından katledilen masum vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum."
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında ekonomi, işsizlik, NATO Zirvesi, "Terörsüz Türkiye" süreci ve kamu çalışanlarının sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ekonomide vatandaşın yaşadığı alım gücü kaybına dikkat çeken Ağıralioğlu, "Siz rakam açıklıyorsunuz, millet alım gücüne bakıyor" dedi.
Ağıralioğlu, “Dışarıdan iktidar dilenmedik, dileneni meşru görmedik. Ay yıldızlı al bayrağa gölge olacak, devletimizi haleldar edecek en ufak bir lekeye tebessüm etmedik” ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)