Taceddin Akbaş

Ailemizi ve kadınlarımızı 6284 sayılı yasayla değil; 1424 ya da 1446 yıllık yasalarla çok daha iyi koruruz!

Taceddin Akbaş'ın 'Ailemizi ve kadınlarımızı 6284 sayılı yasayla değil; 1424 ya da 1446 yıllık yasalarla çok daha iyi koruruz!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

ÂİLEMİZİ VE KADINLARIMIZI 6284 SAYILI YASAYLA DEĞİL; 1424 YA DA 1446 YILLIK YASALARLA ÇOK DAHA İYİ KORURUZ!

Az çok ilgilenenlerin bilecekleri ve kabul edecekleri gibi, AK Parti İktidarının hatalarından biri (AB’ye girebilmek için) ‘İstanbul Sözleşmesi’ adı altında bir sözleşmenin altına imza atması ve sözleşmeye dair kanun tasarısını TBMM’den geçirterek yürürlüğe sokması idi!

Yasanın geneli ayrı, o nedenle ben bugün Yasanın geneli üzerinde değil, ‘Ailenin korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine dair maddesi’ üzerinde durmak ve daha yazımın başında ‘inanmış bir mûmin ve delikanlı bir erkek, hiç kızı olmamış ve karısını dövmemiş olan bir koca olarak’ kadınların bizim baş taçlarımız, çünkü onların bizim herhangi bir şekilde yakınlarımız olduklarını hatırlatmak, dolayısıyla da onlara yapılan her türlü işkencenin veya uygulanan büyüklü küçüklü şiddetin karşısında olmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum. Ancak, ben şahsen genelde kadınların, özelde de çocukların, hattâ korunmaya muhtaç olan insanların kanun veya yasadan önce vicdanlarda, inançlarda imanlarda korunması gerektiğine inanıyorum. O nedenle 20.03.2012 tarihinde yani bundan yaklaşık 13 yıl önce yürürlüğe giren yasanın aileyi ve kadını koruyamadığı gibi, işkenceyi daha da artırdığını aşağıda vereceğim tarih ve sayılarla ispatlamak istiyorum…

Şöyle ki; 2010 yılında 180 kadın, 2011 yılında 121 kadın katledilirken, söz konusu yasanın yürürlüğe girdiği yıldan itibaren katledilmelerde önemli bir artış yaşanmış; meselâ 2012 yılında 210 kadın, 2019 yılında 474 kadın katledildiği gibi, 2022 yılında 334 kadın öldürülmüş ve 245 kadının ölümü de şüpheli bulunmuş maalesef! Ayrıca, 2012 yılında açılan boşanma davası 190 bin 564 iken, 2020 yılında bu sayı 246 bin 561’e yükselmiş, yani şiddet uygulamalarında olduğu gibi boşanma oranlarında da yüzde 30’luk bir artış olmuş!

Kısacası ve açıkçası, söz konusu yasa aileyi koruyamadığı ve koruyamayacağı da gibi, kadına yönelik fiziksel şiddetin yanı sıra ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddetin türlerinde de, boşanma oranlarında da büyük bir artışlar olmuş maalesef!

‘O halde ne yapılmalı ve Aile nasıl korunmalı ve kadına şiddetin önüne nasıl geçilmeli?’ denilecek olursa; ben şahsen ‘söz konusu yasa gözden geçirilmeli ve milletimizin inanç yapısına, örf ve âdetlerine, gelenek ve göreneklerine uygun hâle getirilmeli!’ derim.

İSTER KADIN OLSUN İSTER ERKEK, BİR EVİN BİREYİNİ EVDEN UZAKLAŞTIRMAK OLMAZ!

Türkiye Aile Meclisinin açıkladığı istatistiklere göre, 2015 yılında 269 bin 259, 2016 yılında 318 bin 363, 2017 yılında 410 bin 934, 2018 yılında 516 bin 132, 2019 yılının kasım ayına kadarki zaman dilinde ise 442 bin 935 aile reisi veya ferdi evinden yerinden uzaklaştırılmış. Yani Ülkemiz de ve 2015 ile 2019 yılları arasında evinden yerinden uzaklaştırılan, dolayısıyla da aile bağlarından koparılan ve dostlarından uzaklaştırılan anne sayısını bilmiyorum ama baba sayısı 2 milyona yaklaşmış durumda! Ki, bu konu da alınan ya da verilen kararlar da hiçbir delil, bilgi veya belge ya da şahit şartı aranmamış! Yani uzaklaştırmaların tamamı eşlerin sadece beyanlarına dayanılarak verilmiş… Oysa bizim mer’i yasalarımıza veya medenî kanunumuzun ilgili maddesine göre, aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla, yani müdde-i, iddia sahibi iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ancak, söz konusu yasaya göre, herhangi bir şekilde şiddetin uygulandığına dair herhangi bir bilgi, belge, emâre, delil veya şahit olmaksızın evin bireylerini evinden uzaklaştırma kararları alınıp verilebiliyor!

Gerisi neyse ne amma, evinden yerinden uzaklaştırılan bireyler için herhangi bir rehabilite uygulaması yapılmıyor veya eğitim verilmiyor… Dolasıyla da söz konusu yasa yarardan çok zarar veriyor!

BENZER BİR SORUYU BEN DÖNEMİN AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI ‘FATMA ŞAHİN HANIMEFENDİYE DE’ SORMUŞTUM… ANCAK TATMİN EDİCİ… BİR CEVAP ALAMAMIŞTIM!!!

Bahsime konu soruyu ben, yasanın mîmarlarından ve uygulayıcılarından biri olan hattâ başında gelen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve şu anki Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in Burdur’a ve Valiliğe yaptığı resmi bir ziyarette sormuş ve Kendisine, “Bizim gelenek göreneklerimiz de, törelerimizde, örf ve âdetlerimiz de erkekleri evlerinden yerlerinden veya eşlerinden uzaklaştırma gibi bir uygulama var mı Sayın Bakan?’ demiştim! Bakan Şahin de soruma ‘Uzaklaştırmayı biz değil, hâkimler-mahkemeler veriyor…” şeklinde kaçamak bir cevap vermişti. Ben de kendisine hâkim veya mahkemelere bu yetkiyi siz vermediniz mi efendim?’ deyince de gülümseyerek âdeta ‘haklısınız’ der gibi yapmıştı! Ve tam o konuşmadan sonra dönemin İl Emniyet Müdürü Abdulkerim Polat ta (ki, buna meslektaşlarımdan bazıları şahittir) yanıma yaklaşarak ve kulağıma eğilerek ‘’Baba bir soruydu Taceddin Bey… Çünkü yasanın zahmetini ve zorluğunu biz çekiyoruz’’ diyerek benim sorumdan duyduğu memnuniyeti dile getirmişti!

“Ya ne edelim, nasıl yapalım?’’ diye bir soru da sorulacak olursa, ben mücrim de ‘evli eşlere ve evlenecek olan bîkârlara, bundan 1424 yıl önce ve 4 büyük halifeden biri ve sonuncusu olan Hz. Ali (r.a) ile Peygamber Efendimiz (sav)’in sevgili kızı Hz. Fatıma Annemizin ve benzer evlilik hayatlarını sürdüren sâlihlerin ve sâlihâların hayatlarından örnek alalım!’ derim.

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; Aile ve kadına, hattâ eşlerin birbirlerine uyguladıkları ya da uygulayacakları şiddetlerin önüne İstanbul Sözleşmeleriyle veya 6284 ve benzeri yasalarla değil, 1424 veya 1446’lı yılların emsalsiz yasalarıyla geçilebilir!’ diyor, herkese ‘şiddetsiz’ saygılar sunuyorum.

GÜZEL OLAN HER ZAMAN İYİ DEĞİLDİR

AMA İYİ OLAN HER ZAMAN GÜZELDİR!

Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

İZZETİ HAKTA ARAMAZ İSEN, BÂTIL SENİ

ZİLLET İÇİNDE YAŞAMAYA MAHKÛM EDER!

Tevekkül Gemisi.

EN KUSURSUZ CİNÂYET; BİRİNİN YAŞAMA

SEVİNCİNİ ÖLDÜRMEKTİR. Ve İYİ BİR YARA

İZİ EN İYİ NASİHATTEN DAHA DEĞERLİDİR!

Paula Coelha

KUŞ, KONDUĞU DALIN KIRILMASINDAN

KORMAZ, ÇÜNKÜ ONUN GÜVENDİĞİ DAL

DEĞİL, KENDİ KANATLARIDIR… Anonim

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

31
OCAK

2026

Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah

Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı

30
OCAK

2026

Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!

Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı

28
OCAK

2026

Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı

Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı

27
OCAK

2026

Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide

Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı

26
OCAK

2026

MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!

Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı

24
OCAK

2026

Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!

Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı

22
OCAK

2026

Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!

Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı

21
OCAK

2026

Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!

Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri

Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!

Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Hain İsrail Gazze'ye Saldırılarını Sürdürüyor
Dünya

Hain İsrail Gazze'ye Saldırılarını Sürdürüyor

Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi'ne yönelik bugün gerçekleştirdiği saldırıları ve sürdürdüğü ateşkes ihlallerini kınadığını açıkladı.

Başkan Gün'den Çeltikçi'de şehit ailesine anlamlı ziyaret
Bölgesel

Başkan Gün'den Çeltikçi'de şehit ailesine anlamlı ziyaret

Milliyetçi Hareket Partisi Burdur İl Başkanlığı, Kuzey Irak’ta şehit düşen Mesut Yön’ün Çeltikçi’deki baba ocağını ziyaret ederek Türk bayrağı takdim etti. Şehit ailesi, terörsüz Türkiye süreciyle ilgili MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye destek mesajlarını iletti.

Korkuteli'ne yeni Aile Sağlığı Merkezi Protokol imzalandı
Yerel Yönetim

Korkuteli'ne yeni Aile Sağlığı Merkezi Protokol imzalandı

Antalya’nın Korkuteli ilçesi Kargalık Mahallesi’ne inşa edilecek Aile Sağlığı Merkezi için resmi imzalar atıldı. Kamu-hayırsever iş birliğiyle hayata geçecek proje kapsamında hazırlanan protokol, Antalya Valiliği’nde törenle imzalandı.

Burdur’da aile hekimlerine tütün bağımlılığı eğitimi
Bölgesel

Burdur’da aile hekimlerine tütün bağımlılığı eğitimi

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, aile hekimlerinin mesleki gelişimini desteklemek amacıyla 'Tanıdan Tedaviye Yaklaşımlar'" eğitim serisini başlattı. Program kapsamında uzman isimler, tütün bağımlılığıyla mücadelede güncel tedavi yöntemlerini sahada görev yapan hekimlere aktardı.

Burdur Aile Akademisi’nde aileyi güçlendiren eğitimler Faillere yönelik programda Türkiye rekoru
Bölgesel

Burdur Aile Akademisi’nde aileyi güçlendiren eğitimler Faillere yönelik programda Türkiye rekoru

Burdur Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde kurulan Aile Akademisi'nde aileye yönelik eğitimler aralıksız sürüyor.

Kaymakam Uğuz: "Şehit aileleri Türk milletine en büyük emanettir"
Bölgesel

Kaymakam Uğuz: "Şehit aileleri Türk milletine en büyük emanettir"

Afyonkarahisar'ın Dinar Kaymakamı Hasan Uğuz, şehit ailelerinin Türk milletine en büyük emanet olduğunu ifade etti.