
Bizler çocukluğumuzda da gençliğimizde de bazı kavga ve dövüşler yaptık… Ancak bizim kavga ve dövüşlerimizin bile bir sınırı, âdabı, ölçüsü ve elle tutulur, gözle görünür bir yanı vardı ki; bizim kavga ve dövüşlerimiz barışla neticelenmese bile savaşa dönüşmez di! Yani gençler arasındaki kavga ve dövüşler bıçaklı, tabancalı tüfekli olmaz, dolayısıyla da ağır şekilde yaralanmayla ya da öldürmeyle neticelenmezdi… Daha doğrusu biz kalleşçe ya da kaypakça değil, mertçe-delikanlıca-yiğitçe kavga dövüş yapar yine aynı şekilde ayrılırdık! Ve sokakların, mahallelerin ya da köy ve kasabaların büyükleri, âyan ve azaları kavga eden gençleri bulup barıştırmaya çalışırlardı! Bunu başaramasalar bile aralarındaki husûmetin devam etmemesi ve daha da önemlisi husumetin aile büyüklerine sirâyet etmemesi, genişleyip büyümemesi için büyük çaba sarf ederlerdi ve bunda başarılı da olurlardı! Ancak, günümüzde hemen her şeyin olduğu gibi, gençlerin, hattâ çocukların huyları, davranış, hal ve hareketleri de değişti… Karı-koca, evlat-ana baba, kardeşler arası kavga ve dövüşleri, eşler arası şiddet uygulama ve şiddete maruz kalma konuları ayrı; Sokak ve caddelerde ve kaldırımlar üzerinde yürümekte olan insanlar ‘ne yan ya da dik baktın veya omuz attın? Otolarıyla seyir etmekte olan insanlar ‘neden benim aracımı solladın, neden selektör yaptın, neden korna çaldın, dönüşte niçin sinyal vermedin, aracını neden benim park yerime ya da otoparkıma koydun?’ gibi konular nedeniyle; Konu komşular da eften püften bahanelerle birlerine giriyor, kavga dövüş ediyor, dolayısıyla da birbirlerine selam bile verip almıyorlar maalesef…
Demem o ki, televizyon ve haber kanalları bahsime konu olayları ‘akran zorbalığı’ olarak yorumlar dolayısıyla da olup bitenleri izleyicilerine ve dinleyicilerine akranlar arasında yaşanan ‘geçici’ bir şeymiş gibi duyurup lanse ediyorlar; dolayısıyla da olayların bazılarını büyütüyorlar-abartıyorlar, bazılarını da küçültüyor gençleri suça özendiriyorlar!
Yani, son yıllarda ve gençler, hattâ çocuklar arasında yaşanan kavgalar dövüşler ya da çekişmeler veya sürtüşmeler ‘akran zorbalığı’ olmaktan çıkmış, toptan zorbalığa evrilmiş, total düşmanlığa dönüşmüş-dönüştürülmüş durumda maalesef!
Ve yeniye gelene kadar ‘eşler arasında yaşanan boşanmaların nedenlerine niçinlerine veya sebep ya da adlarına ‘şiddetli geçimsizlik’ dendiği gibi; akranlar arasında yaşanan en şiddetli tartışmalar, kavga ve dövüşler bile konu komşular ya da uzak yakın akrabalar veya aile büyükleri arasında görüşülür, yumuşatılır, dolayısıyla da önce barıştırılmaya, olmazsa yatıştırılıp unutturulmaya çalışılırdı!
Zamanımız da gençler, hattâ genç adayları, hattâ hattâ çocuklar arasında yaşanan büyüklü küçüklü olaylar, kavgalar, dövüşler, yaralanmalar ve dahî cinâyetler mahkemeler de ve psikolog kliniklerinde ‘akranlar arasında yaşanan-yaşanabilecek, yaşanması muhtemel olaylar’ olarak görülür, konuşulur ve yorumlanırdı… Ancak, son yıllarda ve gençler arasında yaşanan olaylar tam anlamıyla ve büyüklü küçüklü insanlar arasında yaşanan birer zorbalığa, dolayısıyla da toplumsal bir hastalığa dönüşmüş-dönüştürülmüş durumunda maalesef! O nedenledir ki, karakollar, mahkeme koridorları, hastaneler ve hapishaneler dolup dolup taşıyor! Çünkü, kavgalar özelde akranlar arasında, genelde de büyüklü küçüklü arkadaşlar arasında yaşanıyor ki, bazı kavgalar da seçilen bir kurbanı öldüresiye dövmeye dönüşüyor ve bazı kişi ve gruplar yaptıklarından utanmaları ve sıkılmaları veya pişman olmaları gerekirken, tam tersine iyi bir iş yapılmış gibi videoya alıp sosyal medyalarında paylaşıyorlar! Ve bahsime konu gençler, sözüm ona delikanlılar, trafik terörü estirdikleri gibi, okullarındaki müdürlerinden, müdür yardımcılarından, öğretmenlerinden, sınıf ve okul arkadaşlarından tutun, konu komşularına, çevrelerindeki esnaflara, hattâ ister akranları olsun ister büyükleri veya küçükleri, sokak ta ya da caddede karşılaştıkları insanlara, anası, babası, hattâ dedesi veya ninesi yaşındaki kişilere ya omuz ya da lâf atıyorlar..! Tepki gösterenlere ise ukalâlık, teröristlik, zorbalık, çaput efelik, yalancı pehlivanlık yapıyorlar!
Velhâsıl-ı kelâm; hiçbir medenî ve bilhassa İslâmî, hattâ hiçbir dînî kuralı kaidesi ve meselesi olmayan televizyon kanallarının yanı sıra akıllı ve internet kullanımlı telefonlarının sayılarının artması bir bakıma iyi olsa da, pek hayırlı olmadı… Çünkü, televizyonlarda yayınlanan dizi ve benzer programların birçoğu şiddet içerdiği gibi, internet aygıtında ise şiddetin ve ahlâksızlığın sınırı, haddi hesabı yok! Ve bugün üniversitedeki profesöründen, il ve ilçe müftüsünden ve cami görevlisinden tutun, dağdaki çobanın en küçük çocuğuna varıncaya kadar tüm çocukların evinde muhakkak bir televizyon olduğu gibi, ellerinde de akıllı ve internet bağlantılı bir telefonu var… Ve bu televizyon kanallarının yayınları da cep telefonlarının imkânları da her türlü şiddeti ve ahlâksızlığı normalmiş gibi gösteriyor ve destekliyor veya teşvik ediyor, dolayısıyla da kötü örnek oluyor!’
Hülâsâ-i netice; günümüz gençliğinin kılavuzu karga, kılavuzu karga olanın da burnu pislikten kurtulmaz ve kurtulmuyor da!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
İNSANLAR İÇİNDE CENAB-I ALLAH’IN EN
SEVDİĞİ KİMSE, KÖTÜLÜKLERİ TERK EDİP
İYİLİKLERE YÖNELEN GENÇTİR. Hadis-i Şerif
İKİ ŞEYİN ELDEN GİTMEDEN DEĞERİNİ ANLAMAK
ZORDUR: BİRİ SAĞLIK, ÖTEKİ DE GENÇLİKTİR!
Hz. Ali (r.a)
GENÇLİK YAŞ İŞİ DEĞİL, RUH İŞİDİR!
Necip Fazıl Kısakürek
BİR ÜLKENİN GENÇLERİ REFAHIN GÜVENCESİDİR!
Benjamin Disraeli
GENÇLİĞİNDE NE DÜŞÜNÜRSEN, YAŞLILIĞINDA
ONA ULAŞIRSIN! Goethe
GENÇLİĞİ İYİYE YÖNELTEN, İNSANLIĞI İYİYE
YÖNELTİR! Leibniz
GENÇLİK SAHİP OLUNMAYA DEĞER TEK ŞEYDİR
Oscar Wilde
GENÇLİĞE ÜÇ ÖĞÜDÜM VAR: ÇALIŞ, ÇALIŞ ÇALIŞ!
Bismark
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Emirdağ İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Akran Zorbalığı Eğitimi’ semineri ilgi gördü.
Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde bir ilkokulun bahçesinde kız öğrenci, 11 kişilik grup tarafından darbedildi.
Çanakkale'de sınıf arkadaşı Y.C. (14) tarafından darbedilen M.D.Y. (14) ağır yaralandı. Yoğun bakımda yatan M.D.Y.'nin durumunun kritik olduğu öğrenildi. Detaylar haberimizde..
Eskişehir'de 13 yaşındaki kızı darp edip o anların videosunu sosyal medyada paylaşan yaşı küçük 3 şüpheli kız, savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından mahkemeye çıkarılmadan tahliye edildi.
Akran zorbalığı nedir ve çocuklar üzerinde nasıl etkiler bırakır? Çocuğunuz akran zorbalığına uğruyorsa ne yapmalısınız? Zorbalığı tanıma ve önleme yollarını öğrenin.
Maltepe’de liseli 2 gencin kavga ettiği ve birinin silah çektiği görüntüler üzerine harekete geçen polis ekipleri, şahısların ifadesini aldı. Darp edilen genç, videonun 2020 yılında kurgu olarak çekildiğini, kullandıkları silahın ise çakmak olarak kullanılan bir oyuncak olduğu söyledi.
Yorumlar (0)