
Herkesin bildiği, bilmesi gerektiği gibi, bugün (12 Mart çarşamba) büyük Devletimizin ve Cennet misâli Ülkemizin tapusu, asil ve necip Milletimizin bağımsızlığının belgesi, nişânesi, en belirgin en müşahhas, en bâriz, en net ve en kuvvetli simgesi; Ve her kıtası veya mısrâsı, hattâ her satırı anlam yüklü olan İstiklâl Marşımızın TBMM tarafından (ve oy birliği ile) kabul edilişinin, Genel Kurulda defalarca okunuşunun ve ayakta alkışlanışının 104. Yılını kutlayacak; Yazarı ve İlimizin ilk Milletvekili olan Mehmed Akif Ersoy’u rahmetle anmaya, minnetle anlamaya ve şükranla anlatmaya çalışacağız inşaAllah…
Ben, ‘daha yazımın başında İstiklâl Marşı’nın Yazarını tanımanın, tanıtmanın ve Marşın derin mânâlar içeren sözlerini tercüme etmenin, ruhunu anlamanın, mânasını veya ehemmiyetini kavrayıp anlatmanın ben müşrik değil ama mücrimin bahtıma düşmesinden dolayı hem sevindiğimi hem de üzüldüğümü itiraf etmek ve bu vesileyle Merhum Akif’i, dava ve yol arkadaşlarını rahmet, minnet ve şükranla anarak konuma girmek istiyorum:
Kısaca hatırlamak ve hatırlatmak gerekirse, kazanılan İstiklâl Harbi sonrası yeniden doğan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ‘Millî Marşı’nın belirlenmesi için Ülke çapında bir yarışma düzenlenmiş; yarışmaya 724 şiir katılmış ve merhum Akif’in şiiri birinci olmuş, dolayısıyla da ‘İstiklâl Marşı’ Ülkemiz için bağımsızlık marşı olarak kabul edilmişti! Yani büyük bir edep ve edebiyat insanı, İstiklâl ve istikbâlimizin mânevi dinamiği, İlimizin de ilk Milletvekili olan Mehmed Akif Ersoy’un yazdığı şiir 12 Mart 1921 tarihinde ve TBMM tarafından resmen kabul edilerek İstiklâl Marşımız olmuştu!
Benim şahsen, daha ilk çocuğunun ismini Mehmet Akif koyacak kadar büyük bir Akif hayranı-tutkunu bir kişi olarak ‘Mehmed Akif’ dendiğinde heyecanım artıyor, İstiklâl Marşının okunduğu anda da heyecanım doruk noktasına çıkıyor… Yani, tamamı olmasa da ilk iki mısrası 104 yıldır büyük bir heyecan, gurur, onur ve şerefle okunan, birçok kişi ve bazı çocuklar tarafından da tamamı ezberlenen İstiklâl Marşı’mız, bir başka devletin ve milletin millî marşına hiç benzemiyor! Çünkü bizim Marşımız yüksek millî ruha, ulusal heyecana, söz ve şiir kuvvetine sahip bir marştır… Ki, her mısrası anlam ve sır yüklü şahesere ilişkin görüşü sorulan K. Atatürk’ün, en çok “Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl” mısrasını sevdiğini-beğendiğini söylediği yazılır çizilir!
Evet Mehmed Akif denildiğinde ilk aklımıza gelen şey İstiklâl Marşı ve şairliği gelse de Akif aynı zamanda bir edep ve edebiyat insanı ve hayvan dostu-veteriner hekim’, öğretmen, eğitmen ve büyük bir ilim irfan sahibi ve ilmî siyaset, fedakâr ve cefakâr bir devlet kahramanı idi! Ki, kışın en soğuk günlerinde sırtına giyecek bir paltosu bile olmamasına rağmen, şiirinin ‘İstiklâl Marşı’ olarak kabul edilmesiyle birlikte kazandığı, dönemin önemli bir miktarı olan 500 Liralık ödülü dahî almamış bir halk ve millet insanı! Ben fakir ve mücrim de Mehmed Akif’in fikir ve inanç-iman dünyasının bir müntesibi veya mensubu ve ‘ilk’ milletvekilliğini yaptığı bir İlin insanı olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum… Dolayısıyla da ‘Mehmed Akif Ersoy ve İstiklâl Marşı’ dendiğinde heyecanlandığım gibi, tüylerimin diken diken olduğunu vurgulamak istiyorum!
Dönemin en çok okunan ve güvenilen dergileri olan Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşat Dergilerinin Başyazarı olarak yazılar yazan, yazı ve şiirleriyle ülkemizin kurtuluşuna çareler arayan, heyecanını diri tutan ve önerilerde bulunan Mehmed Akif, Çanakkale muharebelerini de en uygun, en mükemmel şekilde tasvir etmiş, dolayısıyla da ordumuzun-askerimizin büyük bir moral kaynağı olmuş… Bunlar yetmemiş, Beyrut’tan Makedonya’ya Halep’ten Kahire’ye… tüm Osmanlı coğrafyasını karış karış dolaşmış, Balıkesir Zağanos Paşa Camii’nden ve Kastamonu’daki çalışmaları aklımızda kalsa, zihinlerimiz de yer etse de; ilimiz Burdur da, Konya’da, Eskişehir de, Afyon da, Dinar, Sandıklı ve Antalya çevrelerinde aynı ruhla çalışmış ve konuştuğu herkesi zafere inandırmış… Yani, Akif, inanan halkımıza İsrâ Suresi’nin 52 ve 2. Ayet-i Kerîmelerinde ifade edilişini ‘‘Zafer inananlarındır-Türkün-Türkiye’nindir ve zafer yakındır…” şeklinde tasvir ve tercüme ederek halkımızın sefere ve zafere olan inancını güçlendirmiş…
Her neyse, bugünkü konum da konuğum da oldukça ağır… O nedenle ben bu ağır konuyu bugünkü konuğum olan ve Mehmet Akif’in 9 dörtlük ve 1 beşlik olmak üzere 10 kıtadan ve 41 dizeden oluşan İstiklâl Marşı’nın sadece 2 kıtasını köşeme iktibas ederek noktalamak istiyor ve tıpkı Merhum gibi (Allah >c.c<) bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın-yazmak zorunda bırakmasın inşaAllah!) diyor, herkese ‘istiklâl yüklü ve Âkif dostlu’ saygılar sunuyorum.
KORKMA! SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK;
SÖNMEDEN YURDUMUN ÜSTÜNDE TÜTEN EN SON OCAK.
O BENİM MİLLETİMİN YILDIZIDIR, PARLAYACAK;
O BENİMDİR, BENİM MİLLETİMİNDİR ANCAK…
ÇATMA ÇEHRENİ, KURBAN OLAYIM EY NAZLI HİLÂL!
KAHRAMAN IRKIMA BİR GÜL! NE BU ŞİDDET, BU CELÂL?
SANA OLMAZ DÖKÜLEN KANLARIMIZ SONRA HELÂL,
HAKKIDIR HAKK’A TAPAN, MİLLETİMİN İSTİKLÂL!..
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nde İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı dolayısıyla okul öncesi öğrencilerine yönelik özel bir anma ve farkındalık programı gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinlikte 3-5 yaş grubundaki çocuklar tarihi değerleri öğrenirken, yapay zekâ destekli Mehmet Akif Ersoy simülasyonu ile etkileşime girdi.
Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, vefatının yıl dönümü ve İstiklal Marşı'nın kabulü vesilesiyle Burdur'da düzenlenen dev organizasyonla anıldı. MAKÜ tarafından sergilenen teatral performans, protokol üyeleri ve katılımcılardan tam not aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın 105. yıl dönümünde bağımsızlık vurgusu yaparak milli marşın Türkiye’nin geleceği için "tapu senedi" olduğunu ilan etti. Mehmet Akif Ersoy ve istiklal kahramanlarını rahmetle anan Erdoğan, tavizsiz duruş mesajı verdi.
12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü dolayısıyla düzenlenen özel programa katılan AK Parti heyeti, öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldi. Kuşbaba İlkokulu ve Ortaokulu’nda gerçekleşen tören, milli duyguların zirve yaptığı anlara sahne oldu.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, bağımsızlık sembolümüzün kabulünün yıl dönümünde özel bir analiz programına ev sahipliği yaptı. İstiklal Marşı'nın yazım sürecindeki bilinmeyenler ve edebi derinliği, düzenlenen konferansla mercek altına alındı.
İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü, Bucak’ta düzenlenen duygu dolu bir programla kutlandı. Adnan Menderes Ortaokulu imzası taşıyan etkinlikte, milli mücadelenin ruhu sahneye taşındı.
Yorumlar (0)