
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklama da yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte orman yangınlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını ve bilinçsizce yakılan anızların da yangınların büyük sebeplerinden biri olduğunu söylemiş…
Son bir hafta içinde İzmir, Manisa, Sakarya, Hatay, Bilecik, Manisa, İstanbul ve Bursa illerinde ciddi boyutlara ulaşan yangınlar meydana geldiğini hatırlatan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar; özellikle hava sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıktığı, nem oranının ise yüzde 30 derecenin altına düştüğü ve rüzgârın hızının saatte 30 kilometreyi açtığı günlerde, yangın riskinin önemli oranda arttığını söylemiş… Bayraktar, Türkiye de geçen yıl çıkan 3 bin 797 orman yangınının yüzde 6,8’inin, yani 259’unun anız kaynaklı olduğunu hatırlatmış, “2025 yılı verilerine göre, 1, 305’i ormanlık alanda, 1739’u ise orman dışı kırsal alanlar olmak üzere toplam 3 bin 44 yangın meydana geldi. Yangınların 88’i insan eliyle çıkarken, yanan alan bakımından bu oran yüzde 97’ye kadar ulaşıyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın bilinçlenmesi ve dikkâtli olması hayâtî önem taşıyor.
Doğaya atılan her bir çöpün yangın riski taşıdığını hatırlatan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ‘’Cam ve plastik gibi optik etki oluşturabilecek malzemeleri doğadan uzaklaştıralım. Elektrik tellerine değen ağaçları keselim, kuru otları temizleyelim. En küçük bir ihmalin nasıl bir felâkete neden olduğunu görüyoruz. Unutmayalım, ormanı korumak yaşamı korumaktır…’’ demiş.
Bayraktar, açıklamasını özellikle ormanlarla iç içe geçmiş arpa ve buğday tarlalarında anız yakmanın toprağın verimliliğini düşürdüğünü, organik maddeleri yok ettiğini, su tutma kapasitesini düşürdüğünü ve daha fazla gübre kullanımına neden olarak çiftçinin maliyetini artırdığını da hatırlatmış ve “Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte orman yangınları tehlikeli boyutlara ulaştı. Bilinçsizce yakılan anızlar ise bu yangınların en büyük sebepleridir.” diyerek noktalamış.
‘Canlı’ deyince aklımıza ilk gelen şey elbette insan oluyor. Ama, dünya sadece insanlardan ibâret değil… Yerde yürüyen hayvanların, gökyüzünde uçan kuşların, suda yüzen balıkların ve yerde sürünen börtü böceklerin tamamı, artı bitkiler, sebze ve meyveler de bir canlıdır! Ki, bu canlıların insandan sonraki en önemli yaratığı hayvanlardır! Ve bizim inanç ve îmanımıza göre, bırakın bir insanı ya da hayvanı, öldürülmesi caiz, hattâ gerekli olan hayvanları bile yakarak öldürmek yasaktır-günâhtır!
O halde, ‘tarlamı en kolay yollardan ve bedavadan temizleyeceğim’ diyerek anız yakmanın, daha da beteri, ‘tarlamı genişleteceğim’ diyerek ormanları veya ağaçları yakmanın; dolayısıyla da buralarda sayısı belirsiz hayvanı, kurdu kuşu, karınca ve benzer türdeki böceği canlı canlı, diri diri yakmanın günahını varın siz düşünün artık!
Allah (c.c) hiçbir şeyi gereksiz ya da lüzumsuz yere yaratmamıştır! Ki, hikmetinden sual olunmayan Allah’ın, yarattıklarının içinde zararlı olan insanlar olduğu gibi, hayvanlar, bitkiler, hattâ sebze ve meyveler bile vardır! Ve bu zararlılardan kurtulmanın kendine has ruhsat, yöntem ve tavsiyeleri vardır... Amma velâkin, insanoğlu şahsî ya da dünyevî çıkarları için bazen insanları bile acımadığı ya da düşünmediği ve yaktığı gibi, bazen en zararsız, hattâ yararlı hayvanları, ağaçları, bitki ve sebzeleri bile yakıp öldürebiliyor maalesef!
Büyüme kentli olsam da doğa bir köylü ve çiftçi bir ailenin evladı ve mesleğim icabı İlimiz genelinde gerçekleşen bir çok iyiliği güzelliği ya da olumsuzluğu olduğu gibi, anız ve orman yangınlarını da yakînen ve üzülerek takip ediyorum… Dolayısıyla da gördüğüm, duyduğum ve bildiğim kadarıyla Burdur’un ormancıları-itfaiyecileri, jandarma ve polisleri el ele verip yangın çıkmaması ya da çıkarılmaması için çalışıp çabaladıkları gibi; çıkan yangınları da söndürmek için gerektiğinde hayatlarını tehlikeye atıyorlar!
O nedenle, bahsime konu yetkililer; biçerdöver ve traktörlerde gerekli yangın söndürme ekipmanlarını ‘mutlaka’ bulunmasını ve bilhassa hasat sırasında su tankeri ve pulluk gibi yangın riskini azaltmaya yönelik tedbirlerin alınmasını, operatörlerin ehliyetli ve yetkili kişilerden oluşmasını, anız yakılmamasını ve çalışma esnâsında çevre güvenliğinin sağlanmasını istiyorlar…
Velhâsıl-ı kelâm; bir metrekare yer kazanmak için yakılan bir ağacın binlerce ağaçla birlikte içinde yaşayan milyonlarca canlının da diri diri yanmasına neden olduğu gibi; anızlar da genellikle ikinci ürün ekimi için yakılıyor! Ki, yasaya göre anız yakmak ve yakılan ormanlık alanlarda yapılaşma yasak olduğu gibi, yer kazanmak ta mümkün değil! Amma velâkin, bazı muhterisler ya da teröristler ormanlarımızı kasten, bilerek-isteyerek yaktıkları gibi, bazı nemelâzımcılar da içtiği bir sigaranın sönmemiş izmaritini riskli noktalara atıyorlar! Dolayısıyla da büyük orman, hattâ ev, bağ bahçe yangınlarına, hayvan teleflerine ve insan ölümlerine sebebiyet verdikleri gibi, büyük bir orman yangınına neden olmanın yanı sıra bazen bir köyün tamamen yanmasına bile neden olabiliyorlar!
Hülâsâ-i netice; Çiftçilerin anız yakmaktaki asıl maksatları, hasattan sonra tarlada toprakta kalan gereksiz otları ‘zahmet çekmeden’ temizlemek. Ancak, yakılan bir ateşle toprağın içindeki karbon ve azot gibi birçok mineral ve değerli olan ne varsa hepsi yandığı gibi, kendi canlarını, evlerini yerlerini ve hayvanlarını da riske sokuyorlar! Ki, bilimsel araştırmalara göre, yakılan toprağın verimlilikten daha çok verimsiz hâle geldiği ispatlanmış durumda… O nedenle, ben ‘gelin anızlarımızı da ormanlarımızı ve içinde barınan canlılarla birlikte kendimizi de yakmayalım!’ diyor, herkese ‘yangınsız’ saygılar sunuyorum.
YEERYÜZÜNDE YÜRÜYEN BÜTÜN HAYVANLAR VE
KANATLARIYLA UÇAN KUŞLAR DA ANCAK SİZİN GİBİ BİR
ÜMMETTİRLER! VE RABB’İM DER Kİ; ‘HAYVANLAR BENİM
SESSİZ KULLARIMDIR! ONLAR ŞİMDİ ZULME SUSUYORLAR
AMA HESAP GÜNÜ KONUŞACAKLAR!’ Enâm Sûresi, âyet 36
KİM BİR CANLIYI/HAYVANI, BİR KUŞU HAKSIZ YERE
ÖLDÜRÜRSE, KIYÂMET GÜNÜ O, ONDAN ŞİKAYETÇİ
OLACAKTIR! Hadis-i Şerif
EN BÜYÜK YANGINLAR DAHÎ KÜÇÜK BİR KIVILCIMLA ÇIKAR!
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Denizli Organize Sanayi Bölgesi ev sahipliğinde Sivil Savunma Plan Eğitimi, Afet Farkındalık Eğitimi ve Sanayi Tesislerinde Yangın Güvenliği Eğitimi gerçekleştirildi.
Afyonkarahisar’da Seracılık Organize Tarım Bölgesi (TDİOSB) arazisi ve jeotermal sondaj kuyularında inceleme yapıldı.
Burdur'un Bucak ilçesinde Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde, Bucak Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) olası yangın ve Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer (KBRN) tehlikelere karşı kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi.
Burdur’un Bucak ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi, elektrik arıza, bakım ve onarım çalışmalarında kullanılacak yeni platformlu aracın hizmete alındığını duyurdu.
Denizli Organize Sanayi Bölgesinde üretim kapasitesini ve nitelikli iş gücü ihtiyacını destekleyecek, sektörle uyumlu eğitim programlarının yer alacağı Meslek Yüksek Okulu kurulması için Denizli Organize Sanayi Bölgesi yönetimi ve Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü tarafından toplantı düzenlendi.
Bucak Kaymakamı Can Kazım Kuruca, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir Canavar ile birlikte Bucak Organize Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret etti. Programda öğrenciler ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerde okulun mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar ele alındı.
Yorumlar (0)