
Az çok ilgilenenlerin bilecekleri gibi, Ülkemiz de her haziran ayının 3. haftası ‘’Babalar Günü’’ olarak kutlanıyor ve bu yıl da bugün 15 Haziran Pazar gününe denk geliyor. O nedenle ben, ‘övünmek gibi olmasın ama’ demeyecek, biraz övünecek ve sadece bu yılın değil, gelmiş geçmiş tüm ‘Babalar Günü’nün en mutlu, en umutlu ve en bahtiyar babası benim elhamdülillah…’ diyeceğim! Nedenine gelince, onu da aşağıda açıklayacağım:
Cenab-ı Allah beni birbirinden değerli ve biri kız 6 torun dedesi yapmadan önce, biri ikiz 3 erkek evlât babası yaptı ve torunlarım da evlatlarım da beni bugüne kadar hiç üzmedikleri, kırmadıkları, saygısızlık ve sevgisizlik yapmadıkları gibi, her zaman ve her hâlükârda, ama bilhassa bundan 8 ay kadar önce İstanbul’da geçirdiğim baypass ameliyatı öncesinde, esnasında ve sonra da benim için hem keselerinin ağızlarını açtılar hem de âdetâ kendilerini parçaladılar! O nedenle, ben de onlara, onların evlâtları da babalarına aynı şekilde davransınlar inşaAllah’ dedim, dolayısıyla da onlara hep dua ettim, niyazda bulundum ve buna devam da ediyorum...
Ve bu arada bir parantez açarak, ‘58 yaşında iken rahmeti Rahman’a uğurlanan babamı, ‘uğurlanan’ diyorum. Çünkü, zerre kadar kalbini kırmadığım canım babam, sabah namazı için kalktığı köydeki evimizin ikinci katından ve merdiven boşluğundan düşmesi ile birlikte beyin kanaması sonucunda vefat etmiş ve ben o sırada asker olduğum için, vefatını 4,5 ay sonra öğrenebildim. Yani, ben babalar babası, adamın hası, mahallemizin, köyümüzün, hattâ çevre köylerimizin Durmuş Hocası, dolayısıyla da yer de değil nurda yatası babamın cenazesinin defni esnasında bulunamadım. Bu da benim için ayrı bir üzüntü nedeni oldu ve olmaya da devam ediyor!
Meselâ, Mevlâ’ya emanet, bizim büyük oğlumuz Mehmed Akif 49 yaşına, ikizlerimiz Murat ve Yusuf’umuz ise 46 yaşına girdiler elhamdülillah! Ama bizim yanımızda onlar hep çocuklar, hattâ bebek kadar küçükler, sevimliler ve hep öyle de kalacaklar inşaAllah!
‘Çocuk’ deyince bir hatıramı nakletmek ve tezimi hem güçlendirmek hem de müşahhaslaştırmak isterim:
Şöyle ki, ben 16-17 yaşlarında iken, İlimizin Yukarı Pazarında 80-90 yaşlarında dükkân çalıştırıp baharatçılık yapan Pepe Hafız adında bir amcamız vardı. Ve ben bir gün, bir büyüğümle ‘Hafız Amcamızın dükkân sahibinin yanına gittik ve kendisiyle uzunca bir sohbet Ettik. Ve konu 80-90 yaşındaki Pepe Hafız’dan açılınca, Dükkân sahibi, ‘’O çocukta iyidir…’’ dedi ve biz, dedenin o sözü karşında kendimizi gülmekten alamadık! Sonra da öğrendik ki, 80-90 yaşına girmiş bir kişi için ‘çocuk’ ifadesi kullanan amcanın kendi yaşı 100-105’lerde imiş!
Demem o ki, bir evlât kaç yaşına gererse girsin, babasının-anasının, ninesinin dedesinin yanında hep çocuk, hattâ bebektir! Ve ebeveynler bebekleri için ne kadar üzülür veya sinirlenirse, torun sahibi olmuş evlatları için de aynı duyguyu yaşar, aynı şeyleri hissederler…
‘Baba’ deyince, yaşanmış iki hikâyeyi köşeme iktibas etmek ve bu yazımı okuyan evlâtları uyarmak istiyorum:
Birinci hikâye şöyle; bir gün bir evlât evlerinin köşesinde babasını kıyası döver ve dayaktan canı yanan baba ağlayıp sızlaması gerektiği halde garip garip güler! Durumu gören kişiler de merak ederek, babaya gülmesinin nedenini, niçinini sorarlar. O baba da ‘şu feleğin işine ve kaderin cilvesine veya tecellisine bakın ki, bir zamanlar aynı yerde ve aynı şekilde ben de babamı dövmüştüm!..’ diyerek hayıflanır ve dünyanın etme bulma dünyası olduğunu öğrenir!
İkinci yaşanmış hikâyeye gelince, o da şöyle:
Bundan 20-25 yıl kadar önce ve gece vakti, telsizlerimizden ‘bir lokalde baba-oğul kavgası olduğu şeklinde bir anons yapıldı. Ve biz iki gazeteci arkadaş doğruca o lokale gittik. Ve gittik gördük ki, bir baba taburenin üzerine dizlerini kıvırarak oturmuş hem dizlerini dövüyor hem de ‘Bilmem neyin çocuğu! Ben seninle oturup içki içtim! Yani ben sana babalık değil, arkadaşlık etim! Ama sen bunun bile hatırını saymadın ve beni öldüresiye dövdün…’ diye ağlıyordu! Ben de yanımdaki meslektaşıma, ‘’Hadi gidelim arkadaşım. Bu adam evladına babalık yerine barmenlik ya da kadeh arkadaşlığı yapmış… Oğlu da babasını değil, barmenini-kadeh arkadaşını dövmüş!’’ dedim ve arkadaşımla birlikte oradan ayrıldım!
Uzun lâfın kısası, ‘meselenin hülâsâsı; mârifet baba olmakta değil, iyi ana baba olmakta! Yani, helâl süt emzirmekte, helâl yedirip helâl içirmekte ve helâl giydirmekte. Dolayısıyla da hayırlı evlât yetiştirmekte!’ O nedenle, ‘Cenab-ı Hakk herkesi hem iyi ana baba yapsın hem hayırlı evlât versin hem de hayırlı evlât yetiştirmeyi nasip müyesser eylesin!’ diyor, bu vesileyle tüm babaların günlerini kutluyor, herkese ‘baba’ saygılar sunuyorum.
BABANIN EVLÂDINA EN BÜYÜK MÎRASI
GÜZEL AHLÂKTIR…
HİÇBİR ÇOCUK BABASININ HAKKINI TAM
OLARAK ÖDEYEMEZ. ANCAK BABASI BİRİNİN
KÖLESİ OLUR DA O DA ONU SATIN ALIP AZAT
ETMİŞ OLURSA BELKİ…
ANA BABASININ İHTİYARLIK ZAMANLARINDA
ONLARDAN BİRİNE VEYA HER İKİSİNE YETİŞİP DE
(LÂYIK OLDUKLARI HÜRMETİ GÖSTERMEDİĞİ İÇİN)
CENNETE GİREMEYEN (hak edemeyen) KİMSENİN BURNU
YERLERDE SÜRÜNSÜN!’ BUYURMUŞ VE BUNU ÜÇ KERE
TEKRARLAMIŞ…
CİHADA İZİN İSTEMEK İÇİN GELEN BİRİNE DE RESULÜLLAH
‘ANNEN BABAN SAĞ MI?’ DİYE SORMUŞ. ‘EVET’ CEVABINI
ALINCA DA ‘O HALDE GİT, ONLAR İÇİN ÇALIŞ’ BUYURMUŞ!
3 ayrı Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Antalya'da motosiklet ile otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada 20 yaşındaki genç hayatını kaybetti.
Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER), Babalar Günü dolayısıyla şehit babaları, gaziler ve güvenlik güçlerini bir araya getiren özel bir program düzenledi.
Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Babalar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Hayatın her aşamasında bize rehberlik eden, sevgisiyle güven veren, fedakarlığıyla örnek olan tüm babaların Babalar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz" dedi.
Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Babalar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Babalar Günü'ne sayılı günler kaldı! Bu yıl da Haziran Ayı içerisinde Pazar günü kutlanacak olan bu özel gün için en güzel hediye fikirlerini ve tarihini sizler için derledik.
Antalya'da Teneffüs Park’ta düzenlenen Babalar Günü etkinliğinde “Sevgiyle, saygıyla, dayanışmayla, insanlık değerleriyle, barış ve kardeşlikle yetiştirdiğimiz çocuklar bizi istediğimiz yerlere götürecektir” dedi.
Yorumlar (0)