
Bir çoğumuzun bildiği gibi, ‘’Başımı örterken Yaradanım la bir sözleşme yaptım” diyen ‘Feminist’ yazarlardan Zerrin Sönmez, kafasını Diyânet İşleri Başkanlığının geçtiğimiz haftaki ‘’Haya ve İffet’’ başlıklı Cuma hutbesine takmış (ki, bu hutbenin hiçbir yerinde başörtüsü kelimesi geçmiyor!) ve ‘’Başımı açma kararı aldım’’ demiş! Demek ki, Yazar Yaradan’ı ile bundan kısa bir süre önce yaptığı sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiş(!) Yani, bu bayan bir müddet önce Cenab-ı Allah’a verdiği sözü (doğruysa tabii) tutmamış, tutmaması neyse ne amma, başörtüsünün Diyânetin ya da Hükümetin değil, Allah’ın (c.c) emri olduğunu ya bilememiş ya da unutmuş… Dolayısıyla da âyet ve hadislerle sâbit ve kesin olan bir haramı helâl sayarak îmanını tehlikeye düşürmüş! Çünkü, bizim inanç ve îmânımıza göre, herhangi bir helâli ‘haram’ demenin olduğu gibi, bir haramı ‘helal’ demek de insanı dinden-imandan çıkarır, (îmanı varsa eğer) mürtet yapabilir! O nedenle bir ayeti kerimeyi veya hadisi şerifi kalbiyle inkâr, diliyle ikrar eden bir kişinin tecdid-i îmân yapması gerekir!
Yazar, başını ‘tekrardan’ açması hakkında şunları söylemiş:
“İtiraf edeyim, henüz sokağa çıkmadım. Ben aslında çoğunlukla evde olan bir insanım, çok sık dışarı çıkan bir insan değilim. Toplantılar, görüşmeler olduğunda dışarı çıkarım. Burada ayağımı kilitleyen bir şey oldu, dur bakalım biraz daha dedim. Ve başımı örterken Yaradan’ıma ‘eğer bir gün başörtüsü zorunlu olursa başımı açarım.’ Dedim, bu hutbe zorunlu başörtüsü ihtimalinin işaret fişeğidir. O nedenle tepki vermek için başımı açıyorum.”
Diyânet İşleri Başkanlığı’nın geçtiğimiz haftaki hutbesine kızarak yaşı 65’ine merdiven dayadığı sırada ve kısa bir süre önce kapattığı (ki, başörtüsü kendisine çok ta yakışmış mış!) başını açan Yazar Zerrin Sönmez’e, başörtüsü ve benzer konularda karnesi zayıf olan CHP’den de destek gelmiş… Yani, Yazar’ın başını örtmesi karşısında sessiz kalan CHP’lilerden, başını açmasına büyük destek gelmiş ve destek verenlerin başında Aylin Nazlıaka gelmiş! Ve konu hakkında konuşan Nazlıaka “Laiklik kırmızı çizgimizdir. Kadınlar ne Diyanet’e ne iktidara sığar. Diyanet, kadınları hedef gösteriyor. Kadınların ne giyeceğine Diyanet karar veremez. Bu ülkenin kadınları karanlık dayatma ve Diyanet fetvalarına sığmaz…”
Başını neden, niçin ve ne zaman örttüğünü bilmediğim, ancak neden açtığını kendi ifadelerinden öğrendiğim Yazar Zerrin Sönmez’i en hızlı ve en net bir şekilde destekleyen kadın politikacıların başında Aylin Nazlıaka gelmiş. Ve Nazlıaka ‘’Kadınlar ne Diyanete ne de iktidara sığar’’ demiş… Oysa yetişkin ve iman sahibi kadınların kızların başlarıyla birlikte mahrem yerlerini örtmeleri Diyânetin de Hükümetin de değil, Allah (c.c) emridir!
Aslında Cumhur İttifakına mensup parti yöneticilerinin, hükümet üyelerinin ve bürokratların veya eşlerinin önemli bir kısmı başörtülülerden oluştuğu ve AK Parti Hükümetleri döneminde dînî birçok şeye özgürlük getirildiği gibi; Türkiye’nin neresinde ve hangi kurum veya kuruluşunda olursa olsun başörtülü olarak öğrencilik ve öğretmenlik, memur ve âmirlik yapmak ta serbest hâle geldi-getirildi. Ancak, bu başörtülülerin ya da türbanlıların büyük bir kısmı, tam lâikçilerin istedikleri gibi giyinmeye, kuşanmaya ve yaşamaya başladılar… Fakat, ne yaparlarsa yapsınlar lâiklere, daha doğrusu laikçilere bir türlü yaranamadılar ve böyle giderse yaranamayacak gibi de gözüküyorlar! Kaldı ki, köylerin kasabaların durumlarını ayrı tutuyorum, ama bugün kentlerde yaşayan kadınların kızların, hattâ erkeklerin açık yerleri kapalı yerlerinden çok daha fazla… Ve ‘Allah’ın emri olduğuna inandıkları için örtünen, daha doğrusu tesettüre uygun kıyafetlerle sokağa çıkan az sayıdaki kadın ve kızlar da bakışları, davranışları, hal ve hareketleriyle yarı açık vaziyette çarşı Pazar dolaşan kadınlara, kızlara ve erkeklere en küçük bir rahatsızlık vermedikleri gibi; tam tersine açık saçık kadınlar, kızlar ve erkekler tesettürlü insanları bazen aşağılayıcı gözlerle, bazen de edep dışı sözlerle rahatsız ediyorlar… Ki, ben bunlardan bazılarına şahit oldum ve o kişileri uyardım!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; ‘’Bu benim kişisel direnişim” diyerek yeni örttüğü başını açan Zerrin Sönmez’e ve kendisini destekleyenlere ‘sizin dîniniz size, bizim dînimiz de bize olduğu gibi, sizin kılık ve kıyafetleriniz size, bizim kıyafetlerimiz bize!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY ÂDEMOĞULLARI! SİZE HEM EDEP YERLERİNİZİ ÖRTECEK
BİR ELBİSE, HEM DE GİYİNİP SÜSLENECEĞİNİZ BİR ELBİSE
İNDİRDİK… Âraf Sûresi, ayet 26
EY PEYGAMBER! HANIMLARINA, KIZLARINA VE MÛMİNLERİN
HANIMLARINA SÖYLE EVLERİNDEN DIŞARI ÇIKTIKLARI ZAMAN
DIŞ ÖRTÜLERİNİ ÜZERLERİNE ALSINLAR. BU, ONLARIN İFFETLİ
KADINLAR OLARAK TANINMALARINA VE KÖTÜ İNSANLAR
TARAFINDAN SÖZLÜ VEYA FİİLÎ TACİZE UĞRAYIP İNCİTİLMEMELERİ
AÇISINDAN EN UYGUN YOLDUR… Ahzâb Suresi Ayet 59
KADINLAR ÖRTÜLERİNİ YAKALARININ ÜSTÜNE TAKSINLAR!
Hadis
ÖRTÜ TARZ DEĞİL, FARZDIR! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Nuray Canan Bezirgan kimdir, neden gündeme geldi? Başörtüsü yasağı sürecinden yurt dışı yaşamına kadar tüm detaylar.
Yusuf Dikeç'in annesiyle paylaştığı fotoğrafa gelen çirkin yorumlar tepki topladı, Elon Musk sürpriz destek verdi. Detaylar burada...
Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesinde, beşikten inmeye çalıştığı sırada boynundaki başörtüsü boğazına dolanan bebek yaşamını yitirdi.
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Yorumlar (0)