
Hemen herkesin bildiği, kahrolarak izlediği, gördüğü ya da duyduğu gibi, kardeş ülke Suriye hükümetinin teröristlere karşı yaptığı operasyonları protesto etmek ve sözde Suriyeli Kürtlere destek vermek bahanesiyle-uydurmasıyla Mardin’in Nusaybin ilçesinde gösteri yapan bazı kansız ya da kanı bozuk kişiler, gönderde dalgalanmakta olan ay yıldızlı ve nazlı bayrağımızı indirmişlerdi! Konu hakkında bir açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, şu ana kadar 14 kişinin göz altına alındığını, 393 kişi hakkında işlem yapıldığını, bunlardan 35’i hakkında tutuklama kararı verildiğini, ayrıca 105 kişi hakkında da gözaltı kararı olduğunu ve 50 kişi hakkında yakalamaya yönelik kararlar alındığını söyledi…
Bu menfur, hâin ve çirkin bayrak indirme işi bir(kaç kişi tarafından yapılmış olsaydı ‘bir(kaç bayrak düşmanının veya teröristin ya da hasta ruhlu insanın işi, bunlar da yakalanıp adlî mercilere teslim edilir ve hak ettikleri cezalar verilir…’ deyip geçer, dolayısıyla da kendimi teselli edebilirdim! Ancak, katılımcıların sayıları ayrı, 393 kişi gibi kalabalık bir güruh ya da guruba, çirkin olayın veya girişimin şüphelisi olarak işlem yapılması endişemi artırırken; güvenlik kuvvetlerinin bu kadar kalabalık bir guruba ‘şüpheli sıfatıyla’ işlem yapması, yani kalabalıkların katıldığı olayları büyük bir hassasiyetle takip, şüphelileri anında tespit etmesi ise sevinmemin-tesellimin nedeni oldu!
O nedenle ben bayrak tutkunu ve sancak düşkünü bir T.C vatandaşı, milliyetçi mukaddesatçı bir gazeteci olarak bayrak düşmanlarına daha yazımın başında Tebbet Suresi’nde Cenab-ı Hakk’ın, mealen ‘’Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu(da). Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı. O, bir alevli ateşe girecektir. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu halde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir)’’ şeklindeki tercümesiyle cevap vermek istiyor ve ‘bayrağı indirenlerin elleri, ezanları dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da..!’ diyorum. Yani, bizim olmazsa olmaz 2 değerimizden biri şanlı bayrağımız, diğeri ise mübârek ezan-ı Muhammedîmizdir! Ve geçmişimiz de bayrağımıza saldıranlar.., ezanımızı kaldıramasalar ya da yasaklayamasalar bile aslından uzaklaştıranlar olduğu gibi, (muhafazanAllah) bundan sonra da olabilecektir! O nedenle, ben bu iki değerimize saldıran ve saldırma ihtimalleri bulunan câhillere, gâfillere, hâinlere millî şairlerimizin yazdıkları bayrak, artı ezan ve sancak konulu şiirleriyle cevap vermek istiyorum:
Meslektaşımız, gazeteci yazar Mithat Cemal
Kutay’ın Mehmed Akif Ersoy’la birlikte yazdığı;
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır:
Türk Şair, Öğretmen ve siyasetçi Arif Nihat Asya;
Ey mâvi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destânını okudum, destânını yazacağım,
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım!
Seni selamlamadan geçen kuşun yuvasını bozacağım…
Yürek Yangınları adlı şiir kitabının yazarı, Şair Hasan Konç;
Bayrak bizim namusumuz canımız,
Feda olsun varlığımız kanımız.
Satırlara sığmaz yüce aşkımız,
Bayrak bize coşkun akan kan verdi,
Bu uğurda nice yiğit can verdi…
Ve İstiklâl Marşı Yazarımız, Millî Şairimiz ve Burdur’umuzun ilk Milletvekili Mehmed Akif Ersoy da İstiklâl Marşı’nın 8. Mısrasında;
Ruhumun senden İlâhi, şudur ancak emeli,
Değmesin mâbedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehâdetleri dînin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli…
Son mısrasında ise;
Dalgalan Sende şafaklar gibi ey şanlı hilâl,
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl,
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet.
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl:
Dediği gibi diyor, ayrıca, biraz sonra ve amatörce yazacağım Bayrak ve Sancak Şiirimle satırlarımı noktalamak istiyor, herkese saygılar sunuyorum:
BAYRAĞIM BİR YANA, CANIM DİĞER YANA
HİÇ TOLERANSIM OLMAZ BAYRAĞIMA,
SANCAĞIMA VE EZANIMA SALDIRANA!
BAYRAĞIMA SALDIRANLARIN ELLERİ
EZANIMA SALDIRANLARIN DİLLERİ
SANCAĞIMA SALDIRANLARIN GÖZLERİ KÖR
KULAKLARI SAĞIR OLSUN.
VE YARADAN BU DEĞERLERİMİZİ KORUSUN!
Taceddin Akbaş
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Nevşehir'de oto tamirci dükkânında çıkan ve iş yerini kullanılamaz hale getiren yangının ardından yürütülen temizlik çalışmalarında, yanan araç içerisinde bulunan Kur'an-ı Kerim ile Türk Bayrağı'nın zarar görmemesi dikkat çekti.
Sivas'ta dekorasyon ustası Hurşit Bulut, babasından kalan evin çatısına Türk bayrağı çizerek vatan, millet ve milli takım sevgisini evinin çatısında taşıdı.
Kars'ta Valilik makamı önünde yaşanan anlamlı anlar, Türk bayrağına duyulan sevgi ve bağlılığın kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kerim Albayrak, hakkında yayımlanan haberde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek hukuki süreç başlattı. Albayrak tarafı, maddi ve manevi tazminat davası açılması için de hazırlık yapıldığını açıkladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Parviz Şahbazov ile gerçekleştirdiği çevrimiçi görüşmede, bölgesel enerji güvenliğini güçlendirecek iş birliği konularını ele aldıklarını bildirdi.
Miting boyunca vatandaşlar sık sık “Ne mutlu Türk’üm diyene” sloganları atarken, ellerinde Cumhuriyet, adalet ve şehitlere yönelik mesajların yer aldığı pankartlar taşıdı.
Yorumlar (0)